Esmaül Hüsna

El Aziz Esması ve Sırları - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Esmaül Hüsna>El Aziz Esması ve Sırları
El Kindi 15:47 15.03.19
EL-AZİZ: İzzet, azamet, şeref ve onur sahibi. Mağlup edilmesi mümkün olmayan, daima galip gelen. Kahreden, galebe çalan; sonsuz izzet sahibi olan. Aynı zamanda sevgili, dost, çok nurlu, nadir… Anlamlarına da gelir ki, Allah’tan daha güzel dost ve daha candan sevgili olamaz.
“Allah’ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sanma. Gerçekten Allah Azizdir, intikam sahibidir.” (İbrahim, 14:47) Allah’ın ‘Aziz’ sıfatı, O’nun hiçbir zaman, hiçbir güç ve kuvvet tarafından mağlup edilemeyeceğini, her zaman galip olanın kendisi olduğunu anlatır. Allah kâinatta mutlak güç ve kuvvet sahibidir ve O’ndan üstün hiçbir güç ve kuvvet yoktur. Zaten her şeyi kendisi yarattığı için buna imkân ve ihtimal de yoktur. Bu inançla ona sığınanlar da güç ve kuvvet kazanır. Tıpkı bir askerin askeri kılık kıyafetiyle ve yetkisiyle ordunun kuvvetine sahip olduğu gibi… Kâinattaki tüm düzeni, nizam ve intizamı, insanların sırrını kavramaya güç yetiremedikleri veya yeni yeni keşfedebildikleri her türlü kanun ve kuralı yaratan Allah’tır. Keza, kâinatın sırlarını çözsün, ekip diksin de hayatını verilen bir süreye kadar devam ettirsin, dünyayı imar etsin diye yarattığı ve imtihana tabi tuttuğu insanı ve diğer varlıkları da yaratan yine O’dur. Allah’ın kâinattaki sınırsız ve sonsuz gücü ve kudreti karşısında, insanın ve diğer mahlukatın da acizliği ise açıkça ortadadır. Çünkü yarattığı bütün varlıklar ancak O’nun izni ve emriyle hareket edebilmekte, hayatlarını onun izni ve iradesi ve bilgisi dâhilinde sürdürebilmekte ve belli bir süre içinde, belli bir düzene göre hareket edebilmektedirler. Bu acizlik hiç şüphesiz, ilk önce akıl ve irade sahibi, bu yüzdende yaptıklarından sorumlu tutulan insanlar ve cinler için de geçerlidir.
Özellikle bir insan ne kadar güçlü, zengin ve itibar sahibi olursa olsun, Allah karşısında yine de acizdir ve zayıftır. Ne malı, ne parası, ne de ona itibar eden insanların sayısı, onu Allah’ın hakkında takdir ettiği ölüme, ecele ve inkârcılığından dolayı yakalanacağı azabına karşı koruyamaz. Ancak Allah’a teslim olan, O’nun emirlerine uygun yaşayan, rızasını kazanmak uğraşanlar, onun sonsuz rahmet ve merhametiyle kurtulma şansına sahip olabilirler. İnsan, bir üstünlük ve güç sahibi olmak istiyorsa, yine ona imanı, teslimiyeti ve itaati sayesinde buna kavuşabilir. Zaten yüce Allah da kendisine iman ve itaat edenlere üstünlük vereceğini vaat buyurmaktadır:
“Allah: “Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir.”(Mücadele, 58:21)
“Bundan (Kuran’dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır.”(AI-i İmran, 3:4)
“Allah, gerçekten Kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O’ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hâkim olan O’ndan başka ilah yoktur.” (Al-i İmran, 3:18)
“Onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz ‘izzet ve gücün’ tümü Allah’ındır. O, işitendir, bilendir.” (Yunus, 10:65)
