Tasavvuf & Tarikatler

Mücahede edenlerle Allah'u teala'nın iftihar bahsi - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Tasavvuf & Tarikatler>Mücahede edenlerle Allah'u teala'nın iftihar bahsi
Havasokulu 11:06 30.07.17
Bunların şanında: (Sûre-i Maide, Ayet 54)

قَالَ اللّٰهُ تَعَالٰى: يُجَاهِدُونَ ف۪ى سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَائِمٍ ﴿٥٤﴾

“Onlar Allah'u Teâlâ yolunda mücahede ederler. Kınayanların kınamasından korkmazlar.”

Ebu Bekir (Radiyallahu anh) Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e:

- Harpsiz mücahede nedir? dediğinde bu Hadîs-i Şerifi’ buyurmuştur.

عَنْ اَبِى ذَرٍّ رَضِيَ اللّٰه عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَا أَبَا بَكْرٍ

اِنَّ للّٰهَ تَعَالٰى مُجَاهِدِينَ ف۪ى الْأَرْضِ اَحَبًّا مَرْزُوقِينَ يَمْشُونَ عَلٰى الْاَرْضِ يُبَاهِىَ

اللّٰهُ تَعَالٰى بِهِمْ عَلٰى مَلٰئِكَةِ السَّمَاوَاتِ وَتَتَزَيَّنَهُ لَهُمُ الْجَنَّةُ كَمَا تَزَيَّنَتْ اُمُّ السَّلَمَةِ

لِرَسُولِ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

Ulemâ-i billah olanların şanında buyuruyor:

“Allah yolunda mücahede edenler var. Onlar kınayanların kınamasından korkmazlar ” diye buyurdu. Biz dedik:

- Ya Resûlullah! harpsiz mücahede nedir? buyurdu ki:

- Ya Ebû Bekir, tahkik (muhakkak) Allah'u Teâlâ'nın kulları var ki yeryüzünde mücahedeci ve onlar mücahidlerdir.”[1]

Allah'u Teâlâ'ya çok sevgilidirler. Onlar rızıklanırlar ve yeryüzünde yürürler, gezerler. Allah'u Teâlâ onlar ile gök yüzünde göklerdeki meleklere iftiharla mübahaat eder. Yani öğünür ve Cennette onlar için ziynetlenir. Ümmü Selem'e validemizin Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) için ziynetlendiği gibi” diye buyurdu. Biz dedik:

- Ya Resûlullah bunlar kimlerdir? Onlar şunları tamam yapanlardır.

قَالَ رَسُولُ اللّٰ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ

وَالْمُحِبُّونَ فِى اللّٰهِ وَالْمُبْغِضُونَ فِى اللّٰهِ

“Allah'ın emirlerini halka emir ederler. Nehyini nehyederler ve Allah için sevişirler. Allah için buğz ederler ”[2] diye buyurmuştur. İşte bunları böyle meth eylemiştir.

Bu mücahede fî sebilillah (bir tek Allah rızası için, Allah için sevişmek, Allah için buğzetmek, sevmemek) Allah'ın emirlerini emrettiği gibi emir, (yasakladığını yasakladığı gibi yasaklayanlar) nehiylerini nehyettiği gibi nehiy yapanlardır.

Bir de Allah için sevişenler ve sevenleri, Allah için buğz edenleri söyledi. Allah'u Teâlâ'nın has kulları bunlardır.

Hakiki mü'min'de bu dört şey şöyledir. Aşağıda açıklayalım:

1- Fîsebîlillah mücahede edenler.

2- Allah'ın emrini emir, nehyini nehiy (yasaklarını yasak) yapanlardır.

3- Allah yolunda Allah için sevişenler.

4- Allah için buğz edenler. Zikrullaha devam edenler

Her kim de bu dört hal tamam ise Allah'u Teâlâ'nın sevdiği bunlardır.

Birinci mücahede yolu: Enbiyalar, Evliyalar yoludur.

Tezkiyeyi Nefis, tasfiyeyi kalp yoludur. Nefsini terbiye, kalbini safileştirmek yoludur. Bununla kalbi temizleyip vuslat-ı ilahiyeye kavuşmaktır.

(N) Tezkiyeyi Nefis, tasfiyeyi kalp: Nefsini terbiye etmek, uslandırmak, kalbini temizlemek kalbindeki kötülükleri, kötü düşünceleri çıkartmak. Ya Resûlullah! Mücahede nedir demişler?

- Az yemek,[3] az uyku uyumak,[4] az söylemek, mâlaîyani (lüzumsuz, faydasız) sözleri terk etmek ve hakkı söylemek.[5]

1- Her gönülde kenz (hazine) açılmaz ta ki pür nur olmadan. (Pür nur: Nurlanmak demektir.)

2- Padişah konmaz saraya hane mamur olmadan. (Ev imar olmadan)

3- Mutu kable ente mutu sırrına mazhar olan

4- Gördü anlar haşrı neşri nefhayı sur olmadan.

1- Hiç bir gönülde ilim hazinesi açılmaz o kalb, o gönül nurlanmadan.

2- Padişah o eve girmez, o ev imar olup yapılmadan.

3- Ölmeden evvel ölünüz [6] Hadîsi şerif'inin sırrına mazhar olan, o sırra eren, orayı bilen.

4- Onlar kıyamet kopmadan sur'a üflenmeden mahşeri, mizanı mahşerde göreceklerinin hepsini bu dünyada iken gördüler.

Hiç bir kalb, gönül nurlanmadan o kalbde ilim hazinesi açılmaz.

Padişah o eve girmez. O ev ışıklanmadan, nurlanmadan dediği Allah'u Teâlâ'nın mü'minin kalbine tecelli etmesi. Allah'u Teâlâ padişah, mü'minin kalbi de padişahın gireceği evdir. O ev imar olmadan, o eve padişah girmez. Padişah Allah'u Teâlâ olunca o mü'minin kalb evine girebilmesi için o ev nurlanması lâzım. “Estağfirullah el azim” istiğfarı ile kalbi temizlemektir. Evi sıva. badana yapma gibi. Bir ev sıva, badana yapılmayla padişah gelmez. O evde padişahın en sevdiği mobilya, koltuk, halılar olması lâzım. Padişah olan Allah'u Teâlâ'nın en sevdiği Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) olunca Peygamberimizin üzerine selâvatı şerife çok çok getirilip onunla o evin koltuğu, mobilyası, halıları ile döşenmelidir. Allah'u Teâlâ'nın Peygamberimizden daha fazla sevdiği bir şey yok. Ev, sıva, badana oldu, temizlendi bir de koltuğu, mobilyası, halıları döşendi, padişah gelir mi? Gel-mez. Çünkü o evde ışık yok. Evin ışıklanması lâzım. Evin ışığı kelime-i Tevhid “Lâ ilahe illallah” zikridir. “Lâ ilahe illallah” zikri nurdur, ışıktır. Işıkta geldi, evin içi, dışı, odalar, salon, bahçe her taraf ışıklandı. Padişah gelir mi? yine gelmez. Padişahın o eve buyur edilmesi lâzım. Allah, Allah zikri de padişah dediğimiz Allah'u Teâlâ'nın tecellisini o kalb evine buyur etmektir.

Bir insan her gün seher vaktinde kalkar teheccüd namazını kılar, tesbihini eline alır huzurla “estağfirullah el azim” yüz yahut ondokuz defa çekerse, Salâvatı şerife'yi yüz veya ondokuz defa çekerse, “Lâ ilahe illallah” kelime-i tevhidini ikiyüz defa yahut bin defa çekerse, Allah ismini yüz veya ondokuz defa çekerse, hiç ara vermeyip her gün hergün çekerse, işte kalp evini imar ediyor. Allah'u Teâlâ'yı kalb evine buyur ediyor.

Allah'u Teâlâ Hadîs-i Kudsilerinde:

1- “Bana yerlerim göklerim geniş gelmedi mü'min kulumun kalbi geniş geldi.”[7]

2- “Beni arayan engin gönüllerde arasın”

3- “Ben insanın sırrıyam sırrım onun sırrındadır.”

4- “Ben kuluma kalbinin ortasındaki şah damarından daha yakınım.”[8]

İşte bu dersleri çeke çeke kalbini Allah'ın evi ediyor. Allah'u Teâlâ o kalb evine tecelli ediyor.

Doğan sensin dolanan sen. Ne doğar ne dolanırsın

Mekânın Lâ-mekân senin. Her mekânda bulunursun

Bilen sensin bilinen sen. Sen bilirsin seni yine.

Tecelli ettiğin dosta. Lûtfun ile bilinirsin.

Bir gönülde senden gayri. Ağyar gidip yâr olmasın

Muhabbetin nuru ile. Ol gönülde salınırsın.

Seyyid Nizamoğlu sakın. Ölem deyü gussa yeme.

Dost ilinde doğarsın sen, Gerçi bunda dolanırsın.

Seyyid NİZAMOĞLU

Bu da tarikata girip, bu halleri bilen bir zata boyun eğip, Allah için canından daha ileri tutup, Allah için sevmedikçe zerre kadar Hakkın kokusunu alamazsın. Nefsini, şeytanını yenemez, vuslat yolunu bulamazsın. Hakikat ilminden haberdar olamazsın. Hakk Teâlâ'nın esrarına eremezsin!

İkinci Mücahede Yolu: Şeriatla amel edenler, tarikatla sülûk edenlerdir ki Allah'u Teâlâ'nın emirlerini kendi yapar, halka da yaptırırlar. Nehiylerinden kendi sakınır halkı da sakındırırlar. Böylece tarikatta çalışır, şeriat ve tarikat ile amel ederler. Zikrullah yolunda zikrullah ile kalplerini mutmainneye yetiştirirler.

(N) Mutmainneye yetiştirir demek şudur:

“İnsanda yedi nefis mertebesi vardır. Sırasıyla Emmare,[9] Levvame,[10] Mülhime,[11] Mutmainne,[12] Radiyye,[13] Mardiyye,[14] Safiyye'dir.”

Bunlar çalışa çalışa mutmainneye yetiştirir demek kalbin tamamen mutmain olması, kalbin ayıkması her bakımdan tenvir olması dördüncü makam olan mutmainneye yetişmesidir.

(Sûre-i Bakara, Ayet 260)

“İbrahim (Aleyhis-selâm) Allah'u Teâlâ'ya dedi ki:

- Sen ölüleri nasıl diriltirsin? Allah'u Teâlâ:

- İnanamıyor musun? İbrahim (Aleyhis-selâm):

- İnanıyorum Ya Rabbi! Velâkin kalbimin mutmain olmasını istiyorum dedi.

Onun için mutmain inanmadan ileridir. Allah'u Teâlâ İbrahim (Aleyhis-selâm)'e:

- Dört kuş tut, dördünü kes, kafalarını yanına al, dördünün etini döv, hamur yapıp dört tepe başına koy ortasından çağır, buyurdu. Aynısını yaptı. Rüzgar dört parçayı da sürükleyerek gözünün önüne getirdi. Gözünün önünde her kuşun kemikleri ayrılıp iskeleti dizildi. Her kuşun eti gövdesine yapıştı, derileri, tüyleri de yapıştı. Dördü de birer sefer silkinip ayağa kalktılar. Güvercin, horoz, karga, tavus kuşu hepsi de bağırarak etrafında dönmeye başladılar.”[15]

İbrahim (Aleyhis-selâm)'ın kalbi öylelikle mutmain olmuştu. Bu anlattıklarım Kur'ân'ı Kerim'de ayettir. O zamana kadar İbrahim (Aleyhis-selâm)'de inanma vardı, mutmain olma yoktu. Öylelikle kalbi mutmain oldu. Dervişte yetmişdan başlar. Sırasıyla ilerleye ilerleye dördüncü makam olan mutmainneliğe yetişir. Kalbi mutmain olur. İbrahim (Aleyhis-selâm) gibi ya gözüyle görür, şahit olur, ya da görmüş gibi olur veya kendini değil esrarlarını görür, ya da ateşi görmeden dumanını görüp ateşin varlığına inanan gibi kalbi mutmain olur. Mutmain olmayan o makama varamayan ne kadar mutmain oldum dese olmamıştır. Onun ki sadece inançtır. Bir insanın neye kalbi mutmain olmuşsa onda mutmain sayılır, daha büyüğünde mutmain sayılmaz.


[1] İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din

[2] İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din

[3] Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 415; Kenzü'l-İrfan, Hadîs No: 920; Müzekkî'n-Nûfus, s. 293.

[4] İhyâu'Ulumi'd-Dîn, Cild 3, s. 174; Marifetnâme, s. 617.

[5] Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 5609; Marifetnâme, s. 631.

[6] Marifetnâme, s. 435, 477, 962; Müzekkî'n Nüfus, s. 412.

[7] Mevahîb-i Ledünniyye, Cild 1, s. 447; Marifetname, s. 574.

[8] Sûre-i Kaf, Ayet 16; Marifetnâme, s. 574.

[9] Sûre-i Yusuf, Ayet 53.

[10] Sûre-i Kıyamet, Ayet 2.

[11] Sûre-i Şems, Ayet 8.

[12] Sûre-i Bakara, Ayet 260; Sûre-i Fecr, Ayet 27.

[13] Sûre-i Fecr, ayet 28.

[14] Sûre-i Fecr, Ayet 28.

[15] Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, s. 154; Kütüb-i Sitte, Cild 3, Hadîs No: 504; Dürret'ül-Vaizin, Cild 1, s. 109-110.

CEVAHİR'UL İSLAM

Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Mostar 14:55 09.09.17
Allah razı olsun
Cevapla
Eloa 01:36 26.03.18
Allah razı olsun hocam
Cevapla
yenihavasci 02:16 09.05.18
Allah razı olsun
Cevapla
Etiketler:allahu, bahsi, edenlerle, iftihar, mucahede, tealanin
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139