Hayat Dersleri & Hikayeler

Güzel Nasihatlar... - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Hayat Dersleri & Hikayeler>Güzel Nasihatlar...
KaLpSiz 18:15 21.10.17
KÖTÜ HUYUN ZARARI

"Muhammed Sıbgatullah", Allah adamlarından.
Bir gün Ona sordular, "Kötü huylu" olmaktan.


Buyurdu: ("Kötü insan", kötü bilir herkesi.
Bulunmaz kendisinde, merhametin zerresi.


Nankördür, eşe dosta hiç değildir vefâkâr.
Bir iyilik yapsa da, sonradan başa kakar.


Tanımaz helâl harâm, sakınmaz günâhlardan.
Kimseyle geçinemez, incinir herkes ondan.


Hattâ o, çok yapsa da nâfile ibâdeti,
Alamaz sevâp ecir, boşa gider zahmeti.


Hadîste buyuruldu: (Kötü huylu kimseler,
Huyları sebebiyle, Cehenneme girerler.)

Kötü huylu bir kişi, benzer "kırık testi"ye.
Ne yama kabûl eder, ne de döner eskiye.


Öyle fenâlıktır ki "kötü huy" bir insanda,
Görmez iyiliğinin faydasını Mîzânda.


İster ki, başkasına zarar versin durmadan.
Zîrâ böyle kişiler, zevk alır hep bunlardan.


Hâlbuki kuyu kazsa, birine, biri eğer,
Kazdığı o kuyuya, evvelâ kendi düşer.


Vaktiyle garip biri, bir köyden geçer iken,
Bir fırına uğrayıp, "ekmek" ister içerden.


Velâkin parasını vermek istediğinde,
Bakar ki, hiç parası kalmamış üzerinde.


Bir "Dilenci" zanneder, fırıncı onu o an.
Kalbinden geçirir ki: "Bıktım artık bunlardan".


Bir ekmeğin içine, bolca Zehir koyarak,
Verir o zavallıya, Allah'tan korkmıyarak.


Hiç bir şeyden haberi olmayan o müslümân,
O "Zehirli ekmeği", alıp gider oradan.


Bir köye girdiğinde, rast gelir Genç birine.
Askerden terhis olmuş, dönüyormuş evine.


Acıkmış olduğunu söyleyince genç kişi,
Ona merhametinden, acır ve yanar içi.


Fırıncıdan aldığı ekmeği verir ona.
Gönül râhatlığıyla, devâm eder yoluna.


Genç, orada oturup, o ekmeği yiyerek,
Yürür gider evine, hiç bir şey bilmiyerek.


Lâkin başlar içinde o Zehirin tesiri.
Ve başlar titremeye vücûdunun her yeri.


Artık son nefesini alırken o genç adam,
Der ki: (Ben, köyümüze yeni girmiştim ki tam,


Yolcunun birisinden, bir ekmek alıp yedim.
Ondan sonra başladı titremeye her yerim.)


Bunu duyan fırıncı, başlar bir dövünmeye.
Der: (Eyvâh, o zehiri ben koydum o ekmeğe.


Keşke yapmaz olaydım, yaptığım iş doğru mu?
Ben, kendi elim ile zehirledim oğlumu.)


Ne kadar pişmân olup, üzüldüyse de içten,
Lâkin oğlu ölmüştü, geçmiş idi iş işten.)


---------- Post added 21.10.17 at 18:18 ----------

MÜFLİS KİMDİR?

"Abdurrahmân Kerkûkî", âlim ve velî bir zât.
Bir gün sevdiklerine, şöyle etti nasîhat:

(Kardeşlerim, kaçının her günâh ve harâmdan.
Bilhassa titizlikle, sakının Kul hakkından.

Nitekim Resûlullah, hitâb edip eshâba,
(Müflis kimdir?) diyerek, suâl etti bir defâ.

Dediler ki: (Müflisin, şu ki bizce mânâsı,
Kalmamıştır elinde, hiç malı ve parası.)

Buyurdu: (Asıl müflis, şu kuldur ki ey eshâb!
O, dünyâ hayâtında kazanmıştır çok sevâb.

Namâz oruç, hac zekât, yapmıştır çok hasenât.
O, bu sevaplarıyla mahşere gelir, fakat,

Onun bunun hakkına, tecâvüz eylemiştir.
Kiminin arkasından, gıybetini etmiştir.

Kimisini dövmüş ve sövmüştür diğerini.
Veyâhut incitmiştir, bâzısının kalbini.

Türlü Kul haklarıyla, gelir mahşer yerine.
Verilir sevapları, bu hak sâhiplerine.

Lâkin öyle çoktur ki alacaklı olanlar,
Hepsini ödemeden, tükenir o sevaplar.

Verecek sermâyesi kalmayınca onlara,
O hak sâhiplerinin günâhları, bu defâ,

Onlardan alınarak, bu kula yükletilir.
Hor ve zelîl olarak, Cehenneme itilir.)

Eshâb, bunu duyunca Allah'ın Resûlü'nden,
Ağladılar herbiri, bunun üzüntüsünden.

Bir gün de, eshâbına, Allah'ın sevgilisi,
Buyurdu: (Çok seviniz siz birbirlerinizi.

Vazîfeli bir melek, nidâ eder mahşerde:
(Allah rızâsı için sevişenler nerede?)

Arş-ı âlâ altında, toplanarak o zevât,
Nûrdan kürsîlerinde, beklerler gâyet râhat.)

Bir gün de buyurdu ki: (Birinizin, faraza,
Kapısının önünde, akan bir Nehir" olsa,

O kişi, o nehirde, beş defâ günde eğer,
Yıkansa, üzerinde kalır mı kirden eser?)

Arz ettiler ki: (Hayır, o böyle yapsa şâyet,
Kir kalmaz üzerinde, temiz olur o gâyet.)

Buyurdu ki: (Beş vakit namâz dahî böyledir.
Onu güzel kılanlar, günâhtan temizlenir.)

Bir gün de buyurdu ki: (Ey eshâbım, şimdi siz,
Bir koyun sürüsü'nün "Çoban"ı gibisiniz.

Nasıl ki mes'ûl ise her çoban, sürüsünden,
Siz dahî mesulsünüz, kendi iyâlinizden.

Evlâtları yüzünden, çok anne ve babalar,
O gün, "Veyl" ismindeki Cehennemde yanarlar.

Zîrâ öğretmediler dînini çocuklara.
Sırf "Para kazanma"yı, öğrettiler onlara.

Ben onlardan uzağım, onlar da benden uzak.
Merhamet etmiyecek onlara cenâb-ı Hak.)
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Havasokulu 09:04 29.10.17
Sayın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], konu paylaşımınız için teşekkür ederiz.
Cevapla
Tuana 10:51 29.10.17
Allah razı olsun çok güzelll paylaşımm
Cevapla
Aliye 11:37 29.10.17
Teşekkürl ederim kalpsiz güzel ögütler yaşamakta nasip olur inş
Cevapla
Etiketler:guzel, nasihatlar
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143