Cin & Şeytan & Melek & Ruh

Cinlerle Tedavi - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

1 2 
Cin & Şeytan & Melek & Ruh>Cinlerle Tedavi
SiLence 22:14 06.02.17
Halk arasında cinci dediğimiz kişilerin yöntemidir. Bu usulle çalışanların hemen tamamı, kendi iradelerinin dışında cinler tarafından çarpılmışlardır. Yani bedenlerinde cin olup, onlarda hastadır. Benim tanıdığım bir çok cinci, bu cinlerle arkadaş olduktan sonra büyük bunalımlar geçirmişler, cinler onların iradelerini aldıktan sonra sözüm ona insan tedavi etmeye başlamışlar. Önemli bir kısmı da hala sıkıntı ve bunalım içindedir. Fakat başkalarına mümkün olduğu kadar fark ettirmemeye çalışırlar. İçlerinde her ay psikolojik tedavi seanslarına bile gidenleri biliyorum. Ne yazık ki, ruhsal rahatsızlığa yakalanan vatandaşlarımız, kendisi cinli olan bir kişiden şifa ve medet ummaktadırlar. Cincinin ilmi olsa önce kendini tedavi eder. O sıkıntıları yaşamaz. Halkımız hala cin ve büyü tedavisinin cinci tarafından yapıldığına inanır. Bana gelen bazı kişiler, ”hocam cinleri neden çağırıp onlara sormuyorsunuz? ”gibi sözler ediyorlar. Bende onlara diyorum ki: ”Şimdiye kadar kaç cinciye gittin?”. İçlerinde üç beş taneden tutunda elli altmış cinciye gittiğini söyleyenler var. On,on beş,yirmi yıl cinci kapılarında gezenleri de gördük, sonuç sıfır. Onlara o zaman soruyorum ; ”Sen bu kadar cinciye ,bu kadar yıl devam ettin, onlar cinlerini toplayıp seni neden iyi edemediler ki bana geldin? Bu sorumada cevap veremiyorlar. Ben onları Allah'u Teala'nın izniyle iyi edince şimdiye kadar yanıldıklarını ifade ediyorlar. Cinci hocayım diye geçinen, her gün kapısına en az elli kişi gelen bir cincinin soyadı aynı en yakın akrabasını ben tedavi ettim. Onu, bedenindeki sekiz tane şeytandan kurtardım.En yakınına şifa veremeyen cinci başkasını mı iyi edecek?



Ruhsal sıkıntısı olanlar bu cincilere gitti mi, kişi hakkında bedenindeki cinler aracılığı ile yaşantıları hakkında bilgi verirler, hayrete düşürüp, kendilerine inandırırlar. Geçmişi veya o andaki hayatı ile ilgili bilgiyi alan şahıs ”ilim sahibi,önemli bir şahsiyete başvurduğunu zanneder. ”Böyle düşünüldü mü, artık tuzağa düşülmüştür. Size bilgileri veren cincinin bedenindeki cinlerdir. Sizin bedeninizdeki cinlerde aynı bilgileri verebilir. Burada hayret edilecek bir şey yoktur. Bilgiyi verir ama sizi asla kurtaramaz. İnsanları avuçlarının içine aldıkları zamanda, akıl almaz ve dinimize tamamem aykırı olan haram yöntemleri uygularlar. Cinin veya büyünün ortadan kalkması için; muska yazmak, hastanın belinde süpürge sopası kırmak (vurarak değil) dört yol ortasına besmelesiz hayvan kestirip koydurmak. Pis ve kirli sular içirmek, yedi çeşmeden su aldırıp içirmek, Karanlık bir odada oturtmak, belli bir süre banyo yaptırmamak, kaplumbağa kanı içirmek, vefk, tılsım veya ne olduğu belli olmayan yazılar yazmak vb. daha yüzlerce şeytani işler uygularlar. Biraz muska üzerinde durmak istiyorum. Halkımız muskaya o kadar inanmış ki , ruhsal sıkıntısı olan hemen, muska yazan birini arar. Toplumumuzda artık adet haline gelmiş. Şuna inanınız ki, muska, vefk, tılsım ve üfürükçülüğün kesinlikle cin ve büyü tedavisinde etkisi olmaz. Bunların yazdığı muskanın içine açıp baksanız, tamamen uydurma hiçbir anlamı olmayan karalamalar olduğunu görürsünüz. Fakat halk böyle şeylerden korktuğu veya çarpılırım endişesi ile açıp içine bakamaz. Böyle çok muskayı hasta ve yakınları yanında açtım, onlara gösterdim. İçi anlamsız karalamalardan ibaretti. Biraz akıllı düşünelim; İnsan muska takacağına, küçük ebatlı bir Kur'an'ı Kerim'i üzerinde taşısa daha iyi olmaz mı? Hasta aylarca iyi olacağım diye bekler durur. Maalesef şifa bulamaz.



Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntıyı da açıklamak istiyorum. Bu cincilerin çoğu büyü de yaparlar. Kesinlikle onlara, fotoğrafınızı, teninize değmiş iç çamaşırınızı ve size ait bir nesneyi vermeyin. Çünkü kendine iyi olmak için gelen hastaya büyü de yaparlar. Böyle durumlara da çok rastladım. Tedavinin, resimle, çamaşırla veya herhangi bir maddeyle ilgisi yoktur.



Cincilerin yüzlerine bakın, çoğunun rengi kara sarıdır. Bu onların bedeninde cin olduğunu gösterir. Bunlar, kandırmak için sessizce okuma yaparlar. Çoğu Kur'an okumayı bilmezler. Aralarında okur yazar olmayanlar bile var. Genellikle cinciler gidildikten sonra, insanda geçici bir rahatlama olur.



Cincinin bedenindeki cinlerle, hastanın bedenindeki cinler aralarında anlaşırlar, hastayı rahat bırakırlar. Siz bunun farkında olmazsınız. Rahatsız olan oradan ayrıldıktan bir süre sonra hastaliğı daha da artar. Bazıları ise okuma yaparlar, fakat kısa bir süre sonra uzun uzun esnerler, gözlerinden yaşlar akar ve sıkıntıdan bayılanlar bile olur. Bu durum cincinin cinlere gücünün yetmediği anlamındadır. İslami yönden geçerli olmayan bir yöntemdir ve asla tedavi edemezler.

Hastaları iyi edici beceri ve bilgileri olmadığı için; bu kişiler, yıldızname, rüya tabiri, çeşitli türlerde fal bakma, numaraloji, bilmem ne loji gibi şeylerle ilgilenirler, halkımızda ne yazık ki böyle şeylere inanır.







Cinler aracılığı ile tedavi yönteminde, bunlardan daha tehlikeli bir usul vardır. Cinleri cinlere öldürtmek. Cincinin bedeninde cinler vardır, aynı zamanda dışarıdaki bazı cinlerle de irtibatlıdır. Bunlar genellikle Müslüman olmayan cinlerdir.Hasta cinciye getirilir,dışarıdaki bu cinleri hastanın bedenine sokar, eğer bu cinlerin gücü yeterse,hastanın cinlerini öldürür.Güçleri yetmezse bir şey yapamazlar.Bu durum; islami açıdan kabul edilmez. Çünkü bir nevi yargısız infazdır. Belki cin Müslüman olacak, belki çıkacak, bunu önceden bilmemiz mümkün değildir. Yaptığımız operasyonlarda sayısını bilemediğim kadar, gayri Müslim cini Allah’ın izniyle Müslüman yaptım. Bazı iyi cinlerde büyücünün etki ve korkusuyla bedene girmektedir.Onlarla konuştuğunuzda hemen hastadan çıkmaktalar. Eğer öldürtme yöntemini uygularsanız; Öldürülen cinlerin yakınları hastanın peşini bırakmaz, hatta hastanın yakınlarına bile saldırabilir. Cincinin cinlerinin gücü yetmezse hasta yine iyi olamayacaktır. Fakat, bizim yaptığımız Kur’an’la tedavi yönteminde; cinlerle iletişime geçilip onlarla konuşulmakta, ikna edilmeye çalışılmakta, Müslüman olmaya davet edilmekte, her şey denendikten sonra bedenden çıkmazlarsa, ayet-i kerime okunarak yakılmaktalar. Her şey İslami şartlara uygundur.Kur’an’a karşı hiçbir cinin ve şeytanın karşı koyması mümkün değildir. Bir kere de olmazsa birkaç okumada ne kadar kuvvetli olursa olsunlar, çaresiz kalıp teslim olacaklar veya yanacaklardır. Bundan dolayı ölen cinin yakınları kimseye zarar veremez. 2. YILDIZNAME İLE TEDAVİ : Halkımız arasında yıldızname o kadar meşhur olmuş ki, bazı insanlar yıldıznameme bakar mısın? Diye soruyorlar. Benim yıldızname ile bir ilgim yoktur.Yıldızname, İslam öncesi devirlerde yaşayıp yıldızlara tapan bir kavimden, günümüze kadar gelmiş, İslamla hiçbir ilgisi olmayan batıl bir yöntemdir. Ve o zamanda büyücülük de ileri safhadaydı. Daha sonraki zamanlarda sanki islami bir usulmüş gibi gösterildi. Bu konu hakkında, sadece para kazanmak amacıyla uydurma kitaplar yazıldı. İnsanlarda bunlara inandı. Üstelik önemli din alimlerinin isimleri bile kullanıldı, inandırıcı olsun diye. Peygamber efendimizin (sallallahu aleyhi vesellem) hiçbir hadisinde, İslam alimlerinin kitaplarında yıldıznameden iyi bahsedilmez.



Bu yöntemle sözde hoca, önce hastanın ve annesinin adını öğrenir, ebced hesabı ile toplar, bir takım kendine göre hesaplamalarla hastalığı veya kişinin sıkıntısını söyler. (Ebced hesabının da dinimizle ilgisi yoktur. Bu hesabı “Fadlullah Hurufi isminde bir şahıs icad etmiştir. Sonra bu kişi kendini peygamber bir rivayete göre tanrı olduğunu yaymaya başlamış. Bunun üzerine Timur Han'ın oğlu Mirah Şah bu zatı sapık fikirleri nedeniyle öldürmüştür.) Bu işin de özü kökü falcılıktır. Aklen ve islami açıdan yanlıştır. Çünkü anne adı ile kendi adı aynı olan bir çok insan var.Bunların aynı hastalığa yakalanması mümkün değildir.



Yıldıznameyi incelediğinizde bunun bir nevi büyü kitabı olduğu anlaşılır. Bu kitaptan gelecek hakkında da kehanette bulunurlar. Geleceği Yüce Allah'u Teala'dan başka kimse bilemez.



Yıldıznameye bakanlarında hemen tamamı cinler tarafından çarpılmış kişilerdir. Aslında bedenlerindeki cinler ne söylüyorsa insanlara bu sözleri aktarıyorlar. Yani bir kısmı bu kitabı aksesuar olarak kullanıyor.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
İlkcan 11:48 30.03.17
Allah razı olsun inş
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Şah 15:41 24.05.17
Allah razi olsun
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
spacetimereality 22:26 26.05.17
Allah razı olsun
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Eminbaba 21:23 08.07.17
Allah razı olsun
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
djalp35 15:57 10.07.17
Guzel olmus paylasim

---------- Post added 10.07.17 at 16:00 ----------

Yildiz nameye bende pek inanmiyorum eski bir teknik
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
memose 13:21 20.07.17
allah razı olsun emeğine sağlık
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
zoi portelli 13:37 23.07.17
çok teşekkür ederim bir gerçeği ortaya koyduğunuz için halkımız şarlatanların kuranı kerimi bile okuyamayan sahtekarların elinde sömürülüyor güzel bir bilgi olmuş
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Leyal 13:49 23.07.17
Allah razı olsun
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
KaelTedua 16:14 23.07.17
Forumda okuduğum en faydalı konulardan biri. Allah razı olsun Hocam
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:cinlerle, tedavi
1 2 
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146