Derin Konular

Anunnakiler kimdir - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Derin Konular>Anunnakiler kimdir
Mube 00:41 30.07.19
Anunnaki'nin hikayesi şudur; Bundan 450,000 yıl önce bir grup insan benzeri uzaylı varlık, Dünya denen gezegene geldiler. Geldikleri gezegen, Sümerlilerin adına "Nibiru" dedikleri, antik Sümer edebiyatında "12. Gezegen" olarak tanımlanmaktadır.1981 yılında Amerikalı astronomlar, Güneş Sistemimiz'de onuncu bir gezegen olabileceği üzerinde çalışıyorlardı. Dünya çevresinde dönen bir uydu teleskopun kaydettiği görüntüler ve Platon'un yörüngesindeki düzensizlikler, bilim insanlarını başka bir gezegen olacağı fikrine itmiştir. Birleşik Devletler deniz kuvvetleri gözlem evinin kanıtları doğruysa; bu, Sümerlerin astronomi alanında ne kadar ileri düzeyde olduklarının bir kanıtıdır. Sümerler, Ay ve Güneşi de Güneş sistemi içine dahil ettikleri için; bu 12 rakamı, şaşırtıcı olarak doğrudur. Sümerlerin Uranüs, Neptün ve Plüton gibi gezegenleri son derece doğru bir şekilde tanımlamış ve diyagramlarını hazırlamış olmaları ve bunların bir teleskop olmadan yapılabilme olasılığının imkansızlığı, Sümerler hakkında bize bir tasarım yapmamızı sağlar. Hele bu gezegenlerden Uranüs'ün 1781, Neptün'ün 1846 , Plüto'nun 1930 yılında bulunduğu dikkate alınırsa...

Uzan zamandır mit olarak düşünülen atik Sümer metinlerinin son yorumları, özelliklede yaratılış destanı olarak bilinen Enuma Elish, güneş sistemimizin son durumu hakkında inanılmaz bilgiler sunar.

Sümer metinlerinde, dört milyar yıldan uzun bir süre önce Nibura adında gezgin bir gezegenin güneş sistemimize girdiğini, Tiamat denen büyük bir gezegeni kıl payı ıskaldığı bunu sonucunda ciddi yer çekimi sorunları ortaya çıktığı açıklanır.Daha sonra nibiru -babil dilinde Marduk , bir kez daha geldiğinde , Tiamat gerçekten vuruldu ve Nibiru nun görevli ayları tarafından bombalandı.Tiamat ın çeşitli boylardaki parçaları asıl yörüngesinde kalarak asteroit kuşağını oluştururken gezegenin diğer yarısı güneşe yakın yeni bir yörüngeye fırladı , bu parça zaman içinde dünya yı meydana getirdi.Nİbiru nun aylarından biri olan Kingu bizim şuanki ay olarak bildiğimiz Ay haline geldi.

İşin ilginç yönü , bu teori , Dünyanın neden kabuğunun bir kısmının Pasifik okyanusunu kaplayan kısmı, neden eksik olduğunu ve asteroit kuşağının nasıl oluştuğunu mantıklı bir şekilde açıklamaktadır.Bu teori çok fazla spekülasyona neden olan kuyruklu yıldızlarıda açıklamaktadır. Teoriye göre Nibiru ve Tiamat çarpıştıklarında ,iki dünyadanda çok miktarda deniz suyu toprak ve döküntüyle birlikte uzayda savrulmuşlardır ve kirli buz parçalarını oluşturmuşlardır. Bu teori yakın zamanda elde edilen bazı bulgular ile dahada güçlendi ; Antartikada bulunan bazı göktaşları ,Marsın atmosferini olusturan gazları içermektedir, öte yandan bilim adamları bir mars meteorunda , dört milyar yaşında olduğu tespit edilen mikroorganizma bulmuşlardır.

Yörüngesi Mars ve Jüpiterin arasından geçtiği için Geçit gezegeni adenen Nibiru ,elips biçimli kendi yörüngesine devam eder, bu yörünge onu güneş sisteminden uzaklaştırır ve tekrar kütlesel çekim ile içeri sokulmaktır.Mısır kayıtlarında buna kanatlı disk denmiştir.

Dünyadaki yaşam, güneş çevresinde olan dönüş süresi bir yıla dayanarak gelişti.Nibiru daki yaşam ise ,güneş etrafındaki dönüş süresine göre yani dünya zamanıyla 3,600 yıla göre oluştu.Bu durum nibirudaki yaşamın dünyadakinden çok daha önce geliştiğini düşündürmektedir.

Sümer kayıtlarındaki Nibiru yani Anunnaki, 450,000 yıl önce , yani dünyanın ikinci buzul döneminde Nibirunun son derece gelişmiş varlıkları iki gezegenin yaklaşması sonucu Dünyaya seyahat ettiler.Nasıl astronotlar dünyaya inerken okyanusa iner, Anunnakide ilk inişini suya yapar.Mantıken bu antik astronotlar kendilerine ortalama bir sıcaklık,su ve yakıt kaynağı sağlayacak bir kamp yeri ararlar ve bu yere uyan tek bölge vardır: MEZAPOTAMYA.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
dagistani 13:11 04.08.19
Konu güzel eline sağlık ama anunnaki meselesi tamamen uydurma. Ateistlerin bir uydurması. İstersen buradan bak. antikyalanlar.blogspot.com not site adı vermek kural çiğnemek mi bilmiyorum. Kural ihlaliyse sileyim... Ama tekrar söyliyeyim Anunakiler tamamen yalan. Bunu savunursanız dine karşı arguman olarak kullanıyor ateistler

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
El Kindi 13:31 04.08.19
Kafa güzel,maşallah devam uzaylı paylaşımlarınızı bekliyoruz..

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Caritas 19:26 04.08.19
Babil dilinde vayyy hepsi satanist akım öncüleri bunlar hurafe saçmalık sadece yüzünü çevir kuran A gerçeği gör meal oku meal anlamıyorsan

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
BeyazMor 22:56 04.08.19
Sümerli Annunaki ve İnsanoğlunun Kökeni İnsanlığın kökeniyle ilgili en ilginç teorilerden biri, yazar Zecharia Sitchin tarafından önerilmiştir ve bu teori Anunnaki (Sümerce: “göklerden inenler”) etrafında şekillenmiştir. Anunnaki, eski İbranice Anakeim ve Elohim’e ve Mısır dilinde (Berberice) Neter’e karşılık gelir.

Sitchin’e göre, Annunaki, güneş sistemindeki gizemli, henüz teyit edilmemiş onuncu gezegen olan Nibiru’dan geldi. 430.000 yıl önce İran Körfezi bölgesine indiler ve gezegenimizi, monoblok altın madenciliği yapmak için kolonize ettiler ki Nibiru’da kıttı, ancak Dünya’da bol miktarda vardı.


Madencilik faaliyetleri, madenciler isyan etmeden ve Anunnaki’nin çalışma kuvveti bitip tükeninceye kadar 200.000 yıl bir aksama olmadan devam etti. Sitchin, Anunnaki’nin yeni madencilerin aranmasında üstlendiği çabalardan ve sonuçta Homo sapiens’in ortaya çıkmasına yol açan çabalarından bahsetti.

Anunnaki lider bilim insanları Enki ve Ninhursag, hayvan ve Homo erectus DNA’sını eklemlemeye yönelik başarısız girişimlerden sonra kendi genetik materyallerini modern insanların babası olan Homo erectus’a dahil ettiler. Onların başarısı, yeni insan kölelerinin steril klonları olması ve gönüllü işgücü talebi arttıkça insanlığın çoğaltılabilmesi için gölgelendi.

Bu yetenek aşırı nüfusa yol açtı ve birçok insanın yaşadıkları şehrin güvenliğinden çekildi. Bu kadar çeşitli kültür hâlâ cennet efsanesini hatırladıkları halde yaşadıkları yerden sınır dışı edilmiş oldu.


Yüzyıllar sonra binlerce insan istikrar içinde yaşadı ve Anunnaki’nin dikkatini çekti. Yeni genetik stoktan yararlanmak istediler ve bazıları cinsel partner olarak seçildi. Yasaklanan bu birleşmeden doğan çocuklara “eski devler” olan Nefilim denirdi. Bu protokol ihlali, hâlâ yaratılışa sempati duyan Enki tarafından korunan birkaç seçilmiş kişiyi kurtarmak için, ortaya çıkan halkın yok edilmesine neden oldu. Bu olaylar birçok uygarlığın kültürel mirası olarak hâlâ var olmaktadır.

Anunnaki, yüz binlerce yıl, karanlık çıkarlarına hizmet etmeleri için yarattıklarını köleleştirdikten sonra, Dünya’yı terk etme kararı aldı. Etkileri, Mezopotamya’dan Hindistan’a, Güney Amerika’ya kadar dünyanın her köşesine ulaştı.

Sitchin’e göre, Anunnaki göçü yaklaşık 6.000 yıl önce meydana geldi. Ayrılmadan önce, Sümer uygarlığı gibi özetlenebilen ve o zamanlar açıklanması mümkün olmayan çokça ilerlemeyi bahşederek insanlığa bir adım daha yaklaşmaya karar verdiler. Nitekim olgun ve oldukça organize bir kültür olarak ‘ani’ bir görünüş ortaya koydular. Seçtikleri kan çizgisi Anunnaki genleriyle genetik olarak zenginleştirildi ve astronomi, matematik, teknoloji ve tıp öğretildi.

Bu teori ile karşılaştığı şüpheciliğe rağmen Sitchin, iddiasını destekleyen birkaç belge ve bulguya dikkat çekiyor.

Enorme Elish adlı Babil yaratılış efsanesi, güneş sistemimizin oluşum tarihini temsil eder. Buna göre, Nibiru adında yolunu şaşırmış bir gezegen güneşin çekim gücüyle yakalandığında Dünya henüz oluşmamıştı. Gezegenlerin uydularının çoğunu bozdu ve Uranüs’ün yörüngesine saptı. Daha sonra bir zamanlar Mars ve Jüpiter arasında yörüngede bulunan bir gezegen olan Tiamat ile çarpıştı.

Dünya bu çarpışmadan doğdu ve Tiamat uydusu kendi kendine oluştu. Nibiru’nun geride bıraktığı, 3.600 yıllık bir eliptik retrograda (diğer tüm gezegenlerin tersine dönen) güneş etrafındaki yörüngesinde yerleşti. İlginçtir, bilgisayar simülasyonları, gezegenimizin kaynağı olarak böyle bir olaya işaret etmektedir. Bu da günümüz geçerli olan teorideki Dünya’nın kendisinden daha eski görülen Ay hakkındaki tutarsızlıkları açıkça ortaya koyar.

Sitchin, Bağdat Pilleri ya da Sakkara Kuşu gibi bulunduğu yere ait olmayan eserlerin varlığının eski ama son derece gelişmiş bir medeniyete dayandığına inanıyor. Ayrıca, 1889 yılında Sir Flinders Petrie tarafından Horeb Dağı’nda bir Anunnaki altın işleme fabrikasının şaşırtıcı keşfinden bahsediyor.

Antik Mezopotamya kenti Nineveh’deki arkeolojik kazılar Ashurbanipal kütüphanesinde bulunan 400 sağlam kil tableti ortaya çıkarmıştır. Bu tabletler, Anunnaki’nin faaliyetlerini tamamen kapsayan sürekli tarihsel kayıtlar içerir. Kayıtlar, Anunnaki genetik laboratuvarlarının Doğu ve Orta Afrika’daki yerini belirtir; bu, ilginç bir şekilde, modern arayışımızda “mitokondriyal Havva”yı yerleştirdiğimiz aynı alana ve aynı zaman dilimine denk gelmektedir. Daha da ilginci bölgede 100.000 yıllık altın madeni bulunması.

Sitchin, evrimimizin kuşkusuz bir şekilde aniden hızlandığına inanıyor. O ve diğerleri, radikal ve anormal farklarımızın bu teori için yeterli delil olması gerektiğini iddia ediyorlar.

Ayrıca, Anunnaki’nin Dünya üzerindeki egemenlik alanının bitmediğini söylüyorlar.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
dagistani 11:54 06.08.19
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Kardeşim o kitap yalan. Zaten yazarı arka kapağında ne yazıyor. Kurgu ürünüdür diyor. Ateistlerin savunduğunu mu savunacaksınız? Yapmayın ya. İnanmayın şunlara. Kurandaki yaratılışa ters bunlar. Kafir olursunuz Allah cümlemizi korusun...

---------- Post added 06.08.19 at 11:56 ----------

Bakin googleye yazın antikyalanlar.blogspot.com burada yazandan Allah razı olsun çok güzel anlatmış yalanı. Not: link reklamı yapmıyorum sadecw burada çok güzel anlatılmış bu antik yalanlar...

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Logos 18:22 07.08.19
Zecheria Sitchin isimli vatandaş bir sümerolog veya akademik bir geçmişi yoktur, eski bir gazetecidir, birçok akademisyen kitabı ile ilgili tartışma programlarına davet etmiş gitmemiştir. Bazı anormal buluntular üzerinden hayal dünyasına göre yazmıştır.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi