Kadim Bilgelik

Güvenliğe Saplanmak - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Kadim Bilgelik>Güvenliğe Saplanmak
bitter 02:50 08.09.19
Hiçbir ilişki güvenli olamaz.
Güvenli olmak, ilişkilerin doğasında yoktur ve eğer bir ilişki güvenliyse bütün çekiciliğini kaybeder.
İşte bu zihin için bir problemdir.
Bir ilişkinin tadına varmak istiyorsan güvensiz olmak zorundadır.
Onu tamamen güvenli kılarsan tadına varamazsın; büyüsünü, cazibesini kaybeder.
Ve zihin bununla da, onunla da tatmin olmaz, o yüzden de daima çelişki ve kaos içindedir.
Hem canlı, hem de güvenli bir ilişki ister ama bu mümkün olmaz
çünkü canlı bir insan, canlı bir ilişki, canlı herhangi bir şey, ne olacağı belli olmayan bir şeydir.
Bir sonraki anda ne olacağı bilinemez. Bilinemediği için de şimdiki an daha yoğun olur.

Bu anı mümkün olduğu kadar tam yaşamalısın çünkü sonraki an hiçbir zaman gelmeyebilir.
Sen burada olmayabilirsin, diğeri burada olmayabilir.
Ya da ikiniz de burada olursunuz ama ilişki burada olmaz.
Bütün olasılıklar açıktır. Gelecek her zaman açıktır; geçmişse her zaman kapalı.
Ve ikisinin arasında şimdi; şimdinin tek bir anı var, daima titreşen ve sarsılan.
Ama hayat böyledir.
Titreşme ve sarsılma canlı olmanın parçasıdır; duraksama, sis, belirsizlik.

Geçmiş kapalıdır. Her şey oldu ve şimdi hiçbir şey değişemez, her şey tamamen kapandı.
Gelecek tümüyle açık, hiçbir şey bilinmiyor.
Ve ikisinin arasında bu an; bir ayak geçmişte, bir ayak gelecekte.
O yüzden zihin daima bir ikilik içindedir, bölünmüş durumdadır.
Her zaman parçalı, her zaman şizofren.

Bunun böyle olduğunu ve bu konuda bir şey yapılamayacağını anlaman gerekiyor.
Çok güvenli bir ilişki istiyorsan ölü bir insanı sevmek zorundasın ama o da hoşuna gitmeyecektir.
Bir sevgili bir kocaya dönüştüğünde olan budur; koca ölü bir sevgilidir, karısı ölü bir sevgilidir.
Her şey geçmişten ibarettir ve artık geleceğe geçmiş karar verir.
Aslında, eğer bir eşsen geleceğin de yoktur; geçmiş kendini tekrarlayacaktır, bütün kapılar kapalıdır.
Hapistesindir, duvarlar içinde.

Böyledir; sürekli güvenlik ararsın ama bulunca da ondan hemen sıkılırsın.

Evli çiftlerin yüzlerine bak.
Güvenlik bulmuşlar – o çok aranan güvenliği –
ve şimdi her şey banka hesabında ve devlet ve mahkeme ve kanunlar her şeyi güvenceye almış durumda.
Ama büyü, şiir tümüyle kaybolmuş; aşk yok artık.
Onlar ölü insanlar; geçmişi tekrarlayıp anılarda yaşıyorlar.

Evli çiftlerin sözlerini dinle.
Kadın, kocasının onu eskisi gibi sevmediğini söyler, geçmiş anlardan, balayından, diğer olaylardan söz ederler.
Ne saçmalık.
Hâlâ yaşıyorsun. Şu an bir balayı olabilir.
Şu an yaşanabilir ama konuşarak geçmişi tekrarlamaya çalışıyorsun.
Güvenlik asla tatmin etmez ve güvencesizlikte de korku vardır, ilişkinin yok olabileceği korkusu.
Ama bu hayatta olmanın parçasıdır.
Her şey yok olabilir, hiçbir şey garanti değildir ve her şey o yüzden bu kadar güzeldir.

Ve bu yüzden hiçbir anı ertelememen gerekir;
eğer bir insanı sevmek istiyorsan, sev onu; burada, şimdi.
Çünkü kimse bir an sonra ne olacağını bilemez.
Sonraki anda sevgi mümkün olmayabilir ve hayatın boyunca pişmanlık duyabilirsin.
Sevebilirdin, yaşayabilirdin.
O zaman insan pişmanlıkla dolar ve derin bir suçluluk duyar, sanki kendini öldürmüş gibi.
Hayatın garantisi yoktur. Kimse hayatın garantisini veremez. Garantisini vermenin yolu yoktur. Ve bunun böyle olması iyidir; yoksa ölü olurdu.
Hayat kırılgandır, narindir, daima bilinmeyene akar; güzelliği de budur. İnsan cesur olmalı, maceracı olmalı.
İnsan hayatla akabilmek için kumarbaz olmalı.
Kumarbaz ol o zaman. Bu anı yaşa ve tam olarak yaşa.

Sonraki an geldiğinde zaten göreceksin.
Onunla başa çıkmak için orda olacaksın;
geçmişle nasıl başa çıktıysan, gelecekle de başa çıkacaksın
ve daha yetenekli olacaksın çünkü deneyimlerin olacak.

O yüzden, mesele diğerinin bir sonraki an senin yanında olup olmaması değil.
Asıl mesele; eğer şu anda yanındaysa onu sev.

Sonraki anı düşünerek bu anı harcama, bu intihar olur.

Gelecek üstüne tek fikrini bile harcama çünkü o konuda hiçbir şey yapamazsın, enerjini çöpe atmak olur bu.
Bu insanı sev ve onun tarafından sevil.

Benim anlayışıma göre, eğer bu anı tam olarak yaşayabilirsen,
sonraki an bu insanın yanında olması da çok muhtemeldir.
Muhtemel diyorum; söz veremem.
İhtimal büyüktür, çünkü sonraki an bu anın içinden çıkar.
Ve bu insanı sevdiysen, o da mutluysa,
ilişki de güzel bir deneyim olmuşsa niye seni bıraksın?

Aslında, endişelenmeye devam edersen bu insanı seni terk etmeye zorlarsın.
Ve eğer bu anı çöpe attıysan, sonraki an da bu çöpten çıkar; çürümüş olur.
İşte insan kendi kendini böyle haklı çıkarır.
Kendi kehanetlerini gerçekleştirmeye böyle devam edersin.
Dersin ki; “Evet, başından beri bu ilişkinin yürümeyeceğini biliyordum. İşte haklı çıktım.”
O zaman kendini çok iyi hissedersin bir bakıma; çünkü çok akıllı ve zeki olduğun ispatlanmıştır.
Aslında aptallık ettin çünkü hiçbir şeyi önceden anlamış falan değildin.
Olayları böyle gelişmeye sen zorladın çünkü sana verilen zamanı, fırsatı boşa harcadın.
O yüzden bu insanı sev ve geleceği unut.
Bütün o yarını düşünme saçmalığını bırak.
Sevebiliyorsan sev.
Sevemiyorsan, bu insanı unut, başkasını bul.
Ama zamanını harcama.

Önemli olan bu sevgili mi, o sevgili mi meselesi değil;
önemli olan sevgi.
Sevgi mutlu eder, insanlar sadece bahanedir.
Ama her şey sana bağlı çünkü bir insanla ne yapıyorsan, başka biriyle de aynı şeyi yaparsın.
Birini mutlu ediyorsan seni niye terk etsin?
Ama onu mutsuz ediyorsan da, niye terk etmesin?
Eğer onu mutsuz ediyorsan, seni terk etmesine ben yol açarım!
Ama onu mutlu ediyorsan kimse onun seni terk etmesine yol açamaz bunun yararı olmaz, o zaman senin için bütün dünyayla savaşacaktır.

O yüzden daha mutlu ol.
Zamanını kullan ve geleceği düşünmene gerek yok, bu an yeterli.
Bu andan itibaren bu anı yaşamaya çalış.
Bu anı endişelenmek için değil yaşamak için kullan.
Biraz ilgi, biraz paylaşma. Hayat bundan ibaret.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
El Yiğit 20:52 08.09.19
Güzel bir motivasyon metni ve ibretlik olmuş Allah razı olsun bitter kardeş..
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Tuana 10:21 19.09.19
AnıDaim.
Zaman zihindir.geleceğin hayal ve tasavvuru,geçmişin keşkeleri, özlemleri arasında gidiş gelişler zaman kavramını oluşturur. Kah çocukluğumuza gider, kah üç yıl sonrasına gider ,hayal içinde, hayaller oluştururuz.

