Tasavvuf & Tarikatler

Nefsin mertebeleri - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

1 2 
Tasavvuf & Tarikatler>Nefsin mertebeleri
sofi 00:13 09.06.16
Nefis hem şerdir; hem de şeytandan bir nüvedir. Nefis insanın dünyada en mühim sınav sorusudur. Onu tanımak, bilmek ve hilelerine karşı bakış açıları geliştirmek gerekir. Hayırdan ve şerden; bazen de her ikisi ile gelip şeytanla işbirliği yapan Allah’tan (c.c.), evliyalardan, al ve ashap efendilerimizden, evliya ve salihlerden nefret eden nefis, yedi sayısının esrarına bağlı olarak yedi mertebedir. Tasavvuf, tarikat, velayet adı verilen okullarda mürşit denen kılavuzlar rehberliğinde onun ıslahı amaçlanır; bu da çeşitli usullere göre yapılır. Nübüvvet yolunda olmayan, tarikatlara intisap etmeyen, bireysel olarak ibadetini yapan müminlerin levvameden öteye geçmeleri neredeyse imkansız gibi bir şeydir...Allahın inayetine kalmıştır. Nefis mertebeleri şöyledir:
Birinci Nefis Mertebesi: Nefs-i emmare birinci nefis mertebesidir. Sıfatları kibir, şehvet, sapıklık, hile, öfke, inat, şüphe, vesvese, harama yönelmek, kindarlık, hırs, gıybet, koğuculuk, lemmamcılık, hased, iftira, kendini beğenmek, cimrilik, şeytani hisler, harama atılma isteği, şirk, fitne, dünyayı amaç edinme, gaflet, aşırı oburluk, her türlü ibadetten nefret, çok uyumak vb... Bu sıfatların hepsi de insanın imanını, ahiretini, hayat sınavını tehdit eden ruhani hastalıklardır. Bu nefsin ıslahı ya nübüvvet yoluna girip ibadet yapmakla, ya da tarikatlara girip Allah’a (c.c.) biat etmekle olur. Zaten bütün hak tarikatların temel konusu da nefsin ıslahıyla beraber hakiki bir mümin olabilmeye vesileliktir.
Rüyaları: Hak bir mürşidin elinden biat alan mürit kur’an ve sünnet dairesinde kalıp, bidatlara girmeyerek kendine önerilen esmaları çokça çalışırsa rüyalarında şunları görmeye başlar: At, aygır, eşek, kurt, tilki, tavşan, köpek, maymun, fare, akrep, karınca, keçi, koyun, domuz, fil, şeytan, köse, gulyabani, çöplük, pis ve bulanık sular, çamur, uyuşturucu maddeler vb...
Zikri: Allah (c.c.), Lailaheillallah esması... Bu virtlerin silsilesi olan, hak bir tarikat ehlinden alınmış olması şarttır. Aksi halde nefsin ıslahı olası değildir. Virdi yapanlara yalnızca o virdin sevapları kalır. Bir mürit latifelerin ıslahı için bir gün içinde en az beş bin Allah (c.c.) esması çekmelidir. Bu da dil damağa yapışık, nefes içe çekilip hapsedilerek yapılır. Bir nefeste yüz tane denebilir. Sayı sınırlaması yoktur. Gözler kapalı, mürit rabıta edilerek bu zikrullaha devam edilir. Her yüzün bitişinde “İlahi Entel Maksud ve Rızake Matlup” denir. Nefesi içeri çekerken yeşil, buluta benzeyen bir nur içimize giriyor gibi tefekkür edilir. Bu zikir bir oturuşta yapılabileceği gibi ceste ceste de yapılır. Beş binin altında zikir yapan müritlerde nefs-i emmare ıslahı ancak Allah’ın (c.c.) inayetine kalmıştır.
Sıfatı: Ümit ve korku, sıkıntı ve sevinçtir.
Halleri: Mürit mürşidini sevip yola inanmakla beraber iki arada bir derede kalır. Ruhsal hali ümit ve korku karışımı bir haldir. Tarikata girdiğine pişman olur. Ara sıra yoldan çıkmak ister. Sonra tekrar tövbe eder. Şüphe ve iman arasında bocalar durur. Sık sık ibadetlerini kaçırır. Virtlerini bir yapıp bir terk eder. Her gün beş bin tane esmayı söyleyemez... Ruhu daraldıkça daralır. Yaptığı zikrin tadını, neşesini alamaz... Çoğunlukla da yola sırt çevirici işler yaparlar.
Rengi: Esma-yı ilahiye yapılırken genellikle mavi renkte bir tecelli görülür.
İkinci Nefis Mertebesi: Mürit ibadetini sıkı tutar, kur’an ve sünnet yoluna girer, bidatlardan kaçınır, verilen zikrullahı bolca çalışırsa mürşitlerin dua ve himmeti, teveccühüyle nefs-i levvameye getirilir. Bu nefsin sıfatlarından başlıcaları şunlardır: Helale yönelme, helal haram sınırına titizlik, cimri olma, körü körüne tevekkül eğilimi, keramet beklentisi, üstün gelip ezme tutkusu, günaha girme, günaha pişmanlık, kendi kendini kınama vb...
Rüyaları: Zikrine devam eden mürit bir zaman sonra rüya alemlerinde şunları görmeye: Ağaçlar, akar çeşmeler, nehirler, sahralar, meyveler, tavuk, güvercinler, bal arıları, pişmiş yemekler, tatlılar, giyecekler, saray, fırın, dükkanlar, yanmadık mum, şeker, bal, şerbet, taş, kan almak, vb...
Zikri: Allah (c.c.) ve lailahe illallah esmalarına beş binden az olmamak koşuluyla devam etmektir.
Halleri: Muhabbet ve sevgi yoğunluğudur. Bu nefis makamında olan salik arkadaşlarına, çevresine muhabbet ve sevgiyle yaklaşır. Bir günaha girer, bir pişman olur. Tövbe eder, geri döner.
Rengi: Virt yaparken görülen sarı nurlar, nefs-i levvamenin rengidir.
Üçüncü Nefis Mertebesi: Mürit özellikle Allah (c.c.), lailahe illallah zikirlerine devam eder de yolunu, mürşidini, kardeşlerini sevip onlarla kaynaşırsa velayet mertebesine giriş başlangıcı olan nefs-i mülhimeye gelir. Bir müridin buraya gelmesi aşağı yukarı on yirmi yılını alır. Kur’an ve sünnete bağlı olan, haramlardan kaçan, bidatlara girmeyen, mürit özellikle Allah (c.c.) esmasını, lailahe illallahı on bin ve ötesinde çalışmaya davam eder, rabıtasını güzelleştirirse nefs-i mülhimeye geçer. Belirtilen sayıda on yıl kadar bazen de yirmi yıl kadar virtlerini yapanlar bu nefis mertebesine adım atabilirler. Bu nefis mertebesinin başlıca sıfatları şunlardır: Acımasızlık, batıl yola girme, kanaat, ilim, cömertlik, tevazu, tövbe, sabır, ağır şeylere katlanma, ibadeti saklamamak, övülmekten hoşlanmak, sık sık aşık olmak, harama yönelmek, sünneti terk, ayıpları yüze söylemek vb...
Rüyaları: Üçüncü nefis mertebesinde olan mürit sıklıkla rüyasında şunları görmeye başlar: Bağlar, bahçeler, denizleri yüzerek geçme, havada uçmak, meleklerle sohbet, alemi yok olmuş görme, kasap, hokkabaz, çıplak kadın, sağır, körler, kötürüm, bal yemek, istenen yere uçarak gitmek, yağmurlar altında kalıp ıslanmak vb...
Zikri: Bu mertebeye gelen saliklere kimi mürşitler (Hu) esmasını tarif ederler. Müridin zikri hep (Hu) zikri olur. Kimi mürşitler de Allah (c.c.) ve Lailaheillallah zikrini devam ettirirler. Sayısı on bin ve ötesi...
Halleri: Bu makamdaki mürşit yavaş yavaş zikrullahların tadını almaya başlar. Sık sık aşık olur. Öylesine aşık olur ki tanımı imkansızdır. Aşk şarkılarına, ezgilerine çok büyük bir ilgi duyar. Aşk şarkıları dinler. Yüzünde velayetin izi ve işaretleri belirir. Heybetli, atak, cesur ve korkusuzdur. Onun başı aşık olmakla hep derde girer. Günaha girmesinden korkulur.
Rengi: Nefs-i mülhimenin rengi kırmızıdır; mürit virdini yaparken kıpkırmızı tecelli halinde mülhime nefis mertebesinin nurunu görür.
Dördüncü Nefis Mertebesi: Allah’ın (c.c.) hoşnut olduğu bu makamdaki nefsin de Allah’tan (c.c.) hoşnut olduğu dördüncü nefis mertebesi nefs-i mütmainnedir. Bu makama, ancak veliler, evliyalar, pirler gelebilir. Bu nefis mertebesinin sıfatları şöyledir: Kamil insan olmak, kalbini yabancı sevgilerden temizleyip Allah’a (c.c.) verme, dine hizmet yapma, vücutta ruhani tasarruf, nefsi hayra yöneltme, Allah’ın (c.c.) emirlerine itaat, sünnete yönelme, bidatlardan kaçınma, gönül kırmama, cömertlik, hoşgörü, affetme, rıza, şükür, sabır, tahammül vb...
Rüyaları: Bu nefis mertebesindekiler genellikle rüyalarında şunları görürler: gökyüzüne yükselerek çıkarlar, meleklerle sohbet, top, tüfek, sancak, peygamberler, padişahlar, sultanlar, hatipler, yaratıklarla konuşmak vb...
Zikri: Bu makamdaki müritler Hakk esmasını zikrederler. Sayısı on bin, yirmi bin ve ötesi...
Halleri: Esen yelde, açan gülde, her şeyde Allah’a (c.c.) karşı bir vuslat isteğiyle dolar taşarlar. Zikirlerinden şiddetli bir haz alırlar. Bu hazlar aşkta, evlilikte, sevgililerde olmayan korkunç hazlardır. Namazda, virtte hep aşktan yanarlar. Ölüp bir an önce Allah’a (c.c.) kavuşmayı dilerler. Dünyada kendilerini misafir gibi bilirler. Bu makam velilere hastır, halifelere aittir.
Rengi: Bu nefis mertebesinin nuru beyazdır: virdini yapan veli bembeyaz nurun içinde kaybolup gider.
Beşinci Nefis Mertebesi: Beşinci nefis mertebesi nefs-i raziyyedir. Bu nefis velilerin, evliyaların makamıdır. Bu nefis mertebesinde akl-ı kül yavaş yavaş devreye girer, nefsin sıfatları şöyledir: kemal-ı akıl, kudret, keramet, zühd, zikir, aşk ve sevgi, melekleşmek, marifet tahsili vb...
Rüyaları: Meleklerle sohbet, vildan, huriler, cennet, hulle, mevcudatın yok olması, kızıl, beyaz ve başka renkler, kevser, havada uçmak, ateşten zarar görmemek, islam ordusunu görmek, gemiye binmek vb...
Zikri: İsim-i Azam olan Hayy esmasıdır. Bu zikri bir günde yirmi, otuz bin ve ötesince çalışmak gerekir.
Halleri: Mürit bu makamda fena (yokluk), şuur kaybına benzer ölüm halleri yaşar. O hal geldiğinde kendini kaybeder ölür gibi olur, canına dönmek için mücadele eder, tam ölecekken yeniden kendine gelir. Bu makamdaki mürit heybetli gözükür.
Rengi: Bu nefis mertebesinin nuru yeşildir, virdini yapan veli yemyeşil nurlar içinde kalır.
Altıncı Nefis Mertebesi: Altıncı nefis mertebesi evliyaların nefis mertebesidir. Burası irşad olmuş ya da olmamış evliyaların nefis basamağıdır. Bu nefis mertebesinin sıfatları şunlardır: Cenab-ı Allah’a (c.c.), nazar, envar-ı ruh, envar-ı akıl,envar-ı nefs, kesafet izalesi, topyekün Resulullah’ın (S.A.V) sünnetine ittiba vb...
Rüyaları: Yedi kat göklere miraç, güneşe yaklaşma, ay, yıldızlar, gök gürültüsü, yıldırımlar, ateş, kandiller, yanar mumlar, meşale vb...
Zikri: Bu nefis mertebesindeki evliyanın zikri İsm-i Azam’dan olan Kayyum (c.c.) esmasıdır. Bu esmayı otuz bin ve ötesinde çalışmak gerekir.
Halleri: Bu makamdaki evliyanın hali hayrettir. Evliya Allah (c.c.) teveccühüyle hayretler denizi içinde kalır.
Rengi: Nefs-i marziyenin nuru, tecellisi siyahtır. Evliya derslerini yaparken simsiyah bir tecelli içinde dalar...
Yedinci Nefis Mertebesi: Nefs-i kamile, azam derecesindeki evliyaların nefis mertebesidir.Bu nefis mertebesi gavsın nefis mertebesidir. Allah (c.c.) bu zatta tecelli eder. Yüz, iki yüz, üç yüz, hatta bin yılda bir böyle bir zat ya gelir ya da gelmez... Bu zat ism-i azamın ta kendisidir. Bütün bunların en doğrusunu bilen Allah’tır (c.c.)...
Sıfatları yalnızlığa bürünmek, susmak, doğruluk, yardım, vefa ve ilahi emirlere sıkı sıkıya bağlı kalmak vb...
Rüyaları: Allah’ı (c.c.) görmek, deryalar, okyanuslar görmek, Peygamber Efendimizi (s.a.v.) görmek vb...
Halleri: Ölmeden önce ölürler. Sonsuzluk elde ederler. İrşad yaparlar. Baki olmadan yana sırlara ulaşırlar.
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla
Nani 00:26 09.06.16
Nefsin yedi sıfatı/mertebesi vardır. Bu mertebeler şöyle sıralanır.
1- Nefs-i Emmare
2- Nefs-i Levvame
3- Nefs-i Mülhime
4- Nefs-i Mutmaine
5- Nefs-i Raziye
6- Nefs-i Mazriye
7- Nefs-i Safiye
Her tarikatın/yolun müntesiplerinin yetişmesini, kemale gelmesini sağlayan mertebe ve makamları vardır. (fenafillah’ta talim edilenler mertebe, bekabillah’ta talim edilenler de makam diye adlandırılırlar) bunu örneklendirecek olursak: Mesela, Halvetilik’te nefsin yedi mertebesinin her birinde ayrı esma tarifini görürüz.
1- Nefs-i Emare: Lâ ilâhe illâllah
2- Nefs-i Levvame: Allah, Allah, Allah
3- Nefs-i Mülhime: Hu
4- Nefs-i Mutmaine: Hak
5- Nefs-i Raziye: Hay
7- Nefs-i Safiye: Kahhar
6- Nefs-i Mazriye: Kayyum
Halveti’lik uygulamasında nasıl kemale gelindiğini Hasan Özlem Efendi’nin bir sohbetinden alıntı yaparak izah etmeye çalışalım. Peygamberlerin kırk yaşında Nebi olmalarının hikmeti nedir? diye sorulan bir soru üzerine yapılan sohbet:
Bütün Nebi’ler anadan peygamber oldukları halde, kırk yaşına gelmeden nebiliklerini izhar etmediler.
“Fahri âlem erdi kırk yaşına
Kondu ta ki nübüvvet başına”
Pir Muhammed Nûrul Arabî Hazretleri Mısri Niyazi divanı şerhinde bu hususu beyan ediyor.
“Bin dört yüz kanat açtım
Altı üz dahi koştum
Tâ on beş dek uçtum
Bu halete (hâl) erince
Niyazi Mısri Hazretleri, bu mısralarda Halvetilikten bahsediyor. Halveti’likte Melami’likte talim edilen yedi makamın karşılığı olarak yedi esma talimi yapılır. (yukarıda bahsi geçtiği üzere bu makamları, Melamilik mertebe ve makamları ile birlikte tekrar hatırlayalım.
Melami mertebe ve makamları Halveti mertebe ve makamları
Tevhîd-i Ef’al Lâ ilâhe illâllah
Tevhîd-i Sıfat Allah, Allah, Allah
Tevhîd-i zat Hu
Makam-ı Cem Hak
Hazretü’l Cem Hay
Cem’ul Cem Kayyum
Ahadiyetü’l Cem Kahhar
Esma-i Hüsna doksandokuzdur. Bir de Allah ismi eder yüz. Yüz zâhirî, yüz de bâtınî eder iki yüz. Melamet’te talim edilen Tevhid-i Ef’al mertebesinin karşılığı olarak Halveti’lik’te talim edilen “Lâ ilâhe illâllah” kelime-i tevhidi yüz defa çekiliyor. Bunun yüz defası zahir, yüz defası da batın olmak üzere, eder ikiyüz. Aynı şekilde yukarıdaki diğer esmaların da yüz defasının zahir, yüz defasının da batın olarak çekildiği hesaplandığında toplamı bin dört yüz eder. Niyazi Mısri Hazretleri işte bu sebeple “bin dört yüz kanat açtım” diyor. Tarikat-ı Halveti’yede halife tayin edilecek şahıslara, yedi esma talimine ilave olarak Ya Vedüd, Ya Settar, Ya Gaffar esmaları talim ettirilir.
Ya Vedüd: Muhabbet-i ilahiyeye mazhar olmaktır. Vedüt, Allah’ın muhabbetini izhar edici bir esmasıdır.
Ya Settar: Allah’ın ayıpları örtücü esmasıdır.
Ya Gaffar: Allah’ın mağfiret edici, günahları bağışlayıcı esmasıdır.
Bu üç esmanın da, yüz adet olarak, üç yüz adet çekilmesi zahir ve batınıyla altı yüz eder.
“Bin dört yüz kanat açtım
Altı üz dahi koştum
Tâ on beş dek uçtum
Bu halete (hâl) erince
Bir insanın buluğa erme yaşı ortalama onbeştir. Onun için “tâ on beşe dek uçtum” diyor.
“Biz beş er idik çıktık
Bir demde yola girdik
Kırk yılda Pir’e erdik
Bu sohbete erince
Burada bahsi geçen beş erden murat:
1- Hafi
2- Ruh
3- Nefis
4- Kalp
5- Sır
Biz beş arkadaşla yola çıktık. Ancak kırk yaşına gerlince, kemal mertebesine ulaşmak suretiyle Pir’e erdik.
Pir Efendimiz Muhammed Nur’ul Arabî Hazretleri bu konuda kemal yaşının kırk olduğunu söylüyor. Kırk yaşının menzili Kurb-i Feraiz’dir. Yani makam-ı Cem’dir. Bu makamın kemal mertebe olması, salikin Hakk’ın vücuduyla vücutlanmasından dolayıdır.
Mevlevilik’teki uygulamayı da bir Mevlevi büyüğünden dinleyelim.
Mevlevi büyüklerinden ve Kulekapı Mevlevihanesi şeyhlerinden Galip Dede’ye göre mukabeledeki hal ve hareketler Allah’a o’nun yüce esmasına dalalet etmektedir. Şöyle ki:
1. Mesnevi okumak , Kelimei Tevhidi remzeder
2. Na’t-ı Mevlana, İsm-i Celali
3. Ney taksimi, Hu ismini
4. Kudum vurması, Hakk ismini
5. Devr-i veledinin birinci turu Hayy ismini
6. Devr-i veledinin ikinci turu Kayyum ismini
7. Devr-i veledinin üçüncü turu da Kahhar ismini remz eylemektedir.
“Böylece nefsin 7 mertebesinin terbiyesinde tavsiye olunan yedi esmada semadaki yedi hal ile temsil edilmiş olur. Nefsin bu yedi halini ve mertebesini izahta fayda vardır: önce şunu da arz edelim: bu yedi derecenin her birinde salik, nefis murakebesinde veya rüyasında bazı tecelli nurları görebilirler. Rüyada sık sık ve yoğun biçimde görülen renk kesafeti, dervişin hangi mertebede olduğunun ipuçlarını verir, denilir”.. (Alıntı) Şimdi de teferruatıyla nefis mertebelerine bir göz atalım.
1- Nefs-i Emare: Aşk, sevgi ve muhabbetten yoksun, hakikatten/tevhitten habersiz, ene/ben duygusunun esareti altında kalmış, dünya ve dünyalıktan başka düşünmeyenlerin nefsi. Kötülüğü emreden nefis. Bu nefis sahipleri, manevi feyizlerden mahrum; şehvet, kin, nefret, yalan ile dünyalarını kuranların nefsi. Bu mertebedeki nefis tamamen negatiftir. Bu nefis sahipleri hak hukuk, ırz namus tanımaz. Bu nefsin esaretinden kurtulmak deveyi hendekten atlatmaktan daha zordur!. Bu mertebe hakkında Yusuf suresi 53. ayette şöyle buyrulmaktadır: “Nefis olanca şiddetiyle kötülüğü emreder.” “Bunların gördüğü nurun rengi mavi olur.”
2- Nefs-i Levvame: Levmeden yani kınayan nefis. Bu nefis kötülüğe sevk halinden yani emretmekten kurtulup, kendini kınayan ve sorgulayabilen bir nefistir. Bu nefis ismini “Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim ki (dirilip) hesaba çekileceksiniz” (Kıyame, 75/1-2) ayette geçen levvame kelimesinden alır. “Tecellisinin rengi sarıdır.”
3- Nefs-i Mülhime: İlham olunan nefistir. Yani kendisine iyilik ya da kötülüklerin ilham olunduğu, kötülüklerden sakınan, hayrı ve şerri seçebilen nefistir. Şems suresi 8. ayette “Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.” Buyrulmaktadır. “Bu nefis mertebesinin tecelli rengi kızıl olur.”
