Havas ilmi Genel Bilgiler

Ilmi havas ne değildir? - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Havas ilmi Genel Bilgiler>Ilmi havas ne değildir?
ebu ubeyde bin cerrah 09:55 08.04.20
İbn Nedim’e
(ö.385/995) göre, okuyup üfleme yapanlarla
sihirbazlara şeytânlar, cinler ve rûhlar itaat ve hizmet
edebilir, onlar şeytânlar, cinler ve rûhları emir
ve yasakları doğrultusunda kullanabilirler. Hastalığa
okuyup üfleyenler Allah’ın yüce ismine itaat
etmek, ona yalvarmak, Allah’ın rûhları ve şeytânları
emir altına almaya tahsis edilen isimlerini zikretmek,
arzuları terk edip ibadete yapışmak gibi
bir takım kuralları benimseyerek cin ve şeytânların
kendilerine boyun eğmesini sağlayabilirler. Cin ve
şeytânların boyun eğmesi ise ya Allah’ın o konuyla
ilgili ismine itaat etmeleri ya da ondan korkmaları
nedeniyle meydana gelir. Çünkü Allah’ın isimlerinde
onları hüküm altına alıp boyun eğdirecek
öyle bir özellik vardır. Sihirbazlar ise kurbanlarla,
namaz ve orucu terk etmek, kan akıtmak ve nikâhı
câiz olmayanları helal saymak gibi şeriata uygun
olmayan, Allah’a karşı asî olunacak günahları irtikâp
ederek şeytânları kullanırlar.17 Dolayısıyla
Havâs ilminin İslâm dini açısından hoş karşılananı
olduğu gibi uygun görülmeyeni de vardır. Nitekim
İslâm dünyasında Havâs ilminin öncülüğünü yapan
“İbn Hilâl’in (Hilâl b. Vasıf) hayret verici filleri,
güzel işleri ve tecrübe edilmiş sonuçları vardır.
Yine Allah’ın isimlerini kullanarak hastalığa okuyuculardan
olan İbn İmam’ın yöntemi de zemmedilen
değil benimsenen bir usûldür. Ayrıca
Abdullah b. Hilâl, Sâlih el-Müdirebi, Ukbetü’l-
Ezrai’, Ebû Hâlid Horasanî de beğenilen tarzda bir
usûl benimsemişlerdir. Onların çok büyük ve seçkin işleri vardır.

Bir kısım araştırmacılara göre “İslâmî dönemde
Havâs ilmine ilk defa ilgi duyan ve onu
yaygın bir şekilde kullananların başında Şiîler ve
mutasavvıflar gelmektedir. Şiîler’in bu ilgisinin temelini,
Ehl-i Beyt’e mensup kişilerin diğer insanlardan
imtiyazlı oldukları inancı ile Hz. Âdem’e
Esmânın öğretilmesiyle başlatıp bütün peygamberlerde
devam ettirdikleri hurûf ilminin Hz. Muhammed’de
en üst noktaya ulaştığı, ondan Hz.
Ali’ye (ö.40/661) ve ondan da imamlara geçtiği yolundaki
telakkileri oluşturmaktadır.”22 Havâs ilminin
İslâm dünyasına özellikle Şia kanalıyla
girmesi tesadüf değildir. Kanaatimizce bunun
müntesipler üzerinde otoriteyi meşrulaştırıcı bir
tarafı vardır. Şia öteden beri Hz. Ali ve Cafer b. Sâdık’a
(ö. 148/765) ait cefr gibi bazı gizli belgelerden
ve ilimden söz etmektedir. “Hâlbuki güvenilir
hiçbir kaynakta Hz. Ali’nin Cefr, Câmia’ veya
daha başka bir eser yazdığından söz edilmediği
gibi Şerif er-Radî (ö.359/969) tarafından derlenen
bazı hitabe ve mektuplarının otantisitesi hakkında
da ciddi itirazlarda bulunulmuştur.”23 Fakat Hz.
Ali ve onun soyundan gelen imamların gizli öğretilere
vakıf oldukları iddiası, müntesiplerini en
azından psikolojik olarak tatmin etmekte ve otoriteye
karşı bir itaat olgusu geliştirmektedir. Aynı
zamanda bu özellik diğer İslâmî fırkalara karşı
kendilerinin dosdoğru yolda bulunduklarının da garantisi olmaktadır.

sonuç:

Havâs ilmi tarihî süreç içerisinde anlam sahası değişik
mecralara kaymış elit bir ilimdir. Genel itibariyle
Havâs ilminin İslâm dini açısından hem tasvib
edilen hem de tasvib edilmeyen yönleri bulunmaktadır.
Bu nedenle bazı İslam âlimleri konuyu
vuzuha kavuşturmak için çeşitli açıklamalar yapmışlardır.
Havâs ilminin birçok alt disiplini vardır.
Bunlardan birisi de Havâssu’l-Kur’ân olup Kur’ân
ilimlerinden kabul edilmiş ancak Havâs ilmi ile Havâssu’l-
Kur’ân’ın tarifleri klasik eserlerde aynı ilimler
gibi tanımlanmıştır. Oysaki Havâssu’l-Kur’ân,
merkeze Kur’ân’ı aldığı için Havâs ilminden ayrı
bir konuma sahiptir.
Havâs kitaplarına göz atıldığında insanları cezbeden
ilginç bilgilerle karşılaşılmaktadır. Bu bilgiler
elbette eleştiri süzgecinden geçirilmelidir.
Ancak bu bilgileri tamamen absürd kabul edip bir
kenara bırakmak da ilmî bir tutum olamaz. Çünkü
bunların içinde ufuk açıcı ve ilham verici bilgiler
de mevcuttur.
Havâssu’l-Kur’ân’ın Kur’ân ilimleri arasında
gereken ilgiyi gördüğü söylenemez. Bunun sebepleri
arasında bazı âlimlerin Havâssu’l-Kur’ân’ı vehbî
ilimlerden sayması ve Havâssu’l-Kur’ân’ın özel bir
ilgi, riyazet ve yetenek gerektirmesi zikredilebilir.
Havâssu’l-Kur’ân ilminin teşekkülünde en başta
Kur’ân’ın kendisi büyük bir yol gösterici olmuştur.
Diğer dayanakları ise Hz. Peygamber’in Fedâilu’l-
Kur’ân, tıp ve duâ ile ilgili hadisleri ile sahabeden
başlamak üzere sâlih kişilerin tecrübeleridir. Ancak
Hz. Peygamber’in konuyla ilgili sınırlı sayıdaki beyânları
daha sonra tecrübe sahasına dökülerek genişletilmiş
ve Havâssu’l-Kur’ân adıyla özerk bir
disiplin meydana gelmiştir. Bu disiplinin teşekkülünde
Şia ve mutasavvıflar önemli rol oynamıştır.
Havâssu’l-Kur’ân, Müslümanların Kur’ân’ın
manevî bereketine inanmalarının ve Kur’ân’ı şifâ
telakki etmelerinin eseridir. Fakat havâs kitaplarında
Kur’ân’ın ve Esma-ı Hüsnâ’nın havâssının
Havâs ilminin genel konuları ile iç içe anlatılması
okuyucu nezdinde sihir vb şeylerin meşru imiş gibi
algılanmasına sebebiyet vermektedir. Bu yüzden
Havâssu’l-Kur’ân temalarının Havâs ilminin genel
konularından tecrit edilmiş, müstakil biçimde ele
alınması daha uygun olacaktır. Havâssu’l-Kur’ân
bilgilerinin uygulanmasında helal yemek, temizlik,
riyazet, vakit ve sayılara riayet etmek gibi hususlar
havâs âlimlerinin ısrarla vurguladığı noktalardır. Bu
yönüyle Havâssu’l-Kur’ân’ın kişide helal yeme, temizliğe
dikkat etme ve Kur’ân’a saygı gösterme bilinci
oluşturduğu söylenebilir. Ayrıca bu bilgilerin
subjektifliği akılda tutularak herkesin aynı neticeye
ulaşamayabileceği bilinmelidir. Çünkü herkesin niyeti,
samimiyeti, fıtratı farklı farklıdır ve Havâssu’l-
Kur’ân inanca dayalı öznel bir tecrübedir.
Havâs kitaplarında Havâssu’l-Kur’ân ile ilgili
senetsiz birçok haber nakledildiği için, Havâssu’l-
Kur’ân’dan bir Kur’ân ilmi olarak faydalanmada
özellikle tecrübe edildiği vurgulanan hususlara
odaklanılmalıdır. Tefsir ilmi gibi yorum üzerine
bina edilen ilimlerde müfessirin başarısı onun idrak
yeteneği ile sıkı irtibat içindedir. Dolayısıyla tefsir
sahasında özgün ve kayda değer çalışmalar yapmak
için Havâssu’l-Kur’ân’dan faydalanmak mümkündür.
Üstelik Kur’ân’ı daha iyi tefsir etmek için Havâssu’l-
Kur’ân’dan yararlanmak dünyevî değil ulvî
bir keyfiyettir. Faydalanılabilecek havâs örnekleri,
ilgili kişiler tarafından muteber havâs kitaplarından
öğrenilip tatbik edilebilir.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143