Paranormal Varlıklar

Anunnakiler - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Paranormal Varlıklar>Anunnakiler
SiLence 10:44 18.05.17
Hemen her kültürün geçmişinde çeşitli görevleri olan insan benzeri tanrılar vardır. Tüm bu tanrıları bir araya getirdiğimizde binlerce tanrının oluşturduğu bir keşmekeş ortaya çıkmaktadır. Ancak dikkatle incelendiğinde, aslında durumun bu kadar da karışık olmadığı anlaşılır. Çünkü farklı toplumların farklı tanrıları, aslında sayıları ve rütbeleri belli olan Sümer tanrılarının isim değiştirmiş halleridir. Hikâyeleri kulaktan kulağa geçtiği için birbirine karışmış olsa da bir tanrıça İnanna; İştar, Afrodit, Venüs, Kibele farklı kültürlerin farklı isimlerle andığı tek bir tanrıçadır.

İşte bu blog, insan suretindeki tanrı ve tanrıçaların aslında kadim geçmişte dünyamıza gelmiş bir uzaylı türü olduğunu ve adlarına da anunnakiler (nefilimler) dendiğini önermektedir. Anunnakiler Sümerce’den alınmış bir terimdir; “gökyüzünden yerküreye inenler” anlamındadır. Nefilimler ise genellikle devler olarak tercüme edilse de tam olarak “gökten düşmüş olanlar” anlamını taşımaktadır. Anunnakilerin gelmiş olduğu gezegen bize hiç de uzak değildir. Güneş Sistemimiz’in onuncu gezegeni olan ve bugünlerde keşfedilmeyi bekleyen Nibiru, günümüzdeki ismiyle Planet X, bu uzaylı türün anavatanıdır. Bizlerden uzun boyları ve uzun yaşamları dışında fiziksel olarak pek farkları olmayan anunnakilerin çok ileri teknolojilerinin bulunduğu bir gerçektir. Sahip oldukları bu teknoloji onları tanrılaştırmamıza vesile olmuştur.

Anunnakilerin tüm tabletlerde geçen yazı dilleri, anlatımları, hırsları, savaşları, aşkları, kararları bizden pek de farklı olmadıklarını göstermektedir. Lakin asla bizler kadar vahşi olmamışlardır. Şimdi bizim gibi uzaylı bir tür olan, geçmişimizde kendilerine tanrı dediğimiz bu anunnakileri biraz tanıyalım.

Tüm Tanrılar ve Tanrıçalar Sümer Kökenli

Binlerce yıl boyunca yükseköğrenim ve dinsel yazıtların dilini oluşturan "eski sözcüklerin", Sümer dili olduğuna hiç şüphe yoktur. Ayrıca "eski tanrıların", Sümer tanrıları olduğuna da hiç şüphe yoktur; Sümer tanrılarıyla ilgili olanlardan daha eski tanrılara ait kayıtlar, soy kütükleri, masallar ve tarihçeler hiçbir yerde bulunamamıştır.

Bu tanrılar (orijinal Sümer biçimlerinde veya daha sonraki Akkad, Babil veya Asur biçimlerinde) adlandırılmış ve art arda sıralanmıştır: Liste yüzlerce isim göstermektedir. Ama sınıflandıklarında, bunların bir ilâhlar karmaşası olmadığı bellidir. Başlarında bir Büyük Tanrılar panteonu vardır; bir İlâhlar Meclisi tarafından yönetilirler ve birbirleriyle akrabadırlar. Daha ikincil dereceli yeğenler, kuzenler, torunlar ve benzerleri dışarıda bırakıldığında, çok daha küçük ve tutarlı bir ilâhlar grubu ortaya çıkar; her birinin oynadığı bir rolü, her birinin belirli güçleri veya sorumlulukları vardır.

Sümerliler "göklerden" olan tanrıların olduğuna inanmaktaydılar. "Şeyler yaratılmadan önceki" zamanlardan söz eden metinlerde böylesi gök tanrılardan Apsu, Tiamat, Anşar, Kişar diye söz edilmektedir. Bu kategorideki tanrıların Dünya üstünde ortaya çıktığına dair hiçbir iddia yoktur. Dünya yaratılmadan önce var olan bu "tanrılara" daha yakından baktığımızda, bunların güneş sistemimizi oluşturan gök cisimleri olduğunu fark ederiz; ve size göstereceğimiz üzere, bu gök cisimleriyle ilgili sözde Sümer mitleri, aslında, güneş sistemimizin yaradılışıyla ilgili olan kesin ve bilimsel olarak makul kozmolojik kavramlardır.

Ayrıca "Dünya'dan" olan ikinci dereceli tanrılar da vardır. Onların kült merkezleri, çoğunlukla taşra kasabalarıdır; yerel ilâhlardan daha fazla bir şey değillerdir. En fazla, bazı sınırlı operasyonların sorumluluğunu almışlardır; örneğin, içkilerin hazırlanışını gözeten tanrıça NİN.KAŞİ ("bira-hanım") gibi. Onlar hakkında, hiçbir kahramanlık hikâyesi anlatılmaz. Ürkütücü silahları yoktur ve diğer tanrılar onların emirleriyle titremezler. Kişiye en çok, Yazılıkaya'daki Hitit kaya yontularında resmedilen resmî geçitte en sonda yürüyen genç tanrılar grubunu hatırlatırlar.



İki grubun arasında, "kadim tanrılar" denen, Gök ve Yer tanrıları vardır. Onlar, destanların "eski tanrıları"dırlar, ve Sümer inanışına göre, göklerden Dünya'ya inmişlerdir. Bunlar, yerel ilâhlar değildir. Ulusal, daha doğrusu uluslararası tanrılardır. Bazıları, insanlardan bile önce, Dünya'da mevcuttur ve faaldir. Aslında, insanın varoluşunun ta kendisi, bu tanrıların kasıtlı yaratıcı girişiminin bir sonucudur. Bunlar güçlüdür, ölümlü becerilerin veya idrakin ötesinde yeteneklere sahiptirler. Yine de bu tanrılar sadece insana benzemekle kalmaz, hem onlar gibi yiyip içer hem de sevgi ve nefret, sadakat ve ihanet gibi her insani duyguyu da sergilerler.

Bazı başlıca ilâhların rolleri ve hiyerarşik konumları binlerce yıl içinde değişmiş olsa da, bir grubu zirvedeki konumlarını, kendilerine duyulan ulusal ve uluslararası hürmeti hiç yitirmediler. Bu merkezî gruba daha yakından baktığımızda, ortaya yakın akraba olmalarına karşın acı biçimde bölünmüş bir tanrılar hanedanı, bir ilâhi aile tablosu çıkar.




Kaynağından Alıntı


Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
kaon 11:08 18.05.17
Emeğine saglıkkk @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] güzel bir bilgi paylaşımı olmuş teşekkürler

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Janset 11:10 18.05.17
spacetimereality 14:12 29.05.17
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Allah razı olsun bu güzel paylaşım için.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Amber 03:39 04.05.18
Havasokulu 12:41 16.07.18
Sayın SiLence, konu paylaşımınız için teşekkür ederiz.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi