Sizden Gelenler

Sularımıza neden Florür katılıyor - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Sizden Gelenler>Sularımıza neden Florür katılıyor
Lady 09:21 30.07.19
SULARIMIZA NEDEN FLORÜR EKLENİYOR?

Florür, flüor elementinde bulunan ve diş çürüğüne karşı mücadele etme bahanesinin arkasına sığınarak halka açık ve içme su kaynaklarına ilave edilen bir bileşiktir.

İçme suyu ve musluk sularının kaynağının florürlenmesi, 1950'lerde ve 1960'larda tanıtıldığından beri şiddetli bir tartışma konusu olmuştur.

Fakat florürün suya katıldığı gerçeği halka da açıklandıktan sonra, karşıt görüşte bulunan ve insan sağlığına zarar verdiği fikrinde olan araştırmacı bilim adamları susturulup, halk tarafından ciddiye alınmadıkları için zamanla sadece kabul edilmedi, bununla birlikte bir çok gündelik kullandığımız ürüne gıdaya da eklenmiştir ve kimse fark etmemiştir bile.

Su kaynaklarımıza, arıtma ve çeşitli su kaynağı tesislerine florür eklenme işlemi Türkiye'de İstanbul, Çanakkale, Bursa gibi bir çok ilde ve bölgede yapılmaktadır. Ülkemizde bu konuya ilişkin geçerli nitelik taşıyan bir örnek; 1992 yılında, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisinde paylaşılan ve yayımlanan bilgilere göre florürün zararlı olduğunu ve örneğin yeni doğmuş bir bebek veya 50'li yaşlarda bir yetişkin gibi her insanın farklı oranda florür tükettiği zaman ancak diş çürükleri oluşumunun önüne geçebilme ihtimali olabileceğini açıklamışlardır.

Dünyanın diğer bölgelerinde, örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde yer alan Portland eyaletinde 4. kez florür eklenme teklifi yapıldıktan sonra halk tarafından reddedilmesine rağmen, ülkenin en büyük 30 eyaletinin 29'unda florür eklenmektedir. İngiltere dışında çoğu Avrupa kentinde florürlü su tüketilmemesine karşın Batı Avrupa'da insanların %6'sı devletin "diş çürüğü formülüne" 2016'dan beri maruz kalmaktadırlar.

Ah, dünya devletleri aslında ne kadar da düşünceliymiş, bizim dişimiz çürümesin diye ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar, biz de onları kötülüyoruz! Bu ne tür bir nankörlük örneğidir diye, hemen ön yargılar denizinde dalgaların sizi götürmesine izin vermeyin...

Her gün içtiğimiz ve duş aldığımız sodyüm florür maddesini, fare zehri ve çeşitli böcek ilaçlarında olmazsa olmaz maddesi olarak kullandıklarını söylesem peki fikriniz değişir miydi? Yönetim kadrosunun kim olduğu fark etmeksizin, bildikleri halde "sevgili" vatandaşlarına yapmaları yüksek oranda paradoks içermektedir fikrimce, ama tabii buna siz kendiniz karar verin...

Suya florür ekleme yöntemi ve fikri, nazilerle beraber çalışan ve İlluminati örgütünün yönetici kollarına sahip oldukları ve finansörleri olarak bilinen Rockefeller ailesiyle yakın ilişkisi ve dostluğu olan Alman kimya mühendisliği firması IG Farben'ın, Amerika'nın öncü bankaları ve Ford firmasının da desteğiyle 2. Dünya Savaşı sonrasında finansal desteklerle yürürlüğe girmeye başarmıştır. IG Farben firmasının tüm serveti ve stokları American IG Farben isimli holdingte saklanmaktaydı. Yönetim kurulunda, Ford'un müdürü, Federal Reserve'in başkanı, New York Standard Oil firmasının yöneticisi, Manhattan bankası müdürü gibi isimler yer almaktaydı. Kellogs, Dupont, Colgate isimli firmalar da sonrasında IG Farben firmasıyla iş birliği içerisinde çalışmaya başlamışlardır.

Görüyor müsünüz? Herkes bizim diş sağlığımız için gece gündüz çalışıp, karşılık istemeden milyonlarca dolar para yatırıyor, ne kadar da düşünceliler...

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD, Almanya'da bulunan kimyasal fabrikaların sorumluluğunu üstlenmek ve keşif yapmak için kimyasal araştırmacı olan Charles Perkins'i göndermiştir. Alman kimyagerleri, Perkins'e, öncesinde onlara istenilen bölgelerdeki Alman ve Rus cezaevi kamplarında mahkumları sakin ve uysal hale getirmek için kullandıkları bir yöntemden bahsetmişlerdir.

Farben, savaş sırasında işgal altındaki ülkelerin sularına kattıkları florür sayesinde beynin duyguların yönetiminden sorumlu olan epifiz bezinde hasar oluşturarak isyanı durdurmayı planlamıştır. Planlarında başarı elde ettikten sonra ise Amerika'da hala gizemini koruyan denemelerle ve testlerle "diş çürüğüne karşı" formüllerini tamamlamışlardır.

Florür maddesi ayrıca, antidepresan gibi tüm psikotik ilaçlarda ve çoğu sakinleştiricilerde bulunur.

Enteresan bir bilgi olarak da şunu eklemek istiyorum; sodyum florür alüminyumun bir yan ürünüdür ve formülü tamamlayan Charles Perkins , dünyanın en büyük zehirli florür atığının üreticisi de olan Amerikan Alüminyum Şirketi (ALCOA) çalışanıdır. Tesadüfler zincirine bir halka daha oluşturarak da, 1947 yılında eski ALCOA avukatı olan Oscar R. Erwing, Federal Güvenlik Ajansı'nın ve Birleşik Devletleri Halk Sağlığı Hizmetinin de başkanlığı görevi de verilmiştir.

1947 yılını takip eden üç yıl içinde, Amerika'daki şehirlerin su dağıtım ve arıtma merkezleri florürlendikten sonra florür içermeyen su kanalı neredeyse kalmamıştır. Tüm bunları yapmadan önce ise halka çeşitli kampanya ve yanlış bilgilendirmelerle florürün faydalı olduğuna inandırıp, çoğunluğun mantık süzgecinden kolayca geçirebilmişlerdir.

Tabii sadece bu kadarla kalmamıştır, tesislerde çalışan işçilerin konuyla ilgilenen yazarlar, gazetecilerin bir kısmının suikast diğer kısmının ise rüşvet yoluyla susturulup örtbas edildikten sonra engel olabilecek kimse kalmamıştır.

Tüm bunlara rağmen Charles Perkins şöyle bir itiraf mektubu yazmıştır:

Büyük IG Farben kimya endüstrisinin bir yetkilisi ve nazi hareketinde de rol oynayan bir Alman kimyager tarafından bu planın tamamı bana söylendi. Florinin kimyası, biyokimyası, fizyolojisi ve patolojisi üzerine yaklaşık 20 yıllık bir araştırma yapmış olan bir bilim adamının tüm ciddiyet ve samimiyeti ile söylüyorum - bir yıl veya daha fazla bir süre boyunca yapay olarak florürlenmiş su içen herhangi bir kişi asla aynı zihinsel veya fiziksel halde olamayacak "
- CHARLES E. PERKINS, Kimyager, 2 Ekim 1954

Florür tamamen zehirli bir maddedir ve kimse de tüketmemelidir. Düşük IQ ve beynin içinde meydana gelen floridayson arasında oldukça net ve bir çok bilim insanı tarafından kanıtlanmış belgeleri vardır.
Fakat sadece tek bir bakış açısıyla ilerlemek doğru olmaz; 2000 yılında İngiltere'de tamamlanan York incelemesi gibi veya 214 bilimsel araştırmacının ve diğer sistematik inceleme uzmanlarının yürüttükleri Cochrane Meta-Analysis tarafından kanıtlandığı gibi, florür, diş çürüklerinin önlenmesine belli bir ölçüde yardımcı oluyor.

Hayvanlar ve denek olarak katılmayı kabul eden insanlar üzerinde de deney yapıldığı sırada, kullanılan dozda hayvanların bir kısmı ölümcül, insanların bir çoğu ise hafıza kaybı, böbrekte yetmezliği, cinsel isteksizlik, uyuşukluk gibi ciddi sağlık sorunları yaşamışlardır.
Fakat dişleri sapasağlam kaldı!

Konuya ilişkin yapılan birçok çalışmada, musluk sularında bulunan florür oranından biraz daha yüksek oranda uzun süre tüketildiğinde, yaşı ileri olan insanların kemik yapılarını incelttiğini, hamile olan kişilerin erken doğum yaptığını, kısırlığa sebep olduğunu, kanser hücrelerini çoğalttığını, bir çok insanda ise alerjik hassasiyet ortaya çıkardığını kanıtlamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (EPA) bilim adamı Dr. Robert Carlton'a göre; "Floridasyon, bu yüzyılın bilimsel dolandırıcılığının en büyük örneğidir.

"Einstein'ın yeğeni ve kimyager olan Dr. Emanuel Bronner ise şunları yazmıştır:

"Küçük miktarlarda dahi sodyum florüre bu zamana kadar etki edebilecek, panzehiri bulunamayan bir zehirdir. Her böcek ilaçlama uzmanı bilir ki en iyi fare zehri budur... renksiz, kokusuz, iz bırakmaz, panzehiri yoktur, çaresi yoktu. Ani ve kesin imha... Su sisteminin floridasyonu yavaş ulusal bir intihar veya hızlı ulusal tasfiye olabilir."

Şimdi bir düşünün, bu nasıl bir terördür?
Devlet yöneticileri neden florürü yediğimiz gıdalara, kullandığımız ilaçlara , hatta ellerimizi yıkadığımız duş aldığımız suya bile katıyor neden? Lütfen bir düşünün!

Her sabah uyandığımızda önce lavaboya gider ellerimizi yüzümüzü yıkar ağzımızı bi güzel çalkalar hatta dişlerimizi fırçalarız , bunu su ile değil zehirle yaptığınızı bir düşünün? Bizi hergün yavaş yavaş hasta eden ve öldüren, beynimizi kullanmamızı etkileyen,bizlerin ruhsal ve zihinsel gücümüzü körelten bu zehirle NEDEN zehirlemek istediklerini bir daha ve bir daha düşünün...
Ve araştırın lütfen insanın beden ve beyin yapısını. Neden devletlerin psişik güçleri olan insanların peşinde olduğunu? Bu gibi insanların özel olduğunumu sanıyosunuz hayır hepimiz özeliz. BİZ özeliz hepimiz .. Düşünün, Araştırın, kendinizi keşfedin...

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Madalyon 09:22 30.07.19
Kanser sebebi ve insanları geri zekalı yapan bi madde inanmayan araştırsın okullardaki florür kaplama uygulaması bir tek türkiye de yapılıyor. Diğer ülkelerde yasak

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Edibe 09:23 30.07.19
madem devlet bu konuda müdah ale etmiyor bu paylaşımla insanların psikolojisi alt ust ediliyor kanaatindeyim..ne yapalım su da içmeyip ölelim mi

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla Up