Parapsikoloji & Spiritüalizm

Cinler, cinler hakkında, cin nerdir ne değildir? - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Parapsikoloji & Spiritüalizm>Cinler, cinler hakkında, cin nerdir ne değildir?
Tuana 02:35 02.02.17
CİNLER



"Cinler... Birlikte yaşadığımız, aynı mekanları paylaştığımız belki de yediğimiz içtiğimiz aynı olan esrarengiz mahluklar. Varlığı Kuran-ı Kerim ve hadis-i şeriflere göre tartışma götürmez bir şekilde kesin olan cinlerin insanlarla münasebetleri ve mahiyetleri konusunda ise bir ittifak söz konusu değildir." (AKSİYON 24-30 Haziran 1995, Sh. 24)



"Sanıldığının aksine, Kuran'da -aynen ruh, melek, şeytan, öte alem konularında olduğu gibi- cinlerle ilgili konuda da yeterince açıklayıcı bir bilgi yoktur. Genellikle aynı tanımlamaların tekrarı yapılmıştır." (Anadolu İnançlarında Cinler ve Cincilik, Haluk Akçam, 22 Mayıs 1996)



Yukarıda okuduğunuz iki farklı cümle, Cinler konusunda Türkiye'deki iki farklı ana düşüncenin minimize edilmiş şeklidir. Bir taraf cinlerin varlığına kesin olarak inanır, Kuran'dan ve hadislerden örnek verir, diğer taraf ise bu örneklerin sahih, Kuran tefsirlerinin de doğru olmadığını, dolayısıyla cinlerin varolmadığını iddia eder.



İkinci kısımdakiler, yani cinlerin varolmadığını söyleyenler, spiritüalist düşünceye yakın kimseler ve psikiyatristler. Esasen de bu ayrılığa sebep, spiritüalist düşüncenin ta kendisidir. Çünkü spiritüalist çevrelerce en çok eleştirilen bir kimse var ki, bu kişi spiritüalistlerin cinlerin etkisine girmiş kimseler, seanslara gelen varlıkların da ruh değil cin olduğunu iddia eden Ahmet Hulusi'dir.



Bir taraf cinlerin kesin kez varolduğunu, diğer taraf da olmadığını iddia ediyor. Sizler burada birinci olan okuyacaksınız. Yani dosyamızı 'cinlerin varolduğu' inancını temel edinerek kurgulayacağız. Arada spiritüalistlerin eleştiri ve yorumlarını da bulacaksınız fakat bu konu esaslı olarak Spiritüalizm başlığı altında incelenecek.



DOĞU'DA YAZILMIŞ ESERLER



Doğu gizem literatüründe cinleri konu edinen pek çok eser yazılmış, pekçok fikir üretilmiştir. Eserlerden en meşhur olanları Kazvini'nin Acaib Al Mavcudat ve Garaib Al Mevcudat, Damiri'nin Hayat Al Hayvan, İmam Şibli'nin Cinlerin Esrarı, Firdevsi Rumi'nin Daawatname, Seyyid Süleyman El Hüseyni'nin Kenz-ül Havas, Ahmet El Buni'nin Şems-ül Maarif, Ahmad Musa Al Zarkavi'nin Mafatih Al Gayb; ülkemizde ise Mustafa Ertuğrul'un Dua Hazinesi, Ahmet Hulusi'nin Din Bilim Işığında Ruh-İnsan-Cin, Doç.Dr.Ali Osman Ateş'in Kuran ve Hadislere Göre Cinler-Büyü, Süleyman Ateş'in İnsan-İnsanüstü;Ruh-Melek-Cin-İnsan, Naci ve Nedret Çelik'in Cinler ve Hz.Adem Yanılgısı, Doğan Mirzaoğlu'nun Cinler isimli eserleridir. Bu eserlerin hepsinde cinler konusu ayrıntılı olarak yer bulmuş ve tartışılmıştır.



KURAN'A GÖRE CİNLERİN VARLIĞI TARTIŞILMAZ!



Doğu-İslam kaynaklı eserler cinlerin varlığını Kuran-ı Kerim'e ve peygamberin hadislerine dayandırır. Kuran-ı Kerim'de birçok ayette cinlerin adı açıkça geçmektedir ve onlara özel bir "Cin Suresi" de bulunmaktadır. Zariyat Suresi'nin 56. ayeti "Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" şeklindedir. Bu ayette, iki farklı cinsten söz edildiği su götürmez şekilde ortada. Kuran'daki acık ifadeler bununla sınırlı değil; Cin Suresi'nin 1. ayeti "Ey Muhammed de ki; Cinlerden bir topluluğun Kuran dinlediği bana vahyolundu." şeklindedir. Aynı surenin 6. ayeti, "Gerçekten bir takım insanlar cinlerden bir takımına sığınırlardı da onların azgınlıklarını arttırırlardı" şeklindedir. Bir başka net ifade de Hicr Suresi'nin 27.ayetinde görülür; "Cinleri de daha önce dumansız ateşten yarattık." Aynı paralelde Rahman Suresi'nin 15. ayeti de "Cinleri yalın bir ateşten yaratmıştır" şeklindedir. Bu ifadeler, Kuran tefsircileri tarafından yapılan çevirilerde hep aynıdır. Kur an-ı Kerim'i kutsal kitap olarak kabul eden bir kimsenin bu ifadelere muhalif olması düşünülemez. Kaldı ki peygamberin hadisleri de bu ifadelerle paralellik arz etmektedir.



FAKAT POZİTİF BİLİM'E GÖRE BU BİR SAÇMALIK!



Buraya kadar anlatılanlar, dinsel açıdan tartışma götürmez bir şekilde gerçek, fakat materyalist olmak zorunda olan pozitif bilim açısından saçmalıktır. Çünkü pozitif bilim, hadiseleri fizik boyuta indirgeyerek, fiziki boyutu olmayan hadiseleri metafizik, fizikötesi gibi şaşalı sıfatlar yakıştırıp elinin tersiyle bir kenara itmeye pek meraklıdır. İşin aslına bakarsanız bu muamele daha büyük bir saçmalıktır!



Bizlerin (yani insanların) dışında bir canlı türüne inanmak için psikopat olmak gerekmiyor. Başımızı kaldırıp gökyüzüne baktığımızda alabildiğine bir boşluk görürüz ve muhtemelen aklımıza "Evrende yalnız mıyız?" sorusu gelir. Bu boşluk içerisinde bizler tek tür varlık olarak gelmiş olabilir miyiz? Başka bir canlı türü neden olmasın ya da olamasın? Neden başka varlıkların olduğu inancına sahip kimselere psikolojik vakıa olarak bakalım? Böyle bir yaklaşım psikopatça bir yaklaşım değil de nedir?



PEKİ ASIL SAÇMALIK NE?



Pozitif bilime göre cin-ifrit edebiyatı ile açıklanmak istenen olaylar tamamen psikolojik rahatsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Nöroloji ve psikiyatri açısından olay tamamen idrak yanılmalarından ibarettir. Zaten tıp biliminde, insanı etkilediği varsayılan tabiatüstü bir varlık grubundan söz eden ekol de yoktur. İdrak yanılmaları, trigeminel nevralji, epilepsi vakaları, paroksimal rahatsızlıklar, obsesyonel nevrozlar, obsessif-kompulsif bozukluk vs vs... Pozitif bilimin, "cin-ifrit edebiyatı" olarak adlandırdığı bu olgu karşısında geliştirdiği tedavi yöntemleri ve isimlendirmeler... Fakat uygulamaya bakıldığında bilimsel açıdan fakir ülkemizde literatürü takip eden ve yeni araştırmalara girişenlerin sayısı yok denecek kadar azdır. Onun içindir ki psikiyatri de obsesyonların yanı sıra posesyon denen vakıa bahsedilmesinden bile hoşlanılmayan bir olgu olarak zikredilir. Sadece C.G.Jung'un (1875-1961) ilgi gösterdiği ve takipçilerinin el atmaya bir türlü cesaret edemediği Posesyon, bir başka bedensiz varlığın etkisi altına girmek olarak bilinir. Uygulamada posesyon teşhisi koyabilmek için (Her ne kadar bu teşhisi koyacak adam gibi adam yoksa da) konversiyon, dissosyetif bozukluk, epilepsi safhası, defans mekanizması, kişilik bozukluğu gibi ayırdedici teşhislerin sonuç vermemesi gerekir ki bu aşamalarda zaten kesin(!) sonuç alınmaktadır.



