Gizemli Olaylar ve Mekanlar

Kader Var - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Gizemli Olaylar ve Mekanlar>Kader Var
SiLence 00:33 31.01.17
Kaderin var olduğuna geleceğe ait gördüğüm rüyalardan dolayı kesinlikle inanıyorum.



Gördüğüm rüyalardan sadece bir tanesinde mekanın neresi olduğunu uyanınca bilebildim. Zira daha önce gittiğim bir yerdi. Diğerleri hiç görmediğim yerlerdi ve ancak o yerleri daha sonra ilk kez gittikten sonra görebilmiştim.



Gelelim rüyalara:

Rüya: Karşıda kırmızı tuğlalı büyük bir bina, sağında-solunda benzer binalar var. Ben bu binaların karşısında bir çatı üzerindeyim ve bir levhayı başkaları ile beraber çekiyorum.
Bu rüyadan kısa bir süre sonra Dublin'e gidiyorum. Havaalanından şehre girince donup kalıyorum zira binalar hep rüyamda gördüklerimden. Arıyorum ama rüyada gördüğüm hangi binaydı kesin karar veremiyorum. Ama şirketimizin merkez binasına çok benziyor. Bundan 2 ay sonra 2 katlı şantiye binasını monte ediyoruz. Ben de nasıl gidiyor diye çatıya çıkıyorum. İşçiler çatı kaplama levhalarını takmaya çalışıyorlar ama sayıları eksik. Levhanın birinin ucundan tutup yardım ederken rüyayı hatırlıyor ve donup kalıyorum. Tek bir rüya iki bölümde gerçekleşiyor.



Rüya: Deniz kenarında denize çapraz durumda eski bir bina. Önünde kumsal var, onun önünde de deniz. Kumsalda beyaz entarili Arap oldukları çok belli olan çocuklar kocaman 4 tekerlekleri olan motorları sürüyorlar.
Bu rüyadan bir süre sonra Sicilya'nın Cefalu kasabasına gidiyorum. Öğlen yemeğe davet ediyorlar ve yemekten önce etrafı biraz gezdiriyorlar. Bir köşeyi dönünce rüyamda gördüğüm binanın aynısı ile karşılaşıyor ve donup kalıyorum. Bina aynen denize çapraz konumda ancak rüyamda gördüğümden farklı olarak önünde kumsal yok asfalt bir yol var. Belki eskiden vardı da oradan yol geçti. Gördüklerimi düşünürken beyaz entarili Arap çocuklar ve kocaman 4 tekerlekli motorsikletler neyin nesiydi acaba diyorum.



Bundan 20 yıl sonra Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi kıyısındaki Al Khobar kentinde yaşarken bir Bayramda eşimle plaja gidelim diyoruz. Plaj dediysem öyle yüzmeye falan izin yok. Sabah erken masamızı sandalyelerimizi kurup kahvaltı ediyoruz. Bir saat sonra yine donup kalıyorum. Zira beyaz entarili Arap çocukları kocaman 4 tekerlekli motosikletleriyle kumda dolaşmaya başlıyorlar. Böylece rüyanın 2. bölümü de tamamlanmış oluyor.







Alıntı




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi ▪︎
Drogo 02:20 06.02.17
Allah razı olsun bu güzel paylaşım için.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
HilafiHuzur 01:48 04.04.17
Allah Razı Olsun Ablam Takipteyiz




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
İlkcan 04:25 04.04.17
Güzel paylaşımm kaderimiz güzel olsun inş teşekkürler




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
SiLence 10:55 04.04.17
HilafiHuzur Nickli Üyeden Alıntı:
Allah Razı Olsun Ablam Takipteyiz

İlkcan Nickli Üyeden Alıntı:
Güzel paylaşımm kaderimiz güzel olsun inş teşekkürler


Allah sizden de razı olsun. Niyetlerimizzz güzel olsun.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
İlkcan 11:02 04.04.17
Tuana 16:23 20.04.17
Havasokulu 00:16 16.06.18
İNSAN kendi KADERİNİ kendisi mi ÇİZER ? Ya da KADERİNE boyun mu EĞER

insan kendi kaderini belirler çünkü insanın zaten tek sahip olduğu şey özgür iradedir bunun dışındaki hiçbirşeye sahip değildir maddi olan herşey allahın emri altındadır kolumuzu biz hareket ettirmeyi arzularız ama bunu yapan kaslar gibi görünsede aslında allah (c.c) dır ancak bazı zamanlar sınav gereği hayatımıza müdahalede bulunulabilir hastalık sağlık para yoksulluk gibi sınavlar dünyaya gönderilmemizin gereğidir kader konusunda en sık sorulan soru ise madem yapacağımız herşey belli niye yaşıyoruz benim ezelde cehennme gitmem kararlaştırılmış ise ben ne yapsam fayda vermez gibi düşünceler dir ancak bu kaderin en yanlış anlaşılmış bölümüdür evet levhi mahfuzda yaşayacağımız herşey yazılıdır ama bu allahın ilmi ile bilmesi ile olmuştur yani biz mecbur bırakılmamış öyle olmayı kendimiz seçmişizdir bunu şöle açıklayalım astronomlar bir göktaşının uzayda ne tarafa gideceğini 10 yıl saonra nereden hangi kavisle geçeceğini biliyorlar biz bu astronomlara nasılki göktaşını onlar yönetiyor diyemiyorsak aynı şey kader içinde geçerlidir allah(c.c) zaman dilimi içinde yer almaz çünkü zamanı o yaratmıştır bir şeyi yoktan var etmek için onun dışında olmanız gerekir allah (c.c) kullarının ne yaşayacağını ilmi ile bilmiş ve bunu kader tayin etmiştir.

kader önceden yazılmış yaratan tarafından... ama Allah(c.c.) insana diğer canlılardan farklı olarak akıl ve irade vermiş iyiyi kötüden güzeli çirkinden ayırabilsin diye... ve günahı sevaptan ayırabilsin diye... insan kaderini bi nev'i kendi belirler bu doğrultuda... iradesini ne yöne kullanıyorsa o şekilde yönlenir haliyle

Unlu Ronesans dusunuru Niccolo Machiavelli bu konuya soyle yaklasir: Kader, onun icin buyuk bir nehir gibidir. Pek cok yan kolu, derin ve sig bolumleri, hizli ve yavas akan, ya da guvenilir ve tehlikeli yerleri vardir. Insanlarin bu nehir ile olan iliskileri hayatlarini belirler. Yani bir insan erdemli ise, dogru zamanda dogru kararlar veriyorsa genellikle nehrin tehlikeli yerlerinde bogulmaz ve sig yerlerinde karaya oturmaz.

Rüzgarın önünde bir yaprak mıyız?

Dikkat edilirse, kaderi bahane ederek, “Benim ne suçum var.” diyen kişinin, iradeyi yok saydığı görülür.

Eğer insan, “rüzgarın önünde sürüklenen bir yaprak” ise, seçme kabiliyeti yoksa, yaptığından mesul değilse, o zaman suçun ne manası kalır? Böyle diyen kişi, bir haksızlığa uğradığı zaman mahkemeye müracaat etmiyor mu?

Halbuki, anlayışına göre şöyle düşünmesi gerekirdi:

“Bu adam benim evimi yaktı, namusuma dil uzattı, çocuğumu öldürdü, ama mazurdur. Kaderinde bu fiilleri işlemek varmış, ne yapsın, başka türlü davranmak elinden gelmezdi ki.”

Demek ki Allah yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek Allah yazıyor. İşte buna kader diyoruz.

Teşbihte hata olmasın, Allah da, bizim ömrümüz boyunca yapacaklarımızı “ezeli kamerasıyla “Levh-i Mahfuz” denilen bir banda alıyor. Fakat biz o filmde neler bulunduğunu asla bilmiyoruz. Bu tespit hareketimize, niçin tesir etsin! Gerçek bu olunca, mesuliyet elbette bizimdir. Hür irademizle kötüyü seçip, günah işlediğimiz için suçlanıyoruz, başka şey için değil. “Kaderimde yazılıysa suçum ne?” demeye hiç hakkımız yok. İsteyerek suç işlemek “suç” değilse, suç ne peki?

Bize düşen, günahımıza tövbe etmek, affı için yalvarmak ve güzel ameller işleyip cezadan kurtulmaya çalışmak. Suçu kadere yüklemeye çalışmakla ancak kendimizi aldatabiliriz, Allah'ı, asla...




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
mahnur 22:13 15.12.18