Allah Dostları & Evliyalar

Mazlumun Ahı - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Allah Dostları & Evliyalar>Mazlumun Ahı
Hadimulkutup 00:22 01.01.19
Mazlumun Ahı:

İsmail Fakirullah Hazretleri’ne hizmet eden İbrahim Hakkı Hazretleri, birgün su almak için çeşmeye gider.

Su dolduracağı sırada oraya gelen bir atlı:

“–Çekil önümden be çocuk!” diye bağırır.

İbrahim Hakkı Hazretleri’ni azarlayarak atını çeşmeye sürer.

O da testisini alıp bir kenara çekilmeye uğraşırken atını mahmuzlayan adam, onu bir köşeye sıkıştırır.

İbrahim Hakkı, testisini bırakıp kendisini kurtardığı esnâda at da testinin üzerine basarak onu paramparça eder.

Ağlayarak hocasının huzuruna gelen İbrahim Hakkı olup biteni anlatır. Hocası sorar:

“–Testini kıran atlıya sen bir şey söyledin mi?”

“–Hayır, hiçbir şey söylemedim.” der. Hocası:

“–O hâlde çabuk git ve o adama bir-iki lâf söyle!” diye emreder.

İbrahim Hakkı Hazretleri gider, çeşmenin başında atını tımar etmekte olan adamın yanına varıp bekler.

Fakat terbiyesinden dolayı bir türlü:

“–Benim testimi niye kırdın be zâlim adam!” diyemez.

Dönüp geldiğinde hocası Fakirullah Hazretleri sorar:

“–Ona bir şey söyleyebildin mi?”

“–Söyleyemedim efendim; niyetlendim, lâkin bir türlü dilimi çevirip de ağır bir söz sarf edemedim!” der.

Hocası tekrar ve daha yüksek bir sesle haykırır:

“–Sana diyorum, çabuk git ve o adama bir şey söyle, yoksa sonu. felâket!”

İbrahim Hakkı Hazretleri bu defa kararlı olarak koşup çeşmenin başına gider.

Bir de bakar ki, testisini kıran adam, kendi atından yediği çiftelerle yerde hareketsiz yatıyor.

Koşarak gelip, hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’ne bu vahim vaziyeti haber verir. Hocası bu hâle üzülür:

“–Vah vah, bir testiye mukâbil, bir adam!..” der.

Huzurundakiler bundan bir şey anlamadıklarını söyleyince, büyük veli şöyle îzah eder:

“–O atlı adam, İbrahim Hakkı’ya zulmetti.

Zulme uğrayan da tek kelimeyle olsun mukâbelede bulunmadı, böylece zâlimi Allâh’a havâle etmiş oldu.

Bu da Allah Teâlâ’nın gayretine dokunup zâlimi cezalandırdı.

Şayet İbrahim Hakkı onun zulmüne karşılık verip bir şeyler söyleseydi, ödeşeceklerdi.

Fakat İbrahim, büsbütün mazlum olmayı tercih etti. Bense ödeştirip adamı kurtarmak için uğraşıyordum, maalesef muvaffak olamadım!”

Olgun mü’minler, sûretâ insanlardan geliyormuş gibi görünen ezâ ve cefâların, aslında

Hak’tan gelen bir imtihan cilvesi olduğunu düşünerek onlara en güzel bir sûrette tahammül etmeye çalışırlar.

Mevlânâ Hazretleri buyurur:

“Mâdeninde birkaç geçer akçesi olan dağ, kazma darbeleriyle paramparça olur.”

Yâni meyveli ağaç taşlanır. Meyveli ağaç nasıl ki başına yağacak taşlara hazırlıklı olmalıysa,

kâmil mü’minler de câhil ve kaba insanlardan gelebilecek eziyetlere hazır olmalıdırlar.

Hak rızâsı için insanların ezâ ve cefâlarına katlanmak da, yüksek bir îman şuurudur.

Cenâb-ı Hak, velî kullarına lutfettiği bu firâset, basîret, incelik ve hikmetten gönüllerimize hisseler ihsân eylesin!

Câhil ve nâdanların kabalıklarına, sataşma ve tahriklerine kapılmaktan cümlemizi muhâfaza buyursun!

Hepimizi, kâmil mü’minlere yakışan akl-ı selîm ile yaşayıp huzûr-ı ilâhîye selîm bir kalb ile varabilenlerden eylesin!

Âmîn…

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Kevser 01:37 01.01.19
Allah razı olsun guzel paylaşım.Cok ibretamiz hikaye.Biz hep evliyaları kendimize örnek almalıyız ki Allaha layik kul olak.Allah bizlerede onlar kibi vefalı kul olmayı nasib etsin Inşeallah.Amin Amin Amin.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
aykutay 14:28 17.01.19
Çok güzel paylaşım Allaha havale etmek.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Oğuz Baba 17:26 15.05.19
Allah razı olsun, inşallah biz de bir gün o mertebelere ulaşabiliriz

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi