Allah Dostları & Evliyalar

Bizden olmayan ve makamımızı bilmeyen kitaplarımızı okumasın - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Allah Dostları & Evliyalar>Bizden olmayan ve makamımızı bilmeyen kitaplarımızı okumasın
Madalyon 22:22 02.08.19
Şeyh-ül Ekber Muhyiddin-i Arabî Hazretleri
buyururlar ki; “Tahrümü mütâlaatü kütübina alâ men leyse minna” yani “Bizden olmayan ve makamımızı bilmeyen kitaplarımızı okumasın, zarar görür.”

BESMELE-İ ŞERİFİN AÇIKLAMASI
Bismillahirrahmanirrahim

Besmele-i şerifte ‘Rahman’ ve ‘Rahiym’ isimleri
ile sıfatlanan “ ALLAH “ ismi şerifi Tecelli-i fiilidir.

İnsan iş yaparken, yerken, içerken
“Bismillahirrahmanirrahim” der ve Rahman ve
Rahim olan Allah’tan başka fail, yani yapan ve işleyen olmadığını düşünür.Ve aynı zamanda kendisini de en küçük işlediği işlerden tamamı ile fâni bilirse, işte bu tecelli Allah’ın insana olan fiili tecellisinden ibarettir. Bu tecellide Allah
insana iş ile tecelli eder. Bu tecelli gerçek sülûkun hakikat yoluna girmenin başlangıcıdır.

Yine Cenab-ı Allah için Tecelli-i Sıfati vardır. Allah’ın bu tecellisi de yerken, içerken ve bunlara benzer işlerde fiili sıfatlardan ve kudret ve benzerlerinin Allah’ın sıfat-ı subutiyesinden ibaret olup, hepsinin Cenabı Hakk’ın sıfatlarından bulunduğunu düşünerek, kendimizin bunların tümünden fâni olduğumuzu bilecek olursak, bu tecelliye de Allah’ın sıfati tecellisi denilir.

Ve yine Cenab-ı Allah için bir de Tecelli-i Zati
vardır. Bu tecellide; vücudun yalnız Allah-u ZülCelâl Hazretlerine mahsus olduğunu düşünerek, insan fiillerinden ve sıfatlarından fâni olduğu gibi vücudundan da fâni olacak olursa, bu tecelli Allah’ın zati tecellisinden ibarettir.İşte insan bu üç tecelliden habersiz olarak Besmele-i şerifi söylerse, demiş olmaz. Fakat insan bu üç tecelliden hepsini bilerek söylerse, o zaman hakkıyla besmeleyi demiş olur.

Tecelliler emir halidir, bunun söz ile ilişkisi
olamaz. Ancak bu hal, bidayet ehlinin-henüz tevhidilminde başlangıçta olanların halidir. Fakat tevhid ilminde bir rehberin aracılığıyla mesafe almış ehli nihayete gelince; onlar güzel işler ile cemde ve günah sayılan işler ile farkta bulunurlar.

Yani kendilerinden çıkan güzel işleri kendilerine nisbet etmeyip, başarılı kıldığından dolayı Allah’tan bilerek hamdü sena ederler. İşledikleri günahları da kendilerinden bilerek pişman olurlar.

Çünkü Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’in En Nisa
Suresi’nin 79. ayetinde: (Ma esâbeke min hasenetin feminallahi ve mâ esâbeke min seyyietin femin nefsike) “Sana iyilikten isabet eden her şey Allah’tan ve sana kötülükten isabet eden her şey kendi nefsindendir.” buyurmuştur.

Bu makama Hz. Şeyh-ül Ekber (R.A) efendimiz:
(Ve kün fil cem-i vel fark-ı tekün fi makadissıdkin) “Bu veçhile cem ve farkta bulun ki doğru yola ulaşasın ve birinin terk edilmesiyle yanlış harekette bulunmayasın” sözleri ile işaret etmişlerdir.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
dagistani 15:24 04.08.19
Doğru bazıları Muhiddin İbni Arabi hz. Şirkle suçlasada İmam Rabbani hz. de başta böyle düşünürken sonra gayb aleminde gösterilmiş kendine diye biliyorum. İnşaAllah yanlış bilmiyorum

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla Up