“Bu kitabın indirilişi, çok güçlü ve her şeyi bilen Allah tarafındandır. O, günah bağışlayıcı, tevbe kabul edici, azabı şiddetli, kerem sahibi Allah’tandır ki O’ndan başka ilâh yoktur. Hem dönüş O’nadır.” (Mümin, 40: 2-3) Bu ayetlerde bir de şifre de verilmiş oluyor: İman ve teslimiyetle ona bağlanmak ve günahlarımızı itiraf edip tevbe etmek… Bu aslında hemen her kapıyı açan bir anahtar bir formüldür. Allaha yaklaşmak ve dileğini yaptırmak için önce ona iman edip teslim olmak ve sonra da tevbe ile acizliğini dile getirip yalvarıp yakarmaktır. Çünkü Allah, inandığı halde tevbe etmeyenlerden, günahkâr olduğu halde bunun ezikliği ve bilinciyle hareket etmeyenlerden hoşlanmaz. Ona sığınanlardan, günahkâr bile olsa tevbe edenlerden hoşlanır ve sever. Seven de sevdiğinin her işinde yanında ve yardımcısı olur…
Hak Teala’nın bu güzel adı da azametlidir. Cenab-ı Hakkın bu adı, taşıdığı mana itibariyle çok yücedir. Çünkü içinde Allahın azametli harflerinden biri vardır. Bu adı anan, dilinden düşürmeyen kimseleri, Hak Teala kulları arasında aziz eder.
Bir kimse, büyüklerden birinden kendisine mutlaka lüzumlu bir şeyi istemek durumunda kalır ve bunu isterken küçülmek korkusu taşırsa, bu adı sık sık devamlı andığı takdirde Hak Teâlâ ona acıyıp bu isteğini ihsan eder ve onu başkalarına boyun eğmekten kurtarır. Bundan başka o kimse, artık başkalarından da yardım görür. Sözünü herkese geçirir ve toplumda da saygın bir kişilik sahibi olur. Gücü yettiği nispette (Aziz) adını anan bir kimse, dünyasında güçlü bir mevki kazanır. Cenabı Hak tarafından daimi bir emniyet altında bulundurulur. İçinde korku hissi kalmaz.
EL-AZÎZ, isminin zikri (94) adettir. Zikir saati Merih, günü Salı’dır. Salı günü Merih saati öğleden 2 saat önce ve akşamdan bir saat öncedir. Gece okumalarında ise tam gece yarısıdır.
1. Bu ismi belirtilen miktarda okuyup kendisine virt edinen kimse, büyükler katında kabul görür ve işleri rahatlıkla görülür.
2. Büyük ve nüfuzlu kimselere iş yaptırmak ve onları etkisi altına almak isteyenler, bu ismin virdine devam eder ve her gün beş vakit namazdan sonra (94) defa okumaya özen gösterirlerse, işlerinde başarılı olurlar.
3. Bu ismi, her gün büyük ebcede göre hesaplayıp 94×94 = 8836 kere okuyan kimseye, büyük ve faydalı bir manevi kuvvet verilir. Sözü sohbeti her yerde, her zaman üstün ve etkili olur.
4. Bu ismin zikrine devam eden kimseler, düşmanlarını yener, onlara karşı üstünlük elde ederler. Her gittikleri yerde saygı ile karşılanırlar.
5. Bu mübarek isim hangi niyetle okunur ve okunmada ısrar edilirse, neticede niyet ve maksadı yerine gelir, yani yüce Allah tarafından isteği yerine getirilir.
6. 40 gün sabah namazından sonra okumaya devam eden kimse borçtan kurtulup zengin olur; şeref ve onur kazanır.
7. Dilediğine galip gelmek için Müşteri saatinde de okunur.Kalbi her türlü şüphelerden arınır, temizlenir.Zillete düşenler, fakir düşenler, zulme uğrayanlar, kendilerine içten içe düşmanlık besleyenler ki kişi onları bilmese bile devamlı zikriyle meşgul olurlarsa Hak Teala onları düşmanlarından korur ve bu müşküller den kurtarır.
Not:Alıntı...

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Elifelif 17:38 15.03.19
Allah teala razı olsun ellerine emeğne sağlık .

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Lojen 23:31 17.03.19
fener 17:53 23.05.19
melodika 21:33 08.06.19