Gizemli Olaylar ve Mekanlar

Yeni DNA ile Bilgi Çağına Doğru - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Gizemli Olaylar ve Mekanlar>Yeni DNA ile Bilgi Çağına Doğru
madlen 01:15 27.03.17
Yeni DNA ile Bilgi Çağına Doğru

Son 30 yıla baktığımızda, bilgisayar teknolojisinin ve genetik biliminin birbirine paralel olarak büyük bir hızla geliştiğini görmekteyiz çünkü her yıl giderek daha hızlı işlemciler üreten bilgisayar işlemcisi üreticileri kaynak yetersizliği, üretimde bulunan sentetik malzemelerin dünya ekolojisi açısından büyük bir tehdit teşkil etmesi sebebiyle bol kaynak ve doğal çözümlere doğru yönelmek zorunda kalmaktadırlar. Maddenin geliştirilmesi ve şuurlandırılmasında önemli oranda yol alan insanoğlu, yakıt teknolojisinde “çevreye dost” olarak telaffuz edilen hidrojen teknolojisini geliştirirken, bilgisayar teknolojilerinde de daha doğal ve daha yumuşak olan DNA teknolojisini hızla gündeme getiriyor. DNA bilgisayarlarının yakın bir gelecekte günlük hayatımızda kullanılacak olması bilim-kurgu senaryosunun çok daha ötesine geçmiş durumda.

Bahçemizdeki Hazinenin Keşfi
DNA’nın yapısını keşfeden bilim adamlarından James Warson’un 1953 yılında yayımladığı “Gen’in Moleküler Biyolojisi” adlı kitabı birçok bilim adamına esin kaynağı olmuştu. 1994 yılında, ABD’nin Güney Kaliforniya Üniversitesinde çalışmalarını sürdüren Dr. Leonard Adleman’ın, DNA’nın karışık matematik problemlerini çözmede kullanılabileceğini ispatlaması, DNA bilgisayarının gerçekleştirilmesinde önemli bir kilometre taşı olarak göze çarpmış ve Watson’dan günümüze dek genetik bilimiyle ilgili çok ciddi ilerlemelerin gerçekleştiğini ortaya koymuştur. 2001 yılında Weizmann Enstitüsünden Dr. Ehud Shapiro’nun enzimlerden ve DNA moleküllerinden ürettiği programlanabilir moleküler bilgisayar, bilgisayar teknolojisi alanında yeni bir çağın kapılarını aralarken, aynı zaman da doğaya ve öze dönüşü de simgelemekteydi. Böylece doğayı kirleten silikon temelli işlemciler, yerlerini yakın bir gelecekte DNA işlemcili bilgisayarlara bırakabilecekler. DNA’nın, doğadaki her hücresel organizmadan kolaylıkla elde edilebilmesi ve boyutunun mikroskopik olması sebebiyle, bir buluşun yaygınlaşmasındaki en önemli faktörler olan kaynak bolluğu, ucuzluk ve boyut avantajları sağlanmış oluyor. DNA bilgisayar teknolojisi ihtiyacı olan enerjiyi kendi yapısından yani DNA molekülünden sağlayan bilgisayarlar yapılmasını mümkün hale getiriyor. Kısacası yeni nesil bilgisayarların donanımı, yazılımı, giriş ve çıkış verileri tamamen DNA temelli olacak.
Geçtiğimiz Nisan ayında yeni bir buluşa daha imza atan Dr. Shapiro ve ekibi, çalışmalarını tıp alanında yoğunlaştırarak DNA temelli bir mikrobilgisayarın, kanserli hücrelere zerk edildikten sonra kanserin nedenini bulması, buna uygun şifa molekülünü üretmesini ve kanserli hücreye uygulanmasını sağladı. Bu buluş sayesinde yaşayan kromozomların organizmanın bütününe şifa sağlamak için programlanabileceği artık bilimsel olarak da ispatlanmış durumda.

Kelimelerin ve Pozitifliğin Şifa Gücü
Büyük bir hızla gerçekleşen bilisel gelişmeler ve araştırmalar, sözcüklerin biyolojik yapımız üzerindeki etkilerinin önemini bir kez daha vurguluyor. Rus biyofizikçisi ve moleküller biyolog Pjotr Garjajev ve ekibi, DNA üzerinde yaptıkları araştırmalarda herhangi bir genetik müdahale söz konusu olmadan, sözcükler tarafından programlanan ve yönlendirilen DNA’nın, sözcüklerden etkilenen bir davranış özelliğine sahip olduğunu keşfettiler. Yapılan araştırmalarda, kullandığımız sözcüklerin ve içerdikleri titreşimlerin DNA yapısını değiştirdiği de bilimsel olarak ispatlanmış oldu. DNA’nın hiper iletişimsel yapısını da gözler önüne seren araştırma DNA’nın protein üretmek için kullanılan %10’luk potansiyelinden geriye kalan %90’lık sözde işe yaramayan potansiyelinin psişik yetenekler, şifacılık, telkin vb. için kullanıldığı hakkında önemli ipuçları içeriyor. Yaşayan dokudaki DNA özü, -sözcüklere göre uygun frekanslara ayarlanan lazer ışınlarına ve radyo dalgalarına pozitif tepkiler veriyor. Bu şekilde, X ışınları ile bozulan genetik yapının onarılması bile mümkün oluyor. Ayrıca sağlıklı bir genin yapısı, sağlıksız genin yapısına aktarılarak yeniden sağlıklı bir yapıya ulaşılabiliyor. Böylece DNA’ya yapılan yumuşak bir müdahale ile şifa gerçekleştirilmiş oluyor. Bu da kullanılan sözcüklerin içeriğinin ve titreşimlerinin sağladığı şifa özelliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Böylece, büyük inisiyelerin üzerinde ısrarla durdukları, kelimelerin ve düşüncelerin gücü meselesi de bilimsel olarak ispatlanmış ve açıklanmış oluyor.

Büyük Değişim İçin Daha Şuurlu Maddeye Doğru
Satırlarımıza, Üstad Ergün Arıkdal’ın sözleriyle devam edelim. Üstad, maddenin de Bilgi Çağı’na hazırlandığını şu sözleriyle ifade ediyor: “20.yy’ın sonları, dünyadaki pek köklü değişiklikler için bir hazırlık safhasıdır. Biz iki asırdan buyana hazırlanıyoruz. Aslında birçok asırdan beri hazırlanıyoruz ama son iki asırdır bu oldukça arttı. Ancak biz bu hazırlığı sadece mantal olarak yapmıyoruz; eşyada bizimle beraber kendini değiştiriyor, cisimlerde hazırlanıyor. Elektriğin kullanış şekli, maddenin kullanış şekli, transistörler insan zekasının harikası olarak kendiliğinden ortaya çıkmış nesneler değiller. Bunlar geleceği sağlayan araçlar. Önce araçlar tanzim ediliyor; ileride olacak büyük değişikliklerin, büyük atılımların büyük bir hızla yapılabilmesi için önce bir takım araçlar lazım. 17-18.yy.’ın fiziğini hazırlayan, Arşimet’in hamamda yıkanırken tasın yüzmesini keşfetmesi meselesidir. Orada başlamış daha hazırlık; buralara kadar geliyor. Gemiler, bu buluş sayesinde oluştu ve böylelikle gerçekleşen dünya ticareti dünya insanlarını bir araya getirdi. O yüksek gemiler yapılmasaydı Amerika’nın keşfi olmazdı. ‘Eureka’’dan başlıyor o gemiler. ‘Buldum’ demek tek başına hiçbir mana ifade etmiyor. Ama onun sonucu, Amerika’nın keşfidir.”

DNA’nın Yeni Çağa Uygun Tasarımı
Bu bilgilerin ışığında bizleri geleceğe hazırlayan araçlara göz attığımızda, geleceğin insanının temelini teşkil edecek maddi yapının da giderek daha hızlı bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. Bir taraftan DNA’nın işlevi hakkında daha çok bilgi edinilirken diğer taraftan DNA’nın temel yapısında önemli değişimlerin gerçekleşmeye başladığı da görülüyor. ABD Kaliforniya’da bulunan Avalon Welness Center’da görev yapmakta olan bütünlükçü terapist, fizyoloji ve naturopati doktoru Berrenda Fox, gerçekleştirdiği kan testleri ile bazı insanların yeni DNA sarmalları geliştirdiği ifade ediyor. Dr. Fox yeni DNA yapısı hakkındaki şu bilgileri bizlerle paylaşıyor: “DNA’mızda büyük değişiklikler gerçekleşiyor. 1995 yılında Meksico City’de gerçekleşen Genetik Konferansı’nın temel konusu DNA’mızdaki değişikliklerdi. Şu anda büyük bir evrim gerçekleşiyor, bunun yönü hakkında bildiklerimiz ise sınırlı. İnsanın önceki yapısında çift sarmallı bir DNA bulunuyordu ve çift sarmallı DNA’da iki DNA şeridi sipiral bir şekilde yer almaktaydı.

Günümüzde ise yeni sarmalların oluştuğu gözlemleniyor. Gözlemlediğimize göre başlangıcı 5 ila 20 sene öncesine dayanan bir dönüşüm gerçekleşiyor. Bu, gerçekleşen değişimin bilimsel bir ifadesi. Söz konusu değişimler henüz kamuoyuna açıklanmadı, zira bilim adamları bu değişim bilgisinin insanları korkutabileceğini düşünüyorlar. Halen üç DNA sarmalı olan üç çocuk üzerinde araştırma yapıyorum. Bu çocuklar sadece konsantre olarak odadaki cisimleri hareket ettirebiliyorlar ya da sadece bakarak bir bardağı su ile doldurabiliyorlar. Psişik özelliklere sahipler. Bu çocukların yarı-melek ya da üstün insan özelliklerine sahip olduklarını düşünebilirsiniz, ancak öyle değiller. Tahmin edebildiğim kadarıyla bu çocuklar önümüzdeki on yıllar içinde ne yönde bir dönüşüm geçireceğimiz konusunda bize ipuçları veriyorlar. Aslında insanlar bu değişimi içsel bir şekilde biliyorlar ve hissediyorlar. Zaten birçok din ve inanç sistemi zamanında bu değişimi değişik şekilde ifade etmiş. Bildiğimiz kadarıyla şu anda fiziksel, mantal ve duygusal açıdan pozitif yönde gerçekleşen bir değişim yaşıyoruz. Bu değişim yanlış algılanabilir ve elbette korkuyla ve tepkiyle karşılanabilir.”

Değişmek İçin Önce “Seçmek” Gerek
Dr. Berrenda Fox’a göre değişimler en çok bağışıklık ve endokrin sistemlerinde gerçekleşecek. Bazı yetişkinlerin şimdiden üçüncü sarmala sahip olduğunu ifade eden Fox, bir bütünün parçaları olan şuurun ve fizik bedenin birbirine paralel olarak büyük değişimler içinde olduğunu belirtiyor. Dünyanın ve üzerinde yaşayan insanların titreşimlerinin giderek yükseldiğini ifade eden Fox, yeni doğan çocukların manyetik olarak daha hafif bedenlere sahip olduklarını söylüyor. Daha yaşlı olan neslin DNA yapısının değişebilmesi için gerekli olanın öncelikle “değişmeyi seçmek” olduğunu belirten Dr. Fox, değişmeyi seçenlerin birçok fiziksel değişiklik yaşayacağını da ifade ediyor. Değişim sürecine giren birçok kişinin yeni bir işe, yeni bir düşünce tarzına ya da en azından yeni bir yaşama biçimine sahip olma arzusu duymalarının gayet doğal bir gelişme sürecinin işareti olduğunu belirten Fox sözlerine şöyle devam ediyor: “ Bazen çoğumuz kendimizi gerçekten hasta, yorgun ve umutsuz hissedebiliriz, ancak unutulmamalı ki bu yaşananlar değişimin habercisi olan belirtilerdir. Şu anda sahip olduğumuz DNA yapısı, daha hafif ve daha sağlıklı hale gelerek yeni dönemde kullanacağımız beden yapısının temelini oluşturmaktadır. Tahminlerimize göre bu değişim süreci 2000’li yılların ilk yirmi yılı boyunca devam edecektir.”
-----
KAYNAKLAR:
* The DNA-Wave Biocomputer Peter P. Gariaev, Institute Control of Sciences, Russian Academy of Sciences
* Biological computer diagnoses cancer end produces the drug in a test tube, Prof.Ehud Shapiro, Weizmann Institute
* Evidence of DNA and Cellular Changes Patricia Resch tarafından Dr. Berrenda Fox ile Avalon Wellness Centre’ da yapılan röpotaj.
-----------------------------------
arkadaşlar böyle bir yazı buldum ve paylaşmak istedim bana bazı yerleri saçma geldiysede mantıklı olan bölümlerde var.sizinde görüşlerinizi bekliyorum.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
SiLence 13:30 03.04.17
Emeğine sağlık teşekkürler.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
ibrahimbayrak13 14:04 03.04.17
paylaşımın için çok teşekkürler hocam
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
İlkcan 09:48 05.04.17
Emeğine sağlık
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Havasokulu 01:35 15.05.18
Sayın madlen, konu paylaşımınız için teşekkür ederiz.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:bilgi, caina, dna, doru, ile, yeni
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146