Esmaül Hüsna

EL-ADL Esması ve Sırları - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Esmaül Hüsna>EL-ADL Esması ve Sırları
El Kindi 14:54 07.05.19
EL-ADL: Adaletli, mutlak adalet sahibi, her şeyi yerli yerine koyan, aşırılığa meyletmeyen, kâinatı bütün varlıklarıyla birlikte ölçü altına alıp dengeleyen; canlı cansız her şeye en güzel ve en uygun vaziyeti veren; her varlığa lâyık olduğu ölçüde varlığını devam ettirme hakkı vermekle sonsuz adaletini gösteren; emrine itaat edenleri mükâfatlandırırken, haddini aşanları dizginleyen ve hak ettikleri cezayı veren; haşrin büyük mahkemesinde ise mutlak adaletini en geniş ve en mükemmel tarzda gösteren, tam adâletli. Adalet, zulmün zıddıdır. Zulüm kelimesinde; incitme, can yakma mânası vardır. Zulmetmiyerek herkese hakkını vermek ve her şeyi akıl ve mantığa, hikmet ve maslahata uygun olarak yapmak da adalet demektir. Allah Teâlâ Âdil’dir. Zâlimleri sevmez. Zâlimlerle düşüp kalkanları ve hattâ sadece uzaktan onlara imrenenleri ve sevenleri de sevmez.
Bu konudaki ayetlerden bazıları şunlardır: “Ey iman edenler, adil şahitler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.” (Maide, 5:8)
“Her insan-grubunu imamlarıyla çağıracağımız gün, artık kimin kitabı sağ eline verilirse, onlar kitaplarını okuyacaklar ve onlar, bir ’hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar’ bile haksızlığa uğratılmazlar.”(İsra, 17:71).
İmam, önder, rehber, başkan, reis, halife, padişah vs. gibi idareci ve sevk edici durumunda olan kimselere denir. Kıyamet gününde de işte insanlar kendilerini sevk ve idare eden bu başları, imamları ile birlikte hesap yerine getirilecekler. İşte orada inceden inceye hesaplaşılacak. Herkes şikayetini veya memnuniyetini ifade edecek. Kendilerine haksızlık yapılmış olanlar, haksızlık yapanlardan haklarını alacaklar. Bu da bu dünyada geçerli olan şeylerden değil de orada geçerli olanlardan yani sevap veya günah veya ona denk bir karşılık olarak ödenmek durumunda kalınacaktır. İnsanlar veya hayvanlar arasında hükmederken, onlara ait en ince ayrıntıları, niyetleri ve davranışları bilen yalnız Allah’tır. Evrende yaşaması veya ölmesi için hükmetmesi gereken hususlarda da öyle. Herkese ve her şeye adaleti şamil olan, hiçbir şeyi atlamayan, hiçbir ayrıntıyı unutmayan yine Allah’tır. “Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahitler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.”(Nisa, 4:135)
İşte, bu nedenle kulları arasında göze hoş görünmeyen durumlardan veya aklımıza yatmayan hususlardan dolayı, onun adaleti hakkında şüpheye düşmek yersizdir. Çünkü bizim bu, iç yüzünü bilmediğimiz ve anlamadığımız birtakım nedenlerden dolayı böyle olmuştur. Körlük, topallık, sağırlık, dilsizlik veya fakirlik zenginlik gibi.. Keza güzellik ve sağlık, hastalık gibi olaylar da öyle.. Zaten insanların, Allah’a bir dilekçe ile dünyaya gelme veya yaşam biçimi İsteme karşılığında da ona bir şey verme gibi bir durumları söz konusu olmadığı için, kimsenin Onu adaletsizlikle itham etmeye hakları yoktur. Varlığımız tamamen onun hibesidir. Sağlığımız, servetimiz de öyle.. O kime ne verdiyse bilerek vermiş, vermediyse de yine bilerek vermemiştir. Verdikleri için mi hayırlı, vermedikleri için mi hayırlı, onu bilemeyiz. Bu dünya gelip geçici olduğu için neticelerin tamamını görme şansımız yok. Dolayısıyla karar vermek de güç. Öbür dünyada ise bunlar ortaya çıkıp netleşecek. O zaman belki kendilerine dünya nimetleri verilenler pişman, verilmeyenler de mutlu olup, “iyi ki de verilmemiş” diyecekler.. Ama ne verilme, ne de verilmeme konusunda bir adaletsizlik söz konusu değildir. Çünkü mülkün gerçek sahibi O’dur; dilediğine dilediği kadar verir; dilemediğine de vermez. Kimse ona hesap soramaz.
Cenabı Hakk’ın bu yüce adı her zaman övülmeğe değer bir gizlilik belirten adıdır. Hakla adalet dağıtan bir hâkim vereceği kararlar sırasında, bu adı andığı takdirde kararları Hak ve adalete uygun düşer.
Hz. Davud Peygambere, Hak Teâla şöyle buyurmuştu; -“Ey Davut! Biz seni dünyaya vekilimiz olarak gönderdik, insanlar arasında hükmünü adalet ve gerçeğe dayanarak yürüt ve sakın kendi nefsinin havasanı izleme çünkü o zaman Allah’ın doğru yolundan sapmış olursun.” Güzel bir örnek verelim; Hz. Ömer (ra) bir mecliste bulunurken, altına bir minder verilip, Hz. Ömer; “-Adaletle hüküm verecek bir kimseye, bu davranışınız adaletsizliğin başlangıcıdır. Çünkü hüküm ve adalet verecek bir makamda bulunan birinin, başka biri hakkında vereceği hüküm ve kararında nefsinin etkisi olmamalıdır. Hiç bir kimseyi, diğer bir kimseden üstün tutmamalıdır. İnsanlar Hak ve adalet önünde eşit olmazlarsa o takdirde, o makamdan adalet değil, haksızlık ve zulüm doğmuş olur
EL-ADL ismin zikri (104) adet, zikir saati Güneş, günü Pazar.Sabah güneş doğarken ve ikindi sonrası.
1.Bu ismin zikrine usulüne göre devam eden kimse, iş ve davranışlarında adil olur, hiç kimseye zulmedemez, nefsini fitne ve fesattan kurtarır. Kötü huyları iyi huylara dönüşür; güzel ahlâk sahibi olur.
2.Cuma gecesi 20 lokma üzerine yazıp yerse, insanların, cinlerin ve bütün mahlukatın hürmet ve saygısını kazanır.
3.Hakimler bu ismi her gün (104) defa okuyarak zikrine devam ederlerse, Cenab-ı Hak, onları zulümden korur, isabetli kararlar ilham eder; davalı, davacı ve şahitler, doğrudan başka bir şey söyleyemez, hakkı gizleyemezler.
4.Başkalarında hakkı olup da alamayanlar, üç gün riyazetle oruç tutup geceleri (10816) defa, “Yâ Adl” diye zikredip, sonunda: “Ey adil-i mutlak olan Allah’ım! Bu simin hürmetine hakkımı falan kimseden alıvermeni istiyorum…” diye dua ederse, Allah o zalim ve zorba hak yiyici kimseyi, dua eden kimsenin hakkını vermeye mecbur eder; yine de vermezse başka türlü cezasını çektirir.
5.Haddi aşan haksızlık yapanlara karşı Zühre saatinde 140 kere meşgul olunur. Şems saatinde meşgul olsa talihinde kapalılıktan emin olur. Ve talihi güzel olur.Kötü ahlaktan kurtulup ahlakı hamide sahibi olur.
6.Tansiyon dengesizliklerinde kolesterolde şeker hastalıklarında bu isim faydalıdır dengeler.
7.Bu esmaya devam eden zulme uğramayacağı gibi zulümde etmez adalet sahibi olur. Bu esma bilindiği gibi Hz. Alinin (r.a) ismi azamlarından biridir Cünnetül Esma adlarındandır.
8.Halkın başında yönetici olanların bu isimle meşgul olması gerekir ki adalet sahibi olsunlar.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
BLueSea 22:48 07.05.19
Haksızlığa karsi birebir bi esmadir. Niyet edilerek 104 defa haksizlik yapan biri icin okunursa , hemen tesirini gosteriyor insallah. Teşekkürler paylasim için

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Lil bin Ali 23:08 07.05.19
1001 mesaj bu baslıga kısmetmis .
esmaül hüsna aklıma geldi 1001 esma .
esma baslıgına attım bende

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
kimbilir 01:17 10.05.19