Allah Dostları & Evliyalar

Hacı Dursun Güven efendi - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Allah Dostları & Evliyalar>Hacı Dursun Güven efendi
El Yiğit 01:03 06.05.19
Hacı Dursun Güven efendi
Mürşidimiz Mahmud Efendi Hazretlerinin ulûm-i şer‘iyyeyi tahsil ettiği hocası Hacı Dursun Efendi (Rahmetullâhi Aleyh)i vefâtının sene-i devriyesi vesilesiyle, ilim yolunda hizmetleriyle hatırlıyor, hayırla ve minnetle yâd ediyoruz.
Eş-Şeyh Hacı Dursun Fevzi Güven el-Ôfî (Kuddise Sirruhû) Of’un Çalek köyünde hicrî 1300 (1883’te) senesinde doğmuştur. Van’dan göç edip Trabzon’un Of ilçesine bağlı Büyükköy’e yerleşen ve Güveli lakabıyla anılan Abdülaziz efendinin torunlarından Yakup Efendi’nin oğludur. Doğum yerine nispetle Çalekli Dursun Efendi olarak tanınmıştır. İstanbul Süleymaniye Medresesinde tasavvuf, kelâm ve fıkıh şubelerinden mezundur. 1917’de dersiâm olmuş, Trabzon ve civarında medrese müfettişliği yapmıştır

Yetişmesi ve İlim Tahsili
Hafızlık yapmaya başladığı yedi yaşında babasını kaybetti. Dokuz yaşında iken Hemşinli Ahmet Efendi’nin yanında hafızlığını bitirdi. Hayrat Hanlut (Dağönü) köyünden olan Karakaş Ahmet Efendi’den onun köyündeki medresesinde Arapça öğrenmeye başladı. Hocasının 1903 yılında ölümü üzerine Çaykara’nın Akdoğan köyüne giderek Tayyib Zühtü Efendi’nin talebesi oldu. Bu sırada annesi vefat ettiğinden tahsiline bir süre ara verdi. Bir müddet sonra hocası Çalek (Sıraağaç) köyüne gelince tahsiline kendi köyünde devam etti. Tayyib Zühtü Efendi’nin birkaç yıl sonra Çaykara’ya dönmesi üzerine İstanbul’a gitti. Bazı medreselerde kısa süre devam etti. Daha sonra tekrar memleketine dönerek eski hocası Tayyib Zühtü Efendi’den tahsilini tamamladı. Hocasının kardeşi Velizade Hasan Hilmi Efendi’den Feraiz ilmini öğrenip icazet aldıktan sonra İstanbul’a döndü. Fatih Darü’l- Hilafet-i Aliyye Medresesi’ne giderek Medrese-i Sahn’ı bitirdi. Buradaki öğretmenleri arasında ünlü Oflu din âlimi Mehmet Emin el-Ofî ve padişahın huzur hocalarından Mahmut Kamil Efendi de vardı. Hatta çocuklarına bu hocasının Fatih camisindeki mezarı başında her hafta Cuma günleri Yasin okumasını vasiyet etmiştir. Ancak bu hocasının hangisi olduğu tespit edilememiştir. Başka bir Oflu hocası da Yusuf Şevki Efendi olup ona mensup olan âlimler arasında yer almıştır.

Yapmış Olduğu Vâzifeler ve Müderrisliği
Dursun Fevzi Güven Efendi, bir süre meşihat dairesinde çalıştıktan sonra alay imamlığı yaptı. Ardından Medresetü’l Kudât’tan mezun oldu ve Karadeniz bölgesindeki medreselerin müfettişliğine tayin edildi.

Talebeleri arasında günümüzün en büyük din âlimlerinden Mahmud Ustaosmanoğlu (Kuddise Sirruhû), rahmetli Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hoca Efendi gibi büyük âlimler vardır. Bunların yanı sıra Remzi Yavuz, Osman Niyazi Atay, Hüseyin Hatipoğlu, Hüsnü Lostar, Kamil Küçük, Hasan Rahmi Yavuz da bulunmaktadır.

Mürşidimiz Mahmud Efendi Hazretleri; belağat, ilm-i kelâm, tefsir, hadis, fıkıh ve usûl-i fıkh gibi sâir ulûm-i şer‘iyyeyi; devrin aklî ve naklî ilimlerde mütehassıs ulemasından, Süleymaniye Medresesi dersiâmlarından olan eniştesi Çalekli Hacı Dursun Feyzi Efendi’den ikmâl ederek on altı yaşında icâzet almıştır. Mahmud Efendi Hazretleri, sohbetlerinde Hacı Dursun Efendi’den sıklıkla bahsetmiş ve onun ilmî hayatı ve hassasiyetlerinden pek çok örnek nakletmiştir.

Talebe ve Yakınlarının Anlattıkları
Talebelerinden Ali Sabit Salihoğlu’nun anlattıklarından; “Birkaç arkadaş ile Hoca efendinin Çalek köyünde bulunan evinin ikinci katındaki misafir odasında kendisini ziyarete gitmiştik. Hoca efendi henüz misafir odasında değildi. Birden bir sarsıntı hissettik. Deprem oluyor diye heyecanlandık. O esnada odada bulunan Hoca efendinin oğlu Süleyman Efendi, “heyecanlanmayın. Heyecanlanacak bir şey yok. Babam şu anda alt kattaki odasında zikir ediyor. Yaptığı zikir esnasında ev her zaman zelzele oluyormuş gibi sallanır, bu geceye mahsus bir olay değildir” diyerek bizi teskin etti.”

Hopşeralı Hasan Efendi, Çalekli Dursun Efendi’yi iki katlı bir ev yaptırmakta olduğunu görünce ona maniyle takılır. Der ki:

“Çalek’in müderrisi
Oldu dünya herisi
İki kat bina yapmaz
Peygamberler varisi”

Bu maniye üzülen Dursun Efendi, dünya hırsı taşıyan bir alim olmadığını ve yaptığı bu iki katlı evin aslında kendisi için değil de, buraya okuma amaçlı gelecek olan öğrenciler olduğunu belirtir. O zaman Hopşeralı Hasan Efendi, “Ha, o zaman caizdir” demiştir.

Dursun Efendi’nin de şiirle dersleri vardır. Bunlardan birinde:

“Günümüz âlimleri
Yediler âlemleri
Kesp ve kazanç gördükçe
Kan akıttı kalemleri”

Dursun Efendi, bu dörtlüğü demekle paranın ucunu gören âlimler her türlü değerlere saldırmaktadır diye düşünmekte idi. Acaba ölmeden evvel para hırsıyla yanıp tutuşan bazı günümüz âlimlerini önceden ifade etmek mi istemişti?

Eserleri

Muhtâru’l-Ehâdis (1. cilt tercümesi) (İstanbul 1964),
Muhtâru’l-Ehâdis-i Nebeviye tercümesinin birinci cildi olarak basılmıştır.
Tevhit ve İşrak (İstanbul 1920)
Ahlak ve İnanç Öğütleri (Giresun 1956)
Muhtâru’l-Ehâdis 1., 2. ve 3. cilt tercümeleri (Hepsi bir arada)
Ahiret hakikatleri ve Dirilmek Hikmetleri (Trabzon 1970 (manzum tarzda yazılmıştır)).
Münkızü’l Felâsife ve Muzhirü’l- Hakika (Mekke 1949)
Üç hanımından on çocuğu olan Hacı Dursun Efendi, 27 Şubat 1977 tarihinde Of’taki köyünde vefat etmiştir. Kabri köyünde bulunmaktadır.

