Dualar & Dua Kardeşliği

Dua ve Sağlık - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Dualar & Dua Kardeşliği>Dua ve Sağlık
HavasHoca 10:42 05.12.14
Dua Eden Sağlığına KavuşuyorDUA EDEN SAĞLIĞINA KAVUŞUYOR1960’lı yıllarda sadece şarkılara tema olan “dua” 90'lı yılların ortalarından sonra ciddi anlamda araştırma konusu oldu. Bu tarihten sonra ABD'deki “DUA VE SAĞLIK” konulu araştırmaların sayısı neredeyse ikiye katlandı ve ortaya çarpıcı sonuçlar çıktı… MICHIGAN Üniversitesi'nin araştırmasına göre, dindar¬larda depresyon ve stres daha az görülürken, Chicago'daki RUSH Üniversitesi'nin araştırmasına göre, dü¬zenli olarak ibadet ve dua edenlerdeki erken ölüm oranının, dine bağlı olmayanlara göre yüzde 25 daha az olduğu tespit edildi. Dua eden kalp hastalarının, ameliyattan sonraki birkaç yıl içindeki ölüm oranları¬nın, etmeyenlere nazaran yüzde 30 daha az olduğu ortaya çıktı.Columbia Üniversitesi'nde yapılan araş¬tırmada ise, üreme sorunları yaşayan kişiler için dü¬zenli olarak dua okundu ve bir süre sonra bu kişiler¬deki döllenme başarı oranının yüzde 8'den yüzde 16'ya çıktığı gözlemlendi.San Francisco Hastanesi'nde 393 kalp hastası üzerinde yapılan bir başka araştırmada ise, 150 hasta İçin düzenli olarak dua edildi. Tanımadıkları kişilerin kendilerine dua ettiği bu hastaların, ilaç tedavisine daha çabuk cevap ver¬dikleri tespit edildi.“Dua ile terapi”nin yoğun olarak kullanıldığı Duke Üniversitesi'nden kardiyologlar da dua eden hastaların daha hızlı iyileştiğini kanıtladı. Üç yıl süren bu çalışmada 795 kalp hastasına dünya¬nın çeşitli yerlerinden, aralarında Amerika'da yaşayan Müslümanların, Nepallı Budist Rahiplerin ve Manchester’lı Hıristiyanların oluşturduğu 26 ayrı grup, dua etti…1998'de yayınladığı bir araştırmayla Dr. Elizabeth Targ, Afrika'daki bazı AİDS hastalarının toplu yapılan dualarla iyileşme gösterdiklerini kaydetti. Bazı araştırmalarda hasta ve dua edenin karşılıklı olarak birbirlerinden haberdar olmasa bile, “dua”nın yine şifa verici etkisini göstermesi, bilim adamları tarafından meselenin en etkileyici kısmı olarak nitelendiriliyor. Öte yandan inancın fiziki etkilerine yönelik bilim dünyasında sonuçları merakla beklenen son araştır¬ma ise İngiltere'de yapılıyor.İngiliz bilim adamları, teologlar ve beyin uzmanlarından oluşan bir grup iki yıl sürecek bir çalışma sonucunda “Neden bazı insan¬ların inançları güçlü, bazılarının değil? İnancın acı üzerindeki etkisi nedir?” sorularının cevabını araştırı¬yor. İngiltere'de yeni oluşturulan “Zihin Bilim Merkezi”ne bağlı bilim adamları, bu sayede inancı, inancın gücünü ve sarsılma noktalarını anlamaya çalışacak…

Dua ve Dua İle Tedavi

Dua, ibadetin özü ve iliği olmakla birlikte, aynı zamanda ruhsal rahatsızlıklarda çok etkili ve hiç yan tesiri olmayan bir tedavi şeklidir. Ancak her dua, herkese mutlaka bir ibadet sevabı kazandırırsa da kişiye özel durumlarda yani ruhsal rahatsızlıklarda her dua herkese iyi gelmez. Bunun için kötü niyetli kimselerin yaptıklarını bozmak ve özellikle büyüye maruz kalmış kimseleri veya cinlerin üzerinde etkisi olanları bundan kurtarmak için farklı bir şekilde dua etmek gerekir. Bunun için seçilmiş ayetler ve dualarla bu duaların okunacağı miktarları belirleyen rakamlar devreye girmektedir. Her rakam bir telefon numarası gibidir ve her rakamın özel bir anlamı vardır. Buna daha sonra değineceğiz. Bizler genellikle, ibadetlere bağlı olarak dua ederiz. Beş vakit namazların arkasında, Cuma ve Bayram namazlarından sonra, iftarda veya benzeri yer ve zamanlarda... Bunlara ek olarak bir de sıkıntılı anlarımızda ve deyim yerindeyse Allah’a bir işimiz düştüğü zaman dua ederiz. Namazlardan sonra yapılan dualar kabule en yakın dualar olduğu için bu şekilde dua etmekten başka ayrıca dua etmeyi adet haline getirenlerimiz çok azdır. Oysa geçmiş büyük insanların, özellikle yaptığı günlük, haftalık ve hatta aylık duaları vardır ve her gece yaptıkları dualar vardır. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v), duayı dilinden hiç eksik etmezdi ve nerede, hangi şartta, ne vakit olursa olsun sürekli dua eder, dilini dua ve zikirle ıslak tutar, bunu da hep tavsiye ederdi.Hz. Peygamber (s.a.v), dua etmek için boş vakit ve fırsat aramaz, biriyle konuşmadığı zaman Rabbiyle konuşur, her anını dua ile doldururdu. Yolda, sokakta, namazda, namazın içindeki her yerde, namaza başlarken ve bitirirken, mescide girerken ve çıkarken, evine girerken ve çıkarken… Her yerde ve her zaman dua ederdi... Özellikle sadece dua etmek için secdeye kapanıp dakikalarca öyle kaldığı, hatta ashabın bir daha kalmayacak sandığı ve günün her saatinde dua ettiği sağlam kaynaklarda nakledilmektedir. Yine bir kısmımız sadece başı sıkıştığı zaman, o da birkaç cümleyi geçmeyen dualar ederiz. Bu tür kimseler çoğunluktadır. Ancak duada esas olan ısrar ve tekrarlayarak çokça dua etmektir. Bu konuda geniş açıklamayı ileri konularımızdaki yerine ve diğer dua kitaplarına havale ederek, şimdi kısaca duanın önemine işaret etmek istiyoruz.Her zaman ve her yerde dua etmek mümkündür. Belli birkaç yerin dışında insan her zaman dua edebilir. Duaların kabul edilmesine en uygun zamanlar olan mübarek vakitler, aylar, günler ve geceler, kaçırılmaması gereken fırsatlardır ki, Allah (c.c), bunları bize birer fırsat olarak vermiştir. Mesela:“Kandil geceleri” olarak bildiğimiz Regaip, Beraat, Mevlit ve Miraç geceleri ile Ramazan ayının her gecesi ve özellikle Kadir Gecesi, insanların temizlenmesi için birer fırsattır. Yıl içerisinde Cuma gecelerini ve günlerini, icabet saatini ve diğer fırsatları değerlendiremeyenler için bu geceler, birer ekstra fırsattır. Özellikle Ramazan ayı ve Kadir gecesi çok özel gecelerdir ki, bu gecelerde yapılan dualar, genellikle geri çevrilmez dualardır ve Allah (c.c), riya karıştırılmadığı ve usulüne uygun yapıldığı müddetçe bu gecelerde yapılan duaları geri çevirmez ve herkese mutlaka istediği de verilir. Bu nedenle bir hadiste şöyle buyrulmaktadır:“Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salât okumayan kimsenin de burnu sürtülsün!”(1)Mutlaka dua etmek ve yana yakıla Allah’a yalvarmak gerekiyor. Hatta bunun için sabah vakitleri ile karanlık geceler tercih edilmeli, herkesin birileriyle beraber olup uyuduğu zaman, O’nu seven ve sevgisini isteyenler, gecelerin koynunda Onunla beraber olmayı tercih etmelidir. O zaman görülecektir ki, çok şey değişecektir. Böylesine kolay ve insandan en azı istenen dua ve ibadetler yapılmazsa yüce Allah’ın ikaz ve ihtarlarına, azar ve itaplarına maruz kalmak vardır. Nitekim bir ayette, iman edip iyi işler yapanlara yüce Allah’ın, mükâfatlarını tam olarak vereceği ve onlara lütfundan daha fazlasını da ihsan edeceği bildirilirken; kulluktan yüz çevirip kibirlenenlere de azap edeceği bildirilmektedir. Bunlar için ayrıca kendilerini Allah’ın azabından yine Allah’tan başka kurtaracak kimsenin bulunmayacağı da sert bir dille anlatılmaktadır.(Nisa, 4: 173). Allah’a inanıp ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler için ise, sertlik sınırı da aşılarak tehdit şeklinde şöyle denilmektedir:“Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar, bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Fakat azgınlık yolunu görseler, hemen ona saparlar. Bu durum, onların ayetlerimizi yalanlamalarından ve onlardan gafil olmalarından ileri gelmektedir.”(A’raf, 7: 146)Bu ikaz ve ihtarlar insana yeterli gelmiyor ve hâlâ ibadet yapmak için içinde kuvvetli bir aşk ve heyecan duymuyorsa, belki de, haksız yere böbürlenip kibirlendiği ve Allah’a kulluk etmeye ve ibadette bulunmaya tenezzül etmediği için “ayetlerden uzaklaştırılmış” olabilir. Böylece gerçeği görmesi engellenmiş, basireti bağlanmış olabilir. Bu durum ise bir kul için olabilecek en kötü durumdur. Bunun için yapılacak şey, tevazu ile yüzünü yere koyup Allah’a secde etmek, buna engel olmaya kalkan nefsini ve şeytanını zincire vurmaktır. Bundan sonra ise, şükreder ve haddini bilip Allah’a ibadete devam ederse, bu bir tövbe sayılacağından Allah onun bundan sonraki yaptıklarını zayi etmeyecek, belki de geçmişini telafi etmek için yeni fırsatlar tanıyacak, günahlarını sevaplara dönüştürmenin yollarını açacaktır. Nitekim birtakım büyük günahlar işlediği halde tevbe etmeyenlere azap edeceğini bildirdiği bir seri ayetin devamında tövbekâr olanlar için de şöyle buyurmaktadır:“Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.”(Furkan, 25: 70)Evet, ibadet etmek… Ağaçlar, taşlar ve hayvanlarla bunların gölgeleri bile ibadet ederken, kendisine akıl, irade ve düşünce verilen insanın, düşünüp Allah’a kulluk etmemesi gerçekten oldukça üzücü ve düşündürücüdür:“Allah'ın yarattığı herhangi bir şeyi görmediler mi? Onun gölgeleri, küçülerek ve Allah'a secde ederek sağa sola döner.”(Nahl, 16: 48)Ağaçlar, taşlar ve gölgeleri bile kendilerini yaratıp yaşatan yüce kulluk ediyorlar. İbadetsiz ve duasız insanın, taşlardan ve ağaçlardan ne farkı var demeyeceğiz artık… Onlardan daha aşağı bir durumda olduğunu bu ayet ortaya koymuş oluyor. Bunun yanında duasız bir hayatın, kul için bir felaket olduğunu ve duasızlığın kulun bedbahtlığının açık göstergesi olduğunu söylemek de bir abartı sayılmaz. Nitekim bir hadiste, Hz. Peygamber (s.a.v), ibadetin bir çeşidini ve ruhunu teşkil eden duanın önemine işaretle, bir defasında “dua, ibadettir” derken, bir başka defasında da “dua ibadetin kendisidir” buyurmuş ve sonra şu ayeti okumuştur:“Rabbiniz; ‘Bana dua edin ki size icabet edeyim. Bana ibadet etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler var ya, alçalmış ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir’ buyurmuştur.”(2)Bütün bunlar, dua ve ibadetin önemini anlatmakla birlikte, İslâm Dininin kolaylığını ve onun yaşanmaz bir şey olmadığının da göstergesidir. Buhârî ve Nesâî’nin rivayet ettikleri bir hadiste ise, dinin zor olduğunu düşünenler için bunu daha açıkça ifade eden Peygamberimiz (s.a.v);“Bu din kolaylıktır. Kimse (aşırı gayretle) dini geçmeye çalışmasın, (başa çıkamaz, yine de yapamadığı eksiklikleri kalır ve) galibiyet dinde kalır”(3) buyurmuştur.Bu yüzden insan, gücünün yettiği kadar ibadet ve dua ile Allah’a yakın olmaya, Ona kendini sevdirmeye çalışmalıdır. Onun rızası ile her şey hallolur. Onun rızasını kazanan, dünya ve ahiret huzuruna ve mutluluğuna kavuşur. Bediüzzaman’ın dediği gibi:“Onu bulan her şeyi bulur, Onu kaybeden de bulsa bulsa ancak başına bela bulur…”Evet, Allah’a inanıp ibadet etmeyen, yani inancını kaybeden ancak başına bela bulur..

