Telepati

Zihin kontrol yöntemleri - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Telepati>Zihin kontrol yöntemleri
HeartLess 13:22 28.03.17
Zihin kontrol yöntemleri
Hepimiz ruhsal sağlığımızın nasıl bedensel sağlığımızı etkilediğini biliriz. Bu yüzden ruhsal dengemiz çok önemlidir. Bunun yolu ise zihni kontrol etmekten geçer. Japon geleneksel savaş sanatlarında kişi dövüş tekniklerini öğrenmeden önce zihinsel yeterliliğini yükseltmek zorundaymış. Kısaca bir kişiye dövüşmeyi öğretmeden önce zihnini doğru şekilde yönetebilme yeteneklerine bakarlarmış.

Antik Japonya'da dövüş sanatını öğretirken kişinin ruhsal derinliğe ulaşıp ulaşılmadığına bakılırmış. İşte bu 4 ruhsal aşamayı geçen kişiler büyük savaşçılar olurlarmış. Bu 4 gizli aşama 4 elementin gücü ile ilgilidir.

1- Toprak gibi ol.
Kişi toprağa bağlıdır. Toprak ise gerçekliği temsil eder. Her zaman gerçekleri görmeyi ve gerçek dünyaya odaklanmayı söyler. Toprağa sağlam bas ve onu hisset.

Egzersiz
Toprakla uğraş. Ellerine arada bir mutlaka biraz toprak al. Çiçek yetiştirebilirsin mesela. 21. yüzyılda topraktan ne kadar uzak olduğumuz düşünülürse ruhsal olarak düşmemizin bir nedeni bu olabilir.

2- Ateş gibi ol
Ateş çok yıkıcı ve tehlikeli bir güçtür. Aynı zamanda yüzyıllardır bilgeliğin sembolü olmuştur. Ateş ayrıca bir cezalandırıcı figürü oluşturur. Ama dervişlerin meşhur sözü aşk ile yanmak ve pişmek çok önemlidir. Yaşadığımız zorlu dönemler bizi üzer. Bunu bir ateş gibi düşünebilirsiniz. Bilgeliğin ateşi yakarken öğretir. Deneyimler genellikle bizi zorlayan zamanlardan kazanılır.

Egzersiz
3. çakra olan ateş çakrası karnımızdadır. Zihnimizde o çakraya konsantre olmalı ve tutkumuzu ve deneyimlediklerimizi yükseltmeliyiz. Çünkü ateş tutkunun ve gücün elementidir.

3- Su gibi ol
Dünyadaki en yumuşak şey su elementidir. Hafiftir, gerçekte tatsız ve kokusuzdur ve 3 halde bulunabilir. Buz iken soğuk ve katıdır. Sıvı iken yumuşak ama yıkıcı olabilir ve gaz halindeyken doğal yaşamın gücünü taşır. Teslim olmak kaybetmek değildir o her noktaya nüfuz etmektir. Su çok güçlü ruhsal bir elementtir. Yaşamı sağlayan ve yaşama uyum sağlayan element o dur.

Egzersiz
Uzanın ve zihninizde bir nehir düşünün. O nehrin yanında olduğunuzu ve akışı izlediğinizi hayal edin. Sadece nehri ve akışı izlemeyi imajine edin. 10 dakika boyunca yapmaya gayret edin.

4- Rüzgar gibi ol
Rüzgar bir yönde esmez. İstediği zaman yönünü değiştirir. O yaşamın öz gücünü taşır. Ciğerlerimize giren hava ve çevremizdeki atmosfer o elementin etkisidir. Hava esnektir ve sakindir. O diğer elementlerin tamamlayıcısıdır. Onu anladığımızda hayatın anlamına giden yolu keşfetmiş oluruz.

Egzersiz
Nefes egzersizi yapın. Nefesinize odaklanın ve 10 dakika boyunca nefesinizi izleyin.

Bu gizli öğretiler hayatımızı güçlendirir ve şekillendirir. Zorluklar karşısındaki duruşumuza destek olurlar. Gerektiğinde su gibi olmalıyız. Bu anlayışla gelen güçtür. Gerektiğinde ateş gibi olmalıyız. Tutkulu ve mücadeleci olmalıyız. Rüzgar gibi sorunlara karşı yeni çözümler için yönümüzü ve fikirlerimizi değiştirmeliyiz. Esnek olmalıyız. Gerektiğinde Toprak gibi sağlam ve güvenilir olmalı ve doğru analiz etmeliyiz.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
SiLence 22:31 30.03.17
Okuduktan sonra bu cümle aklıma geldi. '' Ruhsal Savaşçı, indirdiği darbeleri kusursuzlaştırmaya çalışır ve başarır. ''


Teşekkürler güzel paylaşım. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
İlkcan 22:48 30.03.17
Çok güzelllll paylaşımmm inşallah uygulayalım teşekkür

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
007 17:41 04.05.17
spacetimereality 12:07 06.06.17
İnsan vücudu bir elektrokimyasal sistemdir ve artık bu sistemi etkileyecek mekanizma üretilmiştir. Bu mekanizma insanların beynindeki elektromanyetik dalgaların normal seyrini sekteye uğratabilir ve bu yolla insanların davranışlarını değiştirebilir. Belli bir zaman dahilinde insan biyorobot düzeyine indirilebilir.”
Mikroway News Dergisi’nin Editörü Luis Slizen
Bir bilgisayar, herhangi bir insanın beyin faaliyetini çözümleyerek ekrana yansıtabilir, aynı zamanda beyin faaliyetini etkileyecek ve kontrol edecek dalgalar gönderebilir. Geçmişte, bu amaçla insanların kafalarına elektrotlar yerleştirilerek deneyler yapılmıştır. 1960’larda hayvanlar üzerinde yapılan “radyo sinyalleri ile yönlendirme deneyleri” sonradan psikologlar tarafından Vietnam askerlerine uygulanmıştır. Esir askerlerin kafatasına elektrotlar yerleştirilmiş, sonra ellerine bıçaklar verilmiş ve birbirini öldürmeye yönlendirilmişlerdir.
Yıllar önce başlayan zihin kontrolüyle ilgili bu tür araştırmalar ve deneyler ara vermeden bugüne kadar ulaşmıştır. Ancak bu kaba metodlar, yerini artık daha ince metodlara bırakmıştır; günümüzde her şey kablosuz olarak gerçekleştirilebilmektedir.
Beyin, Çok Yönlü Bir Kontrol Merkezidir
Beyin bütün vücut sistemlerini yönetir ve aralarında işbirliği sağlar. Tüm zihinsel faaliyetler, düşünceler, duygular, fiziksel duyular ve hareketler kendilerine özgü frekanslara sahiptir. Beş duyu organımızla algıladığı¬mız her şey belirli bir beyin faaliyeti meydana getirir. Bütün hastalıklar, davranışlar, düşünceler, duygular ve algılamalar da kendine özgü dalga boyuna ve frekansa sahiptir. Söylediğimiz her kelime ve aklımızdan geçirdiğimiz her düşünce beynimizde kendi frekans dalgasını şekillendirir. Çevremizde konuşulan her kelimenin dalgaları beynimize kendi frekansıyla gelir ve tercihimize göre reddedilir veya yerleşebilir. Hipnoz, anestezi, bayılma, ağrı veya korku anında ise beyin, o sırada çevrede söylenen kelimelerin dalgalarına kontrolsüz olarak açık durumdadır. Bu sebeple insan beynini yönlendirmenin en basit şekli ameliyat esnasında beyne yerleştirilen programlardır. Anestezi de bir nevi hipnozdur, hatta hipnozdan daha büyük etkiye sahiptir. Çünkü ameliyata alınan insan bayılma, ağrı ve korkuyu aynı anda yaşar. Ameliyat sırasında söylenen her kelime beyne yerleşerek bilgisayar virüsü gibi çalışır. Bu virüslerin sayısı ve niteliği tamamen ameliyathanede bulunanların ahlakına, konuşmalarına ve konuştukları konuya bağlıdır. Onun için gelişmiş ülkelerde ameliyat sırasında konuşmak yasaklanmıştır.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
İpek 22:58 18.04.18
Tahir 00:34 19.04.18