Hayat Dersleri & Hikayeler

Görücü Usulü - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Hayat Dersleri & Hikayeler>Görücü Usulü
Dua 15:38 09.11.20
Annesi yine o kızdan bahsediyordu."Ahlaklı,edepli,çok güzel olmasada büyüğünü küçüğünü bilir" diye başlayınca genç adama bıkkınlık gelmiş sofradan kalkmıştı. İşe yetişmek için acele ediyordu. O gün şirketin sunumu yapılacağı için gerçekten çok yoğun bir gün olacaktı. Vakit saat geldiğinde, toplantı odası bir hayli kalabalıklaşmıştı.İlk defa orada görmüştü o kızı. Ojeli ve bakımlı tırnakları, ışıl ışıl saçları ve giyimi kuşamıyla adeta Bahar'a vurulmuştu. İş anlaşması yaptıkları şirketin insan kaynaklarında çalıştığı için o günden sonra çok daha fazla görebilme fırsatıda olmuştu...

Ve elinden gelen herşeyi yapmıştı o kızı etkileyebilmek için. En sonunda güzel bir arkadaşlığa başladımışlardı.
Fakat Bahar'ın olumsuz birçok yönünü görmüyordu, hayran kaldığı güzelliği, o olumsuzlukların üzerini belliki kapatmıştı. Kısa zaman içinde bu arkadaşlık ilerledi ve en sonunda da Bahar"ı ailesiyle tanıştırmıştı. Melih anne babasının kendilerine göre yalnış gördükleri bazı durumlardan bu işe gönülsüz olduğunu anlasada "hayat benim hayatım" diyerek onlara söz hakkı tanımamıştı. Birliktrliklerinin ikinci ayından sonra nişan, bir yıllın ardından ise düğünleri oldu. Ve Melih evlilik olana kadar sevdiğinin o ihtişamlı güzelliğine fazlasıyla kaptırmıştı kendini...

Balayı tatilinden sonra ilk iş sabahı Bahar kahvaltıyı dahi hazırlamamıştı. Melih hayatında ilk defa iş yerinde kahvaltı yapmak zorunda kalmıştı. Oysa annesi erkenden kalkar ve kahvaltıyı hazırlar sonrada onu kaldırır, tam vaktinde işe hazır olurdu böylelikle... Evlilik karşılıklı sorumluluk değilmiydi? Daha ilk günden eşinin özgürlüğüne düşkün olduğunu ve fazla sıkılmaya gelmeyeceğini söylemesi fazlasıyla moralini bozmuştu. Çocuk konusunda ise kariyer yapmak istediğini söyleyerek on yıl böyle birşeyi kendisine söylememesini belirtmişti. Bahar eve geç geldiğinde hesap soramıyor,
birşey diyecek olsa hemen aralarında bağırışmalar oluyordu... Bahar evliliğin en temel kuralı olan saygı kavramını daha ilk aylarda tüketmişti...

Özgürlük ve kariyer diyerek kendi yapacaklarına ise asla taviz vermiyordu... Hemde evine ve eşine zaman ayırmamak pahasına... Melih o muhteşem güzelliğin gözünde eridiğini hissetmeye başlamıştı zamanla. Eşine azıcık karışmak istese hemen bir kavga çıkıyordu. Sekizinci ayda ansızın bir rahatsızlık geçiren genç adam,
doktorundan kemik erimesi hastalığına yakalandığını öğrendikten haftalar sonra halsizleşmeye başlamıştı.
Aylar sonra ise yatağa düşmüş ve işe gidemez bir hale gelmişti. Bahar eşinin bu zor anında yine kendini düşünmüş, daha çok genç olduğunu ve eşide olsa yatalak birine bakamayacağını söyleyip boşanma davası açmıştı. Melih işte ozaman ne kadar yalnış bir karar verdiğini anlamıştı.Tek celsede bitmişti herşey.... Yıllarca yakalandığı hastalıkla boğulmuş, en sonunda ise sağlığına kavuşmuştu. Annesi ise evladını mutlu görmenin derdindeydi...

Yine seneler önce söylediği kızdan bahsetti oğluna.Mahallede yaptığı iyilikleri, yaşlılara olan hürmeti, fakir fukaraya yaptığı yardımları dinledikce içine huzur dolmuştu sanki. Bu defa annesini dinlemiş ve o kıza görücü gitmişlerdi. Bu defa karşısındaki insanın yüz güzelliğine dahi dikkat etmemişti.İnsanlara yaklaşımı, tatlı dili, hoş sohbeti olumlu karar vermesine sebep olmuştu. Aylar sonra iki tarafında rızasıyla evlendiler. Daha ilk sabah muazzam bir kahvaltı sofrası hazır olduğunu görünce okadar mutlu olmuştuki. Kendini çok değerli hissetti. Akşam işten eve geldiğinde güleryüzle kendisini kapıda bekleyen ve "hep ben" diye düşünmeyen bir eşinin olması ona asıl saadet duygusunu yaşatıyordu. Bir kış günü hastalandığında yüksek ateşle yatağında yatarken bir ara gözlerini araladığında, elini tutmuş başında bekleyip gözyaşı döken eşini görünce oda gözyaşlarını tutamamıştı... Normal bir güzelliği olan Esma o an müthiş bir güzellikte görünmüştü gözüne. Ahlak, edep, eşine evine düşkünlüğü eşini gözünde ne kadar da güzelleştirmişti...

Annesine teşekkür etmek için bir sabah yanına uğradığında bu işin nasıl olduğunu sorunca kadın belkide zamane insanlarının yalnışından dem vurmuştu...
"Güzellik sofraya konmaz, güzellik sergen süpürmez oğul... Bizim zamanımızda evlilikler güzel ahlak,hoşgörü ve daha nice güzel duygular üzerine kurulurdu.Şimdiki zamanda ise, güzelliğe göre... İşte şimdiki evliliklerin uzun sürmemesinin sebebi ise budur... " - Yapılan bir araştırmaya göre görücü usulü yapılan evlilikler, aşk evlilikleri ne göre büyük bir oranla daha uzun sürmektedir... Bunun sebebi ise, evliğin temelinin sadece güzelliğe göre değil, nice güzel duygulara göre atılmasıdır...

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146