Esma-i İlahiyi Zikretmenin Hayatımıza Etkisi

Burada sizinle paylaşmak istediğimiz bir haber var… Evet, bir gazete haberi. Artık iş bu kadar gelişti ve gazetecilik boyut kazandı hatta boyut değiştirdi. Artık gazeteler böyle haberler de yapabiliyor. Bu tür haberleri yapan gazetelerimizi tebrik ediyoruz.
Yıllardır “bir kısım” medya ve gazetelerin yaptığı ters ve anormal haberlere karşılık olarak bir de doğrularını yapanları görünce, haliyle gazeteciliğin artık boyut değiştirdiğini düşünüyoruz. Bu yazı ZAMAN gazetesinde yapılan benzer birçok haberden biri ve bir röportajdan alınmıştır:
Günlük hayatınızı aydınlatacak sırlar, işte bu esmaların içinde gizlidir.
Çünkü Allah'ın 99 ismini zikretmek insanın gündelik hayatını değiştiriyor.
Mesela sabırsız biri 'Ya Sabır' çekerek sabırlı olmayı başarabilir. Peki, hangi ismi, günde kaç kez ve hangi halimiz için zikretmemiz gerekiyor?
İşte cevapları:
Merhametsizlere: “er-Rahman”, “er Rahim”
Aşırı sinirlilere: “el-Halim”
Sevgi ve muhabbeti az olanlara: “el-Vedûd”
Nereye gideceğini bilemeyenlere: “er-Reşîd”
Sıkıntı içinde olanlara: “el-Vekil”
Esmâü’l-Hüsna yani Allah'ın isim ve sıfatlarını günlük hayatta zikretmenin insana pratik yararları var. Bu konuda ilahiyatçılar da doktorlar da hemfikir. Esmâü’l Hüsna üzerinde araştırma yapan isimlerden Dr. Ender Saraç sinirli birinin “el-Halim” esmasını çekerek daha halim selim biri olabileceğine inanıyor. Tıpkı sabırsız birinin “Ya Sabır” çekerek sabırlı olmayı becerebilmesi, merhametsiz birinin “er-Rahman, er-Rahim” çekerek merhamet sahibi olmayı başardığı gibi.
Zaman Gazetesi Kürsü Sayfası Editörü Süleyman Sargın, Esmâü’l-Hüsna bilgisinin Allah-âlem ilişkisine ışık tutması ve sonuçta Allah'ı tanıma açısından büyük önem taşıdığına vurgu yapıyor. Zira Kur'an'da da geçen bütün bu isim ve sıfatlar Allah'ı tanıtmaktadır.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülaziz Hatip'e göre Allah'ı, isim ve sıfatlarıyla tanımak, O'nu her an yanında hissetmek, insan için büyük bir emniyet ve saadet vesilesi. Kişi inandığı Allah'ın isimlerini ve manalarını bilmekle vasıtasız olarak Onunla bir nevi dostluk ve diyalog kurma imkânı bulmuş olur.
Bu güzel isimlerin bir kısmı Cenab-ı Hakk'ın varlığını ispat eder. Allah'ın Hayy, Baki, Kayyum gibi sıfatları onun varlığını inkâr edenleri reddeder. Bazı sıfatları ise birliğini ispat eder. Vahid, Ehad, Samed, Ganiyy gibi. Güzel isimlerinin bir kısmı bütün varlıkların vücut bulmasında tek sebebin Cenab-ı Hak olduğunu ispat eder. Halik, Bari, Musavvir, Kavi gibi. İsimlerin bir kısmı da bütün âlemi tedbir ve idare edenin sadece Allah olduğunu gösterir. Bir kısmı da onun bütün noksan sıfatlardan uzak olduğunu, hiçbir varlığa benzemediğini ve kimseye muhtaç olmadığını ispat eder. Kuddûs, Muhît, Mecîd gibi...
Allah'ın her biri sonsuz sırlar taşıyan isimleri, aynı zamanda kullarının ona yöneldiği birer kapı mahiyetinde. Farklı ihtiyaçlar içindeki insanlar, o derdinin devası olan ilâhî ismi zikrederek Allah'a halini arz eder. Mesela hasta olan bir insan, “Rahîm ve Raûf” veya “Şâfî ve Muâfî” isimleriyle; ihtiyaç sahibi fakir bir insan “Rezzâk, Fettâh, Kerîm ve Vehhâb” isimleriyle; ilme ihtiyaç duyan bir insan “Allâmu'l-Guyûb” ismiyle; hidayete mazhar olmak isteyen bir insan “Hâdî ve Nûr” isimleriyle; sabırlı olmak isteyen bir insan da “Sabûr” ismiyle duada bulunur.
Her İnsanda Bir İsmin Tecellisi mi var?
Fahrettin Razi'nin açıklamasına göre Allah'ın isimlerinden her birisi belli bir manaya delalet eder. Hangi ruha o mana galip gelirse o ruhun o isimle daha sıkı münasebeti bulunur. Üstelik o ismi zikretmeye devam ederse süratle o isimden istifade eder. Ancak burada insanın aklına hemen “Hangi Esma'yı günde kaç kez zikretmeliyim?” sorusu geliyor. Uzmanlar, “İnsanlar hangi ismine ihtiyaç duyuyorlarsa bu ihtiyacı ölçüsünde Allah'ı anmalı” cevabını veriyor. Ama bizim aşağıda vereceğimiz rakamlar genelde ilgili ismin ebced hesabı yapılarak elde edilen rakamlar.

وَلِلّٰهِ الْاَسْمَاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَا وَذَرُوا الَّذٖينَ يُلْحِدُونَ فٖى اَسْمَائِهٖسَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
“En güzel isimler Allah'ındır, o halde bu isimlerle O'na dua edin. O'nun isimleri konusunda haktan sapanları terk edin. Onlar işlediklerinin cezasını çekeceklerdir.” (A’raf, 7: 180)

اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ لَهُ الْاَسْمَاءُ الْحُسْنٰى
“Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O'nundur.” (Taha, 20: 8)