4- Nefs-i Mutmaine: Şüphelerden arınmış, tam manasıyla inanmış Hak’la tatmin olmuş nefistir. Bu mertebedeki nefiste adını (Fecr, 89/27-30) ayetlerinde geçen “mutmein” kelimesinden alır: (Gönlü imanla dolu olduğu halde, inkara zorlanan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah’ı inkar edip, gönlünü kafirliğe açanlara Allah katından bir gazap vardır. Büyük azapta onlar içindir” “ey mütmain olmuş, huzuru bulmuş nefis, sen O’ndan, O senden razı olarak rabbine dön (seçkin) kulların arasına katıl ve cennete gir) “Bu mertebenin tecelli rengi siyahtır.”
5- Nefs-i Radiye: Allah’tan razı olan nefis demektir. Allah’ın her hükmünü, her tecellisini şüphesiz bir teslimiyet ve tevekkül ile karşılayan nefistir. Tecelli rengi yeşildir. Yeşil murat rengidir. Bu mertebe ve renkle, mertebe sahibinin mana iklimine bahar gelir de gönül alemini rengarenk çiçekler süsler. Her taraf güllük gülistanlık olur.
6. Nefs-i Merdiyye: Allahın kendisinden razı olduğu nefistir. Bu mertebenin bir adına da Ebubekir mertebesi denir. Rivayete göre, Allah Rasulü, bir sefer için orduyu techiz maksadıyla, ashabı yardıma teşfik eder. Hz. Ömer “kardeşim Ebu Bekr, yardım hususunda beni hep o geçip duruyor. Bu defa malımın yarısını getirip bağışlayayım da kardeşim Ebu Bekr’i geçeyim“ düşüncesiyle malının yarısını getirip Rasulullahın huzuruna arz ediyor. Birde ne görsün : Ebu Bekr malının tamamını getirmiş. Görüldüğü gibi Ebu Bekr, Ömer, Osman, Ali olmakta böyle olur. Böylesine yücelebilmek için böyle fedakarlıkların, böylesine bir mefkurenin eri ve hizmetkarı olmak gerekir. ALLAH RASULÜ, Ebu Bekr’e “malının hepsini getirdin, peki evine ailene nafaka olarak ne bıraktın” diye sorunca Ebu Bekr “Allah’ın Rasulünün rızasını bıraktım” der ve peşinden de “Ya Rasulallah, Allah benden razı mıdır?” diye sorar. Allah senden razıdır.. Pekala ya sen Allah’tan razı mısın?deyince böylesine bir müjde ile sarhoşa dönen mübarek .”ene razi, ene razi (ben razıyım, ben razıyım)” diyerek döne döne , şakır şakır oynar. Hatta sema Ebu Bekr’in bu sevinç dönmesi ile başlamıştır da denir.
7- Nefs-i Safiye: Nefsin son mertebesidir. Gönlünde, tamamen arınmış, ruhunda leke kalmamış. Ruh, Allahtan geldiği gibi olmuş, gayriyetten, masivadan kurtulmuş ve muradına ermiştir. Nefsin iradesi yok olmuş, Allah’ın iradesinden başka bir şey kalmamış nefis, fenafillah, bekabillah mertebe ve makamlarını aşmış, Hak ile Hakk olmuş ve mutlak sukûnete ermiştir. Rengine gelince renksizdir.
Cenab-ı Allah cümlemizi bu zevkleri tadan kullarından eylesin. Selam, sevgi ve saygılarımla.
Cevapla
sofi 00:53 09.06.16
İnşaallah Allah kemale erdirsin abi ben neresinde yim onu bilmiyom daha dua edin inşaallah
Cevapla
runklidnc 01:29 09.06.16
Allah yardımcımız olsun nefsimizi yenelim.
Cevapla
Devrimci 06:15 11.06.16
Allah sizlerin gittiği mübarek yollarda yürüyebilmeyi bizlere de nasib etsin.Amin...

katılımcı ve aktif olunuz.
Cevapla
insan-ol-evlat 20:57 13.07.16
inş nefisde derece atlamak banada nasip olur
Cevapla
dilan 21:13 13.07.16
allaha teslim olursan her güzellikleri yaşarsın
Cevapla
Ejder 18:47 08.08.16
Allah razı olsun
Cevapla
PARADOX 15:33 22.09.16
ahir zamanda nefsi terbiye etmek çok zor...
Cevapla
İnşirah 11:31 09.03.17
Allah razı olsun..
Cevapla
Etiketler:mertebeleri, nefsin
1 2 
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143