Kadim Bilgelik

Yine de, herşeye rağmen bir Cebrail beklentisi benimkisi - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Kadim Bilgelik>Yine de, herşeye rağmen bir Cebrail beklentisi benimkisi
Naim 12:24 16.11.20
Kum fırtınalarıyla sarıya boyanmış kerpiç evlerin gölgelerinde yürüyorum, sırtımda çok eskilerden bir kisve.

Firavunun bir rüya uğruna öldürdüğü binlerce bebeğin kokusu var sokaklarda, feryatların ağırlığı her bir hava zerresine sinmiş sanki. Musa'yı nilde taşıyan o küçük sandalın içindeymişim gibi, kurtulma makamındayım.

Duyduk ki Yunus gitmiş ! Ninovadaki her evde her sokak başında bu konuşuluyor. Halbuki bıktırırcasına ama bıkmadan anlatır dururdu. Gitmiş olması inanılır gibi değil. Hele de o gidince hava da bozdu. Bundan bahsetmişti , "azab gelecek" demişti ve herkes aklını yitirmişcesine bir telaşın içinde şimdi. Ve korku. Herkes bir kenara yığılmış umutsuzca ağlıyor. Geride kalanlardan sadece biriymişim gibi, tevbe makamındayım.

Erkek doğar diye, daha doğmadan mabedin hizmetine adadı onu annesi. Meryem oldu adı, İmranın kızı, Hanne'nin kızı. Yaşı gelince mabedin yolunu tuttu Hanne. Yanında Meryem'le mabedin merdivenlerinden çıkarken, bir dağ kadar sarp yokuşlara dönüştü basamaklar. Yine de bıraktı Meryem'i ve ardına bakmadan evine döndü. Adamak nedir, ne değildir, gösterdi herkese. Öyle bir adayış ki bu, ak-pak ve Mesih'e gebe. Meryem'in susuşuna da, kucağında kundaktaki bebeğin konuşmasına da şahit olanlardan biriymişim gibi, müjde makamındayım.

Çok istedim Onu. Yusuf'un gözlerinde yittim. Ne yaşımdan utandım ne de başımdan. Beni kınayanlara Onu gösterince ellerini kesiverdiler ve bir daha da beni kınamadılar. Yusuf'u bir kez gören aklından çıkarabilir miydi? Hep kaçtı benden. O kadar çok arzuladım ki onu, ardını dönüp gidecekken gömleğinden tutup kendime çektim, gömleği yırtıldı ve yine kaçtı. Yusuf'un, "Allahım! Hapishane, bu kadınların beni çağırıp durdukları şeyden daha hayırlıdır" diye dua edişini, hemen yanıbaşında dinliyormuşum gibi, iffet makamındayım.

On gün kaldı Taifte, on gün dil döktü. İman etseler belki de yükü biraz olsun hafifleyecekti, nefes alacaktı. Ama, "Allah, peygamber göndermek için senden başka kimse bulamadı mı?" diyecek kadar kırıcıydılar. Taşladılar, mübarek ayakları kan içinde kalmıştı. Zeyd kendini siper etse de, onu asıl yaralayan engel olamadığı taşlardı. Öyle diyordu daha sonra anlatırken, "şu giden taşın önüne geçemedim".

Bir ağacın altına sığındılar, Resulün ayaklarında, taşların açtığı kan sızan yaralarından sadece biriymişim gibi, hüzün makamındayım.

Ahirzamanın boğucu boğumlarında tutunduğumuz dallarımız olmalı. Çarelerle kıssalarla donatmalıyız heryanımızı.

Televizyon kanal listemiz Kabe canlı yayınıyla başlamalı belki, ya da aracımızın radyo frekans kayıtları Kuranla başlamalı. Ne bileyim, gömlek cebimizde takkemiz hazır olmalı, çocuklarımıza uyumadan önce sindirellayı, kırmızı başlıklı kızı değil de, Zeyd bin Hariseyi okumalıyız, ya da Hz Meryemi, ya da Yunus Peygamberi dinleyerek uykuya dalmalılar. Aşina olmadığımız, çok duymadığımız isimler ve cümleler, nasıl hatırlanır, nasıl tutar ki bizi.

Radyolar hep aşk çalıyor biliyorum. Televizyonlar sokaklar hep arsız kareleri boca ediyor gözümüzden kalbimize biliyorum.
Çok seviyoruz hüzünlü bir şarkıda yitip gitmeyi, biliyorum.

Bir Taif yalnızlığındayız böyle garip. Kırıldıkça daha çok kırdıkları bir hırsın muhatabıyız. İmanımıza atılan taşların haddi hesabı yok. Yaralarımız kolay iyileşmeyecek kadar derin.

Yine de, herşeye rağmen bir Cebrail beklentisi benimkisi. Kanatlarını açar üzerimize ve yetiştirir vahyin şifasını diye, niyaz makamındayım!

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
nur 12:24 16.11.20
Siz anlatırken sanki kainât yaratılalı biz de varmışız,yaşamışız oralarda bulunmuşuz gibi duygu ve hissiyatla okuduk.yüreğimizin kıpırdamasına,serzenişine vesile oldunuz Allah sonsuz razı olsun...
Âdeta elimiz, kolumuz, ayağımız, gözümüz Zincirlere vurulmuş. İçimizdeki belki kırıntı misâli,belki pek cılız muhabbetullah, muhabbeti Resulullah ile bir silkeleniyoruz tam bu prangalardan kendimizi Kurtarırken Diğer yandan şeytan ve nefsin başka ağlarına tekrar yakalanıyoruz. Doğru bildiklerimize sahip çıkamıyor elimizden buz gibi eriyip gitmesine göz yumuyoruz...
Gerçekten çok zor bir mücâdele!
Çetrefilli bir hayatın süzgecinden ince ince eleniyoruz.. ne yapmak lazım? nereden başlamak lazım? Sil Baştan yapa yapa nefs-i emmareden nefsi levvameden Öteye asla geçemedik Sadece nefsi mülhime'ye nefsi mutmainne'ye nefsi razıye'ye ermiş olan Allah dostlarınının yaşantılarına sadece hayranlıkla bakmaktan başka bir şey yapamadık maalesef!
Her halimize rağmen, yüreğimizde ki hüzün ve pişmanlık atesiyle Hak'tan gelecek şifa'dan ve naz makamından vaz geçmedik, geçecekte değiliz!

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Naim 12:25 16.11.20
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yokuşların daha en başında yorulmuş, birikmişiz. Dizlerimizin dermanı ancak Efendimize olan özlemimizdir. Onu özlemedikçe, zihnimizi zorlamadıkça ne o mukaddes hüzne kavuşabilir ve ne de naz makamına çıkabiliriz... Layık olduğu şekilde salat ve selam Efendimize, ailesine ve ashabına olsun... Allah cümlemizden razı olsun.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
saley 12:25 16.11.20
ne kadar duygu yüklü.
insan çok daha istiyor..bunların fısıldamalarını..yoksa ..uyanmıyacağız

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Naim 12:26 16.11.20
O'nun aleyhisselatü vesselamın iklimine girmek için gayret lazım, hayret lazım, himmet lazım! Talip olalım inşallah!

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi