Huddam ilmi

Hüddam ilmi nedir, ecinni ilmi nedir - Sayfa 2 - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
1 2
Huddam ilmi>Hüddam ilmi nedir, ecinni ilmi nedir
haydar95 14:42 20.12.17
hüddam ilminden hüdamlarin ismi nasil dua lardan hesaplanir 2ci sorumda hüddam aslinda varmidir yoksa duayi okuyan kisi kendimi yaratir o üddami




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
FarukEfendi 15:29 20.12.17
İsimlerin çıkarılması bir ilim işidi tabi ama ister forumda onun hakkında detaylar var inceleyebilirsin.
Hüddam gerçektir. belirli sayıda zikirler, koşullar yerine geldiğinde kulak davetiyle olur göz davetiyle olur v.b şekilde insana gelip iletişime geçerler diyor bu konuda ilim sahibi insanlar..




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
BEHRAM 23:49 02.05.18
HÜDDAM NEDİR VE HÜDDAM EDİNMENİN ZARARLARI NELERDİR ?

Hüddam Nedir?

Cenabı hak kuranı kerimden önce inzal buyurduğu kütüp (kitaplar) ve suhuf (bazı peygamberlere gönderdiği sahifeler) un muhafazasınıda içindekilerle memur olan insanlara vermişti. Fakat sonuç malum.

Kuranı kerimi ise bizlere hidayet kaynağı ve rehber olarak göndermiş ama muhafazasını sadece bize bırakmamıştır. Kuranı kerimde “kuranı biz indirdik ve onu koruyacak olanda biziz” buyurmuştur. Ayette geçen biz lafzı kuranı melekler vasıtasıyla indirdiğine ve yine onları koruma işine vazifelendirdiğine işarettir.

İnen her sure hatta her ayetle beraber onun muhafızı ve hadimi (hizmetlisi) olan bir melek inmiştir. Her meleğin emri altında 1 den 70 bine kadar yardımcı melek bulunur.

Cinlerden iman etmiş olandan bazı gruplar (kavim – sülale) da topluca bu meleklerden birinin sevk ve idaresi altında yada bağımsız olarak hadim olmaya gönüllü olurlar.

Ayrıca her mümin kuranı kerimin topluca hadimi ve bütün hükümleriyle mükellefidir.

Bu üç sınıfın (özellikle insanlar ve cinlerin) ilk görevi içindeki emir ve yasaklara uymaktır.
İkinci olarak kuranı kerime yönelik yapılacak her türlü saldırıya, tahribat ve tahrifat girişimine karşı canları pahasına onu korumak, saldıranlara mukavemet etmek ve gerekirse onlara karşılık vermektir.

Melek ve cinlerin üçüncü görevleriyse o kuranı kerimi sürekli okuyan (yada belli ayet ve sureleri bir maksat için olsun yada olmasın) insanlara yardımcı olmak ve havas ve esrarından istifade etmesini temin etmektir.

Peki Bu Hüddamlar Elde Edilebilirmi

Soruyu şöylede değiştirebiliriz. Hüddam edinmek diye bi şey varmı? Ve mümkünmü?

Bu soru kafaları karıştıran çok çetrefilli bir sorudur. Şimdi biz kısaca hüddam edinmek mümkündür diyelim. Nasıl olduğunu anlattığımız zaman zaten cevap daha net anlaşılacaktır.

Hüddam Nasıl Edinilir?

Bunun iki yolu vardır.

1- Kuranı kerimin tamamını yada belli sure yada ayetlerini vird edinerek (sürekli ve düzenli şekilde okuyarak) o surelerin hadimlerinin yardımı sağlanır. Bir insan bir ayet, sure yada kuranı kerimin tamamını okuduğu zaman hadim olan melek yada cinlerden birisi hemen orda hazır olur. Sürekli okuyan kimse özel bir statü kazanır ve tutulan listeye girer. Kişi okurken melek ve cinler başında pervane olurlar. İnsan yanlış okuduğu zaman yüksek sesle doğrusunu okur ve düzeltirler. Böylece kişinin hatasınıda tamamlamış olurlar. Eğer okuyan insan dünyevi bir maksat için okumuşsa onu yerine getirmek için çalışırlar. Uhrevi bir maksat için okumuşsa Allah’a o kişi adına dua eder ve istediğini vermesi için yalvarırlar.
2- Hüddam edinmek deyince hepimizin aklına gelen, sakıncaları hesap edilmeksizin keşke bende edinsem dediğimiz, belirli usuller, azimetler ve riyazatlar sonucu kendini bir sure yada ayetin hizmetine adamış olan Müslüman cinleri kendine bende etmekten ibarettir.
Burada hemen şunu belirtmek isterim ki cinler bundan hiç hoşnut olmazlar. Çünkü birinin hizmetine giren cin artık sure yada ayetin hadimi değildir. Fakat Müslüman oldukları için, sürekli o sure yada ayetin okunmasına hürmeten insana zarar vermez ve isteklerini yerine getirir.
Bir kimse hüddam için riyazata girip evrad ve ezkara başladığı vakit melek ve cinlerin bundan hemen haberi olur ve maksadını bilirler.
Bir müddet kişinin riyazatı kesmesini beklerler. Eğer kesmez ve devam ederse bıraktırmak için çeşitli şekillerde korkuturlar. Daha bırakmazsa hadim taifesinden bir cin gelir. Eğer riyazat yapan bu gelenin gerçek hadim olduğu düşüncesine kapılır ve riyazatı bırakırsa (ki yüzde 90 ı bırakır) o cinle ömür boyu görüşür. Yok bırakmaz devam eder ve usulü tamamlarsa artık o cin taifesi surenin hüddamlığından azledilip o kişinin hizmetine verilir. O surenin hadimliğine de başka bir taife geçer.
Her sure ve ayetin hüddamının bir unvan ve mertebesi vardır. Surenin hadimliği görevi onlara geçince artık asıl isimleri ne olursa olsun o unvan ve ismi kullanırlar.
Peki cinler kendilerine zarar verilmesine ve ulvi hizmetlerinin son bulmasına sebep olan insanlara zarar verirlermi?
Cinler Müslüman olduğu için, okunan sure ve ayetinde hürmetine riyazat yapana zarar vermezler ama buğzederler. Çünkü onun yüzünden ulvi bir vazifeden alınmışlardır. Velevki riyazat yapan kişi islamı hakkıyla yaşayan kişi olmasa bile.
Fakat bazen aile efradı eğer uygunsuz yaşayan insanlarsa onlara zarar verebilir yada korkutabilirler.

. Hüddam edinmenin zararları çok büyüktür.

1- Dünyadaki Zararı: Hüddamcı yada cincilerin bu güne kadar iflah oldukları nerdeyse hiç görülmemiştir. Cinler sayesinde bir takım dünyalık edinen insanlar belli bir süre sonra sefalete düşmüşlerdir. Zira cinler o kişiye gece gündüz durmadan beddua etmektedirler. Yine hüddamcı ve cincilerin ölüm anlarıda çok zor geçer. Dünyadayken ibadetlerinden zevk ve tat alamazlar. Yanlarına ne melek nede ruhaniyetler yaklaşmaz. Çünkü onlar zalim durumuna düşerler. Allah’ın rahmetide zalimlere tecelli etmez. Ölüm zamanları gelince başlarında hiçbir melek (bedenlerinde vazifeli olanlar hariç), hiçbir ruhaniyet bulunmaz. O cinlerde artık onu terk etmişlerdir. Dolayısıyla şeytanla baş başa kalırlar. Şeytan onların imanını (bulundukları zor durumdan istifade ederek onu kandırıp ki ölüm anı insanın en zor zamanlarından biridir) ellerinden alırlar. Azrail a.s de onların canını bir kafir ve zalimin canı nasıl alınıyorsa öyle alır.
2- Ahiretteki Zararı: Başta peygamberimiz olmak üzere tüm nebilerin, velilerin ve kuranı kerimin şefaatından mahrumdurlar. Cinler kendilerini zorla hür iken zorla esir eden, kuran hizmetçisiyken bu hizmetten mahrum eden insandan şikayetçi olacak ve haklarını alacaklardır. Şunu unutmayalım ki kul hakkı sadece insanlar arasında cereyan eden bir hadise değildir. Cinlerle insanlar hatta hayvanlar arasında bile bir hukuk vardır ve her hak er yada geç sahibine iade edilecektir. Ayrıca kuranı kerimde bu kişiden şikayetçidir. Çünkü kuranın ayet ve surelerini dünya menfaatı için kullanmış, kuranı para karşılığı satmıştır. Kendisine ve tüm insanlara Allah’ın meccanen (karşılıksız olarak) hidayet, kurtuluş ve şifa kaynağı olarak gönderdiği kuranı kerimi maksadının dışına çıkarmış ve menfaat kaynağı olarak kullanmıştır. Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde “kuranı kerim ahirette mutlaka karşınıza çıkacaktır. Ya (ya rabbi bu beni öğrendi, okudu, bende yazılanlarla amel etti….. diye) şefaatçı olur yada şikayetçi olur. Şefaatı da makbuldür (şefaat ettikleri cennettedir) şikayetide makbuldür” buyurmuştur.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Ahsen 13:48 09.08.18
HÜDDAM NEDİR VE HÜDDAM EDİNMENİN ZARARLARI NELERDİR ?