İnsanoğlu Bu İsimlere Muhtaçtır
İnsan Esmâ-i İlahiye ile devamlı bir münasebet içindedir. Onun Esmâ-i İlahiye'ye dayanarak, kendisinde hâkim olan ismi vird edinip her gün çekmesi, o insanın dualarının kabulüne ve manevi terakki adına ilerlemesine vesile olabilir. İnsan, Allah'ın sıfatlarını bildiren isimlere muhtaçtır. Kişi, çeşitli durumlarda vaziyetine en münasip olan bir ismiyle Rabbine niyazda bulunmak ister. Bu isimlerin olmaması halinde insanın Onunla irtibatı eksik kalır.

Esmâü’l-Hüsna İle Tedavi
Dr. İbrahim Kerim: “Esmâü’l-Hüsna'nın tüm hastalıklara şifa olduğunu keşfettim. Gözümle gördüğüm, şahit olduğum bir olayı anlatayım: Bir arkadaşımın gözleri iltihaplanmış, kıpkırmızı kesilmişti. İki elini gözlerinin üstüne koyarak 'YA NUR, YA HABİR, YA VEHHAB' esma-i şeriflerini okumaya devam etti ve bir süre sonra Allah'ın lütfuyla gözleri eski haline geldi” diyor.

Tedavi Şekli Şöyledir:
Esmâü’l-Hüsna okuma ile tedavi, ağrıyan yere elini koyarak, uygun esmayı okumaya devam etmek suretiyle yapılır.
Hastalıklara karşı tedavi olmak, doktora gitmek, tahlil yaptırmak, hastalığı teşhis ettirmek ve maddi planda yani tıbbi bilgiler ve verilere göre gerekeni yapmak da dinin bir emridir. Ancak bundan fayda görmediysek veya ek bir tedavi olarak manevi yollarla tedavi olmak istersek, buna da bir mani yoktur. İşte Esmalarla tedavi de bu işin bir parçasıdır ve bazı esmalar bu konuya yardımcı olacaktır.
KAYNAK:arif aslan

Hangi İsim, Hangi Derde Deva?

Bu hususta epey bir yol alıp mesafe kat etmiş olan Dr. İbrahim Kerim bazı hastalıklar için aşağıdaki tespit ettiği Esmaları tavsiye ediyor:

Kemik Hastalığı İçin: el-Kaviyy
Diz Hastalığı ve Ağrıları İçin: er-Rauf
Kalp Hastalığı İçin: en-Nur
Kalp Damarlarının Tıkanması: el-Vehhâb
Sinir Hastalığı: el-Muğnî
Baş Ağrısı: el-Ğaniyy
Guatr: el-Cabbar
Göz Hastalığı: en-Nûr, el-Habîr, el-Vehhâb
Göz Damarları Rahatsızlığı: er-Rauf
Mide Hastalığı: er-Rezzak
Böbrek Hastalığı: el-Hayy
Bağırsak Hastalığı: es-Sabur
Pankreas: el-Bâri
Romatizma: el-Müheymin
Göz Sinirleri: ez-Zahir
Tansiyon: el-Hafız
Kulak Hastalığı: es-Semi’
Yağ Bezeleri, Çıban: en-Nâfi
Akciğer Hastalığı: el-Cabbar
Omurga Hastalığı: el-Bedi
Saç Dökülmesi: el-Kaviyy
Kas Hastalığı: er-Rezzak
Damar Hastalığı: Celle Celâlüh
Kanser için: el-Latif, el-Ğaniyy, er-Rahim
Sinüzit için: er-Râfi’
Rahim Hastalığı: el-Hâlık
Karaciğer Rahatsızlığı: er-Reşîd
Bacak Hastalığı: el-Müteâlî

Sırrı Çözülmüş Esmalar
Çeşitli durumlara göre aşağıda tecrübe edilmiş esmalar vardır. Siz de istek ve ihtiyaçlarınızın giderilmesi için bu zikir tekniklerine müracaat edebilirsiniz. Bunların Ebcedi değerleri kitabın en son kısmında “ESMAÜ’L-HÜSNA TABLOSU” başlığı altında var, lütfen oradan bakınız…