BİR PROFESÖRÜN ACI İTİRAFI!



24-30 Haziran 1995 tarihinde Cinler konusunu kapak yapan AKSİYON Dergisi'nde (O zaman Doçent olan) Prof.Dr.Kerem Doksat aynen şunları söylüyor; "Pozitif bilimle uğraşan bir bilim adamı olarak cinlerle ilgili spekülasyonların içine girmem. Ben hastanın beyninde ne oluyor, bunların psikolojik mekanizmaları neler, bu hastalara nasıl yardımcı olurum bununla uğraşırım... Bize gelen insanların büyük çoğunluğu akıl hastası. Ancak az sayıda vakada böyle bir hezeyan ve yanlış inanç yokken benzeri şeylerin olduğunu görüyoruz. O zaman içim cız ediyor! Çünkü rahmetli babam Recep Doksat'ın da olmasını çok istediği, bilimsel bir epistemoloji ile çalışan bir parapsikoloji enstitüsü ya da kürsüsünün hala olmamasına içim sızlıyor. Çünkü bu tip konularla parapsikoloji uğraşır."



Ülkemizdeki büyük eksiğin ne olduğunu ve cinlerle ilgili, pozitif bilim-dinsel düşünce arasındaki kavganın nereden kaynaklandığını anlatabilmişimdir umarım...



CİNLER NEDİR, NE DEĞİLDİR?



Şimdi, Kuran-ı Kerim'e göre varlığı tartışma götürmez, ancak pozitif bilime göre saçmalık olan Cinlerin ne olduğu ne olmadığı konusuna tekrar dönelim;



Cinlerin ne olduğu ne olmadığı hususunda bilgi alınabilecek en yetkili kişi kim olabilir? Kur'an-ı Kerim'e göre cinlerin varlığı tartışma götürmez ama ille de "bilimsel çalışma" diye bu konuyu bilimin sınırları dışına itebilecek olanları da düşünerek, "Cinler" konusuna bir bilim adamının araştırmasıyla devam ediyorum.



5 Ekim 1996 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan bir röportajdan yola çıkıyoruz. Röportajın kahramanı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr.Ali Ataç... Cinler konusunda Master tezi hazırlayan ve arkadaşlarının "Cin Doktoru" lakabıyla andığı Ataç, cinlerin varlığı konusunda şüphe taşımıyor.



KOMPLEKSLİ YARATIKLAR



Cinlerin varlığını pek çok insanla konuşarak, çeşitli vakaları takip ederek ortaya çıkardığını ifade eden Ataç, cinlerin Kur'an-ı Kerim'deki yerini, ruh ve cin arasındaki farkı, insanlarla ilişkilerini, bu ilişkinin sınırlarını, cinlerin yaşamını incelemiş. Sonuç şu; "Üstün ruh, aşağı ruh, cin... Nasıl adlandırırsak adlandıralım, onlar ateşten yaratıldı. Şekilleri saydam. İnsan gibi akıl ve irade sahibi onlar da. Ve maalesef yeryüzünde yaşıyorlar! Kur'an-ı Kerim'deki Cin Suresi ve 35'i aşkın ayete göre cinler insana itaat etmek zorunda! Bu yüzden kompleksli yaratıklar."



IŞIK HIZIYLA HAREKET EDİYORLAR



Ataç'a göre cinler ışık hızıyla hareket edebiliyor, gökyüzüne bile çıkabiliyor. En üstün cin olan Şeytan, Allah'a başkaldırdığı için cezalandırıldı. Cinler insandan önce yaratıldı. Hz.Muhammed döneminde yaşayan cinler bugün hala hayatta. Ömürleri 1000-1500 yıl arasında değişebiliyor.



İnsanlarla aralarındaki tek fark, onlar bizi görüyor, inceliyor, oysa biz onları göremiyoruz. Bu yüzden Aristo'nun, Kristof Kolomb'un ya da Nazım Hikmet'in ruhuyla konuştuğunu öne sürenler, hummalı ruh çağırma seansları düzenleyenler Ataç'a göre kendilerini aldatıyor. Çünkü cinler bize küçük bir oyun oynuyor ve bir kişinin ruhu adı altında seanslara bambaşka bir boyutta yaşayan cinler katılıyor.



İNSANDAN ÜSTÜN YARATIKLAR DEĞİL



Peki ne yer, ne içer bu yaratıklar? Nasıl yaşarlar, dinleri, hobileri, zevkleri var mıdır? Dr.Ataç, araştırmalarına göre cinler toplu halde, insanların yaşamadıkları tenha yerlerde, dere kenarlarında, mezarlıklarda ve çöplüklerde yaşıyorlar, insanların yemek artıklarıyla besleniyorlar. Ataç, cinlerin insandan güçlü, üstün özelliklere sahip, korkulması gereken bir varlık olarak görülmesini doğru bulmuyor. "Çünkü bu alemde en üstün varlık insandır."



Yine Ataç'a göre cinlerin ilim üretme, medeniyet kurma gibi yetenekleri yok. Kapasiteleri, zekaları ve bilgi seviyeleri 12 yaşındaki bir çocuğunki kadar.



ONLARLA İLETİŞİM KURMAK KOLAY



Dr.Ali Ataç, "Cinlerle iletişim kurmak için medyumlara ihtiyaç yok" diyor. Dileyen herkes cinlerle kolayca temasa geçebilir. Ancak cinler geçmişten gelen yaratıklar olarak bugün de yaşıyorlar. Dolayısıyla gelecekten haber veremezler. "Medyum Memiş hem 'Gaybden bilgi veremem' diyor, hem de 'Bu sene Fenerbahçe şampiyon olacak' diyor. Bu ancak onun yorumudur. Cinlerine dayanarak gelecekle ilgili hiçbir kehanette bulunamaz, hiçbir haber veremez" diyor Ataç.



Cinlerle iletişim kurmak konusunda Fethullah Gülen'in "İnancın Gölgesinde" adlı eserinde geniş bilgi bulunuyor. Ona göre "Bazı insanların ruhları cinlerle temasa müsaittir, çabuk trans haline geçebilir, çabuk bizim buudlarımızın dışına çıkabilir ve onların alemi, onların buudları, onların dilleri ve haberleşmeleriyle mayalanabilirler. Bu bir fıtrat meselesidir ve bundan bir insani üstünlük manası çıkarılmamalıdır."



Görülmeyen bu kuvvetlerin tabi oldukları belli prensipler vardır. Dolayısıyla insan her arzu ettiği yerde cinlere iş yaptıramaz, ama kolayca onlarla bağlantıya geçebilir. Kişi birtakım kelimeleri ve isimleri, sırlı kilitleri açar gibi kullanarak cinlerle temasa geçebilir. Ama cinlerden kolay kolay istifade edemez.



Günümüzde bazı insanlar birtakım kelimeleri birer kod, birer telefon numarası gibi kullanarak ve belirli sayıda tekrarlayarak onlarla irtibat kurmakta, fakat genelde zararlı çıkan da insanoğlu olmaktadır. Çünkü bu seansların, eskilerin -el verme- dediği yöntemle, yani bilen kişilerle yapılması gerekir. Her iki varlık da ayrı boyutlarda yaşamaktadır. Temas kurmaya karar verdiğinizde enerjiniz onları karşılamaya yetmeyebilir ya da onları negatif etkileyebilir. Bu durumda da ipler onların eline geçer ve psikiyatrların possesyon dediği -belki de demekte zorlandığı- durum ortaya çıkar. Yani bedensiz bir varlık sizi yönetmeye başlar.



Birtakım yolları ve usulleri olmakla beraber cinlerle irtibat kurmak bir rehber eşliğinde yapılmalı ve rehberiniz işinin ehli olmalıdır. Usul, prensip ve rehber olmazsa hata yapıp paçayı kaptırmak, meczup yaftasını sırtınızda görmek de var işin ucunda...
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
SiLence 09:17 21.04.17
Paylaşım için teşekkürler.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla
Etiketler:cin, cinler, deildir, hakkinda, nerdir
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146