Derin Konular

İlk Kuzeyli Amerikalılar - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Derin Konular>İlk Kuzeyli Amerikalılar
Celil 21:19 21.01.20
Atlantis boylarının ya da Maya göçmenlerinin Arizona ve
New Mexico'ya gelişlerinden ve burada kaynaşmalarından önce,
iklim, hayvanlar ve bitki örtüsü çok farklı idi. Sonuçta A.B.D.'nin
güneybatısı, Atlantis fethinin genel görünümünde bir rol sahibidir.
Jeolojiye göre ilk buzul çağı bizim çağımızdan aşağı yukarı
bir milyon sene öncesinde gerçekleşmiştir; demek oluyor ki Kuzey
Amerika o zamanlar buzullarla kaplıydı. Son buzullaşmanın insanın dünyaya gelişinden 10 000 ya da 12 000 sene öncesine uzandığı uzun süre düşünülmüştür. Amerika yerlileri ya da "Amerindienler'' A vrupalılar'dan daha
_
yeni ancak Güney Amerika insanından daha eski gibidirler. M.O. lOOOO'e doğru, o zamanlar Asya
ve Amerika arasında buzdan bir geçit oluşturan Bering Boğazı'ndan geçmek suretiyle Moğolistan'dan gelmiş oldukları ve derece derece güneye doğru, Meksika'ya ve Orta Amerika'ya kadar
inmiş oldukları tahmin edilmektedir; bazıları buradan A.B. D.'nin
güney-batısına doğru gitmiş olmalıydılar.
Arizona ve New Mexico'nun o zamanlar verimli olan bölgelerinde, çevrelerinin imkanlarından yararlandılar, yani falezlerin
ve mağaraların kendilerine sunduğu doğal sığınaklarda yaşadılar
ve tuğlalar yapmak için toprağın kilinden faydalandılar. Bazıları,
Troglodytler (Troglodyt: Mağara sakini) kendilerine has ve karmaşık bir uygarlığa sahiptiler. Günümüzdeki Pueblos yerlileri onların torunlarıdırlar.İlk yerlilerin en azından M.Ö. 3000'den beri -bazılarına göre
7000- yaşamış olmaları gereken Middle West (Orta Batı)'de M.S.
1000 yılına dek gayet farklı bir uygarlık vardı. Burada daha sonraları tümülüsleri yapanlar olarak adlandırılanlar yaşıyorlardı.
John C. Mac Gregor "Güneybabnın Arkeolojisi" isimli kitabında bu bölgedeki en eski kültürlerin 13 000 yıl öncesine dek uzandığını açıklar. Buralarda 10 000 yıllık eski kalıntılar bulunmuştur ve A.B.D.'nin batısının bu kuzey kısmı 11 000 yıl önce buzlarla kaplı durumda olduğundan, insanın bu bölgede en azından
buzul çağının sonuna doğru yaşamaya başlamış olduğu kesindir.
Ancak bu kalıntıların pek çoğu daha güneye doğru olan bölgede
bulunmuştur.
Eskiden, ek olarak yabani meyvelerle da beslenmiş avcılar
tarafından işgal edilmiş sayısız kırsal mevki mevcuttur. New Mexico'daki Sandia ve Clovis'de keşfedilen kalıntıların en az M.Ö.
IOOOO'e, diğerlerinin de 20000'e dek uzandıktan karbon -14 testi ile
belirlenmiştir. Nevada'da bulunan insan kemiklerinin karbon 14
testi sonucu M.Ö. 23800'e ait olduktan saptaruruştır. Califomia'daki Mojave Çölü'nde ortaya çıkarılan ocak taşlan vasıtasıyla elde
edilen bilgiler, insanın bu bölgede 100 000 sene önce yaşamakta olduğunu açığa kavuşturmuştur.
A.B.D.'nin güney-batısının ilk sakinleri büyük hayvanları
avlayan avcılardı. Bunların kültürlerinin kalıntıları başlıca mezbahalar adı verilen mevkilerde, yani büyük hayvanların öldürüldüğü ve parçalandığı yerlerde bulunmaktadır. En çok bulunan alet�
ler yontulmuş taştan mızrak uçlarıdır. Şekillerindeki farklılıklar,
ait olduktan çağların ve değişik kabilelerin işaretidir.
