Derin Konular

Karanlıkla, Aydınlığın Kadim Savaşı (Evliyalar Konseyi) - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Derin Konular>Karanlıkla, Aydınlığın Kadim Savaşı (Evliyalar Konseyi)
Naim 09:42 14.10.19
Karanlıkla, Aydınlığın Kadim Savaşı...

EVLİYALAR KONSEYİ’nin iki tür toplantısı vardır. Aylık toplantılar.Ki her arabi ayının 14’nün 15’ine bağlayan gece Dünyanın değişik mukaddes beldelerinde yapılır. EVLİYALAR KONSEYİ’nin yıllık toplantıları ise, bu da senede bir defa olmak üzere, her Beraat Kandili’nde Mekke’de, Zemzem Kuyusu’nun başında toplanıyorlar. Zamanın birinci Kutbu, Kutb-ul Aktab’dır. Evliyalar Konseyi’nin toplantısına Hızır (aleyhisselam) da gelir. Toplantıda üç büyük Kutup, yedi’ler, Dokuz’lar ve Postacı Evliyalar hazır bulunmaktadır. Yıl boyunca olacak olaylarla ilgili, alınan kararları veya gündemin önemine ilişkin verilen kararları, Postacı Evliyalar vasıtasıyla Dünya’nın her bölgesinde bulunan diğer vazifeli Evliya’lara ulaştırılır. Hızır (aleyhisselam) birinci Kutb’un emrinde olur. Birici Kutb direk Efendimiz (salallahu aleyhi vesellem)’den emir alır. Hızır (aleyhisselam) namazlarını birinci Kutb’un arkasında arkasında kılar. Allah Dostu’nun biri Hızır (aleyhisselam)’a sormuştu:

Efendim siz hangi şeriata göre amel ediyorsunuz.Hızır (aleyhisselam) dedi ki:

“Ben dedi,zaman ötesi yaşıyorum sizin şeriatınız beni bağlamaz.”

Burada, Evliya’nın büyüklerine dahil olanlar. Kovayla Zemzem kuyusundan bir kova su çekerler. Birinci Kutb’tan başlayarak, hepsi sırayla tek tek, o kovada ki zemzem suyundan içerler. Arta kalan zemzem suyunu da tekrar kuyuya dökerler. Bundan dolayıdır ki Zemzem suyu,bereketlenir. Ne biter ne de tükenir. Mekke’den sonra Efendimiz’in (salallahu aleyhi vesellem) manevi huzuruna hep birlikte topluca giderler. Divan-ı Kebir dediğimiz Evliyalar konseyi, Besmele-i Şerife’nin ebced hesabı 19’una denk gelir 19’u geçmez. Bu “Divan-ı Kebir”e katılanların büyük kısmı ölümötesi yaşama intikal etmiş büyük Evliyaullah’tan, üçte bir kadarı da şu anda dünya üzerinde bil fiil görevli yüksek derecelilerden teşekkül eder. Toplam 66 kişilik Divan ehline dünya üzerinden, zamanın “Gavs”ı, ”kutb-ul irşad” ve “Kutb-ul Aktab” olan iki yardımcısı, dört unsur üzerinde tasarrufu olan dört kutub, Yediler’in tamamı “Gavs”ın tasarruf dairesi dışında olan “Müferridün” namıyla bilinen 11 Mübarek zat katılır. Varlık üzerinde, ilahi ilim gereği alınması gerekli tedbirler hakkında kararlar alınır ve bu kararlar icra organına nakledilir.

Misal Olarak; “Divan”da bir karar alınmış yıllar önce:

Amerika ve Türkiye, Şam’a girecek.Rusya Süriye’nin yanında yer alacak. İran ve İsrail çatışacak yada Alman’lar Avrupa’dan Rusya’ya ve Japon’lar Asya’dan Çin’e saldıracak. Amerika, Rusya karşısında acze düşecektir. Ve yahut da diyelim Türkiye ve Rusya savaşacak bu savaşta Ruslar büyük bir hayal kırıklığına ve hüsrana uğrayacak ve Allah’tan manevi destek yetişecek (Görünmez Ordular),ve bu birlik Rus ordusunu darma dağın edecek. Türkiye’ye yollar açılacak. Ruslar bu bölgeden düşecekler. Bunun neticesinde Ruslar’ın büyük bir bölümü İslama girecek... Ya da mesela:
Türkiyede bir daha hükümet kurulamayacak bu son hükümet olacak şimidiki iktidar,bayrağı Mehdi (aleyhisselam)’a kadar taşıyacak ve ona teslim edecek.
Ya da Amerika’da bir an Obama’yı etkiledi, O bir anlık etkilenmeyle, bir karara vardı, imzayı attı. O bir imza,bir karar zaten bütün olayların temel kaynak noktasıdır. İşte “Divan”ın 20-30 yıl öncesinden aldığı bir takım kararlar, görevli veliler tarafından ilgili birimler harekete geçirilmek suretiyle uygulamaya konur. Olayların o kararlar istikametinde gelişmesi oluşturulur... Ve nihayet şartlar tam olgunlaştığında olaylar patlak verir. ”Arap Baharı” gibi. Biz dışarıdan baktığımızda, sanırız ki bir anda bu olaylar patladı!.. Oysa o olayların kökeni çok yıllar öncesine dayanır...Söz gelimi Irakın, Afganistan’nın işgali... En ince ayrıntısına kadar bu konu divanda mutlaka tartışılmıştır. Müslümanlar şehit olacak, masum insanlar havaya uçurulacak, onbinlerce insan ölecek ve veya sakat kalacak. Divanda uzun soluklu düşünen Veliler şerden hayır doğuşunu görürler. Müslümanların aleyhine olan her şerde yüzyıllara bakan dehşetli kazançlar vardır. Söz gelimi şu anki egemen güçlerin zulmüne bir bakınız... Avrupa devletleri topluluğu yıllarca İslam coğrafyasını mahveden sömüren bir görsellikte... Bu yadsınmaz bir gerçekliktir. Divan ehlinin acemi velileri Şahinler grubundandırlar. Anında vurmaya taraftardırlar. Ama sabır ehli deneyimli Evliyalar öyle değil. Aksine ingilizlerin, fransızların, Almanların İsalm coğrafyasına kontrollü şerleri sürekli olsun diye tasarruf ederler... Şerlerin büyük musibete davetiye çıkardığının bilincindedirler bu veliler... Sözgelimi Sovyet Rusya’nın nükleer füzelerle Avrupa Topluluğu uluslarını vurup buraların yerle bir olması için İslam coğrafyasında sinsi senaryoların oynanmasına kapı aralanması ahların arşa ulaşması gerekmektedir. Alınan kararlar ulvi, sufli alemlere tasarruf yetkisi olan velilerce icra edilir. Ve işte bahsettiğimiz “Rical-i Gayb” denen mübareklerin, Hakk’ın takdirini tahakkuk ettirmesi olayı da böylece gerçekleşir!.. Tabii,bunların dışarıdan anlaşılması mümkün değildir…

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
musab034 19:22 16.10.19
Naim Nickli Üyeden Alıntı:
Karanlıkla, Aydınlığın Kadim Savaşı...

EVLİYALAR KONSEYİ’nin iki tür toplantısı vardır. Aylık toplantılar.Ki her arabi ayının 14’nün 15’ine bağlayan gece Dünyanın değişik mukaddes beldelerinde yapılır. EVLİYALAR KONSEYİ’nin yıllık toplantıları ise, bu da senede bir defa olmak üzere, her Beraat Kandili’nde Mekke’de, Zemzem Kuyusu’nun başında toplanıyorlar. Zamanın birinci Kutbu, Kutb-ul Aktab’dır. Evliyalar Konseyi’nin toplantısına Hızır (aleyhisselam) da gelir. Toplantıda üç büyük Kutup, yedi’ler, Dokuz’lar ve Postacı Evliyalar hazır bulunmaktadır. Yıl boyunca olacak olaylarla ilgili, alınan kararları veya gündemin önemine ilişkin verilen kararları, Postacı Evliyalar vasıtasıyla Dünya’nın her bölgesinde bulunan diğer vazifeli Evliya’lara ulaştırılır. Hızır (aleyhisselam) birinci Kutb’un emrinde olur. Birici Kutb direk Efendimiz (salallahu aleyhi vesellem)’den emir alır. Hızır (aleyhisselam) namazlarını birinci Kutb’un arkasında arkasında kılar. Allah Dostu’nun biri Hızır (aleyhisselam)’a sormuştu:

Efendim siz hangi şeriata göre amel ediyorsunuz.Hızır (aleyhisselam) dedi ki:

“Ben dedi,zaman ötesi yaşıyorum sizin şeriatınız beni bağlamaz.”

Burada, Evliya’nın büyüklerine dahil olanlar. Kovayla Zemzem kuyusundan bir kova su çekerler. Birinci Kutb’tan başlayarak, hepsi sırayla tek tek, o kovada ki zemzem suyundan içerler. Arta kalan zemzem suyunu da tekrar kuyuya dökerler. Bundan dolayıdır ki Zemzem suyu,bereketlenir. Ne biter ne de tükenir. Mekke’den sonra Efendimiz’in (salallahu aleyhi vesellem) manevi huzuruna hep birlikte topluca giderler. Divan-ı Kebir dediğimiz Evliyalar konseyi, Besmele-i Şerife’nin ebced hesabı 19’una denk gelir 19’u geçmez. Bu “Divan-ı Kebir”e katılanların büyük kısmı ölümötesi yaşama intikal etmiş büyük Evliyaullah’tan, üçte bir kadarı da şu anda dünya üzerinde bil fiil görevli yüksek derecelilerden teşekkül eder. Toplam 66 kişilik Divan ehline dünya üzerinden, zamanın “Gavs”ı, ”kutb-ul irşad” ve “Kutb-ul Aktab” olan iki yardımcısı, dört unsur üzerinde tasarrufu olan dört kutub, Yediler’in tamamı “Gavs”ın tasarruf dairesi dışında olan “Müferridün” namıyla bilinen 11 Mübarek zat katılır. Varlık üzerinde, ilahi ilim gereği alınması gerekli tedbirler hakkında kararlar alınır ve bu kararlar icra organına nakledilir.

Misal Olarak; “Divan”da bir karar alınmış yıllar önce:

Amerika ve Türkiye, Şam’a girecek.Rusya Süriye’nin yanında yer alacak. İran ve İsrail çatışacak yada Alman’lar Avrupa’dan Rusya’ya ve Japon’lar Asya’dan Çin’e saldıracak. Amerika, Rusya karşısında acze düşecektir. Ve yahut da diyelim Türkiye ve Rusya savaşacak bu savaşta Ruslar büyük bir hayal kırıklığına ve hüsrana uğrayacak ve Allah’tan manevi destek yetişecek (Görünmez Ordular),ve bu birlik Rus ordusunu darma dağın edecek. Türkiye’ye yollar açılacak. Ruslar bu bölgeden düşecekler. Bunun neticesinde Ruslar’ın büyük bir bölümü İslama girecek... Ya da mesela:
Türkiyede bir daha hükümet kurulamayacak bu son hükümet olacak şimidiki iktidar,bayrağı Mehdi (aleyhisselam)’a kadar taşıyacak ve ona teslim edecek.
Ya da Amerika’da bir an Obama’yı etkiledi, O bir anlık etkilenmeyle, bir karara vardı, imzayı attı. O bir imza,bir karar zaten bütün olayların temel kaynak noktasıdır. İşte “Divan”ın 20-30 yıl öncesinden aldığı bir takım kararlar, görevli veliler tarafından ilgili birimler harekete geçirilmek suretiyle uygulamaya konur. Olayların o kararlar istikametinde gelişmesi oluşturulur... Ve nihayet şartlar tam olgunlaştığında olaylar patlak verir. ”Arap Baharı” gibi. Biz dışarıdan baktığımızda, sanırız ki bir anda bu olaylar patladı!.. Oysa o olayların kökeni çok yıllar öncesine dayanır...Söz gelimi Irakın, Afganistan’nın işgali... En ince ayrıntısına kadar bu konu divanda mutlaka tartışılmıştır. Müslümanlar şehit olacak, masum insanlar havaya uçurulacak, onbinlerce insan ölecek ve veya sakat kalacak. Divanda uzun soluklu düşünen Veliler şerden hayır doğuşunu görürler. Müslümanların aleyhine olan her şerde yüzyıllara bakan dehşetli kazançlar vardır. Söz gelimi şu anki egemen güçlerin zulmüne bir bakınız... Avrupa devletleri topluluğu yıllarca İslam coğrafyasını mahveden sömüren bir görsellikte... Bu yadsınmaz bir gerçekliktir. Divan ehlinin acemi velileri Şahinler grubundandırlar. Anında vurmaya taraftardırlar. Ama sabır ehli deneyimli Evliyalar öyle değil. Aksine ingilizlerin, fransızların, Almanların İsalm coğrafyasına kontrollü şerleri sürekli olsun diye tasarruf ederler... Şerlerin büyük musibete davetiye çıkardığının bilincindedirler bu veliler... Sözgelimi Sovyet Rusya’nın nükleer füzelerle Avrupa Topluluğu uluslarını vurup buraların yerle bir olması için İslam coğrafyasında sinsi senaryoların oynanmasına kapı aralanması ahların arşa ulaşması gerekmektedir. Alınan kararlar ulvi, sufli alemlere tasarruf yetkisi olan velilerce icra edilir. Ve işte bahsettiğimiz “Rical-i Gayb” denen mübareklerin, Hakk’ın takdirini tahakkuk ettirmesi olayı da böylece gerçekleşir!.. Tabii,bunların dışarıdan anlaşılması mümkün değildir…


çok güzel anlatmışsında bu bilgilere nasıl vasıl oldunuz

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Logos 19:31 16.10.19
Cevapla Up