Hüddam Nedir?

Cenabı hak kuranı kerimden önce inzal buyurduğu kütüp (kitaplar) ve suhuf (bazı peygamberlere gönderdiği sahifeler) un muhafazasınıda içindekilerle memur olan insanlara vermişti. Fakat sonuç malum.

Kuranı kerimi ise bizlere hidayet kaynağı ve rehber olarak göndermiş ama muhafazasını sadece bize bırakmamıştır. Kuranı kerimde “kuranı biz indirdik ve onu koruyacak olanda biziz” buyurmuştur. Ayette geçen biz lafzı kuranı melekler vasıtasıyla indirdiğine ve yine onları koruma işine vazifelendirdiğine işarettir.

İnen her sure hatta her ayetle beraber onun muhafızı ve hadimi (hizmetlisi) olan bir melek inmiştir. Her meleğin emri altında 1 den 70 bine kadar yardımcı melek bulunur.

Cinlerden iman etmiş olandan bazı gruplar (kavim – sülale) da topluca bu meleklerden birinin sevk ve idaresi altında yada bağımsız olarak hadim olmaya gönüllü olurlar.

Ayrıca her mümin kuranı kerimin topluca hadimi ve bütün hükümleriyle mükellefidir.

Bu üç sınıfın (özellikle insanlar ve cinlerin) ilk görevi içindeki emir ve yasaklara uymaktır.
İkinci olarak kuranı kerime yönelik yapılacak her türlü saldırıya, tahribat ve tahrifat girişimine karşı canları pahasına onu korumak, saldıranlara mukavemet etmek ve gerekirse onlara karşılık vermektir.

Melek ve cinlerin üçüncü görevleriyse o kuranı kerimi sürekli okuyan (yada belli ayet ve sureleri bir maksat için olsun yada olmasın) insanlara yardımcı olmak ve havas ve esrarından istifade etmesini temin etmektir.

Peki Bu Hüddamlar Elde Edilebilirmi

Soruyu şöylede değiştirebiliriz. Hüddam edinmek diye bi şey varmı? Ve mümkünmü?

Bu soru kafaları karıştıran çok çetrefilli bir sorudur. Şimdi biz kısaca hüddam edinmek mümkündür diyelim. Nasıl olduğunu anlattığımız zaman zaten cevap daha net anlaşılacaktır.

Hüddam Nasıl Edinilir?

Bunun iki yolu vardır.

1- Kuranı kerimin tamamını yada belli sure yada ayetlerini vird edinerek (sürekli ve düzenli şekilde okuyarak) o surelerin hadimlerinin yardımı sağlanır. Bir insan bir ayet, sure yada kuranı kerimin tamamını okuduğu zaman hadim olan melek yada cinlerden birisi hemen orda hazır olur. Sürekli okuyan kimse özel bir statü kazanır ve tutulan listeye girer. Kişi okurken melek ve cinler başında pervane olurlar. İnsan yanlış okuduğu zaman yüksek sesle doğrusunu okur ve düzeltirler. Böylece kişinin hatasınıda tamamlamış olurlar. Eğer okuyan insan dünyevi bir maksat için okumuşsa onu yerine getirmek için çalışırlar. Uhrevi bir maksat için okumuşsa Allah’a o kişi adına dua eder ve istediğini vermesi için yalvarırlar.
2- Hüddam edinmek deyince hepimizin aklına gelen, sakıncaları hesap edilmeksizin keşke bende edinsem dediğimiz, belirli usuller, azimetler ve riyazatlar sonucu kendini bir sure yada ayetin hizmetine adamış olan Müslüman cinleri kendine bende etmekten ibarettir.
Burada hemen şunu belirtmek isterim ki cinler bundan hiç hoşnut olmazlar. Çünkü birinin hizmetine giren cin artık sure yada ayetin hadimi değildir. Fakat Müslüman oldukları için, sürekli o sure yada ayetin okunmasına hürmeten insana zarar vermez ve isteklerini yerine getirir.
Bir kimse hüddam için riyazata girip evrad ve ezkara başladığı vakit melek ve cinlerin bundan hemen haberi olur ve maksadını bilirler.
Bir müddet kişinin riyazatı kesmesini beklerler. Eğer kesmez ve devam ederse bıraktırmak için çeşitli şekillerde korkuturlar. Daha bırakmazsa hadim taifesinden bir cin gelir. Eğer riyazat yapan bu gelenin gerçek hadim olduğu düşüncesine kapılır ve riyazatı bırakırsa (ki yüzde 90 ı bırakır) o cinle ömür boyu görüşür. Yok bırakmaz devam eder ve usulü tamamlarsa artık o cin taifesi surenin hüddamlığından azledilip o kişinin hizmetine verilir. O surenin hadimliğine de başka bir taife geçer.
Her sure ve ayetin hüddamının bir unvan ve mertebesi vardır. Surenin hadimliği görevi onlara geçince artık asıl isimleri ne olursa olsun o unvan ve ismi kullanırlar.
Peki cinler kendilerine zarar verilmesine ve ulvi hizmetlerinin son bulmasına sebep olan insanlara zarar verirlermi?
Cinler Müslüman olduğu için, okunan sure ve ayetinde hürmetine riyazat yapana zarar vermezler ama buğzederler. Çünkü onun yüzünden ulvi bir vazifeden alınmışlardır. Velevki riyazat yapan kişi islamı hakkıyla yaşayan kişi olmasa bile.
Fakat bazen aile efradı eğer uygunsuz yaşayan insanlarsa onlara zarar verebilir yada korkutabilirler.

. Hüddam edinmenin zararları çok büyüktür.

1- Dünyadaki Zararı: Hüddamcı yada cincilerin bu güne kadar iflah oldukları nerdeyse hiç görülmemiştir. Cinler sayesinde bir takım dünyalık edinen insanlar belli bir süre sonra sefalete düşmüşlerdir. Zira cinler o kişiye gece gündüz durmadan beddua etmektedirler. Yine hüddamcı ve cincilerin ölüm anlarıda çok zor geçer. Dünyadayken ibadetlerinden zevk ve tat alamazlar. Yanlarına ne melek nede ruhaniyetler yaklaşmaz. Çünkü onlar zalim durumuna düşerler. Allah’ın rahmetide zalimlere tecelli etmez. Ölüm zamanları gelince başlarında hiçbir melek (bedenlerinde vazifeli olanlar hariç), hiçbir ruhaniyet bulunmaz. O cinlerde artık onu terk etmişlerdir. Dolayısıyla şeytanla baş başa kalırlar. Şeytan onların imanını (bulundukları zor durumdan istifade ederek onu kandırıp ki ölüm anı insanın en zor zamanlarından biridir) ellerinden alırlar. Azrail a.s de onların canını bir kafir ve zalimin canı nasıl alınıyorsa öyle alır.
2- Ahiretteki Zararı: Başta peygamberimiz olmak üzere tüm nebilerin, velilerin ve kuranı kerimin şefaatından mahrumdurlar. Cinler kendilerini zorla hür iken zorla esir eden, kuran hizmetçisiyken bu hizmetten mahrum eden insandan şikayetçi olacak ve haklarını alacaklardır. Şunu unutmayalım ki kul hakkı sadece insanlar arasında cereyan eden bir hadise değildir. Cinlerle insanlar hatta hayvanlar arasında bile bir hukuk vardır ve her hak er yada geç sahibine iade edilecektir. Ayrıca kuranı kerimde bu kişiden şikayetçidir. Çünkü kuranın ayet ve surelerini dünya menfaatı için kullanmış, kuranı para karşılığı satmıştır. Kendisine ve tüm insanlara Allah’ın meccanen (karşılıksız olarak) hidayet, kurtuluş ve şifa kaynağı olarak gönderdiği kuranı kerimi maksadının dışına çıkarmış ve menfaat kaynağı olarak kullanmıştır. Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde “kuranı kerim ahirette mutlaka karşınıza çıkacaktır. Ya (ya rabbi bu beni öğrendi, okudu, bende yazılanlarla amel etti….. diye) şefaatçı olur yada şikayetçi olur. Şefaatı da makbuldür (şefaat ettikleri cennettedir) şikayetide makbuldür” buyurmuştur.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Grozzola 18:42 25.09.19
Hüddamın Anlamı ve Özellikleri
Hüddam nedir? Hüddam kelimesi hademe kelimesinin çoğuludur ve görevli, vazife sahibi anlamına gelmektedir. Eski bir ilim olan Hüddam hakkında bilinenler ve rivayetler şu şekildedir;

Bazı hüddamlar oldukça sinirli ve zor olurken iken bazıları sakin mizaçlıdır.
Hüddamlar genel olarak çift karakterlidir. Oldukça itaatkâr olan Hüddam birden sert mizaçlı olabilmektedir.
Hüddam için bir görev verilebilmesi için Hüddam isimlerinin bilinmesi gerekmektedir.
Bazen Hüddam ona hükmeden insana âşık olabilmektedir.
Hüddam ve hükmeden insan arasındaki ilişki bir usta-çırak ilişkisine benzemektedir. Her ruhun yapabileceği bir ilim olmadığı rivayet edilmektedir.
Farklı İnanışlarda Hüddam ’ın Yeri
Neredeyse tüm inanışlarda Hüddam ilmine yer verilmektedir. Yahudilik ve Hristiyanlıkta Hüddam ilminin, şeytanları kontrol edebilmeyi sağlayan bir ilim olduğu şeklinde inanışlar bulunmaktadır. Yahudiler ve Hristiyanlar yüce yaratıcılarının cin ve şeytan gibi kötülüklere hükmedebilme gücü verdiğine inanmaktadır.

İslam dininde ise Hüddam iminin gerçek olduğuna inanılır fakat kesinlikle günah ve yasaktır. Kur’an-ı Kerim’de geçen surelerde görevli bir cin olduğu bildirilmektedir. İslam dininde Müslüman bir cinin Kur’an-ı Kerim’deki sure ve dualarla kontrol edilebileceğine inanılmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de buyurulduğuna göre kötü cinlerin kontrol altına alınması için dua ve sureler yeterli değildir. Yalnızca Allah izin verirse onlar kontrol altına alınabilir. Kur’an-ı Kerim’de kesinlikle cinlerin nasıl kontrol edileceğine dair bilgiler yer almamaktadır. Yalnızca kontrol edilebilmesini mümkün olduğu, fakat kesinlikle yasak olduğuna dair bilgileri elde edebilmeniz mümkün olacaktır.

Hz. Süleyman (A.S) Cinleri Kontrol Edebiliyor Muydu?

Bir rivayete göre Hz. Süleyman (a.s)’nın Allah’ın bahşettiği kudret sayesinde en kötü ve tehlikeli cinleri kontrol edebildiğine inanılmaktadır. Hz. Davud (a.s)’un sahip olduğu 19 oğuldan biri olan Hz. Süleyman (a.s)’a Allah tarafından cinlerle ve kuşlarla konuşabilme gücü verilmiştir. Hz. Süleyman (a.s)’ın cin ve şeytanlara hükmettiği özellikle de onların inşaat ustaları, denize dalan dalgıçlarını çalıştırdığı bilinmektedir. Bu konu ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır;
“Cinlerden bir ifrit, ‘Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var.’ dedi. Kitaptan ilmi olan kimse ise, ‘Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getirebilirim.’ dedi. (Süleyman) onu (Melikenin tahtını) yanı başına yerleşivermiş görünce, ‘Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye, beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbin müstağnidir (şükre ihtiyacı olmayan), çok kerem sahibidir.” Neml Suresi-27/39-40
Cinlerin Tutsak Edilebileceğine Dair Ayetler
Hz. Süleyman (a.s)’ın cinleri kontrol edebildiğine dair ayetlerde Allah şöyle buyurmuştur;

“Süleyman’ın emrine de sabahleyin bir aylık, akşamleyin bir aylık yol almakta olan rüzgârı verdik. Onun için bakır madenini eritip akıttık. Cinlerden de rabbinin izniyle onun maiyetinde çalışanlar vardı. Onlardan kim buyruğumuzdan sapsa, ona yakıcı ateşin azabını tattırırdık.” Sebe Suresi/ 12. Ayet
“Süleyman, Davud’a vâris oldu ve dedi ki: «Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden(nasipler) verildi. Doğrusu bu, apaçık bir lütuftur.” El-Enbiya Suresi/ 81. Ayet
“Onun için dalgıçlık yapan ve bundan başka işler de gören şeytanlardan da onun buyruğu altına verdik. Onların hepsini biz gözetiyorduk.” Enbiya Suresi/ 82. Ayet
“Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: "Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun" dediler.” Neml Suresi/ 15. Ayet
“Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları Süleyman'ın hizmetinde toplandı, hepsi bir arada (onun tarafından) düzenli olarak sevk ediliyordu.” Neml Suresi/ 17. Ayet
“Asi olan şeytanları ise zincirlerle bağlı olarak ona boyun eğdirdik.” Sad Suresi/ 38. Ayet
“Denize dalarak onun için cevherler çıkaran ve başka işler de gören şeytanları yine onun emrine verdik.” Enbiya Suresi- 21/82
Hüddam İlmiyle Uğraşmak Zararlı Mıdır?
Hüddam dinimizce yasaklanmıştır. Bu sebeple Müslümanların üzerinde olan Allah’ın rahmetinden yoksun kalırlar. Çünkü Hüddam bir nevi kul hakkıdır. Aynı zamanda Allah’a şirk koşmak olarak sayılabilmektedir. Bu sebeple hem zararlı hem de yasaktır.

Hüddamın Zararları Nelerdir?
Hüddamın zararları bulunmakta olup dinimizce yasaklanmasının sebepleri de vardır. Hüddamın zararları şu şekilde sıralanabilmektedir;

Hüddam ilmiyle uğraşan bir kimsenin bilhassa Peygamber Efendimiz olmak üzere tüm veli ve nebilerin aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’in şefaatinden mahrum kalacağı bildirilmiştir.
Hüddam edilen cin Müslüman ise zorla esir edildiği ve Kur’an’a hizmet ederken bundan mahrum edildiği için şikayetçi olacaktır. Ve hakkını almak için uğraşacaktır. Bilinmelidir ki kul hakkı yalnızca insanlar için tüm varlıklar için geçerlidir.
Hüddam sahibi olanlar Kur’an-ı Kerim’de yer alan ayet ve sureleri kullanarak ilmi gerçekleştirmektedir. Bu durumda Kur’an-ı Kerim’i dünyevi ihtiyaçları ve menfaati için kullanmış olur. İnsanlar için şifa ve kurtuluş kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’in bu şekilde kullanılması çok büyük günahtır. Peygamber Efendimizin bir hadis-i şerifinde “Kur’an-ı Kerim ahirette mutlaka karşınıza çıkacaktır. Ya (ya Rabbi bu beni öğrendi, okudu, bende yazılanlarla amel etti…. diye) şefaatçi olur ya da şikayetçi olur. Şefaati da makbuldür (şefaat ettikleri cennettedir) şikâyeti de makbuldür.” diye buyurmuştur.
Hüddam edilen cinler bunu yapana gece gündüz beddua edecektir.
Hüddam ilmiyle uğraşan bir kimsenin üzerinde Allah’ın rahmeti bulunmaz.
Hüddam İlmi Öğrenilebilir Mi?
Hüddam ilmi nasıl öğrenilir merak ediyorsanız; Hüddam ilmi günümüzde neredeyse unutulmaya yüz tutmuş bir ilim olarak, bu ilmi öğreten bir kurumun olması mümkün olmadığı gibi bilen bir kimseyi bulmakta çok zordur. Hüddam ilminin kökleri Antik Mısır’a kadar dayanmakta olup Mısır’da İslam dini yaygınlaşmaya başladıktan sonra yasaklanmıştır. O dönemde Mısır’da Hüddam ilminin yanı sıra cinlere tapma, cin çağırma ve bunun gibi yapılan tüm ayinler yasaklanmıştır.

