Derin Konular

Kudüs Nasıl Kurtulur? Kudüs'ü kim kurtaracak? - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

1 2 
Derin Konular>Kudüs Nasıl Kurtulur? Kudüs'ü kim kurtaracak?
fatih1 14:22 29.01.20
Cevabını Yüce Allah 1400 Yıl Önce,
Ali İmran Suresi 103. Ayette Özet,
Kur’anın Tümünde Tafsili,
Peygamberimizin 23 Yıllık Mücadelesinde Pratik,
Olarak Vermiştir.

ALİ İMRAN SURESİ 103.AYET MEALİ; "Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz."

Ayet Allah'ın İpi Olan Kur'ana Tüm Ümmet Olarak Sımsıkı Sarılmadıkça,
Dünyada Zilletten Ahirette Cehennemden Kurtulamayacağımızı Bildiriyor.

İYİ AMA ANLAMADIĞIMIZ BİR KİTABA,
ÜSTELİK ÜMMET OLARAK TOPLUCA,
NASIL SIMSIKI SARILABİLİRİZ?

Çoluk Çocuk, Genç İhtiyar, Kadın Erkek.
İstisnasız Tüm Ümmetin En Öncelikli Görev Olarak,
Kur'anı Ve Yaşayan Kur'an Olan,
Peygamberimizin Gerçek Sünnetini,
Yani Siyretini – 23 Yıllık Peygamberlik Mücadelesini.
Doğru Ve Yeterince Anlaması,
Ve Gereğince Uygulaması İle,
Allah'ın İpine Sımsıkı Sarılmış,
Dünyada İzzet,
Ahirette Cenneti Kazanmış Oluruz.

Bu Yapıldığı Takdirde,
Sadece Kudüs Değil,
Suriye, Irak, Yemen,
Doğu Türkistan, Hindistan, Keşmir
Ve Diğer Kan Ağlayan
İslam Beldeleri Kurtulur.
İslam Beldelerinde,
Batıcı Laik Rejimler İle.
Batı İşbirlikçisi,
Sözde Şeriatçı Rejimler,
Son Bulur.
Sadece Ümmet Değil,
Tüm İnsanlık.
Dünyada Huzuru,
Ahirette Kurtuluşu.
Bulma İmkanına,
Sahip Olur.

Kimse Kendini Kandırmasın Boş Yere.
Ümmet Olarak Topluca Bu Adımı Atmadıkça,
Düştüğümüz Derin Kuyudan Bizi Kimse Çıkaramaz.
Ne Kudüs’ü,
Ne de Diğer İşgal Altındaki,
İslam Memleketlerini.
NE BATI KUKLASI ARAP REJİMLERİ,
Ne Kudüs Davası Maskesi Altında,
Şiayı İslam Dünyasına Hakim Kılmaya Çalışan,
ÜMMET MÜNAFIKI İRAN REJİMİ,
Ne 1923’ten Bu Güne Batıcı İslam Düşmanı Laik Kemalist Rejimin,
Hala Tüm Unsurlarıyla Hakim Olduğu
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ.
Kurtaramaz.

ÜMMET OLARAK TOPLUCA DERSİMİZE ÇALIŞIP,
HAKKINI VERMEDEN.
NE KUDÜS KURTULUR,
NE DİĞER KAN AĞLAYAN İSLAM BELDELERİ.
NE BİZLER CEHENNEMDEN KURTULURUZ.

