Sizden Gelenler

Cehennem Tasviri-5 - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Sizden Gelenler>Cehennem Tasviri-5
mubertrzon 13:05 01.12.19

Cehennem Tasviri-5


ki: “Onların cehennem dibinde toplanacakları bir günleri vardır. Bir daha asla cemaat olamazlar.
Allah onlara o gün izin verdiği zaman cehennemin dibinde bir tellal ünler, onu üsttekiler de alttakiler de en yakın olan da en ırak olanda duyar. Ona “Haşr” denilir. Ses: ‘ Ey ateş halkı, toplanın, ’ der. Onlarda cehennemin dibinde toplanırlar, yanlarında da zebaniler olur.”
Diyor ki: “ Kendi aralarında konuşurlar: Zayıflar kısmı:
‘… Büyüklük taslayanlara: Gerçekten bizler size tabi idik. Allah’ın azabından bizden bir şey savabilir misiniz?...’ (İbrâhim / 21) derler.
‘Büyüklük taslayanlar da: Hepimiz onun içindeyiz, şüphesiz Allah kulları arasında hükmünü vermiştir, derler.’(Mü’min (Ğafir) / 48)
“Büyüklük taslayanlar, zayıflar kısmına: ‘Size merhaba yoktur.’ Derler. Zayıflar kısmı da büyüklük taslayanlara:
‘Asıl size merhaba yoktur, onu önümüze siz getirdiniz. Orası ne kötü karargâhtır’ derler. (Sâd / 60)”
“Büyüklük taslayanlar da zayıflar kısmına.
‘…Eğer biz hidayete erseydik, size de hidayet ederdik…’ derler.(Sâd / 61)
‘Zayıflar kısmı büyüklük taslayanlara: Hayır, bu gece gündüz kurduğunuz tuzaktır, çünkü bize Allah’ı inkar etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrederdiniz…’(Sebe’ / 33) Sizden de, dünyada bizi davet ettiğiniz şeylerden de elimizi çektik. ””
Diyor ki: “Sonra hep birlikte yanlarında ki şeytanlara dönerler: ‘Biz nasıl azdı isek sizi de öyle azdırdık,’ derler. Şeytan konuşmasının sonunda yüksek sesle şöyle der:
‘Ey cehennem halkı, Allah size gerçeği va’detti…’ sizi kendine davet etti, O’na cevap vermediniz ve O’nu tasdik etmediniz. ‘…Ben de va’dettim; va’dimde durmadım. Sizin üzerinizde bir yaptırım gücüm yoktu, ancak sizi davet ettim, siz de bana icabet ettiniz. Artık beni kınamayın, kendinizi kınayın! Ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız…’ (İbrâhim / 22) Bugün Allah’ı bırakıp bana ibadet ettiğinizi kabul etmiyorum. ”
Diyor ki: “’…Aralarından biri: Dinleyin, Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir, diye ünler’(A’râf / 44)”
Dedi ki: “O zaman zayıf sayılanlar büyüklük taslayanlara lanet eder, büyüklük taslayanlar da zayıf sayılanlara lanet eder. Onlara yakınları olan şeytanlar lanet eder, onlar da onlara lanet ederler. Sonra da yakınlarındakilere: ‘Keşke sizinle bizim aramızda iki doğu arası kadar bir uzaklık olsaydı, sizler bizim için dünyada ne kötü vezirler oldunuz,’ derler. Topluluklarını görünce birbirlerine: ‘Gidelim, hazinleri arayalım, belki bize Rablerinin katında şefaat ederler de:
‘…Bizden bir gün olsun azap hafifletilir!’ derler.(Mü’min (Ğafir) / 49)‘”
“Onlar da: Peki, derler ve hep birlikte hazinlere seslenirler:
‘Rabbimize dua edin de bizden azabı bir gün olsun hafifletsin’ derler(Mü’min (Ğafir) / 49) O halde iken azap olunurlar.”
“Hazinler onlara ancak yetmiş yıl sonra cevap verir:
‘Size elçileriniz açık belgelerle gelmedi mi?...’ derler onlar da: ‘Evet,’ dediklerinde, Hazinler şöyle diyecekler: ‘…Dua edin; kafirlerin duası hep çıkmazdadır.’(Mü’min (Ğafir / 50))”
“Hazinlerin onlara cevap vermediklerini görünce, Malik’e yalvarırlar:
‘…Ey Malik! Rabbine dua et, ölümümüze hükmetsin…’derler.
Dünyanın ömrü kadar beklerler, cevap da vermezler, bir şey de demezler. Sonra Malik onlara: ‘…Şüphesiz orada devamlı kalacaksınız!’ der.(Zuhruf / 77) Ölümünüze hükmedilmeden yıllarca kalacaksınız, der. Malik’in bir haber vermediğini görünce, Rablerine yalvarırlar:
‘Rabbimiz, bizi buradan çıkar! Eğer bir daha dönersek şüphesiz zalimlerin zalimi oluruz!’(Mü’minûn / 107) derler.”
“Yani, eğer bir daha sana isyana dönersek, derler. Cebbar Allah yetmiş yıl bekler, onlara bir cevapta vermez, bir haber de vermez. Sonra onları köpekler gibi azarlayarak:
‘Sinin orada , benimle konuşmayın!’ der.(Mü’minûn / 108)”
“Rablerinin de merhamet etmediğini ve kendilerine cevap vermediğini görünce, birbirlerine:
‘…Sabretmesek de sabretsek de bizim için birdir, bize bir çıkış yoktur!’ derler.(İbrâhim / 21)
‘Bizim için şefaatçiler de yoktur. Sıcak bir dost da yoktur!’(Şuarâ / 100-101)
‘Eğer bizim için dönüş olsa idi, biz de iman edenlerden olurduk!’(Şuarâ / 102)”
Diyor ki: “Sonra melekler onları yerlerine götürürler, o zaman ayakları kayar, delilleri çürür, azîz ve celîl olan Rablerinin katındaki şeye bakarlar. Rablerinin katından umutlarını keserler. Onları şiddet bürür. Rezil olur, ebediyen hor olurlar. Dünyada ettikleri kusurdan dolayı eyvah, derler. Kendi günahlarını da arkalarından gidenlerin günahlarını da taşırlar. Onların günahından bir şey de eksilmez. Azapları toprağın zerrelerinden, denizlerin damlalarından daha çoktur. Öyle zebanilerin ellerindeler ki işleri hızlı, sözleri sert, gövdeleri iridir. Şimşek gibidirler. Yüzleri kor gibidir, gözleri alev gibidir. Renkleri soluktur. Dişleri öküz boynuzları gibidir. Ellerinde uzun, ağır ve yakıcı topuzlar vardır ki onlarla dağlara vursalar parçalanır toz olurdu. Onlarla Rablerine isyan edenlere vururlar ki gözyaşlarından sonra kan ağlasalar haktır. Çünkü onlara çağırsalar duymazlar, ağlasalar acımazlar, soğuk su isteseler ancak yüzleri kavuran maden eriyiği gibi su verirler.”
Sultân-ı Evliyâ, Gavsü’l-Âzam Şeyh Abdülkâdir Geylânî / Gunyetü’t T’alibîn

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147