Gizemli Olaylar ve Mekanlar

Korku Gecesi - 11 - - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Gizemli Olaylar ve Mekanlar>Korku Gecesi - 11 -
Adalet 22:33 26.03.17
Selam arkadaşlar... Sizlerle tekrar bu konumda buluşmaktan onur ve gurur duyuyorum. Beni bu zamana kadar yalnız bırakmayan takipçilerime de çok teşekkür ederim. Bu konunun bu kadar geleceğini bilemezdim, sanırım bu forumda en uzun süre devam eden konu bu (?). Ne zaman ki kimse okumayacak veya yorum yazmayacak emin olun o zaman bu konuyu bırakacağım... 2 ay kadar zaman oldu ben konu açmayalı şimdi ise güzl bir dönüş yapmak istedim. Bugünkü konumuz korku hikayeleri ve şehir efsaneleri. Ama bu hikayeleri okurken etkinin biraz daha artması için size 2 tane de gerilim müziği sunuyorum.
Çok ilginç Ormandaki dalgıç

Kaliforniya İtfaiyesi yetkilileri, bi orman yangınından sonra ormanın içinde yanmış bi balık adam cesedi bulmuşlar. Şnorkeli, oksijen tüpü, paletleriyle tam donanımlı bi dalgıçmış bu. Çok şaşırmışlar taabi. Polis olayı araştırmaya başlamış. Adamın kimliğini tespit ettikten sonra yangının olduğu gün ormana 20 kilometre uzaklıkta bi mevkide (denizde taabi) dalış yaptığı anlaşılmış. Dalgıçın ormanın ortasına nasıl geldiğini itfaiye yetkililerinden biri çözmüş.
Orman yangınlarını söndürmek için helikopterlerle denizden su alınıp alevlerin yoğun olduğu yerlere dökülürmüş. İşte bu talihsiz balık adam da belli ki kendini bi anda helikopterin okyanusa daldırdığı deponun içinde bulmuş ve daha sonra da ne olduğunu anlayamadan metrelerce yükseklikten alevlerin içine düşmüş.
Korku Gecesi - 11 -
Kafasını kes gel

Bundan 15 yıl kadar önce, köyün birinde küçük bir kız, kuduz olduğu sanılan bir köpek tarafından ısırılmış. Hükümet tabibi, ilçede başka doktor olmadığından göreve yeni başlayan bir sağlık memurunu, kızı alıp getirmesi için olay mahalline göndermiş. Sağlık memuru köye vardığında, kızın çoktan hakkın rehmetine kavuşmuş olduğunu görünce, hükümet tabibine telefon açıp "Efendim kız ölmüş ne yapayım?" diye sormuş. Karşıdan "Başını kes, gel" yanıtını almış. Tabibin kızı kastettiğini sanan acemi sağlık memuru, köpeğin başını keseceğine kızın başını kesip hükümet tabibliğine götürmüş.

Kızın akrabaları olayı öğrenince ortalık karışmış taabi. Çoluk, çocuk, bütün köy hükümet tabibliğinin kapısına dayanmış. Tabib ne yapacağını saşırmış. Sağlık memurunu jandarma korumasına vermiş. Kendisi de atlamış arabaya, köye gidip zavallı kızcağızın kafasını dikmiş. Sağlık memuru başka bir ile tayin edilmiş, köylüden resmi özür filan dilenmiş, olay tatlıya bağlanmış

Resim

Allahsız Osman

İstanbul'da 1800'lü yıllar... O zamanın ünlü kabadayılarından Ustura Kemal ve arkadaşları, Karacaahmet Mezarlığı'nın karşısında bi evin bahçesinde çilingir sofrası kurmuşlar. İçki masası muhabbeti tüm hızıyla devam ederken laf dönüp dolaşıp mezarlık ve ölü konusuna gelmiş. İçinde zırnık Allah korkusu ve vicdan bulunmadığını iddia ettiği için lakabı Allahsız Osman olan bir kabadayı, "Ulan ölü ne ki be?! Sen sağ olanlardan kork, ölüden kimseye zarar gelmez" demiş. Ustura Kemal da muhabbeti koyulaştırmak için, "Ulan Osman, madem ölüden korkmuyosun, gel şunu iyiden iyiye ispatla bize" diye dalga geçmiş.

Allahsız Osman bunu nasıl yapacağını sorunca, Ustura Kemal, "Aha şu karşıdaki Karacaahmet mezarlığını görüyosun. Madem Allah'a inanmaz ve ölüden korkmazsın, bu gece 12'de mezarlığa girip sana vereceğimiz kazığı mezarlığa içinde bi yere çak. Sabah biz gidip, kazığın orada olup olmadığına bakarız. Eğer orada bi kazık varsa seni takdir ederiz" demiş. Allahsız Osman aslında, gece mezarlığa girmek bi yana, yanından geçerken bile türkü söyleyen bi adammış. Ama yiğitliğe leke süremeyeceğinden, "Peki ama siz de benimle gece gelip, mezarlık çıkışında bekleyeceksiniz" demiş. Zaten bu konuşmalar akşam saatlerinde yapılıyomuş, gece yarısı kalkıp Karacaahmet Mezarlığı'na gitmişler.

Osman, gece karanlığında mezarlığın büyük kapısından içeri girmiş. Herkesin Allahsız Osman olarak bildiği o cesur (!) kabadayı, mezarlığın içinde salavatlar getirerek bi elinde kazık, bi elinde çekiç ilerlemiş. Bi mezarın yanına geldiğinde alelacele eğilip kazığı yere çakmış. Korktuğu için de hemen or'dan uzaklaşmak istemiş. Ama bi'şey, giydiği setrenin, (o zamanlar erkeklerin giydiği uzunca eteği olan bi tür giysi) ucundan tutmuş. Allahsız Osman vargücüyle, "İmdaaat! Ulan yardım edin. Ölü beni tutuyooo" diye feryat etmiş ama kendinden epey uzakta olan arkadaşlarına sesini duyuramamış. Bağıra çağıra mezarın üzerine yığılıp, kalp krizinden oracıkta ruhunu teslim etmiş.

Uzunca bir süredir mezarlığın dışında bekleyen arkadaşları, Allahsız Osman'ın kendilerine oyun oynayıp, mezarlığın öteki kapısından çıktığını düşünüp dağılmışlar. Ertesi sabah ise, Ustura Kemal ve arkadaşları kazığın çakılı olup olmadığına kontrol için Karacaahmet Mezarlığı'na gelmiş. Bi bakmışlar ki, Allahsız Osman, kazıkla beraber setresinin ucunu toprağa çakmış durumda, bi mezarın üzerinde cansız yatıyomuş.
Gizemli zenci

Olayın geçtiği yer Beyoğlu, Asmalımescit Sokak 50 numaralı evdir, olayın geçtiği tarih ise 1912-1914 yılları arası, olayın kahramanı ise bu yazarın (Giovanni Scognamilla) büyükannesi, adı ile Mariana Filipucci.
Ailenin oldukça dar bir gelirle yaşamakta olduğu o yıllarda (Birinci Dünya Savaşı öncesi ya da başlangıcı) bir kış sabahı evin geniş avlusunu süpürmekte olan, kara kara düşüncelere dalmış büyükanne Mariana üst kat merdivenlerinden birinin inmekte olduğunu, yaklaştığını görmüş, dönmüş bakmış ve hayretler içinde kalmıştı.

Merdivenlerden inen ve yaklaşan, evde hiç görmediği bir zenciydi, alımlı, kır saçlı ve fesli. “Bir paşa gibi giyinmiş, sırmalarla süslenmişti” diye anlatırdı büyükanne. Zenci önünde durmuş, eğilip selam vermiş sonra da redingotunun cebinden bir kese çıkatıp Mariana’nın eline bırakmış ve kapıdan çıkıp gitmişti.

Büyükanne hayretten dona kalmış, bir süre sonra kendine gelmiş, keseyi açtığında ise içinin altınlarla dolu olduğunu görmüştü.

