Parapsikoloji & Spiritüalizm

Psişik Yetenekleri Geliştirme Teknikleri - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Parapsikoloji & Spiritüalizm>Psişik Yetenekleri Geliştirme Teknikleri
SiLence 02:29 02.02.17
DIS âlemden gelen bilgiler bize duyular kanalı ile gelir. Fakat bu çok sınırlıdır. Bir kimseyi

isitebilmemiz, onun etrafında mevcut olan sartlarla mümkündür. Görmek de böyledir. Çesitli

topluluklarda kelimeler vasıtasıyla insanlarla fikir alısverisinde bulunabiliriz. Bu bakımdan

çogunlukla düsüncelerimiz irademize baglı olarak ve olmayarak ihanete ugrarlar. Bununla

birlikte, bazı ölçüler dahilinde duyularımız genislik kazanabiliyor. Mikroskop, teleskop,

telefon, faks gibi aletler duyularımızın içinde bulundukları yetersizlikten kısmen

kurtarmaktadır.

Öte yandan bilim, sayısız titresimlerin mevcut oldugunu bize söyle böyle anlatmaktadır.

sittigimiz seslerin frekansı 32 - 33.000 hertz frekanslı seslerdir. Gözümüz de 450 trilyon

kırmızı ısık ile 750 trilyon mor ısık arasında hareket eder. majinasyon ısı ile elektrik

titresimleri arasında bir yere sahiptir. Bu yüzden onun fizik tesirleri pek fark edilmiyor.

Süphesiz ki bilimde birçok eksiklikler mevcuttur.

Bu eksiklikler, kâinata yayılmıs gerçek titresimlerle ilgili degildir. Bilimin agır ilerleyisi, bizim

için bilinmez olan seyyal dünyaları tanımamıza bir engel teskil etmektedir. Arastırmalarımızı

genisletmek için su andaki algılarımızı yeteri derecede temizlemeliyiz. Yeni duyumlar

kazanmalıyız. Suur sahasını genisletmeliyiz. Bu mesele, eski veya simdi yazılmıs olsun,

anlatılan normalüstü olayların varlıgı kabul edilirse, durugörü, telepati, telekinezi, ipnotizma

gibi medyomsal olaylarda ortaya konmustur.

Nedense, bu olaylar akademik bilim tarafından pek itibar görmemistir. Bu yüzden de resmî

ögrenime dahil olmamıstır. Bilginler tarafından bütünüyle incelenmemistir. Bu, iki sebepten

ileri gelir: 1. Bu olaylar üzerinde yapılan gözlemler, karmakarısık ve bozucu karakterde

ortaya çıkmıs, bir türlü hüküm altına alınamayan bir kendiligindenligin (ve degiskenligin)

bulunmasından ileri gelmistir. 2. Nihayet profesyonel medyomların bilimsel olmaktan ziyade

kazanç hırsı ve söhret budalalıgı yaparak birtakım sahte melekeleri ortaya koydukları da

bilinmektedir.

Bu yanlıs düsünceler, genellikle psisizm hakkında insanların kabul ettikleri pesin fikirler

üzerine dayanır. Psisik olayların degeri hakkında bir aydınlıga kavusmak istenirse, bütün

dinsel ve felsefe ile ilgili her seyi bir tarafa itmek ve olumlu bir tarzda yeni bilimsel usullerle

incelemek gerekir. Bilim en azından asagıdaki süreçleri gerektirir:

1. Gözlem, olayların aydınlıga çıkarılması.

2. Tecrübe, yani her yönü ile incelenmeye izin veren degisik sartlar içindeki aynı olayların

meydana çıkması.

3. Ölçü vasıtalarının mevcut olması.

4. Herkesçe gerçeklestirilebilecek olan kanunların ortaya çıkması.

5. Sadece olayları açıklamaya yarayan degil, aynı zamanda yeni olayları da görünür hâle

getiren verimli hipotezler kurup, halka sunmak gerekir.

---------- Post added 02.02.17 at 02:59 ----------

MAJNASYON

Bu çesitli sartları yerine getirebilmek için önce psisik olayları incelemeyi ögrenmek gerekir.

Bu incelemeler daha önce vardı. Örnegin, ilkel duygu tarafından meydana getirilen psisik

olaylar, güçlükle isitilen bir ses, çok zayıf bir ısık, psikofizik ismi verilen bir ilim tarafından

inceleniyordu. Bir kısım psisik kanunları bu bilime borçluyuz. Özellikle uyartıcı duyular

konusunu toparladı ve hafızanın çalısıs seklini açıklıga kavusturdu. Kısaca bir kısım psisik

problemleri ciddî bir sekilde arastırdı ve açıkladı.

Simdi biz bu bilimden sadece imajinasyon konusunu inceliyoruz. majinasyonun önemi,

yüksek ruhsal yetenekleri tohum hâlinde içermesinden ileri geliyor. majinasyon

prensiplerinin birisi üzerine dayandıgımız vakit, durugörü, geçmis ve gelecege ait vizyonlar,

görülmeyen âlemin (spatyom) derece derece anlasılması için her insanın kullanabilecegi bir

metot bulmamız mümkündür. Manyetik, ipnotik bir etki olmadan yani süjeyi uyutmadan,

normal suuru ortadan kaldırmadan çok kısa zamanda elde edilen bazı psisik yetenekler vardır

ki, ilk tezahürlerini hemen gösterirler ve derece derece gelisirler. Bunun nasıl mümkün

oldugunu anlamak için, imajinasyon olayını incelememiz gerekmektedir.

MAJ NEDR?

majinasyon, imajların içsel olarak anlasılması tarzında ifade edilebilir. O hâlde "˜imaj' nedir?

maj gerek bir sey (obje) veya seyler (objeler) toplulugu, gerekse birlesik yahut birlesik

olmayan niteliklere sahip bir sahne tarafından meydana getirilmis bir izlenimdir. Diger bir

deyisle bu tamamlayıcı bir duyu grubu hatırasıdır. Genel olarak imaj kelimesi görme

duyusuna tatbik edilir. Sanki ona aitmis gibidir. Ama, diger duyular için de imajları göz önüne

almak sarttır. Yani tat, dokunma, koku, isitme imajları da olabilir. Genel olarak imajların

dısardan görülebilir hiçbir iz bırakmadan beynimizin içinden geçebileceklerine inanıyoruz.

Bunun aksi daha gösterilmemistir. Biz en kolay imajları bile (meselâ "˜O' harfini) kendi

kendimize bir harekette bulunmadan canlandıramayız. Bu, su demektir: Bütün içsel

vizyonlara ve rüyetlere bir enerji yayını eslik eder. Ve sonuç, titresim tarzında belirsiz bir

yayılısla kendini gösterir. Düsünce Sekilleri isimli kitabında Annie Besant ve Leadbater içsel

vizyonlardan bahsederek her düsünceye ait, fizikî gözlerimizle göremedigimiz fakat

durugörürler tarafından görülebilen bir tür renkli akıskan kümenin uzay içine fırlatıldıgını

anlatırlar. Bu küme, belirgin ve açık olmadıgı zaman düsünce belirsiz bir sekil arz eder. Aksi

hâlde açık seçik bir durumdadır. Bundan baska düsünceye eslik eden yayının cinsine baglı

nüanslar ısıklı durumlar ve BERRAKLIKLA LGL bir renklenme de tezahür eder. Bu akıskan

yumak belli bir yöne fırlatılabilir. Ve belli bir kimseye ulasabilir. Ya da belirli bir amacı

olmadan uzay içinde yayılır. Ve sonunda kendisi ile ilgili bulunan diger bir yumakla birlesir.

Her sahsın bir aurası vardır. Birçok ısık çizgisi ve renklere sahiptir. Auranın iç çevresi,

düsüncenin çalısma sekli ile baglantılıdır. Ve onun tesiri altındadır. Aura, sakin bir ruh hâli

içinde bulundugumuz zaman ince ve zayıftır. Aksi hâlde aynı aura, ruhumuz siddetli

titresimlerle dolu bulundugu zaman girdap tarzında hızla hareket eden, uzaga fırlatılmıs

akıskan yumaklar meydana getirir. Bu yumaklar, onları yayan kimselerce hiçbir zaman bir

kayıp degildir. Ve onlar her zaman hayatın herhangi bir anında bir izlenim hâlinde bulunabilir.

Böylece yansıtılan imajlar, belirsiz bir yayılmaya sahiptir. Ve bu hadiseden dolayı her varlıga

ulasırlar. Bir alıcı bulsun veya bulmasın...

Fakat titresim durumu imajın titresimleriyle uyusuyorsa zar zor anlasılabilir. Böyle bir durum

sohbetler ve is sırasında ortaya çıkabilir. Bu türlü olaylar telepati ve fikir iletimleri ismi

altında izah edilir.

Birçok deneycilerin çalısmaları bize sunu göstermistir:

Sonuç olarak bizden dısarıya fırlatılan veya bize gelen bütün imajlar belirsiz bir hız içinde

imaj nakleden bir akım üretirler. majın sekil bulmasından hemen sonra yayılan dalgaların

varlıgı tespit edilmistir. Hassas kimseler ısıklı bir küme yahut akıskan bir akımın yayıldıgını

fark ederler. Gözlemciler, bazı sartlar altında, düsünce sekli (form panse) yaratan bir kimse

ile uzakta bulunan yabancı diger bir kimsenin arasında bir iliskinin bulundugunu da ortaya

koymuslardır. Bunu su sekilde ifade edebiliriz: Akımın sebep ve neticesi olan imajlar (yani

bazı psikomanyetik imajlar) olaya uygun düzenlemelerle bu akımları idare etmeye,

kullanmaya ve normalüstü psisik olayları uyarmaya imkân tanırlar.

Biliyoruz ki beyin, alıcı verici telsiz cihazı gibi çalısır. Bu bakımdan kendiliginden imajlar,

hafızadan gelmez. Bizim iç algılamamızın, hatıralarımızla sekil buldugu dogrudur. Fakat

bunlar pekâlâ dıs ortamın tahriki ile meydana çıkmıs, görülen veya görülmeyen, bilinen veya

bilinmeyen sebeplerden ileri gelmis, kısmen meçhul sartlar içinde yerine getirilen izlenimlerin

sonucu olabilir. Beyin kapalı bir devrede elektriksel bir akım içinde bulunabilecegi gibi, açık

bir devre olarak da çalısabilir.

Bu nokta çok önemlidir. Zira normalüstü melekelerin mümkün olusunu bu nokta saglar.

Bazı uyaranlar veya enerji türleri, uygun siddet ve zıtlıklar seklinde, bizzat kendimizdeki

duyumsal suur hâlimizi harekete geçirirler. Bu duyum, bir defa hissedildikten sonra hiçbir

zaman tamamen silinmez. Duyumlar, bazı sartlar dahilinde araya baska uyaranlar

karısmadan tekrar ortaya çıkabilirler. Ama zayıf durumda bulunabilirler. Buna hatırlama

diyoruz. Bir esya, bir varlık, belli bir sahne, bir duygusal yıgılma dahi aynı "˜yeniden dogus'

sürecine dahildir.

"˜Yıgılma' hazırlıgı açık ve seçik bir imajı meydana getirir. Bu duyularımızın hepsi, toplamı

bizde sabitlesir. Ve böylece suuraltı ismini verdigimiz bir nevi toplanma meydana gelir.

Fakat izlenimlerimiz bazı ölçüler dahilinde diger kimselerin izlenimleri ile birlesir. Bundan da

suuraltımızda bulunan hatıralarımız arasında, baska bir sahsiyetin suuraltında bulunan

imajların var oldugu sonucu çıkar. Bu imajlar kendi aralarında (alâka kanununa göre)

birlesirler. Ve rastgele baska kimselerin suuraltında, imajları çekip almaya izin veren birtakım

yönetici baglar meydana getirirler; o hâlde bu imaj deposu sıkı sıkıya kapalı degildir. Sayet

kendimize ait olan bir imajın içine kolayca girersek, bazı hâllerde alısveris kapısını kapatabilir

ve yanımızdaki baska bir kimsenin imaj deposuna dalabiliriz. Sonra bu dalma isini gitgide

arttırır ve nihayet bizi çeken suuraltını ziyarete muvaffak oluruz. (Kendi imajımıza

dalabilmemiz, bizim zihnimizde canlanan bir sahneye konsantre olmamız demektir.) Bu

konsantrasyon ile biz, dısardan gelecek (rastgele) imaj akımlarını önlüyoruz demektir.

Konsantre oldugumuz imajı faal hâle geçirip (meselâ donuk bir sahneyi canlandırmak), ilgi

kurmak istedigimiz kimsenin imajını kendi imaj sahnemize aktarırız. Bu, telkin ile olur.

(Meselâ, bir sahne yaratıyorsun, telkini; bu, medyoma yarattırılan bir imajdır. Bu durumda bir

irtibat kurmak istedigimiz zaman, medyomun, o sahsın imajını o odada görmesini isteriz.

Buradan da medyom asıl varlıkla irtibata geçer.)

Alıcı ve verici fazla islemekte ise de iki ayrı imaj sınıfını belirtmek gerekir:

A) Yayımlanan imajlar

B) Alınan imajlar

maj kombinasyonları ile belirli bir hâle gelmis bulunan ve psisik bir olay olan imajinasyonda

iki tür vardır:

1) Aktif imajinasyon

2) Pasif imajinasyon

AKTF MAJNASYON

ç tasarımları (zihnî tasavvurları) istekle görünür hâle getiren ve bir amaca göre birlestiren

bir melekedir. Bunlar roman, hikâye ve piyesleri yaratmakta rol oynarlar. Hayatın her

safhasında mevcuttur. majinasyon olaylarının anlasılması, yaratıcılık ve "˜ruh'un

tekâmülünde vazgeçilmez bir kaynaktır. Akıl yürütmenin, fikirlerin ve bir yıgın zihinsel

olayların temelidir. Eger onların kanunlarını biliyor ve de tatbik edebiliyorsak, hekim ve ilâç

kullanmadan hastalarımızı iyi eder, varlıgımızı degistirir ve kaderimizi gerçeklestirebiliriz.

Aktif imajinasyon bütün dünyayı kapsar.

PASF MAJNASYON

Bu konu, diger bir âlemi teskil eder ki, biz bununla mesgul olacagız. Pasif imajinasyon,

imajinasyonun bazı elemanlarını kullanmak suretiyle normalüstü yeteneklerin ortaya

çıkmasını saglayabilir. Pasif imajinasyon, imajların kendiliginden meydana gelmesidir. Önce

dogal baglar ile kendiliginden meydana gelebilir (imaj çagrısımı). Çünki her imaj, kendisi ile

zaman ve mekân içinde ilgili olan diger birtakım imajları görünür hâle getirmek

egilimindedir. Meselâ hiçbir iradî çaba gösterilmese, bahçedeki çimenlik, yan tarafta bir bank

oldugu fikrini uyandırır. Böylece, imajlar birbirine yakın olanları uyandırır. Siddet ve

baglantılar sebebiyle gruplanırlar. Ve eger hiçbir objektif olay girmez ise, bütün suur sahasını

kucaklayan, birbiriyle az çok ilgili sahneleri olustururlar. Bu durum, asıl prensibi pasif bir

imajinasyon oyunu olan rüya gibidir.

majların kendiliginden meydana gelmesinin baska bir sebebi, telepati yoluyladır. Bazı psisik

sartlarda imaj, bize tesir eden yabancı bir kimseden yayılır. O anda o imaj, kendi

imajlarımızla karısır. Ve iki suuraltı arasında kendiliginden bir bag yaratır. Bu sebeple bazı

asklar, önseziler, çevrenin idraki, durugörü, fikir aktarımları ve diger normalüstü olaylar

ortaya çıkmaktadır. Bu ilk bilgilerle, normalüstü yetenegin gelismesine izin veren prensibi

anlayabiliriz..
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
spacetimereality 10:03 05.06.17
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yararlı bilgiler teşekkür
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
007 09:59 09.06.17
Bu güzel Paylaşım için teşekkürler
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Kurt 10:43 09.06.17
Allah razi olsun
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
WhiteQueen 12:01 11.06.17
Emeğine saglıkkk teşekkürler
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:gelistirme, psisik, teknikleri, yetenekleri
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146