ÜMMET OLARAK, KUR'ANI VE SÜNNETİ,
DOĞRU VE YETERİNCE ÖĞRENİP –UYGULAMADIKÇA.
DÜNYADA ZİLLETTEN,
AHİRETTE CEHENNEMDEN,
ASLA KURTULAMAYIZ.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
yorgun yolcu 14:23 29.01.20
Islam ailemi hayal görüyor bu akıla deva etsek diha israil çok kazanır filistin toprağı nerde kalmış diyesi var simdisira ürdün toprağında urdunide filistin gibi bitirir golan tepesi sütyeni aldı altı petrol mısıra göz tıkmış diha kim bilir arap devletlerinde haraç alıyor iran desen zaten hayali müslümanları icineayricilik yayıp kendi sakat ideolojini yerleştirmesi kala kala türkiye bunuda araplar işine gelmiyor.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
fatih1 14:24 29.01.20
Öncelikle hatırlayalım ki, biz dünyevi zaferler değil, ahiret zaferi peşindeyiz. Ahiret zaferi için dünyevi seferler yaparız, sefer bizden, zafer Allah'tandır. Eğer seferimizi hakkınca yerine getirirsek, dünyada zafer kazanamassakta ahiret zaferi bizimdir inşaallah.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
IQeCc 14:24 29.01.20
Doğru söylemişsin de doğrusunu öğretecek bir kurum kurmak gerek.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
fatih1 14:25 29.01.20
Bu sorumluluk hepimizindir. Zaferle değil seferle sorumluyuz. Üzerine düşeni yapmaya çalışanlar dünyada izzete ahirette cennete kavuşur, ümmetin hepsi olmasa bile ciddi bir kısmı yapmaya çalışırsa, ümmet olarak dünyada da izzete kavuşuruz. üzerine düşeni yapmayan dünyada da ahirette de kaybeder.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Reis 14:26 29.01.20
ADIMIZ KUDÜS

Kudüs üzerine ne de çok cümleler kurduk, kalemler oynattık, alanlar doldurduk… Haykırdık… Hayli de yorulduk, değil mi?
Peki ne kadar yol alabildik?
Bu soru ile yapılan eylemleri asla küçümseme kastım yok. Sadece bu süreçte kaçırdığımız bazı boyutlara dikkat çekmek istiyorum. Acaba diyorum cümlelerimizin etkisini kıran cürümlerimizin ne kadar farkındayız?
Sözün gücünü alan suçların idrakinde miyiz?
Kudüs’ün kudsiyetini kaleme almak sorunu çözmüyor, mazlumların kahrı bitmiyor… Akan kan durmuyor, aksine çember daralıyor…
Sanki can alıcı sorulardan kaçıyoruz…
Kudüs nasıl bu hale geldi?
Kudüssüzlük kaderimiz mi yoksa kusurumuz mu?
Yüz yıllık fetret ve hiç dinmeyen hasret neden bitmiyor?
Kudüssüzlük bir sonuçtur… Neyin sonucu?
Yeterince kafa yoruyor muyuz?
Eksiğimiz, kusurumuz, günahımız, ihmalimiz, isyanımız nedir, biliyor muyuz? Veya bilmek istiyor muyuz?
“Bizimdir” demekle hiçbir şey bizim olmuyor… Hak etmek, bedel ödemek gerekiyor…
Kudüs kapılarını ne zaman bize açar?
Biz tüm benliğimizle kendimizi Kudüs’e açtığımız ve adadığımız zaman…
Son tahlilde elbette ‘’Kudüs Müslümanlarındır’’ ama hangi Müslümanların?
Bu Müslümanların niyeti, netliği, niteliği, derinliği, kalitesi, adaleti, merhameti, cesareti önemli değil mi?..
Şimdi sormak gerekmiyor mu, Hz. Ömer (r.a)’de olup da bizde olmayan nedir?
Selahaddin Eyyubi’de bulunup da bizim mahrum olduğumuz değerler ve erdemleri itiraf etmemiz gerekmez mi?
Kendimizi bilirsek geciken Kudüs’ü çözmüş oluruz…
Evet, adalet olmadan Kudüs’e avdet olmaz…
Halife H. Ömer (r.a), Ebu Ubeyde bin Cerrah komutasındaki orduyu Kudüs’ün fethi için uğurlarken şu tarihi tembihi yapıyordu:
“Senden illa da fetih beklemiyorum. Emrindeki ordu Peygamber ordusudur. Onları haramdan ve zulümden uzak tut yeter…”
Fetihten sonra Kudüs’ün anahtarını teslim almak için Kudüs’e giden Halife Ömer’in adaletine tanık olan Kudüs Baş Patriği Sophronius ağlayarak şu cümleyi tarihe not düşecekti:
“Müslümanlarda bu adalet var olduğu sürece biz Kudüs’ü ebediyen kaybettik.”
Nitekim tarihin tanıklığı da bunu onaylıyor… Ümmet, adalet ve hakkaniyet üzere olduğu sürece Kudüs özgürdü…
Şarkın muhteşem sultanı Selahaddin Eyyubi Kudüs rüyasını gerçekleştirmek için tam 20 yılını Müslümanlar arasındaki tefrikayı bitirmek için kullandı…
Hıttin zaferi ortak bir hedefe birlikte odaklanmanın adıdır…
Selahaddin, ‘Cuma namazı cemaati, sabah namazında da oluşmadan sefere çıkılamayacağını’ düşünüyordu… Gaybi yardımların gerçekleşmeyeceğini sezebiliyordu…
Kuşkusuz Kudüs bir hak ediştir…
Acaba hangi ihmalimizden dolayı Kudüs bu hale düştü?
Sesli düşünüyorum; Kur’an’ı mehcur bırakan Müslümanlar, Kudüs mahcubiyetinden nasıl kurtulabilirler?
Sabah namazına uyanmayanlar Kudüs’e nasıl ulaşırlar?
Seherlerde secdelerle dirilmeyenlerin İsrail duvarını aşmaları mümkün mü?
İç rekabetimiz, husumetimiz bitmeden ve bizler Rabbanileşmeden Rabbimizin yardımları bize yetişir mi sanıyoruz?
İsrail, Mescidi Aksa’nın altını oyuyor… Peki Müslümanlar ne yapıyor? Birbirlerinin kuyusunu kazıyor… Kime hizmet ediyoruz?
Bugün Kudüs emanetini yüklenmeye hazır bir ümmetten bahsedebilir miyiz?
Emanet; ehliyet, liyakat, adalet, cesaret ve kuvvet ister, değil mi?
Şam’ı, Bağdat’ı, Kahire’yi, Kabil’i, San’a’yı hatta Mekke’yi, Medine’yi ne kadar yönetebildik?
Evet, bugün Kudüs’ün işgali sonlansa kim yönetecek?
Körfez ülkeleri, konu Kudüs olunca süt dökmüş kediye döndüler…
Ümmet kendi içinde akan kanı durdurmadıkça Gazze’de Siyonistlerin akıttığı kan durmaz…
Kurşunla kaynatılmış bir duvar gibi olması gereken kardeşler, hâlâ birbirlerine kurşun sıkıyorlarsa, demek ki el-Aksa bize çok uzak…
Siyonistler bugüne ve bu güce birdenbire gelmedi… Bu işgalin sürecine ve sebebine bakmak durumundayız…
Esir olan sadece Kudüs değil; Müslümanların aklı ve iradesi ipotek altında…
Hiçbir işgal birdenbire ve nedensiz olmaz… Önce aklınız, ahlakınız, adaletiniz; sonra da mekânınız ve her şeyiniz gider…
Bu nedenle öncelikle Kudüs aynasında kendi gerçeğimizle yüzleşeceğiz…
Kudüs’ün analizini yapmakla kalmayacağız, yeniden adanmanın yollarını arayacağız…
Çünkü Kudüs, inancımızın bir parçasıdır. Elbette inancımızın gereğini en güzel şekilde yerine getireceğiz…
Kudüs’ü sadece dilimizde değil; dimağımızda, duruşumuzda ve davranışlarımızda yaşatacağız…
Kudüs’ü sevmek yetmez; onu savunmak, sahiplenmek ve sorumluluk almak zorundayız…
Kınamak yetmez, kıyam kaçınılmaz…
Kendimizi tahkim ve tezkiye edersek, kardeşlerimize tahammül edebilirsek, Kudüs’ün yüzü gülecektir…
Biz başlayalım, başarı ne zaman biz bilemeyiz…
Kudüs bizi bekliyor… Peki biz kimi?
Aslında Kudüs bizi inşa ediyor… Islah ediyor…
Üzerimizdeki ölü toprağını alıyor… Küllerimizden bizi yeniden diriltiyor…
İnancım o ki biz Kudüs’ü değil, Kudüs bizi kurtaracak…
Kudüs bir elek gibi ayrıştırıyor… Netleştiriyor…
Kudüs ifşa ediyor… Kalleşleri, kahpeleri, kuklaları, karanlık yüzleri, kirli elleri tek tek…
Şimdi bize düşen Kudüs’ün kadr-ü kıymetini konuşmak değil; ümmet olarak tek ses, tek saf, tek yürek, tek yumruk, tek siper olup Kudüs şahitliğimizi sürdürmektir…
İşte o zaman Kudüs’ün İsrail’in başkenti değil, mezarı olduğunu inşallah görebileceğiz…
Çünkü bu sorunu Birleşmiş Milletler değil, birleşmiş yürekler çözer…
Uluslararası arenada kalkıp inen parmaklar değil, sıkılmış yumruklar halleder…
Sakın Kudüs’ü unutmayalım… Unutmak ihanettir…
Sakın Kudüs’ü yormayalım…
Kudüs’ü eskitmeyelim…
Kudüs için daha çok çırpınalım ama Kudüs üzerinden geçinmeyelim…
Hülasa; adımız, andımız, ahdimiz, aşkımız, aşımız Kudüs…
Davamız, derdimiz, dersimiz, duamız Kudüs…

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Torlak 14:27 29.01.20
Niye bu devletin dili değiştirildi sanıyorsunuz anlamayın. Soğuyun. Din yok olsun parçalayalım diye

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Allahu Ehad 14:47 29.01.20
el-Cevap: Hazret-i Mehdi (as)

Peki neden böyle düşünüyorum. Biliyorsunuz peygamber efendimizin (sav) hadisinde buyuruyor ki "Benim ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecektir." Hicri 1500'e çok zaman kalmadı ve bu dönemin ümmetin son parlak dönemi olacağı söyleniyor. Ondan sonra Müslümanlık yeryüzünden kaybolmaya başlayacak ve kıyamet gelecek. Eğer bu hadis zahiri manada doğruysa bu kadar kısa bir süre içinde Kudüs'ü fiili olarak ancak Hazret-i Mehdi (as) kurtarabilir. Bu yorumu tembelcilik olarak algılamayın ben tahminimi söyledim. Bu demek değildir ki sadece oturup Hazret-i Mehdi (as)'yi bekleyelim ama kader gerçeğini de unutmamalıyız. İstanbul'u çok kuşatan oldu ama Fatih Sultan Mehmed Han'a nasip oldu ilk fetih. İkincisi ve aslı da Hazret-i Mehdi (as)'ye nasip olacaktır.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Lil bin Ali 21:10 29.01.20
23 ordu istanbulu fethedemedi . fatih 24 cu orduyla istanbulu aldı .
mehdi as türkten ayrılmayacaktır .
kudüsü selahaddin eyyübü aldı zamanında . zorlu bir mücadele verdi selahaddin eyyübü . sonra aradan yüzyılllar gecti . selahaddin eyyübünün mezarına geldi bir komutan . bak yine aldık bu toprakları dedi .
kudusü de alacak olan mehdi as olacaktır .

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
H3roglif 21:31 29.01.20
Dostum İyi Güzel Diyorsun Da Ümeti Bir Yapmazlar Yaptırtmazlar ! FBİ CİA Abd İsrail diyer örgütler diyer ülkeler İzin Verdirtmez Bizi Muhalif Olarak Gördükleri İçin Zaten Ajan Dolu Her taraf 2 -3 kez birleşip büyüdüğümüzü Görseler Her Türlü Suçu Atarlar Önce Ajanlar Tespit Edilip Yok Edilmeli

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
1 2