Zihin bir düşünceden diğerine nehir gibi akıp durduğunda,dünya zamanıyla geçmiş ve geleceğin baskısıyla ebedi cehennemini yaşar. Araf'ta kalır İns(AN).

Zihin yaşanan bir olay esnasında,geçmiş'ten en uygun deneyimi alır,(artık ne deneyim yaşadıysa, yırtık pırtık bir elbisede olabilir) şimdiye getirerek,yaşanan olayın üzerine giydirir, onu yaşatır, kısır döngü içinde aynı şeyleri yaparak farklı neticeler almaya çabalar.Bu çaba beyhudedir.

Bu noktada bilinç bu cehennemi yatay döngüyü kırmak adına şimdiye gelmeli, az ilerideki asansöre binerek üst katlara (üst bilinç,ilahi referans) çıkarak dikey bir yükseliş içinde olmalıdır.Üst katlarda bolluk ve bereketin olduğu esenlik ve huzurun temin edildiği çok özel bir bölüm vardır. Sonsuz bitip tükenmeyen İlahi kaynak..(Esmaül Hüsna anlam katmanları)

Dikey yükseliş tam farkındalık halidir. Cenneti'de aşmaktır.İman ilahi kaynakla buluşmaktır.Bu durumu Yunusun dizelerinde görebiliriz.

Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri,
İsteyene ver sen anı , bana seni gerek seni
Yunus'dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni
Dikey yükseliş zaman ve mekanı aşmaktır.Anı daim sürekli mutluluk ve sevinç içerir.
Zihin esfeli safilin boyutunda yatay bir döngüyle, sınırla varlığını sürdürür. Bu eşik değerde az ötedeki kalbi boyuta geçemeyen ahmaklaşır. Maddenin ağır ve hantal bakış açısı altında ezilir. Modern zaman insanının mental yorgunluk adını verdiği kronik hastalık bu olsa gerek.
Çoğumuz bu noktadan bir çıkış arar, zincirleme reaksiyonu kırmayı yeğleriz .Bilinç dışında (iç'erde) isyan bayrağını çekmiş bir parçamızın çığlık çığlığa atılan imdat sesleri ,farkındalık (kalbi bakış) alanımıza ara,ara düşse'de, zihnimiz bu durumu saçma ve olanaksız görür.Adeta zihnimiz bizi vehim sanrılarıyla oyalar durur.

Zihin sadece yatay düzlemi çözümleyebilecek bir tecrübeye sahiptir. Zihni bir nebze devreden çıkartabilirsek, kalbi bakışta (üst bilinç dışı) ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.Zihin hapishanesinde acı çeken ,müebbet yemiş gibi yaşayan bir çok benlik vardır.'

Bir ben var, benden İç'eru' Yunus..
Mûsâ!' diye nida edildi. 'Haberin olsun: Senin Rabbin Benim!' denildi. 'Çıkar pabuçlarını hemen! Çünkü kutsal vâdidesin (yaniTûvâ’dasın (Taha.)

H.z Musa (a.s) Pabuçları zihindir. Zihinsiz'lik dünyasına davet var. Newton mantığıyla yaklaşıp, İnsan yatay düzlemde , duygu üstü duyguların cevabını bulamaz,Kişi kalp bakışıyla bakmadığı,şehveti,şefkate, dönüşmediği,ruh bedene taşmadığı müddetçe zihin dünyasındadır. Etki ve tepki mekanizması içinde ,neden sonuç ilişkisini sığ bir bakışla (ahmakça) irdeler durur konuları,düz mantık ya inkara götürecek,yada bu tarz konuşmalara sapık,sıyırık diyerek zihin alanını konfora dönüştürüp,ötekini kötü,kendisini irfanlı zannedecek.

Vereceğim çalışma ile sığ zihnin ötesinde,kalbin engin ve sınırsız alanına bir nebze olsun geçiş yapabileceğiz inşaAllah.

Çalışmanın yanında başka bir esma disiplinine girmenizi tavsiye etmiyorum.
YA SEMİ-U YA BASİR 2100 adet (21 gün) şimdide kalmak isteyenlerin zikri olmalıdı,Farkındalık bu çalışmada şifrelidir.

Zam(anı) tüketmeyiniz.


Yüce Allah'dan Başarı ve zafer diliyorum.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146