islam & islami Konular

Namazda Huşunun Beyânı - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

islam & islami Konular>Namazda Huşunun Beyânı
Swordsfish 19:58 21.06.20
Haberde bildirildigine göre. Cebrail (A.S.) bir gün Peygamber (S.A.S.)´imize
gelerek der ki:
«Yâ Rasülallah! Gökte taht üzerinde bir melek görmüstüm, çevresinde yetmis bin
melek saf düzeninde durmus ona hizmet ederlerdi. Onun her nefesinden, ulu
Allah (C.C )bir melek yaratirdi.
Fakat ayni melegi simdi kanadi kirik ve aglarken Kaf daginda gördüm. Beni
görünce «Bana sefaat eder misin?» diye yalvardi. «Sucun nedir?» diye sordum,
bana söyle cevap verdi. «Mi'râc gecesi tahtima kurulmus oturuyorken. Muhammed
(S.A.S.) yanimdan geçiyordu. O'nun için ayaga kalkmadim diye ulu Allah (C.C )
beni bu cezaya çarptirdi, gördügün gibi beni buraya sürdü.»
Ben Allah (C.C )'a yalvarip, yakardim, kirik kanadli melegin sucunu bagislamasini
diledim, ulu Allah (C.C ) bana; «Yâ Cebrail, ona söyîe de Muhammed (S.A-V)'in
üzerine seiât-ü selâm getirsin» diye buyurdu.
Varip ona bildirdim, sana selât-ü selâm getirdi de, Allah (C.C ) onu afvederek kirik
kanadi yerine yenisini bitirdi.»
Bilesin ki, Kiyamet Günü, kulun ilk gözden geçirilecek ameli namaz olacaktir.
Namazi eksiksiz bulunursa, diger amelleri de birlikte kabul edilir. Eger namazda
eksiklik görülürse diger ameller de birlikte reddediiir.
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
"Farz namazlar teraziye benzer, dogru tartan karsiligini görür.."
Yezid-ür Rekkasî (rahimehullah) der ki, «Rasûlüllah'in (S.A.S.) namazi öylesine
dengeli ve biteviye olurdu ki, sanki ölçülü oldugu sanilirdi.»
Peygamberimiz (S.A.S.) buyurur ki:
"Ümmetimden iki kisi düsünün, her ikisi de namaza dururlar, rukü ve secdeleri
aynidir, fakat ikisinin namazi arasinda yer ile gök arasi kader derece farki vardir.»
Peygambe (S.A.S.)´rimiz bu hadisi ile husu içinde kilinan namaz ile restgele
kilinan namaz arasindaki farki belirtmek istemis olmalidir.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Rukü ile secde arasinda belini dimdik dogrultmayan kula Allah (C.C), Kiyamet
Günü bakmaz."
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurur:
"Kim vaktinde namaz kilarsa, abdestini tam alirsa, rukü ve secdelerini âdabina
uyarak yerine getirirse ve namazda husu içinde bulunursa, o kulun namazi
bembeyaz ve parlak bir kiliga bürünerek göge yükselir ve yücelirken der ki; Bana
karsi nasil titiz davrandinsa Allah (C.C) da seni öyle korusun.»
Suna karsilik kim namazi vaktini geçirerek kilar, abdestini bastan savma alir,
rukü ve secdelerini âdaba aykin sekilde yapar ve namaz esnasinda husu ve
saygidan mahrum bir vurdumduymazlik tavri takinirsa, o kimsenin namazi da
kapkara bir görünüse bürünerek göge yükselirken «Beni nasil rezil ettiysen, Allah
(C.C) da seni öyie rezil etsin» der.
Allah (C.C)'in diledigi gün, gelince de bu namaz kirli bir çamasir gibi dürülerek
sahibinin yüzüne çalinir."
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurur ki:
"En çirkin hirsizlik, namazindan çalanin hirsizligidir."
Ibni Mes`ûd (R.A.) buyurur: «Namaz bir teraziye benzer, kim dogru tartarsa
karsiligini alir, kim egri tartarsa bilmelidir ki, ulu Allah (C.C):
«Vay egri tartanlarin basina geleceklere!» diye buyuruyor. (Mutaffifin Sûresi - 1)
Büyük âlimlerden biri buyurur; «Namaz, ticarete benzer; nasilki tüccar sermayeyi
ödemeden kâra geçemez ise, farz namazlarini kilmayan kulun da, nafile namazi
kabul edilmez.»
Namaz vakti geldigi vakit Hz. Ebü Bekr (R.A.) yaninda bulunanlara söyle
seslenirdi:
«Kalkiniz, kendi elleriniz ile tutusturdugunuz Allah (C.C)'in atesini söndürünüz.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Namaz, agirbaslilik ve tevazudan baska bir sey degildir."
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Sahibini çirkin davranislardan ve egriliklerden alakoyamayan namaz, Allâh
(C.C)'dan daha da uzaklastirir, gafil kimselerin namazi ise çirkin davranislardan
ve egriliklerden alakoymaz."
Yine Peygamber'ime (S.A.S.) söyle buyurur:
"Nice namaza duran vardir ki, namazindan yorgunlukla, ayaküstü dikilmekten
baska bir sey ellerine geçmez."
Burada kasdedilenler, gafil kimselerdir.
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurur ki:
"Kisi, kildigi namazin suurlu olarak edâ edebildigi kadarindan sevab bekleyebilir."
Ehl-i ma'rifete göre namaz dört esâsdan ibarettir:
1 — Bilerek namaza girmek,
2 — Edeb ve haya içinde ayakta durmak,
3 — Bütün rükünlerini hürmet içinde edâ etmek,
4 — Endise içinde namazdan ayrilmak .
Velilerden biri: «Kalbini hakikat üzere mesgûl etmeyenin namazi fâsiddir»
buyurur.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Cennet'te «Efyah» adli bir nehir vardir. Içinde inci ve yakutlar ile oynayan
Allah'in zaferandan yarattigi huriler vardir. Ulu Allah (C.C)'i yetmis bin dilde
tesbih ederler, sesleri Hz. Davud'un (A.S.) sesinden daha tatlidir. «Biz namazini
husu ve titizlik içinde kilanlara -âitiz» derler. Ulu Allah (C.C) da «Öylelerini kendi
evime yerlestirir ve seni ziyaret edebilenlerden kilarim» diye buyurur."
Anlatildigina göre ulu Allah (C.C) Hz. Musa'ya (A.S.) söyle vahyetti;
«Yâ Mûsâ, beni zikrettigin zaman vücûdun ürpermesin, beni zikrederken husu
içinde ve derli - toplu ol. Beni zikrederken dilinden çikan söz kalbinden süzülüp
gelsin, huzurumda durdugun zaman boynu bükük bir kölenin edâsini takin,
benden bir sey dilerken kalbin ürkek ve dilin dogru sözlü olsun.»
Rivayete göre, Allah (C.C.) ona söyle vahiy buyurdu:
"Ümmetinin âsilerine söyle de:
Benim adimi agizlarina almasinlar, çünkü adimi ananlari anmak benim
hükmümdür, buna göre onlar adimi aninca ben de onlari lanetle anarim. "
Bu hüküm zikir sirasinda gaflette olmayan âsiler için söz konusudur. Gaflet ile
asiligi bir araya getirerek Allah (C.C)'i zikredenlerin halini varin siz düsünün!
Sahabinin birisi söyle demistir: «Insanlar mahsere namazdaki durumlan gibi
sevkedilirler. Namazda derli - toplu, suurlu olan ve kildigi namazdan haz ve
saadet duyanlar, mahserde de öyle olurlar. Namaz esnasinda tarif ettigimiz edaya
zit bulunanlar mahserde de öyle olurlar.
Peygamber'imiz (S.A.S.) bir gün namazda sakali ile oynayan birini gördü ve söyle
buyurdu:
«Bu odamin eger kalbinde korku olsa, azalarina aksederdi, kalbinde korku
olmayanin namazi kabul olmaz.»
Bilesin ki ulu Allah (C.C) namazini husu ve alçak gönüllülük içinde kilanlari, çesitli
âyetlerde övmüstür. Bu husûsdaki âyetlerde geçen bazi ifadeler söyledir:
«Onlar ki namazlarinda husu içindedirler», «Onlar ki namazlarinda
devamlidirlar.»
Bildirildigine göre namaz kilanlar çoktur, fakat namazini husu içinde kilanlar
azdir. Hacca gidenler çoktur, fakat yaptigi haccin icaplarina uyanlar azdir. Kuslar
çoktur, fakat bülbül azdir. Âlim çoktur, fakat bildigine göre amel eden âlim azdir.
Namaz, Allah (C.C)'in emirlerine boyun egme yeri, husu ve alçak gönüllülük
kaynagidir. Namazin kobul edilip edilmedigi, bunlar ile anlasilir. Namazin caiz
olma sartlari ile kabul edilme sartlari ayri ayridir. Namazin caiz olma sarti,
farzlarinin yerine getirilmesidir. Kabul edilmesinin sarti da husu ve takva içinde
kilinmasidir.
Nitekim ulu Allah söyle buyurur:
"Namazlarini husu içinde kilan mü'minler kurtulusa ermislerdir."
(Mü'minun: 1-2)
Takva sarti ile ilgili olarak da ulu Allah (C.C) söyle buyurur:
"Ulu Allah, sadece takva sahiplerinin ibadetini kabul eder." (Mâide Sûresi - 27)
Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurur:
"Kalbi ile Allah (C.C)'a yönelmis olarak iki rek'at namaz kilan kimse anasindan
yeni dogmus gibi bütün günahlarindan arinir."
Bilesin ki, namazda iken insani husu ve suur halinde bulunmaktan içe dogan
duygu ve düsünceler alakoyar. Bunlari kesinlikle kovmak gerekir. Bunlari
kovmada basarili olabilmek için ya los yerde veya oyalayicilardan arinmis sade bir
yerde namaz kilmak gerekir. Gürültü, islemeli yer dösemeleri ve süslü elbiseler
insani ve suur halinden alakoyan baslica oyalayicilardir..
Nitekim rivayete göre Ebü Cehm, Peygamber (S.A.S.)'imize amblemli bir kemer
bagi hediye etmisti. Fakat Peygamber (S.A.S.)'imiz ilk namazdan sonra onu
belinden çözdü ve dedi ki; «Onu Ebû Cehm'e geri götürün, çünki o. beni namazda
oyaladi.»
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) bir gün takunyesinin çemberinin yenilenmesini
emretmisti. Namaza durunca yeni oldugu için gözü ona takildi, bunun üzerine
yeni çemberi sokup eskisini takmalarini emretti.
Peygamberim (S.A.S.)´izin parmaginda altin yüzük vardi, altin yüzük henüz
haram kilinmamisti, bir mimberde hutbe okurken bu yüzügü parmagindan çikarip
atti. Sebebini de söyle açikladi: «Size bakarken zaman zaman gözüm ona
takiliyor, beni oyaliyor.»
Yine rivayete göre Ebu Talha (R.A.) bir gün evinin bchçesinde namaz kiliyordu, bu
sirada bir kus bahçedeki agaçlardan birinin yapraklan orasinda uçup kaçmaya
çalisiyordu. Manzara Ebû Talha'nin hosuna gitmisti, bir müddet gözünü oradan
ayiramadi. Bu arada kaç rek'at kildigini sasiriverdi.
Namazdan sonra karsilastigi fitneyi Peygamber (S.A.S.)'imize anlatti, ve «O
bahçeyi sadaka olarak veriyorum, onu dilediginiz sekilde degerlendiriniz» dedi.
Yine bir sahabî hakkinda rivayet edildigine göre, bu zat da bahçede namaza
durmustu. Hurma agaçlarinin meyva ile yüklü oldugu bir mevsimdi. Gözüne
hurma agaci ilisti ve hosuna gitti. Bu orada kildigi rek'atlarin sayisini sasirdi.
Namazdan sonra hemen Hz. Osman'a (R.A.) kosarak durumu anlatti ve «O
bahçeyi hazîneye bagisliyorum, onu Allah (C.C) Yolu'nda degerlendir» dedi. Hz.
Osman (R.A.) bahçeyi elli bin dirheme satti.
Selefden biri der ki: «Su dört sey namazi zedeler:
1 — Secde yerinden baska tarafa bakmak.
2— Yüzü sivazlamak,
3 — Secde yerinin kum ve çakillarini atmak,
4 — Önünden gelip geçme ihtimalinin bulundugu yerde namaza
durmak.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Namaz kilan kimse bakislarim secde yerinden baska tarafa kaydirtmadikça Allah
(C.C), ona dogru dönüktür."
Hz. Ebû Bekr-es Siddîk (R.A.) namazda direk gibi dimdik dururdu. Bir kisim
sahâbiîer rükû'da öylesine düzgün ve uzunca kalirlardi ki. kuslar onlari cansiz
korkuluklar sanarak sirtlarina konarlardi.
Biliyoruz ki, saygi duyulan yüksek mevkideki kullar önünde bile merasime bagli
bazi saygi gösterileri uygulanmasi gerekir. Buna göre padisahlarin padisahi
huzurunda dururken belirli bir takim edeb ve hürmet esaslarindan sarf-i nazar
etmek nasil düsünülebilir?
Tevrat'ta söyle yazili oldugu bildirilir;
«Ey Âdemoglu! Huzurumda durmus namaz kilarken aglamaktan çekinme, cunki
ben sana kalbinden daha yakinim ve nurum gaybi da görür.»
Rivayete göre Hz. Ömer. (R.A.) bir gün mimberde iken söyîe dedi:
«Insan müslüman olarak sakalini agarttigi halde Allah (C.C)'in rizasini kazanacak
bir tek namaz bile kilmamis olabilir.» Dinleyiciler; «Bu nasil olur?» diye sorunca
su cevabi verdi; «Adem yeterince husu ve alcak gönüllülük içinde ve Allah (C.C)'a
yönelerek namaz kilmaz.»
Ebû Aliye'ye (R.A.):
"Onlar ki namazda gaflet içindedirler." (Maun Sûresi - 5)
Âyet-i Kerimesinin mânâsini sordular, o da söyle cevap verdi. «Âyette
kasdedilenler. öyle kimselerdir ki, namaz kilarken sasirirlar, daha bir rek'at mi,
yoksa iki rek'at mi kilarak selâm vereceklerini kestiremezler.»
Hasan (R.A.) ayni konuda «Oyalanarak namaz vaktini kaçiranlar kasdediliyor»
demistir.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurur ki:
"Ulu Allah (C.C)söyle buyurur:
"Kulum benim azabimdan ancak üzerine farz kildigim ibadetleri edâ etmekle
kurtulabilir."

imam gazali

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146