Gizemli Olaylar ve Mekanlar

kayıp şehir atlantis - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Gizemli Olaylar ve Mekanlar>kayıp şehir atlantis
DiLara 23:31 26.03.17
Atlantis (Yunanca Ἀτλαντὶς νῆσος, "Atlas'ın adası", Platon'un Timaeus ve Critias kitaplarında bahsettiği[1] efsanevi batık bir kıta ve uygarlık.

Platon'a göre Atlantis, "Herkül Sütunları'nın ötesinde" yer alan, Batı Avrupa ve Afrika'nın birçok kısmını fetheden ve Solon'un zamanından 9,000 yıl önce (yaklaşık M.Ö.9500) Atina'yı fethetmeye çalışan, ancak başarılı olamayıp bir gecede okyanusa batan bir uygarlıktır.

Platon'un diyaloglarında gömülü bir hikâye halinde olan Atlantis, genellikle Platon tarafından kendi politik teorilerini anlatmak için yaratılmış bir efsane olarak görülür. Birçok akademisyen için Atlantis hikâyesinin amacı belirgin olmasına rağmen, Platon'un hikâyesinin ne kadarının eski hikâyelerden derlendiği bir tartışma konusudur. Bazı akademisyenler Platon'un hikâyeyi Thera yanardağ patlaması veya Troya Savaşı'ndaki bazı öğelerle oluşturduğunu savunurken, bazıları ise M.Ö. 373'te gerçekleşen Helike'nin yıkımı veya M.Ö. 415-413 yılları arasında gerçekleşen Atina'nın başarısız Sicilya işgali gibi olaylardan esinlendiğini savunurlar.

M.Ö. 421 yılında Sokrates'in evindeki bir Felsefe sohbetinde Atinalı devlet adamı Kristias, dedesi Dropides'in kendisine naklettiği efsaneyi hikâye eder. Hikayeyi dede Dropides'e nakleden ünlü Yunanlı şair Solon'dur. Solon'un gösterdiği kaynak ise Mısır'da bulunduğu dönemde tanıştığı Mısırlı bir keşiştir ve Keşiş'e göre Atlantis 'e ilişkin olaylar M.Ö. 9000 yılında gerçekleşmiştir.

Plutarkhos'a göre Sais şehrinde Solon'a ders veren rahibin adı Sonchis idi. İskenderiyeli Clemens'e göre bu aynı zamanda Pythagoras'a ders veren Mısırlı rahibin adıdır. Platon'un hem Kritias, hem de Solon'la akrabalığı vardı. Ayrıca, kendisi de Mısır'ı ziyaret ederek birkaç yıl kalmış ve inisiye olmuştu. Onun için, bazı Atlantologlar onun Atlantis konusunu yazmadan önce, bu konuda bilgileri topladığı fikrindeler. Platon(eflatun)'a göre bu kıta çok zengindi ve soylu insanlar tarafından yönetiliyordu. Bir felaket sonucu okyanusun sularına gömülmüştü.

Kur'an'da "Ad kavmi" diye de geçer, Ad-land; Ad Ülkesi demektir. Kimi araştırmacılar İbranice’deki, ilk insanı belirten ve adama sözcüğünden gelen "Adem", Sanskrit dilinde “ilk, başlama” anlamına gelen ve Aryenler’in ilk konuşan insan türüne verdikleri ad olan "Ad-i", Frigler’in "Attis", Kafkasyalılar’ın "Adige", Polinezyada’daki "atea", Truva öyküsündeki "Ate", Aztek mitolosindeki "Atzlan" (ada) ve Türkçe’deki "ad", "ada", "ata" (pek çok dilde baba anlamına gelir) sözcükleri ile "Ad" kavminin adı arasında etimolojik bir bağlantı olabileceği düşünülmektedir.

James Churchward Atlantis'in efsanevi Mu uygarlığının bir kolonisi olduğunu belirtmiştir.[kaynak belirtilmeli] İngiliz ordusunda görevli subay olarak Tibet'te bulunmuş, daha sonra dünyayı gezmiş ve araştırmalar yapmıştır. James Churchward 1883'de, Batı Tibet'te bir manastırda bu belgelerin en önemlilerini gün yüzüne çıkartmıştır. Tibet'te görevli olarak bulunan Churchward, eski dinlerin kökenleri hakkındaki araştırmaları doğrultusunda Tibet'teki manastırları dolaşırken, yolu Batı Tibet'te bir manastıra düşmüş ve bu manastırın, Büyük Rahipler Kardeşliğinin önde gelen üyelerinden olan baş rahibi Rishi, Churchward'a, günümüzden 15 bin yıl önce yazılmış Naacal Tabletleri ni göstermiştir

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
SiLence 12:22 03.04.17
Emeğine sağlık teşekkürler.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
İlkcan 14:21 07.04.17
Tuana 16:40 20.04.17
Havasokulu 22:51 16.06.18
Sayın DiLara, konu paylaşımınız için teşekkür ederiz.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Hazar 17:01 08.01.20
Bizim Atlantis diye bildiğimiz kavim Kur'anda geçen Ad kavmi olmalı.Atlantis "Ad-land" yani Ad ülkesi anlamına geliyormuş.Atlantis'in battığı söylensede Atlantis Atlantikte değil Antarktikadadır.Bugün Antarktikada buzulların arasında eski uygarlıkların izlerine rastlanmıştır.Hatta bir belgeselde çürümemiş eşek cesedi gördüğümü hatırlıyorum.İnternette Atlantis'in Antarktikada bulunduğuna dair İngilizce videolar mevcut.
Atlantis yani Ad kavmi çok gelişmiş bir uygarlıktı.Bu yüzden kibirlendiler yeryüzünde büyüklük tasladılar.Ayetleri inkar ettiler.Allah onlara içlerinden Hz. Hud'u elçi kıldı.Onlara gönderdi.Onlar Hz. Hud'u tek gördüler ve sayılarının çokluğunu öne sürerek Hz. Hud'u tek kişi olması yönünden küçümsediler."Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış olmalı." dediler.
Antarktika'nın ılıman yaşanabilir bir bölgeden buz çölüne dönüşmesi Atlantis'in sonu oldu.Ad kavminin felaketine yol açan dondurucu soğuk Antarktika'nın bugün buz çölüne dönüşmesinin nedeni olmalı."Ad (Kavm'ine) gelince; 'dondurucu(kavurucu) rüzgar'la helak oldular. (Allah), onu, yedi gece ve sekiz gün, kavmin kökünü kesen bir bela olarak, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin orada, sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp, yere yıkıldığını görürsün. Şimdi hiç onlardan bir bakiye görüyormusun?[HAKKA(69)/6-8]." ayeti de bugün Antarktika'nın buz çölüne dönüştüren felakete atıf yapıyor olmalı.Ad kavminin yok olmasına yol açan felaketin Antarktika'nın bugünkü halini alması olmalı.Fakat bu söylediklerimin yüzde yüz doğru olduğunu iddia etmiyorum.En doğrusunu Allah bilir.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi