islam & islami Konular

Kabedeki 4 direk nedir - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

islam & islami Konular>Kabedeki 4 direk nedir
azize 07:55 02.11.17
KABEDEKİ DÖRT DİREK NEDİR Kıblemiz olan zahirdeki kabe 4 direk üzerinde durmaktadır. Bunların ikisi HANNAN ve MENNAN direkleri, diğer ikiside,SUBHAN ve DEYYAN direkleridir. 1- HANNAN: (hakk ) Çok merhemetli demektir. 2- MENNAN: (Muhammet) İhsanı bol demektir. 3- SUBHAN: (celal yüz) Yaratıklarına benzemekten münezzeh olan. 4- DEYYAN: (cemal yüz) Herkezin Hakk’ını ve hesabını bilen ve veren demektir. Görüldüğü gibi, zahir kabe nasıl 4 direk üzerinde duruyorsa, aynen onun gibi gönül kabemizde 4 İdrak üzerinde durmaktadır. Gönül kabemizde Cenabı Hakk laikiyle tecelli etmesi için, bizlerin bu dört irfaniyet idrakını zevk etmemiz lazımdır. HANNAN: (Hak tarafından görüş) Hakikat gözüyle her şeye nazar edersek, Nuru Yezdan olduğunu görürüz. “Bir şeye mahlûk gözü ile bakarsan o mahlûk olur. Hak gözüyle bak’ki bi- şek nuru Yezdan ondadır” (M.Niyazi hz.) MENNAN: (Halk tarafından görüş) Muhammed gözüyle yani kesretteki kemalat sıfatları görme halidirki; Mim olan tafsilatı Muhammediyenin irfan ve kemalatına sahip olmak demektir.“levlaka levlak” sen olmasaydın, sen olmasaydın diye Cenabı Hakk’ın Muhammed’e ifadesinde belirttiği gibi, zerreden küreye kadar her varlıktaki Rahman olan kemalat sıfatının, Hz.Muhammed’in olduğunu görüyoruz. SUBHAN: Yaratıklarına benzemekten münezzeh olan Allah’tır. Cenabı Allah vahdet yüzüyle her varlıkta tecelli edendir. Fakat tecelli ettiği varlıklarla kayıtlı olmadığı için onların hiç birine benzemez. Bu Allah’ın Celal yüzüdür. DEYYAN: Herkezin Hakk’ını ve hesabını en iyi bilen ve veren Allah’tır. Cenabı Allah Cemal yüzüylede, Rahman olan kemalat sıfatlarından, hem veçhini sergilemekte, hemde Adaletiyle hükmünü yürütmektedir. İşte, bir kişi gönül kabesindeki bu dört direk olan Cenabı Hakk’ın idrak ve kabullenişi ile bütün tecellilerde bu dört yüzünün zevkine sahip olabilirse, o kişi laikiyle Âdem olmuştur. Âdem demek yeryüzünde Allah’ın halifesi demektir. Yoksa her gördüğümüz kişi değil. En iyisini bilen Allah’tır. MUHARREM AYI

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Aliye 08:24 02.11.17
Ve aleyküm selam ablam..
Allah senden razı olsun güzel bilğilerin için ..

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Sin 12:36 02.11.17
mürşide bağlı bir insan virdine sımsıkı sarılırsa bu dört direğin hakikatini kendinde görmeye başlar....ve şöyle der. bu gün şanım ne yüce benim.... vesselam

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
azize 16:25 02.11.17
Hakikat, gerçekliktir, gerçek değil. Gerçeğe hem içkin hem de aşkındır.
Gerçeği görebilir, duyabilir, koklayabilir, tadabilir ve dokunabiliriz, hatta gerçeği sayabilir, tartabilir ve ölçebiliriz de. Fakat gerçeklikle temas edebilmemiz için akıl kadar duyu ve vahiyden de yardım almalı ve onu tek kelimeyle yaşamsallaştırmalıyız.
Güneşin çekim kuvveti, radyoaktif dalgalar, suyun kaldırma gücü ve yerin çekim kuvveti de haktır. Hak, sabit olan, değişmeyen gerçektir. Gerçek, inkârı kabil olmayan haktır. Cehalet gerçeğin reddi, ilim ise sabit gerçeğe mutabık olan bilgidir.
Hiçbir hak hakikatten yoksun değildir. “Her hakkın bir hakikati vardır.” Varlığı muhakkak olan hak, hakikatle girifttir. Birbirleriyle mündemiç oldukları halde, birbirinden farklı iki kavramdırlar “hak” ve “hakikat”. Hak, hakikatin kalıbı, hakikat ise hakkın kalbidir.
Hak, hakikatin aynısı değil, aynasıdır. Gerçek haktır, fakat hakikat gerçekliğe indirgenemez. Hakikat, müşahede edilebilir, zaman-mekân koordinatlarına oturtulabilir olanların bütününden ibaret değildir.
Marifet, haktan hakikati görmektir.
Birinin reddi, diğerini de anlaşılmaz kılar. İdealizm, hakikatin gerçeğini, pozitivizm gerçeğin hakikatini kabul etmiyor. İdealist ve pozitivistlerin hipotezlerinin aksine, varlık, maddî âlemden ibaret olmadığı gibi hakikat de bu âlemle sınırlı değildir.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
BeyazMor 17:45 14.06.19
...dünyada ne kadar idrak varsa o kadar realite mevcuttur. Çünkü dünyada hakikatin kendisi değil, idraklerin çeşitli kapasitelerine göre değişen; hakikatlerin çeşitli ve izafî tecelliyatı mevzubahistir.
Her idrakin, böyle kendi kapasitesine göre kıymetlenebilecek şeyler elbette birbirinden farklı olacaktır.
Bunun için dünyada hiçbir nokta üzerinde, idraklerin tam mutabakatı ve vahdeti kabil olmaz.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi