Sağlık

Corona virüsünün bir nezle türü olduğunu biliyor muydunuz? - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Sağlık>Corona virüsünün bir nezle türü olduğunu biliyor muydunuz?
Deneme 14:06 04.03.20
Corona virüsünün bir nezle türü olduğunu biliyor muydunuz?

Her bir nezle virüsünün farklı özellikleri var. Corona'nın özelliği ise, akciğerlere inmesi.

Diğer nezle virüsleri kulak, burun, boğaz ve solunum yollarında ilerliyorken, corona bunların üstüne bir de akcigerlere iniyor.

Savunma sistemi güçlü olan kişiler, diğer nezle virüsleri gibi corona'yı da yenebiliyor.

Ama sorun şu ki, bizler ne yiyip ne ictigimizi, nasıl bir hayat tarzı yaşadığımızı maalesef umursamaz olduk.

Onyıllardır bas bas bağırıyorlar. Suni gıdayı terkedin, şekerli gıdaları bırakın, egzersiz yapın, pozitif düşünün diye...

Silkelenip kendimize geldiğimizde hayat çok güzel olacak. Neşemiz artacak. Sağlıklı, huzurlu, cıvıl cıvıl bir yaşam çok da uzakta değil.

Biraz gayret, biraz kendimize çeki düzen vermek.


Ayrıca

"Suni gıda yiyen Corona'dan ölür" gibi anlayan olmuş.

Buna dair:
Ben birebir bağlantı kurmadım.

"Suni gıda yiyen, Corona'dan ölür" demiyorum.

Ne diyorum peki?

Corona ile ilgili bilgilerde, "coronaya direkt etki eden bir ilaç yok. verilen ilaçlar kişilerin savunma sistemini güçlendirmeye yönelik. çünkü şu an için virüsü yenebilen tek şey kişinin savunma sistemi" deniliyor.

..

Yani savunma sistemimiz zaten güçlü ise belki corona'yı yenebiliriz.

Insanlardaki savunma sistemini zayıflatan şeyler var. Bunların başında da beslenme tarzı geliyor.

Mesela suni gıdalar karnımızı doyursa da, hücrelerimiz aç kalıyor. Yeterli vitamin, mineral alamıyor.

Ve zaman içinde de savunma sistemi zayıflıyor.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Fatih fatih 14:07 04.03.20
Canan Karatay..Pek severim..Sevmeliyiz yani kendisini.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Sevdaayshshs 14:08 04.03.20
İnsanlar mutluluğu hazzı yeme içmede aradığı sürece sağlıksız gıdalardan vazgeçemeyecek.Bağımlı olması için içlerinde gerekli herşey var.Kısır bir döngü bu.Sağlık bozuldukça daha çok saldıranları gördüm şuursuzca.Yani virüsler olmasa da bu şuursuzluk öldürecek bizi..

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
kenanca 14:08 04.03.20
Umursamaz değil, çok fazla umursama hatta paranoyaklık seviyesinde. Cümlenizin sonu bunu güçlendiriyor.

"Silkelenip kendimize geldiğimizde hayat çok güzel olacak. Neşemiz artacak. Sağlıklı, huzurlu, cıvıl cıvıl bir yaşam çok da uzakta değil.
Biraz gayret, biraz kendimize çeki düzen vermek."

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Deneme 14:09 04.03.20
Takıntı ve paranoya yapanlar var evet.

Ama halen daha toplumun çoğunluğu umursamaz tavırlar içinde.

Yeyip içtiklerimiz, hareketten kaçışımız, toksinli gidalar, zararli kimyasal dolu sampuanlar deterjanlar diş macunlari, sigara konusu, aşırı ilaç kullanımı....

Say say bitmiyor aslında. Ve bunlar sebebiyle sağlığımız gittikçe bozulmuş durumda

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Bilal0914 14:09 04.03.20
Bu tarz virüsler sanki biyolojik silah ürünleri ve denemeleri gibi geliyor bana

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Mube 14:10 04.03.20
insan bedeni, dış görünüşü, dişleri, tırnakları ve vücut yapısı otculdur, insanın hayvan eti yememesi gerekir, aynada dişlerinize bakın..! Bir kaplana mı benziyor yoksa bir koyuna mı, et yediğinizde beyinide bulunan çok önemli bir sıvıyı salgılayamıyoruz "DMT HORMONU" bu hormonun diger adı ruh molekülü, kafein, şeker, klor, florit gibi maddelere karşı da duyarlı bir hormon bu, bizler ne zaman gerçek atalarımız gibi hayvanları yemek yerine onlardan faydalanmaya başlarız, ne zaman besin zincirimizden hayvanları çıkarırız ozaman huzuru buluruz, aksi taktirde doğa bu şekilde intikamını alır bizden, DMT hormonu, ön görü, duru görü yeteneğini ortaya çıkartıyor, yani halk dilinde 6 hissiniz güçleniyor, ileri boyutlarda ise muhteşem bir yaşamınız oluyor adete yeni doğmuş gibi oluyorsunuz, gece uyurken zifiri karanlık odada uyuyun eğer mümkünse, güneş doğmadan uyanın sabah güneş doğarken gama ışınları yayar bu ışınlar yerin 500 metre altına kadar nüfus ediyor, çok güzel bir kahvaltı yapın mümkünse doğal gıdaları tercih edin, öğle yemeği kapitalist düzenin bir uyarlamasıdır, araştırın 150 - 200 yıl önce insanlar güneş doğunca yer, güneş batmadan önce karnını doyurur, öğle yemegi diye bir uygulama sistemin size dayatmasıdır, insan 6 - 7 gün açlığa dayanabilir, susuzluğa 2 yada 3 günü, yeme alışkanlıklarınızı değiştirdiginizde 21 gün devam edin ve bu hayatınız boyunca sizi koruma altına alacaktır son olarak, ben son 8 yıldır hiç grip olmadım, nezlede olmadım, bazen oram buram ağrır tüm sarımsak yutarım bir sabah bir akşam, sarımsağı yuttuktan 10 dakika sonra hiçbir ağrım kalmaz, evinizdeki tüm sofra tuzlarını atın, yerine kırık kaya tuzu alın bildiginiz turşu tuzu sofranızda yemeginizde bu tuzu kullanın, turşuyu bir yiyecek gibi degil bir asprin, novajin, gripin gibi düşünün, üstü küflenmiş turşunuzu, üstü küflenmiş salçanızı atmayın çünkü altında sağlık yatıyor, altını kaldırın oradan tüketin küfü üzerinde kalsın, dostlar, gece yatarken elinize yüzünüze gerçek zeytin yağı sürün, mümkünse soguk sıkım olsun, ne mikrop, ne organizma, ne virüs hiç bir şey size zarar veremez, ingilterede zeytin yağı eczanede satıldığını biliyormusunuz...

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
saracen 14:10 04.03.20
Ben hala laboratuvarda üretildiği düşüncesindeyim bu virüsun. Çin ekonomisine darbe için

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Lady 14:11 04.03.20
Bu söylediğinize tamamen katılıyorum. Uzun bir dönem çokk kilolu uyuşuk bolca şeker karbonhidrat tüketen, kendinden soğuyan yıllar geçirdim ve hep hasta oluyordum. Baş dönmesi, baş ağrısı göz kararması hergün zaten standarttı. Bir doktor ( Allah ne muradı varsa versin) Ben ilaçlı tedaviye karşıyım evet şekerin yükseliyor ama bu bizim için bir tehdit değil. Tehdit sensin. Tercihlerin ve yaşam tarzın dedi. Ne yapalım dedim. erken yatıp erken kaljacaksın, spor ve yürüyüş yapacaksın, çok sık öğün yiyeceksin (günde 5 kere) ama bunların hepsi doğal olacak dedi. Şekerden karbonhidrattan tuzdan uzak duracaksın sadece haftada bir öğün kendini ödülkendireceksin dedi. o gün başladım. spor diyet ve dansla 3 ayda 30 kilo verdim. Hemen ardından hala severek çalıştığım bir iş buldum. öevrem, yaşam kalitem, psikolojim herşeyim değişti. Senede bşr grip ya okuyorum ya olmuyorum. Haa birde en önemlisi kendimi hiç bir konuda dolduruşa getirmiyorum çünkü sitres sağlığı mahfediyor. Yaşamak artık benim için ezşyet değil keyf haline geldi. (uzun bir yorum oldu, helal edin hakkınızı )

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi