Parapsikoloji & Spiritüalizm

Karabasan Nedir - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Parapsikoloji & Spiritüalizm>Karabasan Nedir
DiLara 02:07 02.02.17
KARABASAN



Halk arasında Karabasan yada Al Karısı şeklinde isimlendirilen olay cin yada cinlerin eseridir.



Genelde uyku ile uyanıklık arası bir durumda olur. Çoğunlukla uykudan uyandığınızı sanırsınız. Ancak aslında uyku hali devam eder. Bu arada bir çeşit halüsinasyon görürsünüz. Herkes de ayrı bir senaryo söz konusudur.



Uyandığınız yada uyandığınızı sandığınız halde yataktan kalkamamanız, bir güç tarafından hareketlerinizin engellenmesi, kıpırdayamamanız yada konuşamamanız, bağırmaya çalıştığınız halde sesinizin tüm çabalamalarınıza rağmen çıkmaması, bu sure zarfında çeşitli sesler ve halüsinasyonlar görmeniz yani, halk arasında Karabasan diye tabir edilen olayları yaşayan bir çok insan vardır.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
SiLence 12:46 20.04.17
Emeğinize sağlık teşekkürler.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Jq 15:58 03.08.18
Karabasan Gerçek Midir?

Mit: "Kötü bir şey yaparsanız eğer, gece karabasan gelebilir. Karabasandan kaçamazsınız; uyanırsınız ama hareket edemezsiniz. Karabasan aslında şeytan veya cindir. Kötülüğünüzden beslenir."

Gerçek: Karabasan denen olgu, bilim tarafından net bir şekilde açıklanabilmiş olan "uyku felci" dediğimiz durumdur. Yapılan kötülükler ile hiçbir alakası olmadığı gibi, (tahmin edileceği üzere) şeytan ya da cinler ile de alakalı değildir. Fizyolojik olarak analiz edildiğinde, uykunun Hızlı Göz Hareketleri (REM - Rapid Eye Movements) döneminin düzensiz olması veya bu evrede uyanmanın gerçekleşmesinden ötürü oluştuğu bilinmektedir. Bu durumu yaşayan insanlar büyük bir korkuyla karşı karşıya kaldıkları ve sebepleri halk arasında basit bir şekilde açıkalanamadığı için bu durum kültürel yapı içerisinde "cinler" ve "şeytanlar" gibi uydurma kavramlarla ilişkilendirilmiştir.

Bilgi-1: Uyku felci uykuya dalarken ya da uyanma öncesinde meydana gelir. Uykuya dalarken meydana gelirse, vücut fizyolojik olarak REM uykusu devresine hazırdır; ancak beyin halen kendisini kapatamamıştır. Buna "hipnagojik (predormital) uyku felci" denir. Bu durumda birey hala bilinç sahibiyken ve uykunun getirdiği bilinçsizlik hali devreye girmemişken, vücut "uyku atonisi" denen ve vücudun felçli gibi hareketsiz kalmasını sağlayan duruma geçmiştir. Bu gerçek bir felç durumu gibidir; çünkü birey kendi uyanıklığının bilincindeyken vücudunu hareket ettiremez. Eğer ki uyku felci daha sıklıkla görüldüğü üzere, uyanmadan önce meydana gelirse, henüz REM döngüsü tamamlanmamıştır; ancak beyin uykudan uyanır ve bilinçli hale döner. Buna da "hipnopompik (postdormital) uyku felci" denir. Yine bu durumda da birey uyandığının farkında olsa da henüz uyku atonisi durumu kapatılmamıştır ve geçici bir felç durumu yaşanır. Kısaca uyku felci, beynin algısal kısmı ile vücudu kontrol eden kısmının fizyolojik açıdan uyumsuzluğundan doğan bir sorundur.

Bilgi-2: Uyku felci genellikle korkutucu bir deneyimdir. Çünkü birey duyu organları sayesinde uyanık olduğunu fark eder; ancak vücudunu kontrol edemez. Hele ki rüyalarımızı gördüğümüz temel uyku evresi olan REM döngüsünün tamamlanmamış olmasından ötürü birey rüya görmeye devam edebilir. İşte bu durumda "canavarlar", "yaratıklar", "şeytanlar", "cinler" gibi kültürümüzün yarattığı hayal ürünü unsurlar görülebilir. Toplumlarda "karabasan" gibi bir kavramın gelişmesinin nedeni, uyku felcine yüklenen gerçek dışı anlamlardır.

