Define Uygulamaları

Tsantsa - Böyle bir şeye denk gelirseniz ne olduğunu bilin istedim - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
1 2 
Define Uygulamaları>Tsantsa - Böyle bir şeye denk gelirseniz ne olduğunu bilin istedim
HeartLess 11:00 14.11.17
TSANTSA
Korkunç Gelenek: Küçültülmüş İnsan Kafaları
Günümüz Peru, Ekvador sınırlarında Amazon ormanlarının derinliklerinde yaşayan ilkel bir toplum vardı, diğer kabileler onlara Jivarolar diyordu. Jivaroların ne zamandır dünyada var olduklarına dair hiç bir belge yok. Fakat onların dünya sahnesine çıkması Amerika kıtasının avrupalılar tarafından bulunuşu ile oldu. Bir kızılderili kabilesi olan Jivarolar, İspanyolların Amerika kıtasına ayak basması ile tüm dünyada tanındı. Nedeni ise düşmanlarının kafalarını kesip küçülterek onlardan süs eşyaları yapmalarıydı. Kabile üyeleri bu küçük kafalara "tsantsa" diyordu.
Jivarolar komşu kabileler tarafından korku duyulan savaşçı bir toplumdu. Köyleri basarak yağmalarlar, köy halkını ise öldürürlerdi. Fakat köyde yaşayan genç ve savaşçı erkekleri öldürmek yetmezdi. Savaşlarda veya düellolarda öldürülen düşman savaşçıların kafaları, özenli bir şekilde vücutlarından ayrılırdı. Daha sonra kafanın içerisindeki tüm kemikler ve etler, deri deforme edilmeden dışarı çıkarılırdı. Geriye sadece içi boş bir insan kafasının derisi kalırdı. Bundan sonraki aşamalarda kafa derisini küçültmek ve bozulmasını engellemek için bir takım işlemlerden geçiriyorlardı. Öncelikle koruyucu bitki özleri içinde deri kaynatılarak bozulması önleniyor ve derinin içindeki yağ tabakası eritilerek yok ediliyordu. Ayrıca üzerinde kalan küçük et parçaları da kazınılarak, deri pürüzsüz hale getiriliyordu. Tüm bu işlemlerin ardından, ıslak ve şekilsiz bir biçimde duran deriye yüz şeklini verme işlemi gelirdi. Derinin içi kızgın kum ve küçük taşlarla yüz şekli korunarak olduğu gibi doldurulur, ardından kömürde ovulurdu. Kafa derisi, yapılan her işlemde biraz daha çekerek daha da küçülür, en sonunda güneşte günlerce kurutularak bir portakal boyutuna getirilirdi. Tüm bunların yapılması ve kafanın hazırlanması bir haftayı bulurdu. Bu şekilde çürüme engellenir ve insan kafası hiç deforme olmadan saçlarıyla birlikte ölümsüz olurdu.



Her bir tsantsanın sahibine farklı sihirli güçler verdiğine inanılırdı. Jivaro savaşçıları, bu küçültülmüş düşman kafalarını bir madalya ve erkeklik göstergesi olarak boyunlarında taşır ve bir jivaro savaşçısı ne kadar insan kafası küçültmüşse, kabile de o kadar itibar kazanırdı. Canilik olarak nitelendirilebilecek olan bu uygulamanın ardında aslında bir takım inanışlar yer almaktadır. Jivarolar, öldürdükleri düşmanın ruhunun bu kafaya hapsedildiğine inanıyordu. Bu işlemden sonra düşmanın ruhunun özgür kalamadığı için ölümden sonraki dünyada atalarına zarar veremeyeceğini düşünüyorlardı. Bu yüzden ruhun kaçmaması için son olarak kurutulmuş kafanın ağzı ve göz kapakları sıkıca dikilir, kulak delikleri ise küçük taşlarla tıkanırdı. Böylelikle ruh, küçük kafaya hapsedilerek lanetlenirdi.
Avrupa'nın bu küçük kafalarla tanışmasıysa, İspanyol gemicilerin bölgeye ayak basmasıyla oldu. Bölge kaynaklarını sömüren ve kızılderili kabilelerinin katleden İspanyollara karşı Jivarolar teslim olmadılar. İlkel mızrak ve yaylarıyla, İspanyolların iki yerleşm yerlerine gece baskını yaparak tam 20.000 İspanyolu katlettiler. Jivarolar ve İspanyolların aralarında geçen bu ilişkiler esnasında, İspanyollar ateşli silahlar karşılığında bu küçük insan kafalarını Jivarolardan almaya başlamışlardı. Avrupa'ya götürülen bu kafar zenginler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Koleksiyon ve süs eşyası olarak çok büyük paralara satılmaya başlandı. Jivaroların elinde satılacak kafa kalmayınca kabile içinden kafa avcıları çıkmış ve pek çok faili meçhul cinayetler yaşanmaya başlanmıştı. Bu olaylarda kabilenin sonunu getirdi.
Günümüzde de tsantsa denilen bu küçük paralara Avrupa'da büyük paralar ödeniyor ve 50.000 dolardan alıcı buluyor. Ancak yeni kafalar yapmak artık yasak. Fakat Peru ve civarında kafası kesilip alınmış faili meçhul cinayetlerin hâlâ yaşanıyor olması, birilerinin tsantsa geleneğini devam ettirdiğini gösteriyor.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Nani 23:17 15.11.17
Citlembik 23:17 15.11.17
FarukEfendi 23:26 15.11.17
Boş inanışlardan bir başkası bana göre
Ruh, insan canlıyken bile vücud da hapsolmuyor gezebiliyor , kaldı ki ölünce orada hapsolsun

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
ayperi 23:26 15.11.17
RvP 00:35 16.11.17
Adalet 00:36 16.11.17
Bu kafataslarini bu şekile getiren kavmin başına Allah başka bir zalim kavim getirterek yok oldular..imdi... Bu zalim kavmide yok etmek gerçek muslumanlara nasip olacaktır...1 kişi iyilik ve adaleti ile dünyayı değiştir.lakin dünya bir araya gelse o kişiyi değiştiremez.. Allah tan başka kimseden korkusu olmayan adil ve merhametli nesiller yetiştirmek dileğiyle

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Zakir Efendi 22:20 03.12.17
iyiruh 23:48 03.12.17
Dünyada daha ne canilikler var ki bu bir örnek okudum çok saol bir bilgi daha edindik.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Havasokulu 08:56 06.07.18
Amazon nehrinin kıyılarında uzanan ve bilinmezlik kaplı ekvator ormanlarında, savaşçı olan ve savaşta öldürdükleri insanların kafataslarını akıl almaz bir şekilde küçülten Jivarolar’ ın torunları yaşamaktadır.
Amazon bölgesinin uçsuz bucaksız ormanlarında, içlerinden bazıları, avlanmak için halâ yayları ve “sarbakan” adı verilen üfleme kamışlarıyla “kürar” zehrine batırılarak zehirli duruma getirilmiş oklar atan vahşi halklar yaşamlarını sürdürür.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
1 2