Cinler Zararsız Hale Getirilebilir Mi?
Cinlerin zararsız hale getirilmesi, tutsak edilmesi ya da dilediğinin yaptırılması mümkündür. Bu birazda medyumluk yeteneği olan kimsenin hünerine bağlıdır. Çünkü cinler görülemez. Cinlerin hissedilmesi akım, enerji, nefes gibi farklı frekanslarla mümkün olmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de yer alan Sad Suresinin 38. Ayetinde şöyle buyrulmuştu;

“Asi olan şeytanları ise zincirlerle bağlı olarak ona boyun eğdirdik...”
Aynı zamanda Enbiya Suresinin 21/82 ayetinde “Denize dalarak onun için cevherler çıkaran ve başka işler de gören şeytanları yine onun emrine verdik.” diye buyrulmuştur. Bu ayetlerde gösteriyor ki cinler insanlara hizmetkar olabilir ve zararsız hale getirilebilir.





Alıntı




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Grozzola 11:44 26.09.19
Meryema davetini biliyorsanız paylaşır mısınız ?




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
dilkayayd 01:25 24.04.20
peki bu durumun tersi yaşanabilirmi bir hüddamı yada cini emri altına almak isterken kendisi cinin yada hüddamın emri altına girerse?....




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
şşi’râ 23:18 22.09.20
1.Sorum:Hüddamı herkes çağırabilirmi?
2.Sorum:Hüddamlar cin midir melek midir?
3.Sorum:Hüddamlar bizi cinlerden ve ifritlerden korurmu?
4.Sorum:Hüddam ilmini öğrenmek istemek bize birşey kaybettirirmi?

Sorularimi cevaplayanlardan Allah razı olsun şimdiden.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cobra Bite 13:40 30.01.21
Doğada cin, peri, hüddam, meryema gibi soyut varlıkların da olduğunu dile getiren bir öğretidir. Buna göre bizim çevremizde hayatımızda çok fazla etkili olan olağanüstü varlıklar vardır. Bu varlıklar kontrol altına alınabilir ve kişinin hizmetine sokulabilir. İşte belirtilen bu olağanüstü varlıkları hizmete koşmaya yani köleleştirmeye ecinni ilmi denir. Ecinni ilminde köleleştirilen iki tür varlık vardır: hüddamlar, meryemalar.



Hüddam, cin taifesinden olup köle haline getirilmiş erkek varlıklardır. Bunlar genellikle evli ve çocukları olan cinlerdir. Çocuklarının öldürüleceği yönünde tehdit edilirler ve bu şekilde köle haline getirilirler. Hüddamlara cinayet, soygun, kazaya sebebiyet verme, hastalık çıkartma gibi korkunç işler yaptırılabilir.

Bazı durumlar da ise bekar hüddamlar bir kadına aşık olup gönüllü olarak da köle olabilirler. Bu durumda bütün yaşamlarını o kadına göre ayarlarlar fakat kadına kendilerini asla göstermezler.

Meryema ise bekar genç kız görünümündeki kadın cinlerdir. Rivayete göre upuzun saçları olan ve devamlı siyah, güzel elbiseler giyen varlıklardır. Eğer bir erkek meryemanın elbisesine iğne batırabilirse artık meryema normal bir kadına dönüşür ve kendisini yakalayan adama aşık olur. Meryemanın her yıl sadece bir gün ve sadece birkaç saniyeliğine evlere girdiğine inanılır. Evlere giriş vakti olarak da “günün aydınlanmaya başladığı ve gecenin karalığını kaybettiği sabah vakti” tabiri kullanılır.



ALINTI




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
1 2