Tasavvuf & Tarikatler

işte böyle birşey olacak, bildiklerini unutturacak.. - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Tasavvuf & Tarikatler>işte böyle birşey olacak, bildiklerini unutturacak..
RvP 13:01 29.03.19
Bir sofi kardeşimiz anlatıyor;

“Bir gün yine madde almıştım. Kendimde değildim. Yolda yürürken, ezan sesini duydum. İçime bir ürperti geldi.

İrâde dışı, ezanın okunduğu câmiye yöneldim. Mahallemin eski câmilerinden biri. Baktım, namaz kılınıyor. İçime, câmiye girme isteği geldi.

Nasıl oldu bilmiyorum, bildiğim kadarıyla hemen abdest alıp; farzın ortasına yetiştim. İmam namazı bitirince; ben de selâm verdim(!). Yanımdakiler; -Kafası kıyak gâlibâ.! diye söyleniyorlardı. Ben bilmiyordum; ilmihâl bilgim yoktu. Ama doğru; kafam kıyaktı. Beni mahalleden tanıyanlar bana; ‘Bunun burada işi ne.!” gibisinden bakıyorlardı. Ben kimseye aldırış etmedim. Kalktım, namaz kılmaya başladım. Beni, değişik bir hâl kapladı. Kendimden geçmişçesine namaz kıldım.

İmam, câmiyi kitlemiş, bana dokunmamış. Ben farkında değilim. Vakit yatsıydı. Ben, gece yarısına kadar namaz kılıyordum. Kaç rekât kıldım bilmiyorum.

Sonra; namaz kılarken imamın sohbet ettiği kürsünün altına, bir musalla taşı getirdiler. Sonra, sarıklı cübbeli, heybetli bir muhterem; -Cenâzeyi getirin.! dedi. Baktım; cenâze ben.! Beni yıkıyorlar. Ben ağlıyordum; -Ölmedim.! diyordum. Arkamdan, ağlama sesleri geliyordu. Ben hem namaz kılıyordum; hem izliyor, hem ağlıyordum. Beni o zât bir güzel yıkadı ve gitti. Sabah olmuş. Ben uyuya kalmışım. İmam; -Kalk Mustafa; hadi abdest al, yanıma gel.

dedi. Abdesti aldım; namazı kıldık. Cemaatle, hoca; bendeki değişik hâli anladılar. Bir şey de sormadılar. Hocaya; -Hocam; ben câmiyi boyamak istiyorum. Malzeme alın bana yeter.

dedim. Hoca; -Tamam.

dedi. Malzemeyi aldılar. Ben, üç hafta câmiden dışarı çıkmadım. Devamlı boya yaptım. Eski kötü arkadaşlarım bana; -Kafayı mı yedin; Sen iyi değilsin. Gel dolaşalım.! dediler. Ben, onları; -Beni yalnız bırakın.

diye kovdum. İş bitti, hoca; -Sana ne vereceğiz.? dedi. -Ben bunu Allah için yaptım; ücret istemem.
dedim.

Zorla vermeye çalıştı; almadım.

-Cemaat senin için para topladı; al.

dedi. Ben; -Almam.! deyince; -Sana başka yerde iş verelim.

dediler.

-Olur.dedim.

Mahallenin muhtarına gittik. Muhtar; -Postâne boyanacak; boyar mısın.? dedi. -Boyarım.dedim. Orayı da boyadım. Boyarken;
Camiye cemeate devam ettim
Sofiler vardı
-Menzile Kafile yapıyıruz diye konuşuyorlardı yanlarına gittim
Nedir bu menzil neresidir? diye sordum
Anlattılar
Ben -kafilede yer varsa benide alın .dedim
-Tamam dediler
Otobüs ücreti kaç lira dedim

- Elli lira kurban dediler

-Tamam bana gidiş dönüş yer ayırın dedim

Sözleştik iş bitince Muhtar

-Sana ne verelim Mustafa dedi
Bana birşey vermeyin benim kafile paramı verin yeter dedim

Muhtar

-Çok az mustafa sen en az dörtyüz liralık iş yaptın dedi
Ben istemem bana kafile paramı verin yeter dedim

-Tamam Sen bilirsin dediler

Menzile camiye girdim birden herkes Güürrr diye ayağa kalktı.

Ve O YÂR (k.s) geldi .Ben onu görünce feryat ettim bu beni yıkayan zattı

Ben mi onu sevdim o mu beni sevdi bilmiyorum
O günden bu güne kapıdayım kurban

Elhamdulillah...
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Musab02 17:19 06.04.19
Allah sirlarini ali eylesin
Cevapla
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139