Sağlıklı bir ömür için el- Vâsi
İyi bir idareci olmak için el-Vâli
Yeni bir iş kurmak için el-Hakîm
Küsleri barıştırmak için el-Câmi
Bolluk ve bereket için el-Hamîd
Bedenen güçlü olmak için el-Kaviyy
Sevmek ve sevilmek için el-Vedûd
Daima yükselmek için el-Mukaddim
Birinin elinizden tutması için el-Veliyy
Her meselenin çözümü için ez-Zâhir
Birilerine iyilik yapmak için el-Lâtif
İlim ve irfanınızın artması için el-Alîm
Cesur ve atılgan olmak için el-Kahhar
Alacaklarınızı tahsil etmek için el-Bâis
Hafızanızın kuvvetlenmesi için el-Habîr
İzzet ve şerefinizin artması için el-Mecîd
Ağır hastalıklardan korunmak içi el-Mü’min
İkna kabiliyetinizin yükselmesi için el-Azîm
Kaybettiğiniz bir şeyi bulmak için el-Vâcid
Üzüntü ve sıkıntıdan kurtulmak için el-Hâlık
Yaşamda neşeli ve enerjik olmak için el-Hayy
İşlerinizde daha başarılı olmak için el-Muhyî
Kötü alışkanlıklardan kurtulma için er- Reşîd
Kötü birinin uzaklaştırılması için el-Muahhir
Zekanızın daha kuvvetli olması için el- Muhsî
Herhangi bir hedefe ulaşmak için el-Musavvir
Eşinizle aranızın daha iyi olması için el-Muksit
Hatırı sayılır insanların sizi sevmesi için el-Vâli
Şansınızın ve talihinizin açılması için eş-Şekûr
Elinizdeki fırsatları değerlendirmek için el-Muiyd
Elinizdeki bir şeyi muhafaza etmek için er-Rakîb
İhtiyacınız olan bir şeyi elde etmek için el-Mukît
İnsanlardan hürmet ve saygı görmek için el-Kebîr
Sizde eksik olan bir şeyi tamamlamak için el-Mukît
Arzu ve isteklerinizin kabul olunması için el-Mucîb
İşinizde yükselmek ve kariyer yapmak için er-Rafi
Çocuklarınızın size daha itaatkar olması için el- Hadi
Maddi ve manevi anlamda güçlü olmak için el- Metin
Sizde eksik olan bir şeyin tamamlanması için el- Cebbar
Şefkatli ve merhametli olmak için ER-Rahim, er-Rahman
Aranız açık bir arkadaşınızla barışmak için Celle Celâlüh
İnsanlar arasında başı dik ve alnı açık gezmek için el-Hasîb
Size zarar verecek kişilerin sizden uzaklaşması için ed-Dârr
Başkalarını duygu ve düşüncelerini anlamak için el-Müheymin
Birinin gücü ve varlığı karşısında zayıf kalmamak için el-Müzill
Başladığınız bir işi başarıyla sonuna kadar götürmek için el-Vekil
Zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak organize olmak için el-Kayyûm
Herhangi bir konuda haklı olduğunuzu ispatlamak için el- Hakem
Birine yaptırmak istediğiniz işinizin kolaylıkla olması için el-Rezzak
Maddi ve manevi anlamda sıkıntıya düşmemek için el-Muğnî, en-Nâfi
Olmadık yerden başınıza felaketlerin gelmemesi için el Mani Eil Selam
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
İnşirah 14:49 16.03.17
Faydalı bilgiler, Allah razı olsun..
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
RvP 09:54 21.04.17
Allah razı olsun bu güzel paylaşım için.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Havasokulu 17:29 06.09.17
Sayın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], Allah razı olsun.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:dua, salik
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146