Esmaül Hüsna

EL-MUİZZ Esması ve Sırları - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Esmaül Hüsna>EL-MUİZZ Esması ve Sırları
El Kindi 11:35 19.04.19
EL-MUİZZ: Aziz kılan, izzet ve şeref veren, yücelten, bütün izzet doğrudan doğruya irâdesine bağlı olan; dilediğini dilediği şekilde aziz kılan,ağırlayan. İzzet ve zillet, birbirine zıd mânalardır. İzzet kelimesinde “şeref ve haysiyet”,Zillet kelimesinde ise “alçaklık” mânası vardır. Bunlar hep Allah Teâlâ’nın, mahlûkatı üzerindeki tasarrufları cümlesindendir.
“Deki: Ey mülkün sahibi Allah’ım! Dilediğine mülk verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın, ve dilediğini azîz edersin, dilediğini zelil edersin, hayır yalnız senin elindedir, muhakkak ki sen her şeye kadirsin.”(ÂI-i İmran, 3:26)
Bütün izzet ve şerefler Allah’a aittir. Nerede, ne kadar varsa yine onundur. Şeref ve onur veren de yalnız O’dur. O’nun yanında aranması, O’ndan istenmesi gerekir. O’ndan değil de başkalarından isteyenler ve başka şeylerde şeref ve onur arayanlar, aradıklarını bulamazlar ve kaybederler: “Öyle kişiler ki onlar, müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar ediniyorlar. Onların yanında onur ve yücelik mi arıyorlar? Onur ve yüceliğin tümü Allah’ındır.”(Nisa, 4:139)
“Ona “Allah’tan kork!” denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara, 2:206)
Evet, öyle insanlar vardır ki, Allah’ı tanımaz, bilmez, sadece Allah’ın olan ve ona ait olan özel hâzinesine varıp dayanır, mahremiyetine tecavüz eder. Ona özel bir şey olan şeref ve onur gibi kıymetli şeyleri başka yerlerde ve başka şeylerde arar. Oysa el açıp yalvardığı şeyler, kapısında beklediği kimseler, sadece kendisini küçültmeye, alçaltmaya yarar da şeref ve onur sahibi olmaya değil. Onur ve izzet, şeref ve gurur sadece Allah’a kul olmaktadır. Makamda mevkide, parada pulda değil, şan şöhret gibi geçici ve aldatıcı şeylerde de değildir. Allah’a kul olan şereflenir, onurlanır. Yüzünü yere koyup nefsinin gururunu kıran, onun esaretinden kurtulur ve hürriyete kavuşur; böylece de gerçek şeref onura kavuşmuş olur.
Yoksulluk, güçsüzlük gibi insanları alçaltıcı bir durumda olan bir kimse için, bu adı anmak bir kurtuluştur. Böyle durumdaki kimseler bu adi çokça anarlarsa, güçsüzlükleri güçlülüğe döner. Ayrıca insanlar arasında vakarlı, heybetli görünüşleri ile herkesin sevgi ve saygısını kazanırlar. Kalplerinden kendilerinden gizlenen ilham da yeniden geri gelir. Ve güçlenmelerine yardım eder,
EL-MUİZZ: Bu mübarek ismin zikri (117) ,adettir. Zikir saati Güneş, günü Pazardır. Pazar güneş saati ise sabah erken ve ikindi sonrasıdır; bu saatlerde okunabilir
1. Bu ismin gölgesine sığınıp gerektiği miktarda, gün ve saatinde okuyan kimse, ebedî mutluluğa kavuşur. Açık veya gizli, iç veya dış, bilinen veya bilinmeyen, görünen veya görünmeyen bütün işlerinde yüceliklere erişir. Bir daha geriye düşmez. Adı sonsuza kadar hayırla anılır.
2. Nakledildiğine göre, Hacı Bayram Velî’nin, (43) yıl bu ismin zikrine devam ettiği söylenmektedir. Ayrıca herhangi bir saat gözetmeden okuduğu da nakledilmektedir. Allah dostları, yıldızların seyrini beklemez, istedikleri zaman zikre devam ederler. Buhur, saat, miktar ancak avama göredir.
3.Halk içinde aziz olmak için Merih saatinde zikredilse maksadı hasıl olur. Zillete düşmüş itibarı varken itibarını yitirmiş, fakirlik ve miskinlik halinde olanlar zikrine devam ederlerse Hak Teala aziz eder.
4.Kendisinden bir şey saklansa arkadan dalavere çevirseler bu esmanın bereketiyle bu işleri yapanlar ve yaptıkları şeyler ortaya çıkar. Şems saatinde zikrine devam edenler dünya ve ahiret saadetini kazanır.
5.Cuma ve pazartesi geceleri akşam ve yatsı namazları arasında yüz elli defa “Yâ Muizz” ism-i şerifini okuyanın heybeti ve saygınlığı artar. Aynı zamanda bu ism-i şerife devam edenlerin kalbine Allah korkusu yerleşir. Korku ve saygısı sadece Allah’a karşı olur, başka şeylerden korkmaz. Allah Teala, bazılarını kanaat ve rıza ile aziz, ve bazılarını hırs ve tama ile zelil kılar, Muiz esmasını Ali İmran 26-27 ayetleriyle beraber hacetlerde kullanmak bir iksirdir.Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ huve, vel melâiketu ve ulûl ilmi kâimen bil kıst(kıstı), lâ ilâhe illâ huvel azîzul hakîm (hakîmu).ALİ İMRAN :18
Kulillâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ’(teşâu), ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ’(teşâu, bi yedikel hayr(hayru), inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun). ALİ İMRAN 26
Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy(hayyi), ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb(hısâbın). ALİ İMRAN 27

Not:Alıntı,derleme…

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Lil bin Ali 11:39 19.04.19
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abi bu esma alcalıp yükselten bir esma gibi . kaybettigin seyleri geri veriyor . ALLAH razı olsun paylasım icin

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Lil bin Ali 11:44 19.04.19
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abi anlamı cok derin bir esma sayende ögrendim tesekkürler

hacı bayram veli hz 43 sene bu zikre devam etti yazıyor
ben hacı bayram velinin hz mirac olayı yasadıgını duymustum

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
kimbilir 01:51 10.05.19