islam & islami Konular

Fakirleri Ağırlamanın Fazileti - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

islam & islami Konular>Fakirleri Ağırlamanın Fazileti
Swordsfish 17:16 23.06.20
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Misafir için tekerrüh gösterip onu gücendirmeyiniz. Çünkî misafiri gücendiren
Allah'i gücendirmis olur. Allâh ise kendisini gücendireni gücendirir.»
«— Misafir agirlamayan kimsede hayir yoktur.»
Peygamber 'imiz, bir gün deve ve sigir sürüsü olan birine ugrar. Fakat adam
Peygamber imizi agirlamaz. Sonra sadece bir kaç kuzusu olan bir kadina ugrar.
Kadin Peygamber 'imizi agirlayarak ona kuzu keser. Bunun üzerine
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurur ki:
«— Her ikisine bir bakiniz. Bu huy Allah'in kudreti dahilindedir. Allâh kime iyi
ahlâk bahsetmek isterse ona verir.»
Peygamber imizin hizmetçisi Ebû Râfi der ki: «Bir gün Peygamber 'imize bir
misafir gelir. Beni çagirarak
«Falan Yahûdiye var ve bana Recep ayina kadar biraz un ödünç vermesini söyle»
der. Yahûdî «Vallahi, encak bir rehin verirse ona ödünç veririm» dedi. Durumu
Peygamber 'imize bildirince bana «Vallahi ben gökte de yerde de güvenilir bir
kisiyim. Eger bana ödünç verseydi verdiginin bedelini ona geri verirdim. Su
zirhimi götür ve kendisine rehin olarak birak» buyurdu.
Hz. Ibrahim (A.S.), yemek yiyecegi zaman disari çikar ve bir ya da iki mil kedar
uzaklara giderek birlikte yemek yiyecegi birini arardi. «Misafir Babasi» diye ün
salmisti. Bu konudaki samimî tutkunlugundan dolayi günümüze kadar vefat ettigi
yerde misafir agirlama gelenegi devam ettirilmistir. Üç kisiden on kisiye, hatta
yüz kisiye kadar evinde misafir agirlanmayan bir gece gecirmemistir. «Her ev, hiç
bir gece misâfirsiz kalmama sayesinde ayakta durur» derdi.
Peygamber imize «imân nedir» diye sordular. O da
«yemek yedirmek ve herkese selâm vermektir» diye cevap buyurdu.
Peygamber 'imiz. (günâhlara kefaret olan ve derece yükselten amellerin ne
oldugu) hakkindaki bir soruya da:
«Yemek yedirmek ve halk uykuda iken namaz kilmaktir.» diye cevap buyurdu.
(Hacc'in kabul edilmesine sebeb olan ibâdetlerin ne oldugu) hakkindaki bir soruya
Peygamber 'imiz «Yemek yedirmek ve tatli dil» diye cevap buyurdu.
Hz. Enes Ibni Mâlik buyurur ki.
«Misafirin girmedigi eve melek de girmez.»
Misafir ogirlamanin ve yemek yedirmenin fazileti hakkindaki hadisler sayisizdir.
Su beyitlerin sâiri, ne güzel demistir:
«Misafiri niye sevmeyeyim?
Veya ona güteryüz göstermekten niye hoslanmayayim?
Misafir benim yanimda, aslinda.
Kendi rizkini yiyor ve karsiliginda bana tesekkür ediyor.»
Bir ata sözü söyledir.
«Iyilik, ancak güleryüz, tatli söz ve geleni iyi karsilamak ile tamamlanir.»
Baska bir sâir de söyle der.
«Misâfirim daha yükünü çözmeden onu güler yüzle karsilarim.
Yer kurak olsa bile, benim yanimda bolluk belirir.
Misafir hesabina bolluk, köylerin coklugu ile degildir.
Fakat onun için cömertin yüzü, bolluktur.»
Misafir çagiranin, fasiklari degil, takva sâhiblerini tercih etmesi gerekir.
Peygamber ' imiz. kendisini agirlayan bir evde dua ederken «Yemegini iyiler
yesin» diye buyurmustur.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Yalniz takva sahibinin yemegini ye. Yemegini de sadece takva sâhibleri
yesin.»
Yine yedirenin, genellikle zenginleri degil, fakirleri gözetmesi gerekir.
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Yedirilen yemeklerin en fenasi, sâdece zenginlerin çagrilip fakirlerin ihmal
edildigi dügün ziyafetidir.»
Öte yandan yemek verenin yakinlarini ihmâl etmemesi gerekir. Çünki onlari ihmal
etmek sogukluk dogurucudur ve akrabalik baglarini kesmektir. Yine yemek
verenin dost ve tanidiklari arasinda gönül kirici bir ayirima girmemesi gerekir.
Cünki bazi dost ve tanidiklari baskalarina tercih etmek, digerlerinin kalbinde
küskünlüge yol acar.
Bunlar yaninda yemek verenin verdigi yemegi ögünme ve böbürlenme araci
olarak kullanmamasi, onu dostlarinin kalbini hosnut "etme vesilesi, yemek
yedirme ve mü'minlerin kalblerini sevindirme bahsinde Peygamber imizin
sünnetine uyma vesilesi bilmesi gerekir.
Yine yemek verenin her hangi bir sebeb ile davetlileri sikacagi bastan belli olan
veya davete gelmekte güçlüge katlanacak kimseleri çagirmamasi gerekir. Yalniz
davete katilmayi isteyenleri çagirmasi gerekir.
Nitekim Süfyan-üs Sevrî buyurur ki;
"Davete katilmaktan hoslanmayan birini yemege çagiran bir günah, bile bile böyle
bir davete katilan kimse de iki günâh kazanmis olur. Çünki davet eden
karsisindakini istemeyerek yemeye zorlamis olur. Eger durumu bilse, ona yemek
vermezdi. Takva sahibine yemek vermek, ibâdete destek olmak, fâsikin karnini
doyurmak da günâh islemeye yardima olmaktir."
Terzinin biri lbni Muûârek'e
«Ben devlet büyüklerinin elbiselerini dikerim. Benim zâlimlerin yardimcisi
olmamdan korkulur mu» diye sorar.
Ibni Mübarek de terziye «Hayir, Zâlimlerin destekçileri sana igne-iplik satanlardir.
Sen ise zâlimlerden bîrisin» diye cevap verir.
Davete icabet etmek, sünnet-i müekkede'dir. Bazilari bazi yerlerde vâcib
oldugunu ileri sürerler. Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Eger bir paçaya çagrilsam kabul ederdim. Eger bana bir dirsek hediye edilse
kabul ederdim.»
Davete katilmanin bes edebi vardir. Bunlar gerek «îhyâ ûl - Ulûm-ud Din, dee ve
gerekse baska kitablarda açiklanmistir.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146