Sizden Gelenler

Cehennem Tasviri-1 - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Sizden Gelenler>Cehennem Tasviri-1
mubertrzon 22:59 03.11.19
Ebu Hureyre radıyallahu anh'ten , Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir.
Cehennemin perdesi kaldırılır, ondan da koyu bir dumanla bir rüzgâr eser. Günahkârlar onun kötü kokusunu alırlar. Onunla aralarında be şyüz yıllık yol vardır.
"Sonra cehennem getirilir, büyük bir zincirle bağlanmıştır. Üzerinde on dokuz melek vardır. Her melekle birlikte yetmiş bin yardımcı melek vardır. Hazinler yardımcıları ile beraber onu çekerler. Diğer hazinler de yardımcıları ile beraber sağında, solunda ve arkasında yürürler. Onlardan her meleğin elinde demir topuzlar vardır. Ona bağırırlar, o da kükreyerek, karanlık ve duman saçarak yürür. Şiddetli öfkesinden dolayı cehennemliklerin üzerine alev saçar. Onu cennetle mahşer meydanı arasında durdururlar. Gözünü kaldırır mahlûkata bakar, sonra onları yemek için saldırır. Hazinler zincirlerle onu durdururlar. Eğer bırakılsa idi bütün mümin ve kâfirleri yok ederdi. "Mahlukatın üzerine bırakılmadığını görünce birden şiddetle parlar, işte: "Öfkesinden neredeyse parçalanacak..."( Mülk / 8) dediği budur.
"Sonra ikinci bir kez daha haykırır, mahlûkat dişlerinin gıcırtısını duyar, işte o zaman gönüller titrer, kalpler sökülür, yürekler uçar, gözler fal taşı gibi açılır ve yürekler ağıza gelir."
Birisi:
- "Ya Resulallah(sallallahu aleyhi ve sellem ), onu bize anlat," dedi. O da:
-"Peki," dedi ve şöyle anlattı: "Bu, dünyanın yetmiş katı kadardır. Siyahtır, karanlıktır. Yedi başı vardır. Her başının otuz kapısı vardır. Her kapının uzunluğu üç günlük yoldur. Üst dudağı burnuna vurur, alt dudağı yerde sürünür. Her burun deliğinde halkalar ve büyük zincirler vardır. Onu yetmişbin melek tutar. Bunlar sert ve kabadırlar. Dişleri domuz dişi gibidir. Gözleri alev gibidir. Burun deliklerinden alev fışkırır, dumanlar yükselir. Hazır vaziyette Allah Teâla’nın emrini beklerler."
Ve şöyle devam etti: "O zaman cehennem yüce Rabbinden secde için izin ister. Ona:' Peki secde et,' der. O da Allah'ın dilediği kadar secdede kalır. Sonra Cebbar Allah: 'Başını kaldır,' der. O da kaldırır: ' O Allah'a hamd olsun ki beni kendine isyan edenlerden intikam almak için yarattı. Benden intikam alacak bir şey yaratmadı,'der."
Şöyle devam etti: "Sonra cehennem düzgün, fasih ve akıcı bir dil, yüksek bir sesle: 'Elhamdü lillah maşallah,'der. Sonra bir kükrer ki mahşer meydanında ne kadar Allah'a yakın melek ve mürsel peygamber varsa, hepsi diz çökerler, Sonra ikinci kez kükrer, herkes gözünde ne kadar yaş varsa, hepsini döker. Sonra üçüncü kez kükrer, eğer bir adamın yada bir cinin yetmiş iki peygamberlik ameli olsa idi, orada düşerdi. Sonra dördüncü kez kükrer, susmayan hiç kimse kalmaz. Ancak Cebrail, Mikail, İbrahim Halilur-Rahman Arş'e sarılırlar, her biri: 'Kendimi isterim, başka birşey istemem,'der."
" Sonra cehennem gökteki yıldızlar kadar kıvılcımlar saçar. Her kıvılcımın büyüklüğü doğudan doğan geniş bulut parçası gibidir. Bu kıvılcımlar halkın üzerine düşer."
Diyor ki: "Sonra cehennemin üzerine sırat köprüsü kurulur, yedi yüz gözü vardır. Her gözünün arası yetmiş yıllık yoldur. Yedi köprü kurulur, diyenler de vardır. Sıratın bir tabakadan diğer tabakaya kadar genişliği beşyüz yıllık yoldur. İkinciden üçüncüye kadar yine beşyüz yıllık yoldur. Üçüncüden dördüncüye kadarda öyledir. Dördüncüden beşinciye kadarda öyledir. Beşinciden altıncıya kadarda öyledir. Altıncıdan yedinciye kadarda öyledir. Bu da en genişi, en sıcağı, en derini, azap çeşidi en çok olanı ve koru en çok olanıdır ki diğerlerinin yetmiş katı kadardır. En alt kata gelince alevi yukarıda, sağda ve solda sıratı üç mil geçmiştir. Her katın üst kattan sıcaklığı, korunun çokluğu ve azabının çeşitliliği yetmiş kat fazladır. Her katta denizler, dağlar ve ağaçlar vardır. Her dağın semaya doğru yüksekliği yetmiş yıllık yoldur. Her katta yetmiş dağ vardır. Her dağda yetmişbin ara yol vardır. Her ara yolda yetmişbin diken ağacı vardır. Her ağacaın yetmiş dalı vardır. Her dalında yetmiş yılan ve yetmiş akrep vardır. Her yılanın uzunluğu üç mildir. Akrepler ise horasan develeri gibidir. Her ağaçta yetmişbin meyve vardır. Her meyvede bir şeytan başı vardır.Her meyvenin için yetmiş kurt vardır. Her kurdun uzunluğu bir ok atımıdır. Onda, içinde kurt ve diken olmayan meyve de vardır."

Sultân-ı Evliyâ, Gavsü’l-Âzam Şeyh Abdülkâdir Geylânî / Gunyetü’t T’alibîn

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147