Bu çöllük bölgelerin ilk kültürünün karakteristik hatları, mağaralarda yaşayan ve mevsimlere göre hububatla beslenen küçük
göçebe gruplardan oluşan seyrek bir nüfusun varlığını ortaya koymaktadır. Hayvan postları ile giyiniyorlar, sepetçiliği biliyorlar,
ipler, ağlar ve halılar imal ediyorlardı. Avlanmak için kullandıkları silahlar, sapı tahtadan ve ucu yontulmuş taştan mızraklar ile
kısa ve düz topuzdu.
M.Ö. 7000'den itibaren hububatı öğütmek için düz taşlar, taştan çanaklar, bıÇaklar vs ... kullanmaya başlamışlardı. Daha sonraları göçebe hayatı terk ederek, taştan ve kerpiçten yapbkları
kulübelere yerleşmişe benzerler.
İlk insanların hayatını üç döneme ayırmak mümkündür.
M.Ö. 23000'den lOOOO'e dek süren birincisi, bizlere insanın bu
bölgedeki mevcudiyetinin ilk kanıtlarını sunar. Bu çağın bitimine
doğru New Mexico'nun kuzeyindeki yaşam biçimi ve güney Arizona çöllerindeki kültür önceden beri iyice yerleşmişe benzemektedir. Bunu takip eden ve M.Ö. 10000 ile 5000 arasında yer alan ,
Avcılar çağı adı da verilen ikinci dönemde bu yaşam biçimlerinde
bir olgunlaşma olmuş ve güneybab daha çok işgal edilmiştir. Her
iki grup da hala birbirlerinden ayn idiler ancak ,her biri de çeşitli
aletler ve daha az kaba eşyalar vücuda getirmişlerdi. Bazıları hala
mağaralarda ve falezlerde yaşamaya devam ediyorlardı; diğerleri
ise bunları terk etmişlerdi. M.Ö. 5000 ile 2000 arasında yer alan son
dönem süresince tarım ortaya çıktı. İnsanlar bitkileri, özellikle de
ırusın yetiştirdiler ve yeni bir uygarlığın, beyzbola benzer bir oyun
oynayan Hohokamlar'ın ve diğer Colomb-öncesi grupların böylece yolunu açmış oldular.
Güneybatının modem yerlileri bu ilk Amerikalılar'ın torunlarıdır. Bunların ırkının kalıntıları Ute, Navajo, Apaçi, Hopi, Zuni,
Papago, Pima, vs ... gibi sayısız kabilede sürüp gitmiştir; bu kabileler birbirlerinden farklıdırlar ancak hepsi de akrabadır. Çoğunlukla kerpiç kulübelerde ve kendilerine tahsis edilmiş alanlarda
yaşamaktadırlar ve ne Beyazlar'la ne de Meksikalılar'la a:;la birleşmemişlerdir; bunu pek arzu etmemişe benzemektedirler. Bunların tarihi vasıfları, Mayalar ile Orta Batı'daki (Middle West)
tümülüsleri yapanlar arasındaki zincirin önemli bir halkası olmalarıdır.
İlk çöl kültürüne ilişkin en önemli keşiflerden birisi, hiç
şüphesiz 1 952'de Arizona'da, Naco yakınlarında bir "mezbaha"
bölgesinin bulunuşudur. San Pedro Vadisi'nde, Greenbush Creek
Nehri yataklarında bir mamuttan geriye kalanlar ve bazı mızrak
uçları gün ışığına çıkarılrnışbr. Bu keşif, araştırmacıları, bu ilk avalann günümüzde artık ortadan tamamen kalkmış olan, varlıklarını sürdürebilmek için kalın bir bitki örtüsüne ihtiyaç duyan çok
büyük boyda hayvanları öldürüp yediklerini kanıtlamaya sevketmiştir. Bölgenin çevresindeki iklim koşullarının bırakmış olduğu izler bir tarih saptama imkanı vermektedir. Bu tip incelemelerde ünlü bir uzman olan Prof. Ernst Antevs, Naca bölgesinin tarihini 11.000 ile 10.000 yıl öncesine dayandırmaktadır. Bu da, bu
gözüpek, bronz tenli, uzun saçlı ve vücutlarına peştemal takmış
bu avcıların, yeryüzünün dış görünümünün ve iklimlerinin değişime uğramakta olduğu zamanlarda bile avlarının peşinden koşturmakta olduklarını göstermektedir.
Bu arada, en ilginç keşif hiç şüphesiz Sandia Adamı' dır. New
Mexico' da, Albuquerque yakınlarında, Sandia Dağları'nda ortaya çıkarıldığı için ona bu ad takılmıştır. Bu insan 20.000 ile 25.000
sene önce yaşıyordu. Toz, alüvyon, kil ve kireçli taş tabakalarına
gömülmüş durumda at, deve, mamut, bizon, kurt ve diğer hayvanlara ait kemikler bulunmuştur. Küller, kaba ocaklar, yontulmuş taştan birbirine uygun aletler, parçalanan hayvanların pişirilmek üzere mağaralara sürüklenmiş olduklarını göstermektedir. Katmanlaşma değişik seviyelerde ve gayet nettir. Günümüzde kuru olan mağara daha önce nemli idi, ki bu da mamutların
yaşadığı devirde bölgenin tropikal iklime sahip olduğunu gösterir. Sandia İnsanları, bilindiği kadarıyla ilk Amerikalılar idiler.
Daha sonraları Çöl Uygarlığı'nın Sepetçileri ve son olarak da
Colorado'da, Mesaverde'nin Troglodytleri (mağara adamları) ortaya çıktılar. Sepetçiler olarak isimlendirilenlerin uzun ve dar kafatasları, ikincilerin geniş kafataslarından hayli farklıydı ve bu da
iki değişik ırkın varlığını gösterir. Uzun kafalar mongoloid' den
çok australoide (güneyli) benziyordu ve bazı bilim adamları
bunları Kuzey Amerika'nın ilk göçmenleri olarak kabul ederler.
A.B.D.'nin güneybatısının ilk sakinlerinin günümüzdekinden tamamen farklı bir ortamda yaşamış oldukları mamut ve
mastodonttan "kılıç dişli" kaplana kadar bir sürü hayvanı avladıkları şüphesizdir. Hiç kuşkusuz, yeni bazı keşifler yapılacaktır, ancak şundan şimdiden emin olabiliriz ki, şayet Texas'ta,
Lewis-Ville yakınındaki Oovis'te gün ışığına çıkarılan mızrak uçlan üzerinde yapılan karbon-14 testine de güveniyor isek, bu en eski aletlerin yaşı 37 000 yıldan da fazladır.
Kuzey Amerika'nın ilk sakinlerinin Orta ve Güney Amerika
insanlarıyla pek çok ortak noktaları bulunmasına karşın, bazı temel farklar mevcuttur: Kuzeydekiler toprak siperler, yüksek tapınaklar ve platfonnlar inşa etmiyorlardı. Yaratılışa ve tufana ait tradisyonlan, yüksek bölgelere göç edişe ait bölüme varıncaya kadar
dünyadaki diğer tradisyonlara çok benziyordu. Onlarda da şiddet, cinayet ve savaş yoktu, ya da çok azdı. Kuzey Amerika yerlileri beyaz istilacıların gelişinden önce hiç savaşçı yetiştirmemişlerdi.
Topluluk halinde ortaklaşa bir yaşam sürdürüyorlar ve sahiplenme duygusu yüzünden kavga etmiyorlardı; toprak burada herkes
içindi, herkesin yararlanması içindi; kiı:nse ona "sahip değildi", o
sadece Büyük Ruh'a aitti.
İsrail Oğullan'nın yerli kabileler üzerindeki etkilerinin ancak çok silik bazı kanıtlan vardır. Bu arada metal ya da taş üzerine
yazılmış olan ve birinci yüzyıla uzanan İbranice yazılar bulunmuştur. "Dağlar ve Ovalar" isimli eserinde, 1853 ile 1857 yılları
arasında Arizona, New Mexico bölgesinin yöneticiliğini yapmış
olan David Meiwether şöyle yazmaktadır: "Bu ülkedeki misyonerler bu yerlilerin (Navajo' lar) İsrail'in kayıp kabilelerinin torunları
olduklarını düşünüyorlar, çünki örtülerini süsleyen desenler
Mısır piramitlerine benziyor ve bunları yapmak için kullandıkları
aletler Tevrat' ta anlatılan ve Yahudiler'in kullandıkları "iğ ve öreke" tanımına tıpatıp uymaktadır. Aynca ölülerini gömmeyip, bunları dağlardaki mağaralara yerleştiriyorlar, ki bu da Yahudi tarihinde sözü geçen Machpelah Mağarası'nı ve diğerlerini anımsatıyor. Peki ama İsrail'in bu kayıp kabileleri Amerika Kıtası'na nasıl
ulaştılar?"
Navajolar (Navajos) diğer yerlilerden farklıdırlar. Kanlarına
daha saygılı davranırlar, daha temizdirler ve Navajolar uzun süre
ortaklaşa bir yaşam sürdürmüş olmalarına rağmen kadınlarınkocalarından ayn olarak bazı şahsi mallan, koyunlan, yünleri
vardır.
Diğer taraftan Hopiler'in, Mayalar'ınkine benzeyen bir yılan
danstan ve daha önceki üç varoluş evrenine ilişkin bir efsaneleri
vardır. İlk dünya, hayvanlar alemine kanşmıştı ve giderek bozulmuş, sonunda da ateş tarafından tahrip edilmişti. İkinci dünyada
insanlar uygarlaşmışlar, evler ve köyler inşa etmişler, aletler ve
edevatlar yapmışlar, ancak bu da bir düşüş döneminin ardından
buz ve su tarafından tahrip edilmişti. Üçüncü dünya çok büyük
sayıda Hopi, büyük şehirler, yeni ve ileri bir uygarlık meydana getirmişti. Ancak halk öyle materyalist olmuştu ki sonunda hepsi
boğuldular; yalnızca bir dağın zirvesine ulaşabilen birkaç kişi kurtulmayı başarabildi. Dördüncü dünyada, yani günümüzdekinde,
sayısız göçlerle güneybatıya geldiler ve burada mağaralarda ve
kovuklarda yaşamaya koyuldular. Tradisyona göre kuzeyden değil, batıdan gelmişlerdi. Burada da, Yaratılış planına uygun yaşamak, ya da onu bir kez daha tahrip olmaya bırakmak arasında
bir tercih yapma hakkına hala sahiptiler.
Kuzeybatıda Hupa yerlilerinin (Hupas) ve Oregonlu Kato
yerlilerinin (Katos) totemciliğini görmekteyiz. Totemler esas olarak kutsal kabul edilen hayvanlan temsil ediyorlardı; bunlar kabilenin, klanın ya da bireyin işareti ya da sembolü idiler. Avusturalya'daki Emu isimli yerli kabilesinin in.sanlan "emeu" isimli, kutsal
kabul edilen yerli bir hayvandan geldiklerine inanıyorlardı. Oregon'dakilerden çok az farklı olan ve yan-hayvan, yan-insan figürleriyle süslenmiş totemlere Polinezya, Asya ve Afrika'da da rastlanmaktadır.
Bu düşündürücü nitelikteki ortak özellikler, Eski Mısır ve
Asur zamanlanndan beri ve Cayce'e gore de, ta Atlantis'e ve dünyanın yaratılışına dek uzanan tüm çağlarda, daima mevcut olmuştur.
Bilinmeyen bir tarihte Mayalar'ın Amerika'nın güneybatısına doğru göç ettiklerini, ancak din haricinde buralardaki etkilerinin bahsetmiş olduğumuz diğer ülkelerdekine nazaran çok az olduğunu iddia etmektedir.
Cayce Dosyalarından Aktarmalar

Sayısız benzerliklere rağmen, Cayce Dosyaları'ndan kuzeydeki ilk Amerikalılar'a ilişkin bambaşka bir tablo gözler önüne serilmektedir. İnsanın yeryüzünde beş bölgede, beş ayrı ırk
görünümü altında belirdiği zamanda A.B.D.'nin güneybatısı,
kıtarun sular üzerinde bulunan tek büyük uzanhsıydı. Aşağı California, esmer ırkın yaşamakta olduğu Lemurya Kıtası'nın kıyı
bölgesini oluşturuyordu. Utah, Nevada, New Mexico ve Meksika'nın bölgeleri ve geniş Atlantis Kıtası kızıl ırkın yaşadığı yerlerdi. Demek ki "yerliler" (kızılderililer), aslen güneybatının yerli ahalisini teşkil ediyorlardı.
İlk Amerikalılar başlarını sokacak yer olarak mağaraları ve
falezleri seçtiler; onlara Troglodytler (mağara insanları) denilmesi
bundandır. Poligami (çok eşlilik) halinde yaşıyorlardı; ancak yine
de bazıları monogami (tek eşlilik) prensibini savunuyordu. Madenler para işi görüyor ve süs eşyası yapmaya yarıyordu. Demir,
onların ilk keşiflerinden biridir ve hemen kullarununa geçilmiştir.
Başlıca sanatları seramik ile resimdir ve bunlarda çok başarılı olmuşlardır. Kehanet ve maji (büyü) ile de uğraşıyorlar, taşı yontuyorlar, renkli incileri işliyorlardı.
M.Ö. 50722 senesinde, dünyanın sayısız bölgesinde insan haya hm tehdit etmekte olan etobur ve dev hayvanlarla mücadele etme çareleri araştırılmak üzere, beş ulusun ya da ırkın biraraya gelmesi için bir toplantı düzenlendi. Daha sonralan Mısır'da düzenlenen diğer bir konferansa ve Atlantis'te düzenlenen ve bu kıtada
meydana gelmekte olan karaların alt üst oluş hadisesine ilişkin
diğer bir konferansa da temsilciler gönderildi.
Kuzeydeki ilk Amerikalılar tapınaklar da yapmaktaydılar ve
çok kısa zamanda hemen hemen organize olmuş bir din kurmuşlardı. Lemurya'nın bahşına neden olan birinci tufan zamanında, Mu'da yaşayan halklardan bazıları buralardan kaçtılar ve
A.B.D.'nin güneybahsına, Aşağı California'ya sığındılar, kuzeyde
Oregon'a kadar çıktılar ve güneyde Peru'ya kadar indiler. Oregon'da, bunların dinlerinin kalıntıları totemlerde, soy ağaçlarında görülebilir. Burada, kadınlar aile reisi durumundaydılar ve erkeklerden daha çok hüküm sahibi idiler.
M.Ö. 28000'de gerçekleşen Büyük Tufan esnasında Atlantis
parçalara ayrıldı. Bazı Atlantisliler Meksika'ya ve buradan da güneybatının yüksek memleketlerine ve "Mayra Ülkesi'ne, Nevada'ya ve Colorado'ya" gittiler. Bunların pek çoğu Bir Yasası Çocuklan'nın dini temsilcileri idiler ve yabancı bir millete yol göstermeye
geliyorlardı. Hedefleri, Tek Tann'nın yasalarının neşredilmesi ve
muhafaza edilmesiydi. Ayrıca Yucatan'dan ve Hindistan gibi uzak
ülkelerden göç etmiş "Happapul-picks" adı verilen, madenleri ve
kili işleyen insanlar da bulunmaktaydı. Daha sonraları İsrail'in
Kayıp Kabileleri'nin soyundan bazı insanlar da Lemurya'dan gemi
ile geldiler. Dolayısıyla, özellikle günümüzde Arizona adı verilen
bölgede, çeşitli halklardan oluşan kayda değer bir topluluk meydana geldi.
