Sizden Gelenler

Sırat Köprüsü Tasviri-3 - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Sizden Gelenler>Sırat Köprüsü Tasviri-3
mubertrzon 11:26 08.01.20
Not: Başlık bu şekilde açılmış olsada içerik daha çok Cennet halinden ve halkından bahsetmektedir.


SIRAT KÖPRÜSÜ TASVİRİ-3
Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derdi: “Daha bu adama cennetlikler, zavallı, derler. Çünkü kendilerinin konutu bundan çok üstündür. Halbuki bu zavallının seksen bin sofra hizmetçisi vardır. Ona kırmızı yakuttan bir sofra kurarlar. Sofranın sarı yakuttan bir kuşağı vardır. İnci ve zebercetle süslüdür. Ayakları incidendir ve kenarı yirmi mildir. ”
“Sofranın üzerine yetmiş çeşit yemek konulur, önünde seksen hizmetçi durur. Her hizmetçinin elinde bir tabak vardır. İçinde yemek ve şarap vardır. Her tabakta ayrı bir yemek vardır. Her bardakta ayrı bir şarap vardır. Yemeğin başında ne tat alıyorsa sonunda da aynısını alır. Başında duyduğu zevki sonunda da alır. Birbirine benzer. Ne kadar çeşit varsa ondan alır. Ne kadar hizmetçi varsa sofra kalktığı zaman onlar da nasiplerini alırlar.”
Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derdi: “Cennette yüksek derecedekiler onu ziyaret ederler, o ise onları ziyaret edemez. Üst derecedekilerden her birinin seksen bin hizmetçisi vardır. Her hizmetçinin elinde bir tabak vardır, bir tabakta olan diğer tabaklardakinden farklıdır. Ne kadar çeşit varsa hepsinden alır. Ne kadar hizmetçisi varsa yemek kaldırıldığı zaman ondan nasiplenir. Her birinin hurilerden yetmiş iki, ademoğullarından iki eşi vardır. Onlardan her zevcenin kırmızı kuşaklı yeşil bir köşkü vardır. Kapısının bin kanadı vardır. Her kanadın bir kubbesi vardır. Ne kadar zevce varsa üzerinde yetmiş hulle vardır. Her hüllede yetmiş renk vardır. Hiçbir hülle diğerine benzemez. Ne kadar eş varsa, elinin altında ihtiyaçlarını görmek için bin cariye vardır. Meclisi içinde bin cariye vardır. Her cariyeyi özel bir meşgalede kullanır. Ona yemeği getirildiği zaman önünde yetmiş bin cariye durur. Onlardan her cariyenin elinde içinde yemek bulunan bir tabak vardır. İçinde şarap bulunan bir bardak vardır. Hiçbir şarap diğerine benzemez.”
Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derdi: “Bir adam dünyada Allah için sevdiği kardeşini özler. Kardeşim ne yaptı, bilseydim, der. Helak olmuş olacağından korkar. Allah onun kalbinden geçenlerden haberdar olur. Meleklere, bu kulumu kardeşine götürün, diye vahyeder. Melekler ona üzerinde nurdan keçe olan bir asil at getirirler.”
“Melek gelir ona selam verir, o da selamını alır, melek ona: ‘Kalk, ata bin, din kardeşine git,’ der.”
Diyor ki: “Ona biner, biriniz asil atına binip de bir iki fersah gittiği zamanki gibi cennette hız yapar.”
Diyor ki: “En hızlı vaziyette kardeşinin evine yetişir.”
Diyor ki: “Ona selam verir, o da selamını alır, ona hoş geldin, der.”
Diyor ki: “Kardeşim, sen nerede idin, senin adına korktum?, der.”
Diyor ki: “Boyun boyuna sarılırlar, sonra da: ’Bizi bir araya getiren Allah’a hamdolsun,’ derler. Allah’a öyle güzel bir sesle hamdederler ki kimse ondan güzel bir ses işitmemiştir.”
“Allah Teala onlara: ‘Ey kullarım, şimdi amel zamanı değildir; armağan ve selam zamanıdır. Benden isteyin dilediğinizi vereyim,’ der.”
“Onlar da: ‘Ya Rabbi, bu derecede birleştir,’ derler.”
Diyor ki: “Aziz ve Celil olan Allah onları inci ve yakutla süslü bir çadırda birleştirir. Bundan başka eşleri için de konutlar vardır.”
Diyor ki: “Yerler, içerler ve zevklenirler…”
Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derdi: “Bir adam ağzına lokma alır, onu ağzına koymak ister, sonra aklına başka bir yemek gelir; o lokma istediği şeye dönüşür.”
-“Ey Allah’ın Resül’ü, cennetin toprağı nedir?” diye dordular. O da şöyle dedi:
-“Onun zemini pürüzsüz gümüşten mermerdir. Toprağı misktir. Tepeleri safrandır. Duvarları inici, yakut, altın ve gümüştendir. Dışı içinden, içi dışından görünür. Cennette ne kadar köşk varsa, dışı içinden görünür, içi de dışından. Cennette ne kadar adam varsa, izar, rida(omuz şalı) ve hülle giyer. Bunlar kesilmemiş ve dikilmemiştir. Ne kadar adam varsa, inciden bir taç giyer, bu da inci, yakut ve zebercetle süslüdür. Onun altından iki saç örgüsü vardır. Boynunda altından bir tok vardır ki inci ve yeşil yakutla kakmalıdır. Her adamın kolunda üç bilezik vardır; biri altından, biri gümüşten, biri de incidendir. Taçlarının altında inci ve yakuttan alınlık vardır. Hullelerinin üzerinde sündüs ipeği giyerler. Astarı kadifeden, yüzü şahane halıdan döşemelere yaslanırlar. Sedirleri kırmızı yakuttan, ayakları incidendir. Her sedirin üzerinde bin suret vardır. Her surette yetmiş renk vardır. Bir renk diğerine benzemez. Her sedirin önünde yetmiş bin halı vardır. Her halının yetmiş rengi vardır. Hiçbir halı diğerine benzemez. Her sedirin sağında yetmiş bin kürsü vardır. Solunda da o kadar. Hiçbir kürsü diğerine benzemez.”

Sultân-ı Evliyâ, Gavsü’l-Âzam Şeyh Abdülkâdir Geylânî / Gunyetü’t T’alibîn

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147