Tasavvuf Sohbetleri

Sulayıp boyayarak insan temizleme - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Tasavvuf Sohbetleri>Sulayıp boyayarak insan temizleme
Hal 11:31 03.05.19
Kilise ve manastırlarda suya bazı otlar ya da boyar madde katılarak sarımtırak renkli vaftiz suyu hazırlanırdı. Ve bir haftasını doldurmamış bebekleri bu sarı vaftiz suyunda ta'mid ederlerdi.

Ta'mid edilmiş yani vaftizlenmiş bebekler arınmış ve ikinci doğum gerçekleşmiş sayılırdı. Ve çocuk eve boyanıp sararmış ve güya arınmış olarak götürülürdü.

O bir boya... Ve sulayıp boyayarak insanı temizlemeyi Rabbimiz kabul etmez. Ve çünkü yeni doğmuş bir bebek zaten temizdir ve fıtratı üzeredir. Fıtrat... Yani yaratılış. Tertemiz ve her zerresi aşk olan ve Rabbimizin esmasından terkip edilmiş olan ve Allah'ın kendi nefhası olan ruhumuzun, arınmaya, boyanmaya ve su ile vaftiz edilmeye ihtiyacı yoktur.

Bir kelebeğin rengi ve üzerindeki desenler yaratılıştan gelir. Ve ona sürülen her boya silinir ama kendi asli renkleri, fıtri rengi silinmez. Desenli bir ineğin ya da bir kuşun rengini en güçlü boya çıkarıcılarla geçici olarak ve kısmen çıkarabiliriz. Ama bir süre sonra o yine fıtratına döner.

İnsanın aslı da İlahi nefhadır ve o, rengini, boyasını Allah'tan alır. Diğer canlılardan farklı olarak Allah insanı boyamaz, insan ruhunu boyamaz, bizzat kendisinden desen verir, renk verir ve kendi aşkıyla ve isimleriyle ona vücut verir. Ve Rabbimiz her birimizi en güzel kıvamda ve ahsen-i takvim suretinde halk etti, fetr etti, tesviye etti. Her birimizi severek yarattı. Bu yüzden hepimiz Allah için özeliz ve o her birimizin farklı fıtrat ve terkiplerde olmasını murad etti.

Allah'ın bir boyası vardır. Fakat bu boya bir varlığın şeklini ve görüntüsünü değiştirmek için değil, değişmiş bir rengi aslına döndürmek içindir. Ve Allah'ın boyası ilk yarattığında kendisinden verdiği boyadır. Ve o boya boyamaz, aslına dönderir.

Kur'anda sıkça tekrarlanan hepiniz Allah'a döndürüleceksiniz, işler Allah'a döner, her şey aslına rücu eder mealindeki ayetler bunu ifade eder.

Ve Allah'ın boyası Allah'tan gayri değildir. Zira o her şeyi kendi isimlerinin ve sıfatlarının tecellisinden yarattı. Bu yüzden Rabbimiz her şeyi kendisiyle boyamıştır ve aslında O, boyanın da bizatihi kendisidir. Bunu Rabbimiz şu ayette apaçık beyan etmiştir:

Sıbğatallah, ve men ehsenu minellahi sıbğaten? BAKARA:138

Allah'ın boyası... Ve boya olarak Allah'tan daha güzel olan kimdir?

Biz bu ayeti meallendirirken sıbğa'yı renk verici madde olarak düşündüğümüz için Allah'ı tenzih ederek, yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek için "Allah’tan daha güzel boyayı kim verebilir, Allah’tan daha güzel rengi kim verebilir, kimin rengi, boyası, Allah’ın verdiği renkten, boyadan daha güzel olabilir, Allah'tan daha güzel boyası olan kimdir?" şeklinde çeviririz.

Ve bu ayette Rabbimiz bir yönüyle sarı suda vaftiz edilerek bebeklerin fıtratlarına dönmeyeceğini, kendisinin zaten onları fıtratına boyadığını ve harici boyaların fıtratı bozduğuna işaret eder.

Aşk bize dışarıdan gelmez, o içimizde mevcuttur ve bilmek hatırlamaktır. Zira o da fıtratımızda mevcuttur. İman ve marifet de hakeza...

Ruhlar aleminden Rabbinden ayrılarak bedenimize gelmiş olan ruhumuz dışarıdan aldıklarıyla sadece kirlenir. Bu yüzden peygamber varisi mürşid-i kamilin en önemli vazifesi dervişi tezkiye etmektir. Arındırma... Zehirli kirli bilgilerden ve fıtratına uymayan her şeyden dervişi arındırır, tezkiye eder.

Bununla beraber seyr yani yolculuk geriye doğrudur. Ve yolcu olgunluktan gençliğe, gençlikten çocukluğa, çocukluktan bebekliğe ve ondan ruhlar alemindeki tertemiz haline rücu eder. Edinip kazanmış olduklarını bırakıp terkederek, yüklenmiş olduğu kimlikleri ve vasıfları bırakarak seyr yapar.

Bu yönüyle mürşid-i kamilin dervişi üzerindeki himmet ve tasarrufu, duası ve nazarı, ikaz ve uyarıları, ilgisi ve sohbetleri vermekten ziyade almaya yöneliktir. Dervişe bir şeyler katmaktan ziyade ondakileri temizleyip fıtrata uygun olanla değiştirme çabasıdır.

Ve mesela Rabbimiz kitabına "zikir" der ve resullerine müzekkir... Kur'an hatırlama kitabıdır ve resuller hatırlatıcıdırlar.

İnsanın dünya sahnesindeki imtihanı da bir yönüyle budur aslında. Burada bozulacak olan fıtratımızı ilk haline geri çevirme. Kirlerden kurtulup temizlenme. Dünyanın, insanların ve şeytanların bize vurduğu boyaları temizleyip Allah'ın boyasını açığa çıkarma.

Biz yaratılmışların en şereflisi olan, yeryüzünde Allah'ı temsil eden halifeleriz. Ve bizim ilk ve fıtri halimiz Allah'a ayna olma durumudur. Fakat hepimizin aynası farklıdır ve Allah'a özeldir. Bu yüzden bazı insanlar başkalarını değiştirmeye çalışıyorsa, kendisi gibi yapmaya, kendisine uydurmaya çalışırsa, farkında olmadan Allah’ın fıtratının üzerini boyamaya çalışıyordur.

Ve ind-i ilahide bunun adı ilahlık iddiasında bulunmaktır ve Allah'ın işini, fiilini, eserini beğenmemektir.
Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146