islam & islami Konular

Çalgı Dinlemek - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

islam & islami Konular>Çalgı Dinlemek
Swordsfish 22:27 21.06.20
Kadı Ebû Tayyib Taberi, Safii'den, Mâliki´den, Ebû Hanife'den ve bunlardan başka
daha bir gurup âlimden çalgı dinlemenin haram olduğunu bildiren sözler rivayet
etmektedir.
Imâm-i Safii «Adâb-Ül Kaza» adli eserinde
«Şarki söylemek bâtıla yakin, makruh bir eğlencedir. Onun ile çok meşgul
olan, şahitliği kabul edilmez bir sefihdir» buyurur.
Ebû Tayyib buyurdu ki:
«imâm-i Sâfii ve arkadaşlarına göre, insanin yakini olmayan bir kadının sesinden
şarkı dinlemesi kadın ister meydanda, Ister perde arkasından söylesin, ister hür,
ister köle olsun kesinlikle caiz değildir»
Safii'nin kendisi
«Halkı toplayıp cariyesinden şarkı dinleten kimse, şahitliği kabul edilmez bir
sefihdir» der.
Yine bildirildiğine göre Imâm-i Safii , kamışla trampet çalmayı kerih görür. Bu
Kur'an-i Kerim'i dinlemekten alıkoymak için, zındıkların icâd ettiği bir hareket dir
demiştir.
Bu bahisde Imâm-i Safii buyurdu:
Peygamber´imizin Sünneti'nin ışığı altında diğer oyunlara nazaran tavla oynamak
daha mekrûhdur. Satranç oynamayı da hoş karşılamam. Bütün oyun çeşitlerini
mekruh görürüm. Çünkü oyun, dindarlara ve mürüvvet sahiplerine yakışan bir is
değildir.»
Imâm-i Mâlik şarkı söylemeyi yasaklayarak «İnsan bir câriye satın alsa da sarkıcı
olduğunu görse, yaptığı alış-verisi tek taraflı olarak bozup cariyeyi geri verebilir»
Imâm-i Mâlik'ih bu kanâatini. İbrahim Ibni Sâid hariç, diger Medine âlimleri
paylaşmaktadır.
imâm-i Azâm'a (Allah Ondan razi olsun) gelince. O da şarkı dinlemeyi günâh
görüp, mekruh saymıştır. Süfyan-Üs Sevrî, Hammad, Ibrahim. Sabi ve benzeri
Küfe'li âlimler de (Allah cümlesinden razi olsun!} bu görüştedirler.
imamlarin yukardan beri siralanan görüsleri. Kadi Ebû Tayyib-ut Taberi'den
nakledilmiştir.
Ebû Tâlib-i Mekkî ise, bazi âlimlerin şarkı dinlemeyi mubah saydıklarını
naklederek «Sahabelerden Abdullah Ibni Cafer. Abdullah Ibni Zübeyr. Mugire Ibnî
Sube. Muâviye ve başkaları şarkı dinlemişlerdir.
Ilk Müslümanlar arasında sahâbi ve tabiinden bir çokları bunda bir mahzur
görmemişlerdir. İleri gelen Hicâzlılar simdi de Mekke'de Teşrik günleri gibi Allah'ın
ibâdet ile geçirilmesini emretmiş olduğu belirli günlerde bile şarkı dinlerler.
Medine'liler de bu konuda Mekkeliler gibi davranmaktadırlar. Bu is zamanımıza
kadar böyle gelmiştir. Görev zamanına kavuştuğum Kadi Ebû Kervan'ın halka
sûfiler için hazırlanmış besteler çalan cariyeleri vardı.
Ata'nm sarki söyleyen iki cariyesi vardı. Dostları bunları dinlerdi. Ebû Kasan Ibni
Seiim'e «Sen şarkı dinlemeyi nasıl yasaklarsın ki, Cüneyd-ül Bagdadî, Sirri Sakati
ve Zunnûn-u Misrî şarkı dinlerlerdi» denilmiş, o da: «Ben onu nasıl haram
görebilirim ki, benden daha hayırlı olanlar bile bunu caiz görerek dinlediler,
demiştir.
Abdullah Ibni Cafer şarkı dinler, sadece şarkı dinlerken oynamayı caiz görmezdi.»
Rivayete göre Yahya Ibni Muâz buyurdu ki: «Biz üç seyi kaybettik, onlari
göremiyoruz, ben bunlari tek - tük görüyorum:
1 — Iffet ile birlikte yüz güzelliği,
2 — Dine bağlılıkla birlikte güzel söz,
3 — Vefa ile birlikte dostluk»
Ben bu naklettiklerimi aynen Haris El - Muhâsibî'ye dayanarak belirten bir
kitabdan okudum. Bu sözlerinden, onun takva sahibi, dini bahislerde titiz ve ehil
olmasina ragmen, sarki dinlemeyi caiz gördügü anlasilir.
Şarkı dinlemeyi izin veren Ibni Mucahid haksiz davetlere icabet etmezdi. Buradan
bir takim ulemanin lehde, aleyhde sözleri çıkarılmıştır.
Ibni Cûreye şarkı dinlemeye ruhsat vermiş. «Kıyamet günü şarkı dinlemek
sevaplardan mi, yoksa günahlardan mi sayılır» diye bir soruya su cevabi verir, ne
sevap amellerden sayilacak ve ne de günâh olan amellerden. Çünkü bu bos söz
söylemeye benzer. Ulu Allah (C.C) «Allah, maksatsız yere yaptığınız yeminlerden
dolayı sizi mesûl tutmaz» buyurmuştur.
Bu husûs da çeşitli görüşleri naklettik. Uygulayacağı gerçeği arayanlar söz
uzadıkça görüşlerin çatıştığını görerek ya hayrette kalırlar yahut da kendi arzuları
istikametinde olan bir görüse meylederler. Bu davranışların her ikisi de
kusurludur. İşin doğrusu, hakki, hakikat usulü ile aramaktir. Bu da mahzurluk ve
mubâhlık bakış açısı altında yürütülecek araştırmalarla olur. (Bu hususda, kesin
hüküm bildiren Hadis'i Şerifler mevcuddur, lâkin buraya alınmamış. Bununla
birlikte, eserin tamâmi, hattâ bir sonraki bölümü okunduğunda, bu husûsda kesin
hükmün mevcûd olduğu görülecektir: Münekkid)

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146