Parapsikoloji & Spiritüalizm

Zihin kontrolü nasıl yapılır - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Parapsikoloji & Spiritüalizm>Zihin kontrolü nasıl yapılır
SiLence 01:08 02.02.17
KURBANLARIN PROJEYE İLİŞKİN TESPİTLERİ !!!

ZİHİN KONTROLÜ STEP’LERİ

• ZİHİN FREKANS TESPİTİ

• SES VE İMAJ İLE ALGILAMA AÇILMASI

• DÜŞÜNCE SİSTEMİ VE İŞLEYİŞİNİN BELİRLENMESİ

• PSİKO YÖNLENDİRME

• MASKELEME

• ENTERNE

GİZLİ SERVİSLER, ANCAK BULUNMAK İSTENİRSE BULUNABİLİR !!!

Farklı frekanstaki dalgalar farklı etkilere yok açıyor. Biyolojik

malzemede radyo frekans enerji (RFR) soğurulmasının en iyi bilinen

etkisi ısınmaya yol açmasıdır. En fazla ısı artışı vücudun dış

yüzeyi olan deri üzerinde ortaya çıkar ve yerel yanmalar

oluşturabilir. Belirli bir seviyeden sonra kan damarları ciddi

manada zarar görür ve bu sebeple iç organlarda kanamalar oluşur.

Bazı organların aşırı ısınmadan dolayı zarar görmeleri mümkündür.

Ayrıca vücudun çeşitli bölgelerine ameliyatla yerleştirilmiş

metaller RFR’nin yoğunlaşmasına sebep olabilmektedir.

Şuuraltına Gizlice Ekilen Tohumlar

İnsan beynine el atan teknoloji sadece elektromanyetik dalgaları

kullanmakla yetinmiyor. Göz ve kulağın algı eşiklerine (alt ve üst

sınırlar) çok yakın frekanslarda yapılan görsel ve işitsel yayınlar,

beyin tarafından algılansa da tam manasıyla ‘şuurlaştırılamıyor’.

İspatlanmış ve patenti bulunan bu teknik ile kişiye gizlice

telkinlerde bulunmak mümkün oluyor.

Şuuraltı telkin için en iyi yöntem müziğin gerisine psiko-akustik

denilen özel metodlarla telkin mesajları kaydedilmesidir.

‘Beyaz Ses’ denilen bu telkin mesajları East Joast mağazalar

zincirinde mağazada sık karşılaşılan hırsızlık olaylarının

önlenmesinde denenmiştir. Mağazada çalan müziğin gerisine “Çalma,

çok daha fazla alışveriş yap!” sözcüklerinin tekrar edildiği başka

bir kayıt gizlenmişti. Bu sayede hırsızlık olaylarında %37 azalma

olduğu gözlemlendi ve bu hileli yolla mağaza ilk 9 ay içerisinde

600.000 dolar elde etmiştir. Daha sonra sistemin kullanımı

yasaklanıyor ve yasal işlem başlatılıyor.

Prof. Türkkan benzer bir teknikle yapılan başka bir deneyi şöyle

anlatıyor:

“Çok eski olmayan bir başka yöntemin adı ‘subliminal conditioning’

(bilinçaltını şartlandırma). Sinemaların birinde ekranda, gözün

göremeyecği kadar hızlı bir mesaj ‘flaş’ edilmiş: ‘Çık Coca Cola

iste ve iç’. Film bitmeden salondan çıkıp büfeden Coca Cola

isteyenler her zamankinin üç katı olmuş. Niçin Cola aldığı

sorulanlar: ‘Birden içimden Coca Cola içmek geldi’ demişler.

Colorado Üniversitesi’nden Dr. Hal Becker bu denemesini saniyenin

1/60’I kadar hızla yaptığını ve perdede 30 defa tekrarlandığını

belirtmiş. Fakat reklamcılar bunu televizyonda uygulamak isteyince

devlet yasak koydu.”

Beynin İçine Yollanan Sesler

1974’te Joseph Sharp Washington DC’de bulunan bir askerî hastanede

bir kişinin beynine başkaları duymadan ses göndermeyi başardı.

Sharp’ın bu deneyi duyum eşiklerine yakın sesler göndererek

gerçekleştirdiği söyleniyor. Bu teknikte kurban hipnotik mesajlar

gönderen hipnozcuya karşı koyamıyor, çünkü beyninin içine gönderilen

sesleri ‘şuurlu’ bir şekilde duyamıyor.

‘Infrasound’ nedir? Infrasound güçlü, çok düşük frekanslı akustik

dalgalardır. Duyabildiğimiz tüm ses, en düşük bas’tan en yüksek

tiz’e kadar 16 ilâ 20000 Hz arasındadır. Bu değerlerin altındaki ve

üstündeki sesler insan kulağı tarafından duyulamaz. Infrasound’lar

tanımı gereği 16 hz’in altındaki ses dalgaları olduğu için,

kulağımızı ‘bypass’ eder (pas geçer), fakat bunlar vücudumuz

tarafından saf titreşimler olarak hissedilebilir.(8)

Buna yaklaşık bir örnek olarak işitme engellilerin kulaklarına

taktığı işitme cihazları gösterilebilir. Bu cihazlar dışarıdan

aldığı sesi kulak kepçesinin arkasındaki kemiğe vuruş olarak

iletirler. Bu cihazların sesten dolayı ürettiği vuruşları

parmağınızın ucuyla dokunarak da hissedebilirsiniz.

Hipnozla Beyin Kontrolü

Uzaktan hipnozla programlanabilecek ve hipnoz esnasında bilinçlerini

aşan emirlerle yönlendirilecek eşsiz istihbarat elemanları verilen

görevleri yerine getirebilirlerdi. Hedefin itaat ettiği herhangi bir

hipnotik komut, hedefin görünürde kendi beyni içinde doğan fikri

olarak kabul edilebilir; radyo frekans programlanması gelecekte,

daha önce belirtilmiş bir vakitte bu komutu tetikleyebilir. Buna

benzer şekilde verilen emir, hiptonik telkinle bir kelime, resim

veya başka bir sinyalle harekete geçirilebilir.

Büyü

Kara büyü, Papaz büyüsü, Yahudi Kabbala teknikleri, Şaman büyüleri

ve birçok büyü tekniği, psikotronik silahlara paralel olarak

bulunulan bölgeye göre uzmanı bulunarak kullanılıyor.

İslam kaynaklarından yeralan, ‘cinlerin insana aşırı keder, ani

heyecan ve ani sevinç anları gibi vücut dengesinin bozulduğu ve dışa

açık olduğu anlarda daha kolay tesir edebildiği’ göz önünde

bulundurulursa, psikotronik silahların insanın hem ruhî hem de

fizikî dengesini bozarak insanı büyü ve cinlerin tesirine açık hale

getirebilmesi açısından da ayrı bir fonksiyonu var.

Hatta psikotronik saldırıları gerçekleştirenlerle cinleri ve büyü

tekniklerini kullananlar arasında herhangi bir iletişim veya

organizasyon olması gerekmiyor; iki grubun ‘ortak bir düşmana’

birbirleriden habersiz aynı anda saldırmaları mümkündür.

CEZAEVLERİNDE BEYİN KONTROLÜ

Cezaevlerinde beyin kontrolü işi, bu cihazların uzmanları, cezaevi

personeli ve bazı işbirlikçi mahkumların yardımıyla kotarılır.

Tacizler esnasında genellikle yalnız olan kurban sadece kendisinin

duyabildiği ve nereden geldiği belli olmayan seslerle, düşüncelere

müdahele ederek, tıkırtı, patlama ve çeşitli gürültülerle taciz

ediliyor.

Gardiyanlar biraraya gelerek kurban üzerinde kalabalık psikolojisi

kurmaya çalışıyorlar. Kurban gardiyanların kendi aralarındaki

alakasız konuşmaları bile kendi üstüne alınıyor, onların seslerini

çok uzakta olmalarına rağmen duyabiliyor, daha doğrusu o sesler

kurbana bazı aletler vasıtasıyla duyuruluyor, yahut kurbanın duyum

eşiği genişletiliyor.

Kurban radyo veya televizyondaki yayının aniden değiştiğini ve

spikerin ona küfrettiğini veya onu aşağıladığını duyuyor.

——————–

Çeçenistan’da, 45 ilkokul öğrencisi, CIA’nın beyin yıkama ve insan

zihnini kontrol etmede kullandığı ‘Psikotropik’ maddeden zehirlendi.

Rusya Acil Durum Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada,

Çeçenistan’in Shelkovska kentindeki bir ilkokulda öğrenim gören 45

ögrencinin, şiddetli baş ağrısı ve nefes zorluğu çektikleri

gerekçesiyle aileleri tarafından acil hastaneye kaldırıldıkları ve

burada yapılan ilk müdahalelerinde kullanımı yasadışı

olan “Psikotropik” maddeden zehirlendikleri kanısına varıldığı

belirtildi.

Hastane yetkililerinden alınan bilgiye göre, zehirlenen 45 ögrenci

halen fiziksel olarak zayıf, baş ağrısı ve nefes almakta zorlandı.

Yetkililer, hastanede gözetim altına alınan öğrencilerin tedavisine

devam edileceğini söyledi.

HALKTAN GİZLEMİŞLER

İsminin açıklanmasını istemeyen bir hastane yetkilisi de, daha

öncede 13 öğrenci ve 2 öğretmenin “Psikotrapik” maddeden

zehirlendiğini ve bunu sır olarak saklamak zorunda kaldıklarını

itiraf etti.

Hastane yetkilisi, zehirlenen 13 öğrenci ve 2 öğretmene uzun süre

teshis konulamadığını ve yaklaşık 6 aydır tedavilerinin sürmekte

olduğunu da sözlerine ekledi.

CIA’NIN SORUŞTURMALARINDA KULLANILIYOR

Soğuk Savaş’la birlikte Rusların zihnin kontrolü alanında

kaydettikleri ilerlemelere karşılık CIA da zihin kontrol

tekniklerine olan ilgisini ve bu konudaki araştırmalarını

yoğunlaştırdığı belirtiliyor.

Dehşet veren araştırmalarda,” psikotropik” ilaçlar kullanılarak

beyin yıkama ve insan zihnini kontrol etme deneyleri yapıldı.

Vietnam Savaşı sırasında sorgulanan insanları itirafa zorlamak için

aynı yöntemler kullanıldı. Uzmlanlara göre; belki de tüm bunlar

arasında en rahatsız edici olanı, belgelerin büyük bölümü sonradan

CIA tarafından yok edildiği için ve ilgili kişilere ulaşılamadığı

için insan kobaylar üzerinde yapılan deneylerin gerçek boyutlarının

bilinmiyor olması sayılıyor.

Zihin kontrolü deneyleri arasında en acımasız ve en geniş kapsamlı

olanı 50′li yıllarda başlayıp 70′lere kadar süren ünlü MKULTRA

projesiydi. Üniversitelerde, hapishanelerde, akıl hastanelerinde,

yetimhanelerde ve uyuşturucu bağımlıları rehabilitasyon

merkezlerinde yürütülen deneylerin yanı sıra kentlerin olası bir

saldırıya karşı ne kadar dirençli olduğunu ölçmek için kalabalık

yerleşim birimleri de kimyasal ve biyolojik maddelere maruz

bırakılmıştı.







(Sevgimle kalın)

(Kaynak:Sırlardünyası.org'Alıntıdır)
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Drogo 15:51 21.03.17
''İnsan vücudu bir elektrokimyasal sistemdir ve artık bu sistemi etkileyecek mekanizma üretilmiştir. Bu mekanizma insanların beynindeki elektromanyetik dalgaların normal seyrini sekteye uğratabilir ve bu yolla insanların davranışlarını değiştirebilir. Belli bir zaman dahilinde insan biyorobot düzeyine indirilebilir.”
Mikroway News Dergisi’nin Editörü Luis Slizen
Bir bilgisayar, herhangi bir insanın beyin faaliyetini çözümleyerek ekrana yansıtabilir, aynı zamanda beyin faaliyetini etkileyecek ve kontrol edecek dalgalar gönderebilir. Geçmişte, bu amaçla insanların kafalarına elektrotlar yerleştirilerek deneyler yapılmıştır. 1960’larda hayvanlar üzerinde yapılan “radyo sinyalleri ile yönlendirme deneyleri” sonradan psikologlar tarafından Vietnam askerlerine uygulanmıştır. Esir askerlerin kafatasına elektrotlar yerleştirilmiş, sonra ellerine bıçaklar verilmiş ve birbirini öldürmeye yönlendirilmişlerdir.
Yıllar önce başlayan zihin kontrolüyle ilgili bu tür araştırmalar ve deneyler ara vermeden bugüne kadar ulaşmıştır. Ancak bu kaba metodlar, yerini artık daha ince metodlara bırakmıştır; günümüzde her şey kablosuz olarak gerçekleştirilebilmektedir.
Beyin, Çok Yönlü Bir Kontrol Merkezidir
Beyin bütün vücut sistemlerini yönetir ve aralarında işbirliği sağlar. Tüm zihinsel faaliyetler, düşünceler, duygular, fiziksel duyular ve hareketler kendilerine özgü frekanslara sahiptir. Beş duyu organımızla algıladığı¬mız her şey belirli bir beyin faaliyeti meydana getirir. Bütün hastalıklar, davranışlar, düşünceler, duygular ve algılamalar da kendine özgü dalga boyuna ve frekansa sahiptir. Söylediğimiz her kelime ve aklımızdan geçirdiğimiz her düşünce beynimizde kendi frekans dalgasını şekillendirir. Çevremizde konuşulan her kelimenin dalgaları beynimize kendi frekansıyla gelir ve tercihimize göre reddedilir veya yerleşebilir. Hipnoz, anestezi, bayılma, ağrı veya korku anında ise beyin, o sırada çevrede söylenen kelimelerin dalgalarına kontrolsüz olarak açık durumdadır. Bu sebeple insan beynini yönlendirmenin en basit şekli ameliyat esnasında beyne yerleştirilen programlardır. Anestezi de bir nevi hipnozdur, hatta hipnozdan daha büyük etkiye sahiptir. Çünkü ameliyata alınan insan bayılma, ağrı ve korkuyu aynı anda yaşar. Ameliyat sırasında söylenen her kelime beyne yerleşerek bilgisayar virüsü gibi çalışır. Bu virüslerin sayısı ve niteliği tamamen ameliyathanede bulunanların ahlakına, konuşmalarına ve konuştukları konuya bağlıdır. Onun için gelişmiş ülkelerde ameliyat sırasında konuşmak yasaklanmıştır.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:kontrolu, nasil, yapilir, zihin
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147