Tam o sırada sokaktan kızı (annemiz) Elisabetta gelmiş büyükanne de sormuş ona sokakta böyle bir zenciyi görüp görmediğini. Hayır, kızı böyle bir kimseyi görmemişti, ne o ne de başka birileri. Sanki birden cisimlenmiş, büyükannenin parasal sorunlarını bir çırpıda halletmiş ve de kayıplara karışmıştı.

Kesin olan bir şey varsa o da o gün, o evde herhangi bir zencinin kalmadığı, daha önce ve daha sonra hiç gelmediği görünmediğidir.

Ancak o evde, dört-beş yıl sonra, bir ruh çağırma seansı esnasında üç bacaklı yuvarlak bir masanın dört kat merdiven boyunca indiği seansa katılanlar tarafından görüldü!
Korku Gecesi - 11 -
Kazası bol yollar (İzmir,Çanakkale)

İzmir'in oldukça işlek olan İnönü Caddesi'nde kaza eksik olmaz. Fakat bu kazaların nedeni sürücülerin ve yayaların dikkatsizliği değilmiş. 1960'larda yapılan bu cadde, bazı yerlerde mezarlığın üzerinden geçirilmiş.

............ .................. .....................

Çanakkale'de Jandarma Kampı'nın önünden İzmir'e giden yol, civardeki en çok trafik kazası olan yolmuş. Bu yolda haftada en az bir kere kaza oluyormuş. Kazalar genelde kampın önünde olurmuş. Çünkü geceleri savaşta ölen askerlerin ruhları askeriyeyi ziyaret edermiş. Bu görüntüden tırsan sürücüler direksiyon hakimiyetini kaybedermiş.
Mimar sinandan geleceğe mektup ....

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'sinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş.

Hemen Türkiye'nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış. Her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyormuş. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme bulmuş. Bölmede, üzerinde eski yazı olan bir not varmış. Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelenmiş.

Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan bir mektupmuş. Mektupta yazılanlar tercüme ettirilince ortaya şöyle bir metin çıkmış. "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz." Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyormuş. Heyet Sinan'ın söylediklerini aynen yapmış. Süleymaniye camisi böylelikle kurtarılmış. Bu mektup şu an Topkapı Sarayı'nda saklanıyormuş.

Resim

ben ayşe arkadaşlar inanmayacaksınız ama bu hikaye satıtırı satırına gerçektir...arkadaşım 20/12/2007tarihinde ders çalışmak için benim evime geldi annem pazara çıkmıştı ablamda okuldaydı ve ben arkadaşımla evde tektik.Arkadaşımla internette 3harfli hikayelerine bakıyorduk.bir hikaye gözümüze çarptı. ve onu tıklayarak okumaya başladık.hikayeye iyice kendimizi kaptırdık.o anda bulunduğumuz odanın dolabından garipten garipten sesler duymaya başladık ben kendime su almaya gittim.ne olduysa o anda oldu.arkadaşımdan çığlıklar yükselmeye başladı.birden arkadaşımdan ses kesildi.ve ben hemen arkadaşımın yanına koşarak gittim.arkadaşım bana bakıp duruyordu sanki sadece bana odaklanmıştı ve gülmeye başladı bende korkmaya başladım özlem neden gülüyosun dedim bana çünkü birazdan öleceksin dedi ve gülmeye devam etti.o anda arkadaşım bayıldı.ben başka odaya kaçtım.arkamı döndüğümde tam karşımdaydı.hemen besmele çektim.arkadaşım bana neler oluyor dedi benede ona benden uzak dur dedim sanki arkadaşım yaşananları bilmiyor gibi ben ne yaptım ki dedi ben de hemen annemi aradım anneme herşeyi anlattım anem özlemin annesini aradı fakat özlemin annesi benim kızım şu an yanımda bugün hiç bir yere çıkmadı dedi bende kuşkulanarak ARKAMA BAKTIM ve kimse yoktu PEKİ O KİMDİ!!!
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
İlkcan 22:45 26.03.17
Gözüne gözükmüşler herhalde
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Tuana 15:36 20.04.17
PayLaşım İçin TeşekküRLeR
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Havasokulu 23:48 15.06.18
Sayın Adalet, konu paylaşımınız için teşekkür ederiz.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:gecesi, korku
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146