Hacı Dursun Efendi, hayatı boyunca ehl-i sünnet îtikâdını yaymak ve ilmi neşretmek için büyük bir gayretle çalıştı. Bu büyük zâtın tesirleri o bölgede ve yetiştirmiş olduğu âlimler vasıtasıyla ülkemizin tamamında hâlâ devam etmektedir.” Mevlâ Te‘âlâ Rahmet Eylesin.
(Not: Dursun Efendi Hazretleri uzaktan akrabam olmakla birlikte, zâtlarını tanımasam bile büyük bir hürmet ve sevgi beslerim.)
Dursun Efendi Hazretleri ve uçak kazası
Dursun Efendi Hazretleri ve oğlu Süleyman efendi, bir gün uçak ile seyehate çıkmışlar. Uçak bozulmuş, pilot kuleye anons geçmiş düşüyoruz ama burada iki büyük zât var diye, uçak düşmüş ve Dursun efendi ile oğlu burnu kanamadan, uçaktan sağ salim uçağın enkazından çıkmışlar. Bu hikaye yaşanmıştır ve tamamen doğrudur, Allah Dursun Efendinin toprağını bol eylesin.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
R4bi4 04:44 06.05.19
Âmin, son paragraftan çok etkilendim.
Yüreğine, emeğine sağlık @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
El Yiğit 14:34 06.05.19
R4bi4 Nickli Üyeden Alıntı:
Âmin, son paragraftan çok etkilendim.
Yüreğine, emeğine sağlık @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Allah razı olsun.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Woodcuter 23:29 06.05.19
Rabbim makamlarını yüce olanlardan eylesin.ben hep ehli sünnet yolunda olan Alimlerimizi sevmişimdir.Rabbim onların şefaatine bizleride nail eylesin.ne güzel insanlar bunlar..

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
bwheel11 00:58 07.05.19
Woodcuter Nickli Üyeden Alıntı:
Rabbim makamlarını yüce olanlardan eylesin.ben hep ehli sünnet yolunda olan Alimlerimizi sevmişimdir.Rabbim onların şefaatine bizleride nail eylesin.ne güzel insanlar bunlar..
2:48 Öyle bir günden sakının ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, aracılık (şefaat) kabul edilmez, kimseden bir fidye alınmaz ve yardım da edilmez.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Woodcuter 02:31 07.05.19
bwheel11 Nickli Üyeden Alıntı:
2:48 Öyle bir günden sakının ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, aracılık (şefaat) kabul edilmez, kimseden bir fidye alınmaz ve yardım da edilmez.
Bizde biliriz ki Rabbimizin izni olnadan yaprak kıpırdamaz..şefaat izni Ancak Allahın izni ile olur..amma şu davarki :Her kim Alimi severse Beni sevdi. Her kim Beni severse Allah’ı sevdi, her kim Allah’ı severse onun yeri cennettir.”[3] hadisine göre ben bunları yazdım yani Alimi ulemayı sevmek güzeldir diyor kısaca Hazreti Peygamber...

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Lil bin Ali 09:48 09.05.19
bwheel11 Nickli Üyeden Alıntı:
2:48 Öyle bir günden sakının ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, aracılık (şefaat) kabul edilmez, kimseden bir fidye alınmaz ve yardım da edilmez.
veysel karani hz bir kisinin koyunların kılları adedince insanın affedilmesini sağlayacaktır .
abdulkadir geylani hz de vesile olacaktır .
peygamberimizi söylememe gerek yok .
masuk makamı muhammed i bir makamdır insanların affedilme kaynagıdır .
ama unutmayın . ALLAHtan gelir hersey onlar vesile .
ama o kisiler bunu hakettigi icin affedilir . abdulkadir geylani hz dogdugunda dogan herkes
yüksek mertebelere ulastı . aslında abdulkadir geylaninin hürmetine deil
o makamı hakettiklerinden dolayı oldu . ama kimse haketmez . ALLAHın fazladan vermek şanındandır
abdulkadir geylani örnekti . ama vesile olur .

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi