Tasavvuf Sohbetleri

Bu peyniri buraya niye koymuşlar? - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Tasavvuf Sohbetleri>Bu peyniri buraya niye koymuşlar?
Hal 10:26 03.05.19
Mesela; fare yakalamak için fare tuzakları vardır. O tuzaklara fareler peyniri sevdikleri için peynir koyarlar.

Fareler de gidip peyniri yemek maksadıyla tuzağa yakalanır. Fare onun peynir olduğunu bilir; ama onun üzerinde muhakeme etmez, düşünmez. Eğer aklı, muhakeme kabiliyeti olsaydı; “bu peyniri buraya niye koymuşlar, peynirin burada ne işi var” derdi; ama muhakeme kabiliyeti olmadığı için bunu düşünemez ve peyniri yeme istediğinden dolayı tuzağa yakalanır.

Hayatta her ne varsa insan için bir örnektir. Bu da bizim için bir örnektir.

Eğer insan da herhangi bir durum karşısında; “bu niye buradadır, bu fikir bana nerden geldi, bunu bana kim söylüyor, Allah mı gönlüme vahyediyor yoksa iblis mi bana bu vesveseyi veriyor” deyip onu muhakeme etmiyorsa şeytanın tuzağına düşer.

Onun için dünya, mal, mevki, evlat, eşler her şey bir tuzaktır. Bunları tuzak haline getiren kimdir?

Tabi ki İblis getirir. İblis tuzak olarak her birini kullanabilir; ama tam tersi de söz konusudur. Bu saydıklarımın hepsi bizim için nimet olabilir, meleke olabilir, ahireti kazanma gücü, Allah’ın rızasını kazanma gücü ve kuvveti olabilir.

Allah, peygamberlerini kulları Hz. insan olsun, Allah’ın yeryüzündeki muradı gerçekleşsin, insanlar Allah’a iman edip âbd olsun, iki tercih arasında bırakılmış olsun, melek gibi olsun, melekler gibi rabbini hamd ile tesbih etsin, rabbinin güzelliğini üzerinde göstersin diye göndermiştir. Öteki safta da şeytan vardır. Peygamberlerin bize kulluğumuz için yaptığı yardımın yanında bir de ters tarafta şeytanın bize kurmuş olduğu tuzaklar vardır.

Evet, bu yüzden ne olursa olsun tuzağa düşmemek için fare gibi hareket etmemek gerekir.

Mesela; biri birini çekiştirdiğinde hemen o çekiştiren kişiye; “neden onu çekiştiriyorsun, senin buradaki kazancın nedir? Bak şeytanın tuzağına düşmüşsün. Allah birbirinizi önünüzden ve arkanızdan çekiştirmeyin demedi mi? Sen niye çekiştiriyorsun, niye tuzağa düşüyorsun” diye sormamız gerekir.

Çünkü o çekiştiren kişi şeytanın tuzağını görmelidir, dedikoduya şahit olan kişi o dedikoduyu yapan kardeşinin tuzakta kıvrandığını görmeli, onu o gıybetten, o dedikodudan hemen men etmelidir.

Bu dedikodu tuzağının devamı vardır. İblis sonra onları birbirine düşman eder, aradan çekilir ve ikisini de kullanmaya başlar. İblis bu tuzağı kendisinin düşman olduğunu unutturmak için yapar; “ben senin düşmanın değilim, senin düşmanın budur” der ve kendini onlara unutturur.

Sonuç olarak ikisine de binip onları kullanır. Eğer tuzaklara karşı “neden” diye sormazsak farenin yaptığı gibi yapmış olur, o tuzağa hemen düşeriz. Böylelikle şeytanın verdiğini yeriz; yani kardeşimizin etini yeriz. O gıybet yapan zaten şeytana tabi olmuştur. Onun için her ne olursa olsun “niçin, niye böyle yapıyorsun, bunu yaparken neyi umuyorsun, neyi bekliyorsun?” diye sormamız gerekir. Allah’a göre bakıp hükmü Allah’a göre vermek gerekir.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146