"Bu ülkedeki faaliyetlerin birleştirilmesi, Lemurya'dan gelen ve kayıp kabileden olan ya da yolunu şaşırarak oralara gitmiş
olan o kabileye ait insanlar ile, ayrıca Persler tarafından esir edilmiş topraklarda!.1- gelenler ve daha sonralan Hinduçinliler adı verilen ya da Hint Ulkesi'ni istila eden bu dağ insanları arasında bir
uyuşma, bir anlaşma ortamı hazırladı. Varlık, burada, günümüzde Arizona adı verilen yerde faaliyetlerin birleştirilmesine
yardım etti." (1434-1)
M.Ö. 9500 senesinde, son tufanın bitişine doğru, güneybatı
milletlerinin kültürleri hiç şüphesiz ki birbirine karışmış ve karmaşık bir durumdaydı. Ek olarak, M.Ö. 3000'de, "kuzeyin ağır insanları" tarafından güneye doğru püskürtülenlerden pek çoğu beraberlerinde el becerilerini, madeni ve kili işleme sanatlarını ve İsrailliler'in Mısır'dan getirmiş oldukları insan kurban etme uygulamasını da getirdiler. Bunlar Orta Amerika'da, özellikle Yucatan'daki Maya yerlilerine büyük etkide bulundular, ancak genellikle Mexico Vadisi'nde kaldılar.
Açıklanmamış olan "kuzeyden gelen ağır insanlar" tanımı
hayli şaşırtıcıdır. Bu muammanın çözümü, belki de Asyalılar'ın
(Sibiryalılar mı?) az bir insan topluluğu halinde Bering Boğazı'ndan geçerek Amerika Kıtası'na sızdıklarına ilişkin ve genellikle
kabul edilmiş olan o teoride yabyor olabilir. Bu hipotez, esas olarak coğrafyaya, jeolojiye ve etnolojiye dayanmaktadır, ama arkeolojik olarak kanıtlanmamıştır. Hiç şüphesiz ki bu da mümkündür,
çünki bir bilim adamı "Alaska'da, çok büyük ve güçlü bir insan
ırkı" bulmuştur ki, bu incelemiş olduklarımızdan farklıdır. İmkan
dışı olan bir şey varsa, o da güneybahnın bu yoldan geçerek istila
edilmiş olmasıdır.
·
Cayce, ilk Amerikalılar'ın, hpkı başka yerlerde de olduğu şekilde, sayısız işaretlere ve sembollere sahip, açıkça dini bir millet
olduklarını söylüyor:
"Çünki, milletler, göklerin Tann'run şanını ilan ettiğini; tabiatın da, gelişmesi ve büyümesi için mevcut olan her siklusun her
devrenin yeniden doğuşunda O'na övgü dolu şarkılar söylemekte
olduğunu günümüzdekinden çok daha iyi biliyorlardı." (2438-1)
Beyaz adanun Yeni Dünya'ya ayak bashktan sonra bulduğu
çeşitli Amerika yerlileri, işte bu eski milletlerin beraberce karışmış
oldukları potadan gelmekteydiler. Güney Arizona'da, esmer ırka
mensup olanların yuvarlak biçimli kafaları, günümüzde diğer
bölgelerdeki kızıl ırka mensup olanlann uzun kafalanndan ayırt edilmektedir.
Güneybatının tarihine,ya da tarih öncesine ait en açıklayıo
olgu ise, bu bölgenin Yarablış devrinden beri kızıl ırka mensup bazı insanların doğmuş oldukları bölge olmasıdır. İnsan burada taa
başlangıçtan beri yaşamaktaydı. Daha sonralan bu bölgeler, Lemurya'run, Atlantis'in ve Yucatan'ın göçmen gruplarının içinde
karıştığı bir pota durumuna geldi. Sonuç olarak, bazıları esrarengiz bir uygarlık kurmak üzere Orta Batı'ya (Middle West) göç ettiler.

---------- Post added 21.01.20 at 21:21 ----------

kaynak:Atlantisten Geleceğe İnsanın Kaderi

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147