Beni hatırla
Standart Nücum ilmi ve tarihte uygulanması, işe yarayıp yaramadığı #1
Alt 04.02.17, 00:10

ASTROLOJİ VE YILDIZLAR İLMİ

Bugün ‘astroloji’ adı verilen, gök cisimlerinin hareketinden geleceği öğrenme merakına İslam dünyasında ‘ilm-i nücüm’ yani ‘yıldızlar ilmi’ denirdi ve İlm-i nücüm, astrolojinin temeli ama çok daha kapsamlı hali idi. Murat bardakçı, Hürriyet gazetesine hazırladığı yazı dizisinde kütüphanelerimizde asırlar öncesinden kalma elyazması olarak saklanan yıldız namelerden alıntılar yapmış. Bu değerli bilgileri Astroset'in yorumlarıyla birlikte sizinle paylaşmak istedik.


İlm-i nücümün üstatlarına ‘müneccim’, müneccimler tarafından kaleme alınmış eserlere de ‘yıldız name’ adı verilirdi ve yıldız namelerde gök cisimleri vasıtasıyla akla gelebilecek hemen her sorunun cevabını bulmak mümkündü.



İlm-i nücüm’, ‘müneccim’ ve ‘yıldız name’... Bu üç söz, asırlar boyunca kadın-erkek, her yaştan hemen herkesin merakını çekmiş, sıkıntıların hallinde ve gelecek konusundaki merakın tatmininde hep bu kavramlardan medet umulmuştu.


‘İlm-i nücüm’ ‘yıldızlar ilmi’; daha doğrusu ‘yıldızlar vasıtasıyla geleceği öğrenme işi’ demekti ve bugün ‘astroloji’ diye bilinen yıldız gözlemleriyle birlikte bireyin doğum tarihinde onu etkileyen spiritüel tesir kuşaklarının tespiti işi, eskiden yıldız ilmi olarak anılırdı. Astronomik esaslara dayalı temeli çok daha kapsamlı ele alınırdı. Bu işin üstadına ‘müneccim’, müneccimler tarafından kaleme alınmış eserlere de ‘yıldız name’ denir ve yıldız namelerde gök cisimlerinin hareketlerinin hemen her derde deva olduğu anlatılırdı.


İyi bir müneccimin iki özelliğe sahip olması şarttı: Astronomiyi çok iyi bilmesi ve yıldızların hareketinden geleceği okuma yeteneğini taşıması... Biz buna okuma değil de yorumlama yeteneğini taşıması desek daha doğru olur kanısındayız. Yıldız hareketlerini mikroya yani insana ve onun doğum tarihindeki kesişmeye indirgeyebilmek, gerçekten astrolojiyi neredeyse bir sanat haline getiren en önemli özelliktir. Belli burçların, gezegenlerin ve evlerin ne anlama geldiğini bilmek yeterli değildir. Önemli olan o genel bilgiyi, karışınızda oturan, biraz da şaşkın gözlerle size bakan o insana indirgeyebilmektir. Dolayısıyla bir müneccim aynı zamanda astronom, yani gök bilimcisiydi. Nücüm ilmi bugünün astrolojisinin temel aldığı burçlarla ve gezegenlerle sınırlı kalmaz, o devirde bilinen yıldızlar ve bütün öteki gök cisimleri de işin içine girerler, gökyüzü ‘menzil’ denilen 28 parçaya taksim edilir ve binlerce yıldızın menzillere göre dağılımı ayrıntılı bir şekilde yorumlanırdı.



SARAYIN KADROLUSU

İslam dünyasında Emevilerden itibaren Osmanlılardın son dönemine kadar hükümdar saraylarında kadrolu müneccimler bulunurdu ve saray münecciminin iki ana görevi vardı: Takvim hazırlamak ve zamanın hükümdarının yıldızına bakmak, yani geleceğini tahmin etmek...

Müneccim, yıldızlardan geleceği iki aşamada okur, hükümdarın veya bir başka kişinin doğumundan ölümüne kadar başında geçecek olanları tahmine ‘mevalid’, o kişi için uğurlu ve uğursuz anların belirlenmesine de ‘İhtiyarat’ denirdi. Saray müneccimleri, hükümdarlar için bu maksatla listeler hazırlar ve listelerde uğurlu zamanları saatlere ve dakikalara kadar yer verirlerdi.



İşte, bütün bu tahminlerin ne şekilde yapıldığını anlatan bilgilerin yer aldığı eserlere ‘Yıldızname’ denir ve yıldız namelerde burçlarla yıldızların özellikleriyle uğurlu ve uğursuz saatlerin yanı sıra hangi işin ne zaman yapılması ve hatta hangi cinlerden yardım istenmesi gerektiği de anlatılırdı.



YILDIZIN KOKUSU



Bir yıldız namede, akla gelebilecek hemen her sorunun cevabını bulmak mümkündü. Savaşa güneş hangi burçtayken girilmesinden hayırlı evladın hangi gün saat ve kaçta dünyaya geleceğine, karşılıksız aşk çekenlerin dertlerine deva bulabilmek için hangi yıldızın doğmasını beklemek zorunda olduklarından kokuların ve buhurların yıldızları nasıl etkilediğine, günün hangi saatinde hangi buhurun yakılması gerektiğinden hangi yıldızın hangi cinle ilişkisi bulunduğuna ve yıldızlar vasıtasıyla nasıl yardım isteneceğine kadar her derdin devası yıldız namelerdeydi.



YILDIZ NAME SÖZLÜĞÜ

SA’D DURUMU: Yıldızın göğün en yüksek derecede bulunması hali. Yıldızı sa’d anında iken doğan çocuğun talihi son derece açık olur.



NAHS: Yıldızın, göğün en aşağı derecesinde olması hali. Yıldızı bu durumda ilen doğan çocuğun talihi kapalı ve hayatı felaketlerle doludur.



MÜSTEVLİ: Yıldızın kendi mekanında bulunması hali. Bu anda doğan çocuğun talihi son derece açık olur.



SEHİM: Yıldızların boylam dereceleri arasındaki ilişkiden hareket ederek çıkartılan sayı. Sayı ne kadar büyük olursa, talih de o kadar açık olur.



İTTİSAL: Bir yıldızın başka bir yıldıza yetişmesi. Talihi ittisal halindeki yıldıza bağlı olan kişi, rakiplerini her zaman bertaraf eder.



İNSIRAF: Bir yıldızın başka bir yıldıza yetişmek üzereyken hızını kaybedip geri kalması. Talih, bu durumda geriler ve kişinin şansı kapanır.



NURDAN IRAK YILDIZ: Birbiriyle uyumlu bir ilişki içerisinde bulunan yıldızlardan birinin ışığını kaybetmesi. Nurdan ırak kalma halinde áşıklar arasındaki sevgi biter, hükümdarlar savaşta yenilir ve dostlar düşman olurlar.



HALİ YILDIZ: Karanlık bir bölgede bulunan yıldızın harekete geçmesi ama aydınlık bölgeye ulaşamaması. Bu durumda kişinin talihinde hiçbir değişiklik olmaz ama yıldız aydınlık bölgeye geçmeyi başardığı takdirde, talihte düzelme görülebilir.



KETHÜDA: Uzaklardaki bir yıldızdır ve dünyaya yeni gelmiş çocuğun kaç sene yaşayacağı, bu yıldızın parlaklık derecesine ve diğer bazı yıldızlarla arasındaki orana göre hesap edilir. Kethüda’nın derecesine ‘hilac’ denir ve ömrün uzunluğu ile hilác arasında doğru orantı vardır.



REDDÜ’N-NUR: Bir yıldızın başka bir yıldıza yetişmesi, yani İttisal halinde ortaya üçüncü bir yıldızın çıkması ve iki kişi arasındaki iyi münasebetleri bir anda bozması.



CEMÜ’N-NUR: Reddü’n-nur durumunun tersi, yani birbiriyle uyuşan iki yıldızın arasına üçüncü bir yıldızın girmesi ama ilk iki yıldızın muhabbetinin daha da artması. Böyle bir durumda hükümdarlar dünyaya hakim olurlarken sevgililer arasındaki aşk daha da artar.



İŞKAL: Birbiriyle uyuşan iki yıldızın arasına vaziyeti şüpheli bir başka yıldızın girmesi. Üçüncü yıldız diğer ikisinin ışığını keserse, talihleri bu yıldıza bağlı olan kişiler düşman olurlar. Yıldızın gitmesi halinde münasebetler iyiye döner ama mutlaka bir soğukluk yaşanır.



"Astroset olarak kişinin aklı, özgür vicdanı, kararları ve yapabilme gücüyle beraber geçmişin bilgilerinin günümüz gerçekliğiyle yeniden yorumlanması halinde uygulamada da başarılı sonuçlar alınacağı inancındayız."

Alıntı




Standart #2
Alt 27.03.17, 11:12

Teşekkürler güzelll



Standart #3
Manevi
Alt 21.04.17, 13:29

Allah razı olsun bu güzel paylaşım için.



Standart #4
Alt 01.03.18, 09:29

Emeğinize sağlık teşekkürler.



Standart #5
Alt 18.01.19, 23:46

Allah razı olsun emeğine sağlık paylaşımınız için çok teşekürederim





« önceki Konu sonraki Konu »

Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj
Havasokulu
Tasavvuf & Tarikatler
5
26.10.18 13:34
SiLence
Tarih
5
04.06.17 14:22
madlen
Telekinezi
2
27.05.17 10:48
SiLence
Sağlık
1
18.04.17 13:11
SiLence
Sağlık
1
18.04.17 13:11
Havas ilmi

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0 HavasOkulu.Com Desing by HeartLess

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:01.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139