Tasavvuf Sohbetleri

Sana canını feda etmede üstüme yoktur - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Tasavvuf Sohbetleri>Sana canını feda etmede üstüme yoktur
Hal 11:11 03.05.19
Sana canını feda etmede üstüme yoktur.
Senin yolunda hiç olmakta benim gibisi az bulunur.
Seni sevmekte yanık gönüllüyüm.
Ve göz yaşlarımla bulut gibiyim.
Gökten yağanı, hiç yer kabul etmez olur mu?
Sen, önüme her ne korsan,
Başıma her ne getirirsen,
Ben nasıl ona razı olmam?
Nasıl onu kabul etmem?
Dağlardan koşup gelen sel gibi secdeler ederek,
Başımızı taştan taşa vurarak denize kadar gidelim.
♡♡Mevlana Celaleddin Rumi♡♡

Resulullah Efendimiz dedi:

"Kendinizi kimseden üstün görmeyin!
Kibirlenip böbürlenmeyin!
Gününüzü Allah'ı zikrederek geçirin!
Her anda huzurda olduğunuzu bilin ve Allah'ın razı olduğu işler yapın!

Hatada, günahta ısrar etmeyin! Ve bir gün içinde yetmiş defa aynı günahı işlemiş olsanız da Rabbinize dönüp istiğfar ettiğiniz sürece bunun günahta ısrar olmadığını da bilin! Rabbinize dönün ve onun hesabını yapın! Yerden göğe kadar uzanan suçlarla ve günahlarla ölüp huzura giderseniz, Hak Teala yerle gök arasından daha büyük bir sevgiyle, rahmetle ve mağfiretle sizi karşılayacaktır. Fakat o ortak kabul etmez ve şirki affetmez.

Merhamet edin ki size merhamet edilsin ve iyilik yapın ki iyilikle karşılaşasınız ve güzel olun ki en güzel olanla buluşasınız.

Çokça af dileyin ve mağfiret isteyin!
Açları doyurun! Garibi koruyun!

İhtiyaç sahiplerine sizdeki hakkını verin! Yol oğullarına, yolda kalmışlara yardımcı olun! Küçüğe merhamet edin ve büyüğe saygı gösterin! Birbirinize kardeşler olun ve birbirinizi sevin! Dedikodu yapmayın! Kimseyi çekiştirip gıybetini yapmayın!

Kasem ederim O Zât'a ki o beni hak ile gönderdi ve O, nefsimi elinde tutan Hak olarak dedi ki; Eğer böyle yaparsanız Allah salâtınızı kabul eder ve çağrınıza icabet eder ve her istediğinizi verir."

Sadekallah, sadeka Resulullah.

Tabi bütün bunları Rabbimizden bir şeyler istemek için yapmıyoruz. Onu sevdiğimiz için ve bunları yaparsak bizi daha fazla seveceği için yapıyoruz ve yapacağız inşallah.

Pirimiz Muhammed Hüseyin Hazretleri hep vurgular;

"Kul; yarabbi bana bunu ver, şunu ver, şunları şunları istiyorum diyen değil, buyur yarabbi, emret yarabbi, benden ne istiyorsan yapayım yarabbi diyendir."

Hadis kaynaklarımızda, dua bahsinde sıklıkla bir kelime geçer. Lebbeyk! Resulullah Efendimiz öyle buyuruyordu, kul her "Yarabbi!" diye seslendiğinde Allah "Lebbeyk kulum!" der.

Lebbeyk azim bir kelimedir, manası derindir ve Arapça olmakla beraber kelimenin kökeni Araplar için mechuldür. Günlük kullanımda şu manalara gelir; "Buyur! Emret! Emrindeyim! Emrine amadeyim! Geldim söyle! Huzurundayım emret! Hizmetindeyim!"

İbrani, Arami, Arabi dillerinin kaynağı olan Hazret-i İbrahim'in kullandığı dilde, baştaki "Le" kesinlik ifade eder, "Bi" beraberliği belirtir ve "Biy" bende, benimle demektir ve sondaki "Ke" eki ise "seni, senin, sana" anlamına gelir. Aslında mana çok değişmemiştir. Sadece derinliğini kaybetmiştir. Lebbeyk dönüşlü bir terimdir ve manası şudur: "Bendeki senindir, sendeki benimdir" ve istek için hitaba cevap olarak "Benimlesin ki!" ya da "senin isteyenin benimledir."

Ve biz lebbeyk'i hacdan, umreden biliriz. Hacıların ihrama girdikten sonra telbiye denilen lebbeyk zikrini hep bir ağızdan söylemelerinden biliriz.

"Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk, innel hamde ven ni'mete leke vel mülk la şerike lek"

Allah'ım! Bendeki senindir, ben sana aidim, senin ortağın yoktur. Bende olan, sana rakip ya da şerik değildir, seninkidir. Övme ve övülme, değerlendirip takdir etme ve tüm güzellikler sana aittir. Varlık, sahiplik, krallık, mülkiyet sana aittir. Senin ortağın yoktur.

Şimdi asıl konuya gelebiliriz. Ayette Rabbimiz dedi: "Beni çağırın, icabet edeyim." MÜMİN:60

Bu ayet, hayatında bir defa olsun Rabbini merak edip özlememiş, arzulayıp istememiş, gönül tahtına davet etmemiş, gönlündeki beytullahın şuurunda olmayan, kalbini Allah'ın tecelligahı olarak görmeyen nakil ve metin ezberleyicisi olan alimlerimizce "Bana dua edip isteyin, vereyim! Bana dua edin, duanızı kabul edeyim" şeklinde çevirilmiş ve kabul olmayan dualar için bu defa kılıf bulmaya çalışılıp kıvırmaya, te'vil ve tefsirle konuyu en az hasarla toparlayıp kapatma gayretine düşülmektedir.

Ahhh! A gözü gönlü perdeli, kafasına doldurduğu bilgileri yerlerine dizip düzenlemekten, kontrol edip arada tozunu almaktan gönlünü unutup aklını kullanmaya zamanı kalmayan kardeşim! Hiç Allah "her duayı kabul ederim" der mi? Bak yukarıyı oku, kimlerin duasını kabul ediyormuş, kimlerin her istediğini veriyormuş. Her isteği "ol" emri olan Allah dostlarının tek istediği Hakkın cemalidir ki bu şeref ve paye bu yüzden kendilerine tevdi edilmiştir.

"Davete icabet vaciptir" der Resulullah Efendimiz. Ve bizi davet edeni kıramayız. Çünkü bu, Rabbimizin sünnetidir. O çağırılınca gelir, icabet etmemezlik etmez. Zira bu onun için basittir ve çünkü o zaten hep burdadır. Ruhumuzdadır, gönlümüzdedir, bizimledir, her anda hazırdır.

Fakat biz onu göremeyiz çünkü yığın yığın düşünce ve endişeler, korkular ve hüzünler, hesaplar ve kitaplar, istekler ve arzular gönlümüzü kaplayıp örtmüş bir haldeyken nasıl fark edelim ki!

Allah, kullarını çok sever ve her birimiz onun için özeliz. Bizi önemser ve ciddiye alır ve kulunun hitabına lebbeyk diye karşılık verir. Ve Allah, her gönülden her bir kuluna her an seslenir ve fakat biz ona hiç "lebbeyk yarabbi" demeyiz, gönlümüze kulak vermeyiz, Rabbimizi dinlemeyiz.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146