Dualar & Dua Kardeşliği

Arınma Duası - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Dualar & Dua Kardeşliği>Arınma Duası
HeartLess 22:40 14.07.18
Adamın biri, vakti zamanında, Allah’la dost olduğu halde, dünyanın her tür gailesinden uzak, yalnız ibadetiyle meşgul dünya cennetini yaşıyormuş. Yaşadığı yer cennetten bir bahçeymiş. Rızkı ayağına geliyor, o rabbinden, Rabbi ondan razı ömrer hayat ediyormuş.

Bir gün yanına nefes nefese bir yılan gelmiş,

—Allah rızası için beni sakla, ey Allah sevgilisi, demiş… Lütfen.

—Ne oldu, neden, kimden saklanman gerekiyor, şu koca dünyada. Senin gibi yaratıklara da dar geldiyse bu dünya kimlere kalmış genişliği…

—Şu ilerilerde bir yerde, beşiğinde uyuyan bir sabiyi sokup öldürdüm. Tarlada çalışan anne babası yaptığım işi kaçmama zaman bırakmadan fark ettiler. Gazaba gelip peşime düştüler. İzimi takip edip, peşimden geliyorlar. Lütfen, Allah için, kurtar şunların elinden canımı. Ölmek istemiyorum.

Her işini Allah rızasına odaklamış olan derviş, Allah adı anıldı diye;

—Ehh. Her taraf çayır çimen. Ben seni nereye gizleyebilirim ki, demiş.

—Bir yolu olmalı. Çabuk ol lütfen, yetişmek üzeredirler.

Adamcağızı telaşlandırmış, doğru düşünemez hale getirmiş. Adam o telaşıyla;

—Gel cebime gir, demiş.

—Olmaz cebine bakarlar.

—Koynuma gir öyleyse.

—Koynuna da bakabilirler, deyince, adam ee. Ne yapabilirim ki, demiş.

—Ağzını aç, içine gireyim. Oraya bakamazlar, demiş yılan. Telaşından, Allah için yardım derdine düşüp şaşkın hale gelmiş derviş, sırf Allah rızası için denildi diye ağzını açmış, yılanı bir güzel içine almış.

Az sonra nefes nefese, öldürülen çocuğun babası, dervişin yanına gelmiş. Selam verip sormuş,

—Allah’ın cezası bir yılan, beşikteki biricik çocuğumuzu zehirleyerek öldürdü. Kaçış izi buraya kadar belliydi ancak yeşilliğe girince kayboldu. Acaba siz gördünüz mü? Ne tarafa gitmiş olabilir.

—Bakın bakalım. Buralarda ise görürsünüz. Demiş derviş.

Zavallı adam aranmış, taranmış, eli boş, bağrı yanık, gerisin deriye, ağlayıp inlemekte olan eşinin yanına dönmek zorunda kalmış. Kısas yapabilse, bila meccanen, haksız yere sabi sübyan evladını öldüren düşmanını öldürebilse, nispeten acısı hafifleyecekmiş. Ama ne olmuşsa olmuş kader buna, şimdilik izin vermemiş.’’Hasbiyallah ve niğmel vekil niğmel Mevla ve niğmel nasiyr,’’ demiş… Üzüntüden ve yorgunluktan bitkin, dönüp gitmiş.’’La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim’’ demek suretiyle öfkesini teskin etmeye çalışarak, uzaklaşmış. İşi Allah’a havale etmiş.

İçinde yerleşmek üzere hareket halindeki yılan, dervişin bütün huzurunu kaçırmış. Çocuğun babası işi Hakk’a havale etse de etmese de, derviş hatasının karşılığını mutlaka görecek, tabii. İçine düştüğü halden, nispeten aklı başına gelen derviş, telaşla;

—Düşmanın gitti, çabuk içimden çık, fena halde rahatsız oldum, demiş. Yılan;

—Haah, demiş. Ben buradan çıkıcı değilim. Burası benim için, rahat bir yer. Dilediğim kadar kalacağım.

—Ama ben, ben sana tahammül edemem. İyilik ettim. Seni düşmanından kurtardım. Karşılığı bu mu olmalı. Çabuk çık, lütfen.

—Ben kimim, ne dedim de sen bana iyilik ettin ki. Ben bir yılanım. Sabiyi suçsuz yere öldürdüm, dedim. Sen aptalca beni içine aldın. Benim işim bu. Şimdi de yıllarca sana eziyet edeceğim, sonra seni de zehirleyip öldürecek, içinden çıkıp, bir başkasını öldürmek üzere zehir biriktireceğim, çaba sarf edeceğim, demiş.

Meseleyi iyiden iyiye anlamaya başlayan derviş, elini semaya kaldırmış;

— Yarabbi, senin rızan için ben nefsime zulmettim, deyip;

’’Ya latıfün ya latıf. Bi lutfikel hafiyyü, bil kudretilleti, isteveytü biha alel arş ‘’duasını tespih edinip, okumaya başlamış. Aradan kırkbir gün geçmiş, Cebrail gelip. Dervişe selam vermiş;

—Aç ağzını, demiş. Adam kırkbir gündür içinde yılanla yaşamaktan bitkin, ağzını açmış. Cebrail sokmuş elini adamın içine, yılanı girdiği yerden çıkarıp bir kenara atmış.

Sonra dervişin sağ kulağına eğilip,

—Allah’ın selamı var. Bir daha ehil olmayana iyilik yapmayacakmışsın, demiş.

İyiliğe ehil olmayanlar kimler. Olanlar kimler. Her isteyene her şey verilir mi. Seni seviyorum diyen herkes bizi gerçekten seviyor mu? Beni, kendini düşündüğü kadar düşünmeyene, ben nasıl inanacağım. Bu âlemde kim dost, kim düşman nasıl anlayacağım. Prensiplerim olmadan kendimi ve dostlarımı nasıl sınırlayacağım.

Sınırsız özgürlük diye bir şey var mı? Kendimiz için istediğimiz özgürlüklere karşımızdakilerin de, bizim kadar hakkı olduğunu ne kadar idrak ederek yaşarız. Nefsimize uyup keyfimizi yaşarken, kaç kişinin hayatını zehir ederiz, hiç düşünür müyüz?

En çok üzerimizde hakkı olanlar kimler. Hak sıralamasında ne kadar bilinçli ve adil davranıyoruz. Çektiklerimiz, yaptıklarımızın karşılığı ise, içimize aldığımız yılanlara dikkat etmemiz gerekmez mi. Yılanın küçüğü büyüğü vardır, değil mi. Öyleyse haramın da küçüğü büyüğü vardır. Birçok solucanla birlikte yaşayabiliriz de, yılanla birlikte yaşamak, cehennemdir, değil mi?

O halde, Her büyük günah işleyenin, hemen yukarıdaki duayı okumaya başlamaktan başka çaresi yoktur. Her gün her namazda yeterince okumak suretiyle kırkbir gün aralıksız okuyanlara, o dervişe ulaşan yardım ulaşacak, huzur yeniden tezahür edecektir.

Buradan varmak istediğim, sana öğütler verirken aczimi itiraf etmek istememdir. Gerçi insanın doğruları, bilim, din, yasalar ve örfe dayanıyorsa nispeten haklı ve gerçekçidir de. İlim de değişebiliyor, yasalar da, örfte. Hatta din hükümlerinde bile yorum farklılıkları oluşarak insanı dünkü anlayışıyla bugünkü anlayışı arasında açmaza düşürebiliyor. Bu anlatmak istediğimi daha akılda kalır şekle getiren bir hikâye anlatmıştı, rahmetli hocam. Çok dikkatli dinleyip, aklıma kazıdığım bu darbımeselin yıllar sonra hayatımı kurtardığını, önerilen duayı kırkbir gün okuyarak otuz yıllık cehennemimden çıktığımı yaşayarak gördüm. Çevremdeki her zorda kalana tavsiye ettiğim bu duanın yaptığı güzelliği anlatsan kitap olurdu. Bak hikâye nasıl başlayıp nasıl bitiyor ve neyi tavsiye ediyor buna odaklanın!..

Şimdi sana nasıl yapacağımızı anlatayım:

Niyet;

Öncelikle niyet edilir… Niyetsiz dua hedefsiz atılan ok gibidir. Tavsiye edilen niyet şöyledir.

“Ya Rabbim, okuyacağım esmaların ve yapacağım efâllerin zatımda ve sıfatımda tecellisiyle, zatımı ve sıfatımı korumanı niyet ve talep ediyorum. Arş-ı âlâ’ndan, Mucip sıfatınla dua ve dileklerimi kabul buyur.

İstimdat ya Resulullah, istimdat ya Habibullah, istimdat ehl-i beyt-i Güzin, istimdat ashab-ı kiram ve’l istimdat cümle ruhaniyat…” dedikten sonra;

Dokuz kere istiğfar getirilir. Tavsiye edilen istiğfar ise şu şekildedir…

’’Subhanallahu ve bi hamdihi subhanalahul azıym, estağfirullah’’

Dokuz kere salâvat getirilir. Tavsiye edilen salavatı şerife şu tertip ile olanıdır..

’’Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed.’’

Ve bir kere euzü besmele çekildikten sonra dilediğin sayıda, zamanın el verdiğince ve kalp ile dil birliği sağlandığı süre;

“Ya latıfün ya latıyf. Bi lutfikel hafiyyü bil kudretilletiy isteveytü biha alel arş” esma tertibi okunur.

Tamamlamaya karar verildiğinde dokuz kere daha salâvat-ı şerife getirilir.

Zamanın yetersiz olduğunda zikir sayısı azaltılır, yeterli vaktin olduğunda artırılır, ancak her namazdan sonra en az dokuz kere zikredilmesi uygun olur. Yani zikirde kopukluk, ara vermek olmamalıdır. İbadetin ve zikirin az bile olsa devamlı olanı makbuldür.

Umulur ki geçmişe dair her tür olumsuz tecelli varsa tamamının ifnası bu zikirle gerçekleşir. Tecrübe edilen ve sık müracaat edilen bir zikirdir. İstiğfar ve salâvatlar dışında kalan bu bölüm yürürken dahi okunabilir… Namazlarda düzenli okunduysa,istendiğinde namaz aralarında da bu bölüm okunabilir.Bu zikiri samimi şekilde okuyup tecelli ettirenler,rüyalarında sağ önlerinden bir kitap yahut temiz sayfa aldıklarını görürler..’’Kitapları sağ önlerinden verilenler,kurtuluşa erenlerdir’’ayetinin muhatabı olurlar.
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Havasokulu 00:09 15.07.18
Sayın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], Allah-u Zülcelal razı olsun.
Cevapla
oltaci35 11:35 15.07.18
ALLAH razı olsun sayin HeartLess
Cevapla
Celil 13:23 15.07.18
Allah razı olsun adminim.
Cevapla
Tuana 11:44 16.07.18
İnsanın kendini arındırabilmesinin en önemli şartı sevmektir.
Sevgi; bir bedene girdiğinde ve o bedende yükselmeye başladığında beden arınmaya başlar. Koşulsuz olarak her şeye, herkese sevgiyle bakmaya başladığınız andan itibaren, tevazu ve hoşgörü de kendiliğinden size doğru gelmeye başlayacaktır.
Cevapla
Etiketler:arinma, duasi
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143