Bilgi-3: Uyku felci genellikle birkaç saniye ile birkaç dakika arasında sürer. Çok nadiren saatlerce sürdüğü görülmüştür. Ayrıca çoğu insan ömründe birden fazla defa uyku felci geçirmez. Bu tip tekil vakalara İzole Uyku Felci adı verilir. Çok nadiren bireylerde uyku felci kendini ömür boyu tekrar eder; buna da Tekrar Eden Uyku Felci adı verilir. İlk durum genellikle bir hastalık göstergesi değilken ve vücutlarımızın kusursuz çalışamıyor olmasının rastlantısal bir sonucuyken, ikinci tip uyku felci hastalıkların belirtisi olabilir. Yapılan araştırmalarda uyku felci geçirenlerin sıklıkla halüsinasyon gördüklerini veya akut tehlike haline geçtikleri görülmüştür. Bilincin açık, vücudun kilitli olduğu durumlar son derece ürkütücü olduğu için beyin kendini korumak adına hızla çalışır ve bu sırada gerçek olmayan görüntüler bilinçaltından çağırılır. İşte konu hakkında mitlerin doğmasına sebep olan sanrılar, tamamen fizyolojik kökenli olan halüsinasyonlardır.

Bilgi-4: Uyku felci aşağıdaki durumlarda daha sık olarak görülmektedir:

Narkolepsi (uyku döngüsü bozukluğu) hastalarında,
Yüzüstü uyuyanlarda,
Stresli dönemlerden geçenlerde,
Yaşam biçiminde ani değişiklikler olanlarda,
Çok az uyuyup, çok fazla alkol tüketenlerde.
Sıklıkla uyku felci geçirenlerde, narkolepsi aranır ve teşhis edilirse, bu hastalık tedavi edilerek uyku felcinden kurutulunabilir.

Bilgi-5: Uyku felcine neden olan sinir yolaklarıyla ilgili birçok başarılı çalışma yürütülmüştür. Uyku felci geçiren bireylerin kendilerini içerisinde buldukları durumdan (haklı olarak) aşırı korkmalarından ötürü orta beyinleri hızlı bir şekilde "aşırı uyarılmışlık" durumuna geçer. Bu, çok ciddi tehdit altında olan bireylerde görülen bir durumdur. Bireyin kendisini çaresiz ve boğuluyor gibi hissetmesi, beynin aslında var olmayan bir "saldırgan" yaratmasına neden oluyor olabilir. Bu "saldırgan", beynin kendisini içinde bulduğu durumu açıklamak için geliştirdiği "elde olan en mantıklı açıklama" gibi düşünülebilir. Çünkü böyle bir baskılanmışlık ve felç halini ancak birisi bizi öldürmeye çalışıyorsa deneyimleyebileceğimizi düşünürüz. Yani uyku felci sırasında beynimizin yarattığı görüntülerin nedenleri muhtemelen kültürel geçmişimizde de yatmaktadır. Ancak aynı zamanda duyu organlarımızdan gelen veriler, bir saldırganın ortamda bulunmadığı bilgisini verecektir, çünkü gerçekte böyle bir saldırgan yoktur. Fakat evrimsel süreçte beyinlerimiz, bu şekilde çelişkili durumlarda, "güvenli tarafta" kalmak adına bu tür uyaranları "tehdit" olarak algılayacak biçimde özelleşmiştir. Böylece hayatta kalma şansımız artar. İşte bu durum, uyku felcinin etkisini de arttırmaktadır: beyin, duyu organlarından gelen ve normalde yatıştırıcı olması beklenen uyaranları, içinde bulunduğu korkutucu ve bilinmedik durumun risklerinden ötürü reddeder. Yapılan çalışmalar, uyku felci sırasında görülen halüsinasyonlarda beynimizin amigdala (korku merkezi), talamus (bilinç-bilinçaltı arasındaki kapı görevi gören bölge), anterior singülat ve pontin tegmentum gibi kısımlarının görev aldığını göstermiştir. Tüm bu sinir yolakları, uyku felci sırasında aşırı uyarıldığı için beynin gerçekle hayali ayırt etmesi güçleşir. Genellikle bu durum uyku felcinin birkaç saniye sonunda sonlanmasıyla ortadan kalkar ve birey eski haline döner.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:karabasan, nedir
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147