Farkındalık

İşine geleni değil, içinden geleni yap - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Farkındalık>İşine geleni değil, içinden geleni yap
SiLence 12:42 15.02.17
İşine geleni değil, içinden geleni yap





Mazeret...
Başlı başına bir özürdür mazeret. Geçerli veya geçersiz bir nedendir kimi zaman. Çoğu zaman ise zihnin bir tuzağıdır. Ve insan, belki de bir tek bu tuzağı bu kadar çok sever. Çünkü işine geleni yapmak da işine gelir insanın.
Doğası gereği kolay olana meyil verir insan. Oysa bilmez ki zafer, yorgun olanların değil, rahatlarına kıyabilenlerindir. Aslında zorluk kavramı da yine zihnin tuzaklarından biridir. Senin için hayırlı olan, yararı dokunan şeyleri zor olarak gösterip, kolay yolu seçmene ve akabinde bunu kendin için bir mazeret olarak kabul etmene neden olur. O halde mazeret senin içinden gelen değil, işine gelen bir duygudur.
İçinde nelerin mevcut olduğunu bir bilsen, asla mazeret kavramına başvurmazsın. Ben, bu duruma üşenme hali diyorum. Çünkü, hiçbir mazeret olmadığı halde, üşenmek senin işine geldiği için yapman gereken şeyin değerini göremiyorsun. Neden sürekli " İçine dön, içine dön " diyorum? Neden neredeyse her makalemde, yorumlarımda veya seminerlerimde bunu irdeliyorum? Çünkü sen, içindesin. Çünkü kainat senin içinde. İhtiyacın olan her şey içinde mevcut zaten. Ama sen her daim dışarıda arıyorsun çareyi, huzuru ve mutluluğu. Yapma! Bu, seni daima yanıltır ve bir o kadar yıpratır. Yapman gereken tek şey özünü bulman. Özün nerede? İçinde...
Şimdi şöyle bir düşün. Nedir seni bu denli üşenmeye, kolay yolu seçmeye ve dolayısıyla mazerete iten şey? Gerçekten doğru olanı yaptığına inanıyor musun? Yoksa, işine geleni değil de, içinden geleni yapmak mı doğru olan? Nasıl, zihnin kilitlendi değil mi? Kendine bile doğruyu söylemeye cesaretin yokken, bu defa kendini kandırmayı bile başaramadın. Çünkü, doğru her zaman doğrudur. Doğru olan bir şeyi yapmak, bir şeyi doğru yapmaktan daha mühimdir. Ve doğru olansa senin içindeki, özündekidir.
Sana içindeki rahmeti, sevgiyi, huzuru ve kısacası aklına doğru ve güzel gelen her şeyi içinde araman gerektiği söylenmedi hiç. Rabb'in, bereketin, ahlakın ve doğru yolun içinde var olduğu gösterilmedi. Yaşam, her daim seni dışınla, dışarıyla ilgilenmeye itti. Yalnız olduğunda, çaresiz hissettiğinde hep dışarıda bulacağını sandın çareyi ve her defasında yanıldın. Artık uyanma zamanı, artık gerçeği görme zamanı. Uzaklara değil, en yakınına, içine odaklanma zamanı. Sus ve sadece hisset gerçek yaşamın ruhunda filizlendiğini.
Allah, kulunu yaratırken şüphesiz rızkınıda hazırlar. Kul, henüz ana rahmindeyken kaderi yazılır ve bin bir nimetle ödüllendirilir. Yaratılan her tür canlı ve cansız varlık emrine sunulur. Fakat kul, Rabb'ine bir teşekkürü çok görür. Bunu yapmamak için, türlü mazeretler üretir, üşenir ve en sonunda unutur, tamamen unutur. Teşekkürü de, yapılan iyiliği de, Rabb'ini de unutur kul. Oysa Rabb'i onu bir an olsun unutmaz. Ne nimetini esirger kulundan, ne de merhametini.
İnsanın bu hatası, ömürleri boyunca huzursuz hissetmelerine neden olur. Çünkü gerçek huzurun içinde olduğunu görmez ve de görmemekte ısrar eder. Oysa bir bilse Rabb'ine olan teşekkürün ve şükrün ardındaki mükafatı, başını secdeden kaldırmaz. Mazereti nedir insanın, işlerinin yoğunluğu mu, hayatın koşuşturması mı yoksa rahatına kıyamadığı mı? Ya da bir özrü, bir engeli olmalı. Diğer yandan nice camiler ve mescitler engelli insanlarla dolu. Kaldırıp ellerini semaya Rabb'lerine dua ederler, ve kulluk vazifelerini ifa ederler.
Peki nedir senin engelin söyler misin? Gözün mü görmüyor, bir kolun mu yok, yoksa bacakların mı? Peki ya sence bunlar, seni yoktan var eden ve sana sayısız nimetler sunan Rabb'ine teşekkür etmek için bir mazeret mi? Dikkat et, hala uykudasın, hala yanılgıdasın ve yazık ki hala farkında değilsin. Artık bırak mazereti, bırak kolayına geleni ve unut gitsin işine gelen her şeyi. Allah, seni seviyor ve her daim yanında. Sen onu unutsan da, O seni asla unutmuyor ve dikkat edersen hala nefes alıyorsun, görüyorsun ve duyuyorsun. O, bir an bıraksa senin üzerindeki rahmeti, bunların hiçbirini yapamaz, ölürsün! Fakat sen, Rabb'ini hatırlamıyor, düşünmüyor ve hissetmiyorsan zaten yaşayan bir ölüsün.
İşine gelen iş değil, içinden gelendir senin işin, görevin unutma! O halde, güle uzanmak için dikeni gözden kaçırma ve kolay olan yerine doğru olanı tercih et. Çünkü sen doğru olarak yaratıldın. Ve doğru olan; İşine geleni değil, içinden geleni yapmaktır.





Dua ile...

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Drogo 15:54 20.03.17
Allah razı olsun bu güzel paylaşım için.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
SiLence 09:44 29.03.17
Çünkü sen doğru olarak yaratıldın. Ve doğru olan; İşine geleni değil, içinden geleni yapmaktır.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
İlkcan 10:24 29.03.17
Gerçektende öyle silenn güzelll bir paylaşımmm
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Mucella 23:58 26.05.17
Allah razı olsun, teşekkürler
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
BEHRAM 10:03 29.05.18
Allah razı olsun teşekkürler
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Och 17:53 23.09.18
Emeğinize sağlık güzel
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
ferah41 18:52 23.09.18
allah razı olsun
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Labezerin 15:51 31.03.19
güle uzanmak için dikeni gözden kaçırma
Ellerine sağlık kardeşim
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:deil, geleni, icinden, isine, yap, İsine
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146