Tekamül & Kozmik EnerJi

BEN'in yüksek olduğu noktada güzellik olmaz - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Tekamül & Kozmik EnerJi>BEN'in yüksek olduğu noktada güzellik olmaz
LindaLi 14:18 25.04.21
Her varlığın eşit bir şekilde gelişme şansı ve hakkı vardır.. Ancak hızını, varlık kendisi belirler..
Ötekileştirmeden, ayırmadan, ayrıştırmadan, kınamadan, farklılaştırmadan önce, karşınızda duran kişinin, sizin bir ''aynanız'', bir kopyanız olduğunu unutmayınız..

Bir çocuk da anne karnına düşüyor, dokuz ay sonra Dünya'ya geliyor.. Bebek halinden, yavaş yavaş emeklemeye, yürümeye, konuşmaya başlıyor.. Bütün çocuklar yaşama bu şekilde başlıyorlar.. Ama büyüyüp 20 yaşına geldiklerinde her biri ayrı bir birey oluyorlar.. Kimi felsefe yapacak hale gelebiliyor..
Şimdi, bu bebeklere, konuşamadıkları, yürüyemedikleri için birtakım sıfatlar takmıyorsak, insan varlığına, insan ırkına da takamayız... İnsan varlığı da gelişmiş duruma geçerken aynı basamaklardan, aynı aşamalardan geçer..
Sizler, bir bebeğe bakarken, ''Ben de bir zamanlar böyle bebektim.'' diyebilirsiniz. İlkel davranışlar gösteren bir insanı gördüğünüzde de ''Biz de bir zamanlar böyleydik.'' demeliyiz..
Bazılarımız daha önce yola çıktıkları için, ya da daha hızlı olduğu için öne çıkmış olabilir.. Hiyerarşiyi yok edemeyiz..

Birlik ve eşitliğin aynı olması ''aynı yoldan geçmeyi'' anlatır.
Bu birlik ve bütünlük algısı bizi Vazife Sezgisi Realitesi'ne götürür. Bu birliği tam olarak anlayabilirsek, birilerine yardım etmek durumunda olduğumuzu da kavrayabiliriz.. Çünkü aynı şekilde bize de yardım edildi. Bizler nasıl sizlere yardım ediyorsak, sizin de, size yapıldığı usulde, yardım etme arzusunun içinizde güçlenip çoğaldığını göreceksiniz.
''Bana ne, onun sorunu, kendi problemi, ben kendi hayatımı yaşıyorum, her koyun kendi bacağından asılır vb.'' söylemlerin yapıldığı, BEN'in yüksek olduğu noktada bu arzu görülmez.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
ayhan571 14:39 25.04.21
LindaLi Nickli Üyeden Alıntı:
Her varlığın eşit bir şekilde gelişme şansı ve hakkı vardır.. Ancak hızını, varlık kendisi belirler..
Ötekileştirmeden, ayırmadan, ayrıştırmadan, kınamadan, farklılaştırmadan önce, karşınızda duran kişinin, sizin bir ''aynanız'', bir kopyanız olduğunu unutmayınız..

Bir çocuk da anne karnına düşüyor, dokuz ay sonra Dünya'ya geliyor.. Bebek halinden, yavaş yavaş emeklemeye, yürümeye, konuşmaya başlıyor.. Bütün çocuklar yaşama bu şekilde başlıyorlar.. Ama büyüyüp 20 yaşına geldiklerinde her biri ayrı bir birey oluyorlar.. Kimi felsefe yapacak hale gelebiliyor..
Şimdi, bu bebeklere, konuşamadıkları, yürüyemedikleri için birtakım sıfatlar takmıyorsak, insan varlığına, insan ırkına da takamayız... İnsan varlığı da gelişmiş duruma geçerken aynı basamaklardan, aynı aşamalardan geçer..
Sizler, bir bebeğe bakarken, ''Ben de bir zamanlar böyle bebektim.'' diyebilirsiniz. İlkel davranışlar gösteren bir insanı gördüğünüzde de ''Biz de bir zamanlar böyleydik.'' demeliyiz..
Bazılarımız daha önce yola çıktıkları için, ya da daha hızlı olduğu için öne çıkmış olabilir.. Hiyerarşiyi yok edemeyiz..

Birlik ve eşitliğin aynı olması ''aynı yoldan geçmeyi'' anlatır.
Bu birlik ve bütünlük algısı bizi Vazife Sezgisi Realitesi'ne götürür. Bu birliği tam olarak anlayabilirsek, birilerine yardım etmek durumunda olduğumuzu da kavrayabiliriz.. Çünkü aynı şekilde bize de yardım edildi. Bizler nasıl sizlere yardım ediyorsak, sizin de, size yapıldığı usulde, yardım etme arzusunun içinizde güçlenip çoğaldığını göreceksiniz.
''Bana ne, onun sorunu, kendi problemi, ben kendi hayatımı yaşıyorum, her koyun kendi bacağından asılır vb.'' söylemlerin yapıldığı, BEN'in yüksek olduğu noktada bu arzu görülmez.
kardeşim @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ,

dünya senin anlattığın insanların sardığı ve mesken tuttuğu yer edindiği hale gelmiştir,biz şeriatçılar bu durumu her ne kadar istemesekte maalesef,nefisleri bu hale getirmiştir...

iyi niyetli insanlar zaten kişilere yardım ederler,ne yapması gerektiğini bilirler,ve ona göre davranıp hareket ederler...

fakat diğer insanlar senin dediğin gibi hareket ederler ve hep bana hep bana derdine düşmüşlerdir....

halbuki keser yerine testere gibi olsa idi insanlar bir sana bir bana olacaktı,bütün konularda...

lakin bu kişinin istidatından kaynaklıdır,yaratılışında bu durum böyle değilken sonra nefs ile bu hale düşülmüştür...


dua edicez hidayet talep edicez ve herkesi sarıp sevip hizmet edicez,örnek olucaz...


başka türlüsü zaten düşünülemez...bu değerli post çok değerli oldu,herkesin yorumları değer katacaktır....teşekkürler




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Cevapla Up