Tasavvuf Sohbetleri

Rabbin Kim? - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Tasavvuf Sohbetleri>Rabbin Kim?
Hal 11:53 30.04.19
Rabbin kim?

Bu sorunun cevabını hepimiz biliyoruz ki bu soru kabirdeki ilk sorudur ve cevabı şudur; Elbetteki benim! Çünkü bir kul gibi değil, hep bir rab gibi yaşadım. İlahlık taslayarak, Allah'a kafa tutarak...

Ben'im deriz çünkü yaşadığımız bedende bilen, duyan, gören, tadan hisseden, yapan, eden, hayy ve kayyum olan, güç, kuvvet ve kudret sahibi, en güzel esma ve sıfatlara sahip, anılmaya, övülüp takdir edilmeye, hamd edilmeye değer varlık olarak kendimizi görürüz.

Ve hepimiz bu bedenimiz ve bedenimizdeki tüm letaif ve azalar için Firavun'un dediği "Ena rabbukumul ea'la!" Ben sizin en âli rabbinizim sözünü her halimiz ve tavrımızla söyleriz.

Bizdeki bizi aşan Rabbi görmeyiz. Nefis tümüyle işgal ettiği ve her istediğini yaptırdığı bedenimizde Rabbimizin her bir özellik ve sıfatına sahip çıkar ve elinde olsa onun adının bile geçmesini yasaklar. Rahatsız olur, hep ben der. Bir ömür ben diyen, bana göre diyen, benim diyen birine Rabbin kim diye sorulsa "Benim Rabbim Allahtır" demesini beklemeyiz değil mi?

"Firavun ehlinden imanını gizlemekte olan mümin bir adam dedi: Benim Rabbim Allah'tır diyen bir adamı mı öldürüyorsunuz? Oysa o, size Rabbinizden beyyinelerle geldi." MÜMİN:28

Hayırlı vakitler olsun.⚘Dün bu ayeti yazmış ve kısa bir giriş yapmıştık. Nasip olursa biraz daha açalım, gönlümüz netleşsin. Biz insanlar Allah bizim Rabbimizdir deriz. O bizi eğitir, terbiye eder, olgunlaştırır, tekamül ettirir, mürebbilik yapar.

Söz doğru fakat kurgumuz ve hayalimizde canlanan yanlıştır. Çünkü içsel değil dışsal düşünürüz.

Rabbî kelimesi İbranice, Aramice ve Arapça'da efendim, hocam, lâlam, dadım, öğretmenim manalarında kullanılmaktaydı ve rab kelimesinin bir türevi olan mürebbi ve terbiye, uslandırmadan çok daha fazla hüküm ve erk gerektiren bir eğitmeyi, şekillendirmeyi, otoriyeyi, sevk ve idareyi ifade eder.

Bununla beraber Resulullah Efendimize kadar bir nebi ya da resule iman edenler mesela İbrahim'in rabbine iman ettim, Musa'nın, Harun'un rabbine iman ettim, İsa'nın rabbine iman ettim diyerek şehadet eder ve bu elçilere tabi olanlar onlara Rabbî diye hitap ederlerdi. Çünkü onlar rablerinde yok olmuş, rableri kendilerinde zahir olmuştu.

Bu yüzden Allah'ın resulleri hak ile gönderilir ve kitap, hikmet, furkan, sultan ve beyyine ile desteklenir.

Ve Allah'ın resulleri benim Rabbim Allah'tır derler ve "men aref" hadisi mucibince nefsini tanıyanın Rabbini tanımış olduğunu bilirler. Bunun manası şudur; senin Rabbin senin özündür, zatındır, aslındır. Safiyete erdiğinde Rabbine ermiş, aslını bulmuş olursun ve kendini bilmiş, bulmuş ve gerçek manada kendin olmuşsundur. O senin rabbindir.

Külli manada özündeki, zatındaki Rabbine teslim olup itaat eden, aşkla bağlanıp onun güzelliğinde erimiş ve iradesini yitirmiş olana âbd denir. Bu aidiyet ve mukayyetlik durumuna da abdiyet denir, ibadet denir, ubudiyet denir, ubudet denir. Ve insan neye âbd olursa onun varlığına bürünür, onun esma ve sıfatlarını giyinir.

Aşık maşuğa, habib mahbuba, abid ma'buda, insan rabbine tebdil olur, fena bulur, ona inkilab eder, rücu eder, dönüşür.

“Summe ila Rabbikum merciukum.” Sonra Rabbinize rücû edeceksiniz, dönüş yeriniz Rabbiniz olacak. ENAM:164

Ayette Musa'nın Rabbine iman ettik diyen sihirbazları tehdit eden Firavun'a sihirbazların cevabı neydi?

"İnna ila Rabbina le munkalibun" ARAF:125

Biz rabbimize dönüşeceğiz. İnkilap kelimesi Türkçeye geçmiş bir kelimedir ve manası açıktır.

Biz rabbimize inkilab olacağız. Evet! Bu manada Rabbimiz bizim aslımızdır, asli kimliğimizdir ve ruhlar aleminde, ezel bezminde müşahede edip aşık olduğumuz ve sen benim Rabbimsin diyerek ahitleştiğimiz varlık bizim aslımızdır. Rabbimiz ayette bunu açıkça ifade eder.

ARAF:172- Ve hani Rabbin, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onlara KENDİLERİNİ müşahede ettirmişti. ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ Onlar dediler: ‘Evet, şahid olduk’ Kıyamet günü ‘Biz bundan habersizdik’ demeyesiniz diye.

Eşhedehüm ala enfusihim.

Ve mesela birçok ayette "Rabbbinize dönün" denirken Yasin suresinde Rabbimiz bunu kendimize dönmek olarak niteler.

YASİN:31- Onlardan önce KENDİLERİNE dönmeyen nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi?

Aynı şekilde ilim kökünden türetilmiş olan alem, ilim sahibi, şuur sahibi varlıkları ve özünde insanı kast etmekte olup Allah insanı alem olarak vasfetmekte ve alemlerin Rabbi tabiriyle hepsinin aynı varlıktan neş'et ettiğini belirtmektedir.

Yine birçok ayette geçen "benim de rabbim sizin de rabbiniz" ibaresi de bunu anlatmaktadır. Yani özümüze erip Rabbimiz vasıl olduğumuzda hepimiz aynı yerde buluşuruz ve tüm insanlar tek bir nefs'ten aynı ilahi cevherden hak ile vücut bulmuştur.

Ayet: “Ve muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na abd olun! Sırat-ı müstakim budur.” MERYEM:36

Evet! Benim Rabbim Allah'tır sözü Ene'l Hak sözünden daha haktır ve Rabbin kim sorusu "Kime âbd oldun" manasında sorulur ve kast edilen şudur; Kimsin sen?

Baştaki ayeti hatırlayalım.

"Firavun ehlinden imanını gizlemekte olan mümin bir adam dedi: Benim Rabbim Allah'tır diyen bir adamı mı öldürüyorsunuz? Oysa o, size Rabbinizden beyyinelerle geldi." MÜMİN:28

Allah'ın taht-ı tasarrufunda olan kul, nefsim kudret elinde olan Allah'a diyerek her işe başlar ve Rahman Rahim Allah adına bilir, görür, duyar, hareket eder, işi yapar. Ve o beyyinelidir.

Beyan, tebyin, mübin, tebeyyün, beyyine, beyyinat, mübeyyinat gibi türevleriyle Kur'anda sıkça tekrarlanan ve resullerin vasfı olan bu kelime ketm'in yani gizlemenin, saklamanın zıttıdır. Zatımızda, özümüzde olan Hakkı şuurumuza ve tüm varlığımıza çıkarıp üzerimizde izhar ettiğimizde Rabbimiz tebeyyün etmiş olur. Üzerinde Rabbi tebeyyün eden beyyine ile gelmiş olur ve o mübindir, mübeyyindir.

Meallerde beyyine için resuller apaçık delillerle gelir denilerek sanki resuller ellerinde çantası ve belgeleriyle bir şeyler kanıtlanaya ve tartışmaya gelmiş gibi bir mana verilir.

Beyan açıklama, beyyine açığa çıkarmadır. Eğer Rabbi bir kulun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olmuşsa o şöyle der; "Benim Rabbim Allahtır."

Eğer bedenimizi sevk ve idare eden nefsimizden kurtulursak bunu söyleyebiliriz. Çünkü nefis bedene hep hükmeder ve ilahlık, rablik iddia eder. Hüküm Allah'ındır diyerek secdeye kapananlar ise ben yokum sen varsın derler.

Ve zaten secde sevenin sevdiğine "yenildim sevgilim hüküm senindir, emrine amadeyim" demek değil midir?

Ene'l Hak sözüne şirk diyen müşrikler, benim Rabbim Allah'tır diyen resulleri öldüren zihniyetle aynı kafada ve aynı vahşi nefse sahiptirler ve bu Yezit soyu manayı metne, ruhu nefse boğdurur.

Sevgilimiz, dostumuz, sahibimiz, mevlamız olan Rabbimiz evimize geldiğinde onu bir misafir gibi karşılamayız. Çünkü yerde, gökte ve ikisi arasında her ne varsa onundur, ev de onun, biz de onunuz. Ve O, biz yokken tecelli edip gelir ve bu eve Beytullah der. Allah'ın Evi! Burada iki ilaha yer yok. Nefsini, hevanı ilah edinirsen o, gönlündeki Rabbine ait olan her şeye müdahale eder ve caddelerin, sokakların isimlerini bile değiştirir.

Bir de tersi var. İlahını hevası edinenler. Tek isteği, arzusu ilahı olanlar. Gözü, gönlü, aklı, fikri Rabbinde olanlar, içi dışı Rabbiyle dolu olanlar.

"Eraeyte menittehaze ilahehu hevahu?" FURKAN:43

Benim Rabbim Allah'tır diyenler, ben yokum, ben hiçim demiş olurlar ve Allah bu kulları kendilerinden alıp onlara kendisini verir. Rabbine yakın temiz kullar ise bunları gördüğünde hüşu ile baş kesip "Huu" derler.

Zira iman imanı tanır, aşk aşkı tanır. Gönlümüz Rabbini nerde görse tanır.

Allah bizi dostlarına dost eylesin, sevdiklerini sevmeyi nasip etsin, sevdiklerine sevdirsin inşallah! Mürşidimizde, Peygamberimizde, Rabbimizde yok olmayı nasip eylesin, cenneti ve cemaliyle şereflenirsin. Kendimizi bilmeyi, Rabbimizi bilmeyi ihsan etsin, yüzlerin karardığı günde parlayan bir çehre ve Rabbini aşkla seyreden gözler versin. Sâkisi Rabbimiz olan pak şaraptan içerken ağzını, yüzünü, gözünü bulamayan yokluk sarhoşları kılsın bizleri inşallah!

Senden başkasını görmemizi engelleyen bir takva ver bize Rabbim! Yalnız senin hesabını yapalım, yalnız sana dair olalım. Her zerremizi göz eyle, her gözümüzü aşkla sana bakan gözler eyle!

Muttakiler cennetler ve gözler içindedir. ZARİYAT:15
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146