Zikir

Zikr Nasıl Yapılır - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
1 2 3 
Zikir>Zikr Nasıl Yapılır
Adalet 23:19 10.04.16

Zikir Nasıl Yapılır?

Estağfirullah ve etûbu ileyh (Allah’dan mağfiret diler ve O’na tevbe ederim)

Subhânallahi ve bihamdihî (Allah’a hamdederek O’nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim)

Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke lehû, lehul mulku ve lehul hamdu ve huve a’lâ kulli şey in kadîr (Allah’dan başka ilah yoktur. O, tektir ve ortağı yoktur. Mülk O’nun ve hamd O’nadır. Ve O, her şeye gücü yetendir)

Subhânallahi velhamdul illahi ve lâ ilâhe illallâhu vallahu ekber (Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür)

Subhânallahi ve bihamdihî, subhânallahi’l azîm (Allah’ı hamdedere k O’nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim, Yüce Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim)

Subhânallah (Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim)

Subhânallahi’l azîmi ve bihamdihî (Yüce Allah’ı, hamdedere k tüm noksanlıklardan O’nu tenzih ederim)

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh (Güç ve kuvvet ancak Allah’tandır)

Subhânallahi, velhamdul illâhi, ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber (Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür)

Zikir Nasıl Yapılır?

Hazırlık:

1- Sessiz olmalıdır. (Yüksek sesle değil, kendi duyacağın kadar sesle olmalı...)
2- Yalnız olunmalı...
3- Kimin huzurunda olduğunu unutmadan, edepli-terbiyeli olunmalı...
4- Mutlaka abdestli olunmalı...
5- Mutlaka şu saatte yapılacak, diye zaman belirtilmez... Kişi kendini hazır hissettiği zamanda gerçekleştirilir... Ama yatarken ve sabah namazın öncesi ve sonraları en uygun zamanlardır... Herkesin uykuda olduğu bir zamanda Rabbimiz “ kulum herkes gaflette iken Beni ve Resulumu andı” der ve zikir sahibini çok sever...

UYGULANMASI:

1-Bir , besmele söyledikten sonra ;100 veya 70 kere “ TEVBE ESTAĞFURULLAH” söylemek... (İsterseniz Arabcasını söyleyebilirsiniz)
2-(Besmele söylemeden ) En az 100 kere (Peygamberimize) SALAT-I ŞERİFE söylemek.(Daha fazla sayıda da söyleyebilirsiniz. Sayı sınırı yok.)
3-Salat-ı şerifleri söyleyip , bitirdikten sonra “MUTLAKA” 3 İhlas ve 1 Fatiha okuyup,” Yüce Peygamberimize , akrabalarına ve arkadaşlarına ve salih kullarının ruhlarına" hediye ettim " denilecek...
4- Bir besmele çekilip , en az 100 kere “ LA İLAHE İLLALLAH “ söylenecek.
***Not : Zikiri bitirdikten sonra 3 ihlas ve 1 Fatiha okunmayacaktır...***
Bu kadar mı ? Evet bu kadar...


» Açıklamalar

NİÇİN TEVBE ?

Niçin 100 veya 70 kere ? Cevaplayalım :
*Kul " tevbe estağfurullah" diyerek ; Rabbinin büyüklüğünü ve kendi acizliğini ortaya koyarak, şirkten ; yani İlahlık iddasından uzaklaşır.
*Geçmişte , yaptığı hata ve günahlarının bağışlanmasını Allah’ından ister...
*İçini ve dışını temizler...
*Ahirete ve hesap gününe tam imanını ortaya koyar ve o büyük güne hazırlanır...
*Rabbimizin “Tevbe edin ,bağışlayayım” “Denizdeki dalgaların köpüğü kadar günahınız olsa da tevbe edin , bağışlayayım” kutsi sözünün hayata geçmesini gerçekleştirmek ; bu bağışa mahzar olmak..
* Pişmanlığını ortaya koyduktan sonra , bir daha günah işlemeyeceğine dair Yüce Allah’ ına söz vermiş olur...
* Yüce Peygamber Hz. Muhammed (sav.) Efendimizi örnek alır ve onun güzel ahlakı ile ahlaklanmaya başlar...
*100 Şehit Sevabı alır... Evet 100 Şehit Sevabı alır...
Peygamber Efendimiz (sav.) “KİM , BENİM UNUTULMUŞ BİR SÜNNETİMİ ÖĞRENİR , YAPAR VE ÖĞRETİRSE ONA 100 ŞEHİT SEVABI VERİLİR “ Hadisini artık öğrendin ,İnşallah uygulayacaksın ve ömrün boyunca bir kişiye öğretirsen ve sende ömrün boyunca zikirine devam edersen , buna hak kazanır ve hayatın boyunca mutlu bir hayat sürersin...

Peygamberimizin 3 türlü sünneti vardır:
1-Kendi bedeninde gerçekleştirdikleri ( Giyinmesi , konuşması ,temizliği vs)
2-Çevresindekilere ; arkadaş ve ümmetine karşı gerçekleştirdikleri ...
3-Rabbi ile olanlar ...
İşte biz burada Peygamberimiz Efendimizin (sav) her türlü büyük ve küçük günahlardan uzak olmasına rağmen , biz insanlar için büyük ; büyük olduğu kadar da bilinmeyen ; bilinse de uygulanmayan sünnetine sahip çıkarak; uygulayarak; sizlere öğreterek ve sizinde ileride bir kardeşimizin, gerçek anlamda kurtuluşuna vesile olacağınız için bu sünneti mutlaka hayata uyguluyoruz...Böylelikle bu müjdeyle müjdelendik.... Sizleri de müjdeliyoruz...Mübarek olsun...

NİÇİN SALAT-I ŞERİFE:

Yüceler, Yücesi Rabbimiz , bir ve eşi benzeri bulunmayan Allah’ımız buyuruyor...: “ Kim benim , Habibime (Sevdiğime) bir salat ve selam yollarsa ; Ben ona 10 salat ve selam veririm.” Bu demek ki ; Rabbimiz Peygamber Efendimize (sav,) 1 salat ve selam söylene – gönderene 10 sevap veririm” demekte… 1’e 10 iyilik... Rabbimizin cömertliğine bakın... Tevbe ve estağfurullahlarla günahımız, silinerek bitmedi , ise; Salat-ı Şeriflerle de günahlarımız, silinmeye devam eder… Yani bizler günde en az 100 salat ve selam yollamamız sonunda 100X10=1000 sevap alınır ve 1000 günahımız silinir... Rabbimizin , merhametlilerin en merhametlisi oluşunun bir kez daha ortada oluşunun güzelliğine bir bakın...

Günahlardan arındıktan sonra bire on olan sevaplar biter mi hiç ? Bu seferde amel defterlerimize 10 ‘ ar iyilik olarak yazılır... Taaa ki , cennet ehli oluncaya kadar bu devam eder...Bitti mi ? Hayır cennet ehli olduktan sonrada Cennetteki Makamının güzelleştirilmesi ; bir başka değişle , daha iyi cennete yükselmeye yarar...Cennet makamımız bu dünyadaki amellerimize bağlı değil mi ?

*Salat-ı Şerifeler Peygamberimizi ne kadar çok sevdiğimizin bir göstergesidir.(Kişi sevdiği ile beraberdir.)

*Peygamberimizin şefaat sancağı altında , toplanmamızı sağlar.

*Yaklaşık 2000 adet Salat-ı Şerife var; hangisi kolayına gelirse o salat-ı şerifeyi söyle... İster uzun olsun , isterse kısa olsun , fark etmez...İlle de hangisi dersen ; biz “ Allah umme salli ve sellem ve barik ala seyyidine Muhammed’in ve ala al’i seyyidine Muhammed ..." deriz...

NİÇİN 3 İHLAS VE 1 FATİHA ?

Yukarıda yazdıklarımız çok kimseler tarafından uygulanmaktadır. Amma bizim farkımız işte bu bölümde ortaya çıkmakta...3 İhlas ve 1 Fatiha okuyup , Peygamberimize ,O’nun Yüce Akrabalarının ve arkadaşlarının (Ashabının) mübarek ruhlarına hediye etmeyince Arşı , melekler açmaz...Dolayısıyla salat ve selamlar Rabbimize ulaşmamış olur. Bu yüce salat ve selam arş ve arz arasında dolaşır , durur. Yol budur...

*3 İhlas ve 1 Fatiha , Yüce Kitabımızın küçük hatmidir... Küçük Hatimle, salat ve selamlar Yüce Peygamberimize (sav.) Efendimize ve sonrada ; Rabbimize ulaşır... Bunun için bu anlatılanlar , en az zikir kadar önemli ve tamamlayıcısıdır...Bu olmazsa olmazlardan biridir...

NİÇİN TEVHİD ? NİÇİN “ LA İLAHE İLLALLAH ?

Tevbe Estağfurullah ile kul içini ve dışını temizlemiş olur ve Resulullah Efendimize (sav) yol almağa ; yani salat ve selam yollamağa hak kazanır... Ve yolladıkları kabul olunur...3 İhlas ve 1 Fatiha ile yani Kur’an-ı Kerim’in küçük hatimi ile Rabbine yol almağa başlar... La İlahe İllallah ile de ; açık olan arştan manevi yolculuk başlamış olur...Mübarek olsun...Artık Rabbin ve O’ nun sevdikleri ile başbaşasın... Ne saadet , ne mutluluk....Arş ve arzda imrenilen ve sevilen biri oldun....

Tevhidin sonunda 3 İhlas ve 1 Fatiha okunmaz

Çünkü yattıktan sonra olsun ; gündüz olsun sende Tevhid devam etmektedir...Nasıl olur diye itiraz etme " Mutlaka yaşayacak ve göreceksin..." Sabah kalktığında, zikire devam ettiğine; zikire devam ettirildiğine şaşacaksın... Şaşma , şaşma bu bir şey değil daha ne güzellikler yaşayacaksın...*Davranışlarına dikkat et artık , başı boş değilsin...Artık devamlı izlenmektesin ve çook ama çook sevilmektesin.


Zikirde Yaşayacakların

Abdülkadir Geylani Hz.leri zikir ehlini ; Tıfl Mana (Manalar çocuğu ) ve Şeb-i Aruz (Allah’ın Gelini ) olarak ikiye ayırır. Zikire başlayanları Manalar çocuğu denmesinin sebebine gelince ; çocuk nasıl hiç bir şey bilmeden yaşamağa başlar ve zamanla bilgi ,yeteneklerini arttırarak gelişirse ; zikire giren de, her gün Evliyasından ve daha sonraları diğer Evliyalardan eğitim alarak yaşamını sürdürür. Bu ders ve eğitim akıla değil, ruha verilir. Peygamber (s.a.v) Efendimiz öğretmenliği ele alıncaya kadar yaşanan süreye Tıfl Mana denir. Marifetin birinci halidir. Şeb-i Aruza kadar öğretmenin evliyalardır.

Bu ilk öğrenme devren bittimi Allah’a Yolculuğunu Sevgili Peygamberimiz (sav) Efendimiz ele alır. Öğretmenin , öğretmenlerin en güzeli ve Rabbimizin “Habibim” diye isimlendirdiğidir. Bu yolun yolcusu, bu dünyada mutlaka sevgililer sevgilisini mutlaka görecektir. Bu , bir müjdedir. Bizlere (Üveyslere) verilmiştir…Bu dünyada ve ahirette de artık , körlük ortadan kalkmış olur. Mübarek olsun...
Bizler Allah’a kul ; Peygamberimize ümmet olmağa çalışıyoruz. Bizim birbirimize üstünlüğümüz olsa olsa, takvadadır. Kim Allah ve Resulunü daha çok sever ve saygıda bulunursa bizim için makbul olan odur. Bizler Peygamberimizin (sav) gösterdiği yolda ,Allah’a giden yolda ; dosdoğru yolda giden yolcularız. Bizler birbirimizi aynı yolda , aynı araçta giden yolcular olarak görüyor ve öyle kabul ediyoruz....

Bizde bir tek makam var o da HAYRET MAKAMI...Marifette yolculuk yapmak isteyen ve buna karar veren insan görecek ve yaşayacak ki hep Allah’ın eşi benzeri olamayan sanatı karşısında , hep "HAYRETTE" kalacaktır...Bize Rabbimizin müjdeleri en büyük makamdır.İlle de sizler kimsiniz diye soracaksanız yine de deriz ki “Bizler Peygamberimizin gösterdiği yolda Allah’a yolculuk yapan , yolcularız.Veysel Karane’nin gittiği yolda gidenleriz.. İşte bütün söz bu. Yok ötesi...Bugünün Manalar Çocuğu , İnşallah yarının Şeb-i Aruzu olmaya çalışanlarıyız. Allah sizi de inşallah buna erdirir. Amin...

Biz ; size bu zikri verenlerin hepsinin ortak davranışı Allah’a giden bu yolda ; zikir kapısını açmak ve ışığı yakmaktan ibarettir. Yani yolcuyu Allah’a giden yolda Allah’ı ; Resul’ü ve evliyaları ile baş başa bırakırız... Ne gerekiyorsa 1, elden öğrenir ve yaşarlar.


» Salih - Gerçek Rüyalar Başlar

Bu rüyalar şimdiye kadar gördüklerinden hem daha nettir ve kalıcıdır. Günler , geçse de unutmazsın . Rüyaların bazıları kader ve kazayı gösterir ve 3 gün sonra gerçekleşir. Böylece Kader ve kazanın insan hayatındaki önemini anlar ve yaşarsın... İleriki günler veya yıllarında da göreceğin rüyalar sana verilen-verilecek olan müjdelerle dolu olur. Bilir ve anlarsın ki ;hayatın tarifsiz huzur ve güven içinde devam etmektedir.Artık sevilmeğe başlanmışsın ve kolaylıklar hayatında ardı ardına gelmeğe başlar ve sen şaşarsın... Şaşma. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim ayetlerle rüyaların varlığından " kesinlikle" bahsetmektedir.Bu yaşadıkların gerçek rüyalardır ve iblisin vesvesesi yoktur ve bu gördüklerin sana , İlahi Armağandır; daha başlangıçtır.Bu arada "Rüyalarla amel edilmez" dediğinizi , duyuyorum. Doğrudur, sizlerin bugüne kadar , gördüğünüz rüyalarla amel edilmez. O rüyalarda iblisin etkisi vardır. Bizim belirttiğimizde , iblisin hiçbir katkısı yoktur.Tamamen salih - gerçek rüyalardır ve meleklerin etkisi ile bizlere verilir. (Bir kereye mahsus ve izinli olarak) lanetli iblis rüyanda, sana bir yerde define gösterir, paralar vermeğe kalkar,mücevherler – takılar vermeğe kalkar , sakın meyletme bu onun mutlak yalanıdır.Sakın inanma...Eğer verilenleri almaz veya itibar etmezsen , manada derecen artar ve sevilen olursun.Aman ha aman inanma . Eğer alırsan sabah hemen tevbe et , kurtul... Yok bu İlahi armağansa da alma, 2 kez gösterilirse yine alma ve 3. kez gösterilirse bu sana verilecek yardımdır, Rabbindendir… Bir gün mutlaka eline geçecektir...Bu sefer ne zaman geçecek diye hayaller kurmağa başlarsın, aman ha aman ,kafandan bu düşünceleri at... Senin rızkını kimseye vermedikleri gibi, saat ve dakikasından öncede eline geçmez...İbadetinin güzelliğini bozarsın. Sakın bunu unutma... Sana Rabbinin zenginliği yeter.


Kokuların Duyulması

Bu kokularda İlahi Kokulardır...Sevgili Peygamberimizin (sav,) Hadisinde bahsettiği “Bana dünyada 3 şey sevdirildi." Güzel Koku , Kadın Ve Gözümün Nuru Namaz" “İşte bahsedilen “Kokuları “ koklamağa başlarsın... Bu kokular şimdiye kadar kokladığın kokulardan farklıdır. Önceleri azar azar koku gelir ve gider...

Önceleri farkına bile varmazsın. Daha sonraları kokular bazen çok şiddetli olur; camide namaz kıldığın mümin kardeşinden geliyor sanırsın... Hayır , bu sana verilmiş İlahi Armağandır. Bu kokuyu senden başkası duymaz...Yalnız senin gibi Zikir Ehli , yani Allah Yolunun Yolcusu varsa o da kokuyu duyar-koklar...Başkaları bunu duyamaz.... Kokuların en çok duyulduğu yer ve mekanlar Camide ibadet ederken ve türbelerde – Allah Dostları Evliyaların yanında Salat-ı Şerifeleri söylerken olur. Türbedeki Allah Dostunun sana verdiği “ Hoş geldin “ kokusudur...Peygamberimizin kokusu Gül ;Torunlarının reyhan ; Hz. Ali’nin kırmızı karanfil ;Horasan Evliyalarının (Ahmet Yesevi’nin Anadoluya gönderdiği evliyalarının) ise dağ çiçekleri gibi değişik değişiktir...İşte , artık senin sevildiğinin bir başka gösteriş şeklini sana yaşatırlar...Daha sonraları "tesbihin " kokmağa başlar...Eğer kimseye söylemezsen ,evinin bütün odaları bu İlahi Armağanlarla dolar , taşar.Ta ki, birine söyleyinceye kadar veya fark edilinceye kadar kokar durur.. Onlarca yıl namaz kılıp , bu kokudan mahrum olan nice kullar var. Allah sizi böyle olmaktan muaf kılsın. Amin...Bu kokular cennetteki “Misk Dağından” getirilir…

Evliyaların makamlarında ,Yasin okumayınız, bunun yerine Salat-ı Şerif söyleyiniz… Görün , bakın ; nasıl kokularla karşılanacaksınız…
*Burası çok önemli : Sana bir evliya öğretmen olarak verilir.Bizi diğer zikir ehlilerinden ayıran en önemli özellik budur... Yaşayan nefs sahibi bir kul verilmez . Herkesin öğretmeni ayrı olabileceği gibi sana bu zikiri öğretenin evliyasıda olabilir.Bunlar senin bilmediklerini , ya da yanlış bildiklerinin doğrusunu sana öğretirler.Bu kalbine ilham olduğu gibi rüyada da olur ,perde kalkarak olur. Ne demek istediğimi yaşarken öğreneceksin. Daha fazla açamam , açsam da anlatamam... Sonuçta anlayamazsın... Çünki aklın bu marifet dünyasında bilebiliriği yok . Ne öğretilirse onu kavrar ,daha fazlasını değil...İşte o evliyanı sana sevdirirler ve seni de ona sevdirirler.Yanına varır varmaz İlahi kokuları sana koklatırlar. Yaşa ve gör...


Bir Gün Rabbimizin Sana Seslenişi

Bir gün Rabbimizin sana seslenişini ; (perde arkasından ) ama namazda ,ama rüyada duyarsın.Sadece senin duyacağın bir Ayet verilir.

Veya , bir sure verilir. Bu Rabbinin sana sır olarak verdiği Ayettir...Artık en ufak bir sıkıntında , bu ayeti okuduğunda her şey anında düzelir.Namazlarında veya zikirinde iblis sana vesvese vermeğe başladığında içinden bu ayeti okumağa başladığında ; hemen huzurundan def olup , gider.


Gece Zikiri

Geceleyin Zikiri gerçekleştirirken , yıldızlar o kadar sana yaklaşır ki şaşarsın ... Şaşma ...Sen Peygamberimize Salat ve selam yollarken ashabına da dua ve salat-ı şerif yolladığın için ve Peygamberimiz (sav.) “ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız yolunuzu kaybetmezsiniz...” sözünün sonucu yıldızların mana alemindeki ashablar olduğunu yine ilk elden vasıtasız öğrenmiş olursun... Peki niçin yaklaştıklarına gelince “ Kendi soyumuzdan olmadığı halde bize her gün salat ve selam yollayan ve ayrıca ruhlarına her gün küçük hatim yollayanlara , sevgilerini göstermek içindir...

Namazlarınızın sonunda bir "Fatiha" okuyup, bırakmayınız… Bunun yerine 3 İhlas ve 1 Fatiha okuyup, bu sevapları : "Peygamberimize, ev halkına, soyuna, akrabalarına,ashabına ve salih kullarına hediye" edin… Çok fazla sevap aldığınız gibi, sizi sevdiklerini mutlaka gösterirler ve ispat da ederler… Ne olur , hemen itiraz etmeyin… Hele hiç bilmediğiniz konularda… Yaşayın ve görün… Yaratılanlar içinde ilk defa itiraz eden ve yalan söyleyen lanetli iblistir. Rabbimiz olan , Allah’ımız (Kur’an-da) ne buyuruyor : "İblisin adımlarına uymayın." İtiraz ederek ,siz ; eğer yalan söylüyorsak, biz; o zaman lanetli iblisin yolundan gitmiş oluruz. Böyle olmaktan Allah’ıma sığınırım…Size düşen zikiri uygulamak ve sonunda yaşamak, bize düşen doğruları; sadece doğruları yazmaktır…
Son olarak da , gece ibadetlerini ; herkesin uykuda olduğu saatlerde kalkıp; ama Kur’an okuyun, ama en az 6 rekat teheccüd namazı kılın , ama zikir edin… Yapabilirseniz , hepsini de yapın… Ama ilk önceleri bu nefsinize çok ağır gelir… Ertesi gün işe gideceğim , günüm çok zor geçer demeyin… O nefsinizin , iblisle işbirliği sonucu bir vesvesesidir. Aksine , çok daha dinç olursunuz… Sen gecenin bir bölümünde Rabbin için kalkıp , ibadet ettin; Rabbinde senin hayatını kolaylaştırdı. Bunda şaşılacak bir şey yok ki ? Gece Marifette alınan yol , gündüz alınandan daha fazla olduğunu da öğrendin… Artık sana düşen tek şey , bir an önce Allah’ın , Resulün ve Allah Yolcuları ile beraber olmak için , üstüne düşen göreve başlamandır. Yardım Bir olan , Eşi ve benzeri olmayan Allah’ımızdan mutlaka gelir.


Tecelliler

Rüyalardan sonra namazlarda ve zikirlerde perdeler kalkmağa başlar ve artık tecelli dediğimiz " anlık görüntüler " başlar... Bir anda görürsün ve hemen kaybolurlar...Ama ne güzeldirler ,bir anda görürsün ama aldığın haz , unutulmaz.İşte Hal Ehlinin – Yaşama ehlinin tarifi olmayan lezzetidir ; tadıdır bunlar , yıllar geçse unutamazsın...Senden önce yaşayanların yaşadıklarını yaşamaya başlamışsındır artık... Mübarek olsun.


Nefsin Sembolü

Bu arada ama rüyada ,ama namazda ,ama zikirde Nefsinin sembolü olan bir hayvan görürsün...Senin nefsin bu hayvanla sıfatlanmış, demektir. Eğer ölmüş görürsen ,sen nefsine Allah’ın yardımıyla galip geleceksin demektir. Yok bağlı olarak görürsen Nefsin sana zarar veremeyecek demektir. Yok başı boş görürsen Nefsinle mücadele edeceksin demektir. Üzülme Allah’tan sana mutlaka yardım gelir... Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (sav ) Efendimiz ne buyurmuş : “Nefsini bilen Rabbini bilir.” Artık nefsinin ne olduğunu öğrenmişsin ve geriye kalan yıllarında ne ile mücadele etmen gerektiğini doğrudan öğrenmişsin demektir... Yani gördüğün , hayvanın kötü özellikleri ile mücadele ederek; sendeki kötü huy ve davranışlardan uzaklaşman gerekmektedir. İşte zikir ne ile mücadele etmen gerektiğini öğreten ,temelini Kur’an ve Peygamberimizin (sav) yaşamından alan ve O’nun öğretileri ile bilgilenmeni ve hayatını , bu iki temel dayanağının varlığına sımsıkı bağlı olman gerektiğini öğreten birinci elden öğretidir. Bu yolun yolcularına bilmedikleri öğretilir ve sevgili mutlaka korunur... Bu Allah’ın bir lutfudur. Artık hayatını baştan aşağıya ( ister farkında ol ; ister olma fark etmez) Kur’an ve Hadisler içinde yaşar gidersin.



» Kalp Zikiri

*Artık kalbinin konuşması ( Kalp zikrinin başlaması ) yakındır. Müslüman – mümin olmanın birinci şartı Kelime-i Şahadet’i dille söylemek ; kalp ile tasdik etmek gerekmektedir. Artık söylediğin zikirlerinin her birini kalbin de aynı anda söylemeğe başlamıştır... Sadece zikirleri mi ? Hiç bilmediğin , Kur’an Ayet ve Surelerini kalbinden imamla ; eğer Kur’an ı TV.den dinliyorsan aynı anda saniye değil salise farkı olmadan kalbin söylemeğe başlamıştır artık... Artık , gerçek müslüman- mümin olmuşsundur. Verilen bu İlahi armağan senden asla geri alınmaz... Yunus Emre’nin “Bir ben vardır , Benden içeri’nin “ anlamını öğrenmiş ve yaşamağa başlamışsındır. Mübarek olsun... Senin içinde yaşayanı : ( farkında olmadığın yaşayanı) duymaya başlamışsındır. Mübarek olsun…

* Bir gün namazda veya zikir anında ağzından bir “Dua “ dökülür , sözler senin ağzından çıkmakta ama söyleyen sen değilsindir. İşte o, Ruhunun Niyazıdır.Dua değil , dua üstüdür ; niyazdır o...Artık kalbindeki hapishanedeki esir olan , mahkum olan Ruhun ,özgür olmakta “La İlahe İllallah’la nefse, vurula vurula; nefsinle ruhun yer değiştirmeğe başlamış ; eski gardiyan olan Nefs mahkum olmuş, mahkum olan ruhun da azat – özgür olmuştur. İşte Marifet dediğimiz Alemde yolculuğun sürmektedir... Bu niyaz senin ileride, Bu Dünyaya geliş amacının temelidir , sezdirmesidir...Kısacası sırrının habercisidir...Sırrını daha sonra öğreneceksin...Bu yazıları okuyan kardeşim şu an sana sorsalar bu dünyaya neden gönderildin ? Niye geldin ? Vereceğin cevap : "Allah’a kulluk için, Peygamberimize ümmet olmak için" geldim diyeceksin. Doğrudur. Aynı soru ikinci kez sorulsa ne diyeceksin ? Aynı cevabı vermen doğru olmaz. Bu cevap herkesin ortak cevabıdır...Sen ey falan oğlu veya falan kızı bu dünyaya sen (sizler değil ,sen) niye geldin sorusuna ,ileride öğreneceğin sırrına vardığında , sana öğretildiğinde ; öğreneceksin hem de vasıtasız-aracısız olarak birinci elden... Sen , zikrine devam et ... Bir gün öğreteceklerdir.Ama mutlaka öğreteceklerdir...Sırrını öğrenince de , bir kapıyı daha geçmişsin demektir. Bitti mi ? Hayır ileride sırrının da sırrını öğreceksin...İşte gerçek saadet bu... Bu yazdıklarımda asla değil yalan;yanlış bile yok...Yaşayınca göreceksin...Söylenenlerin az bile olduğunu...Gözlerinden sevinç yaşları akacak başlayacaksın duaya : "Allah’ım bu kadar az ibadete bu kadar çok nimet olur mu ?" diye... Bu dünyada gerçekten Allah’ı ve Peygamberimizi seven, gerçek zikir ehlileri o kadar az ki... Şaşarsın... Lafı uzattık... Biraz başa dönelim . Ne demiştik."Hayatını, Kur’an ve sünnetlerle dolu dolu yaşamaya ; sevinçlerin taşmaya başladığında; tevhidin yani ," La İlahe İllallah " zikrin ; Kur’an daki Hz. Musa (as) ‘nın asası olur , taştan daha katı-sert olan kalbine vura vura kalbinden 12 göze çıkar. Bu 12 gözenin sana isabet edeni ile sen artık , kabul olan bir " sır sahibi " olursun. Hele sabret bundan ötesini yazmağa iznim yok. Sana ," sabırla zikrine devam et deriz."… Bırak zamanı gelince olan , olur. Senin rızkını Rabbimiz kimseye vermez...Ezelde ,ruhlar aleminde sana ne verilmişse , onu zamanı gelince alırsın. En zor olanı sabretmektir. Ama burada 1 saniyelik sabır sana ahirette binlerce yılı , bir anda ; göz açıp-kapaman kadar kısa getirecektir. Bunu bil sana yeter...

Sende artık ağırbaşlılık ,yumuşak kalplilik ,yanlız kalma ihtiyacı ,başlar kötü alışkanlıklar bir bir kalkar , bol bol ağlamalar başlar. Yine Allah dostu Yunus Emre’nin dediği gibi : "Bir damla göz yaşı bin günahını yıkar-siler." Bu günahlardan arınmanın belirtileridir. Ama üstüne öyle büyük bir huzur ve tarifi imkansız mutluluk çöker ki ; şaşar kalırsın...

Bir gün, (rüyada veya zikir anında) kendini görürsün ; gördüğün senin ruhundur... Kendini yeşillikler üzerinde uçarken veya suyun üstünde yürürken – yüzerken görürsün ... İşte ruhun azat olmuş ; yıllardır süren mahkumiyeti bitmiş ; gördüğün yeşillikler veya su senin geçmiş günahlarından kurtulduğunun bir habercisi ve müjdecisidir...

Daha sonraları namazlarında ; iki rekat arasında Allah ümme salli ve barikleri söyleyemez, bunların yerine Salat – ı Şerif okumağa başlarsın...Ayetler okumaya başlarsın. Şaşarsın. Şaşma... Artık Kur’an–ı yaşamağa başlamışsındır. Ne diyor Yüce Rabbimiz Kur’an –da “ Biz bir ayeti değiştirirsek , yerine daha iyisini koymağa muktediriz.” İşte hayatının içinde Kur’an-ı yaşamağa başlamışsın, artık mübarek olsun...Artık hayatın Kur’an ve sünnetler içinde sürer gider. Sen farkında olsanda ; olmasanda bu böyle devam eder.Ne mutluluk,ne mutluluk...

Şimdi artık öğretmene ,(mürşide) yani yaşayan nefs sahibine ihtiyaç olmamasının asıl sebebine: "Lütfen çok iyi okuyun... Ve anlayın..." Bu ve bundan sonra sana , verilecek olan ikinci zikiri Rabbin melekler vasıtasıyla; ama sana seslenmesi ,ama perde kalktığında ,ama rüyanda verilir. Yani, hangi gün veya ayda hangi zikire başlayacağım diye endişen yok... Seni , senden iyi bilen ve sana şah damarından yakın olan Rabbin zamanı gelince ".... oku diyor veya yazılı olarak veriyor" ve artık ; Tevbe ,Estağfurullah ve Salat-ı Şeriflere ve 3 ihlas 1 Fatihayı okuyup, yüce Peygamberimize ,akraba ve ashabına hediye ettikten sonra “La İlahe İllallah” yerine sana verilen zikiri söylemeğe – yaşamaya başlıyorsun...Daha sonraları verilen ve verilecek olan diğer zikirler hep Rabbinden ve O ne bildiriyorsa , onu uygulayacaksın. Yani , kul yok arada ve sen hep bir ve eşi benzeri olmayan Yüce Mevlanla başbaşasın...Hem de bu dünyada... Ahireti sen düşün.... Birde bu öğrendiklerini veya anlatılanları bir düşün ey akıl sahibi... Bunlar akılla olacak şeyler mi ? İşte şimdi daha iyi anladın değil mi?..İşte Kur’an-ı Kerim’in bir kez daha yaşadığının ispatı : Rabbimiz ne buyuruyor ? "Kur’anı Biz öğretiriz...” İşte öğretiyor...

Öğren artık, Fatihanın 4. Ayetinin kısaca açıklanması bu... Ne diyoruz biz bu ayette “ Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.” İşte yardım... İşte bizim temel dayanağımız... Rabbinin öğretisi mi ? Kullarının öğretisi mi ? sana doğrudur... Kararını ver... Başla. Yarına , çıkıp – çıkmayacağımızı Allah bilir , çok geç olmadan bu yolun yolcusu olmağa bak...Rızkında varsa olursun...Rabbimiz seni ve bizleri ;Allah’a kul , Peygamber Efendimize (sav) ümmet eylesin. Amin...

Öyle güzellikler yaşarsın ve Rabbinden öyle güzel müjdeler alırsın ki; aklının bunu algılamakta çaresiz ,bildiklerinin yetersiz olduğunu ,hayallerinin buna yetişemediğini görür de hayrette kalırsın. İşte bu yüzden bütün makamları bir araya topladık ; adını hayret koyduk...Çünki bu dünyadan göçüp ve asla ölümün olmayacağı yolculuğa çıkıncaya kadar hep ama hep hayrette kalacaksın...

Ne kadar çok yazarsam, yazayım ; yaşayacaklarını sana anlatamam. Sadece şunu söylebilirim “ YAŞA VE GÖR”.

Bu öyle bir yolculuktur ki;anlatmakla bilinmez, yaşamakla bilinir. Son olarak da şunu söylebilirim... Dünyada yaşadığın bütün zevklerin bir sonu vardır ama ,bu zevkin asla sonu yoktur...İşte bu zevk Mevlana’yı döndürmüş ; işte bu zevk Yunus Emre’yi söyletmiştir. Hem de 750 yıldır. Bu zevki – aşkı ; Allah ve Resulunün aşkını bu zikirle bulur ve Mevlana’nın , Yunus Emre’nin ve Allah’a sevgili olanların yaşadıklarını ,sende yaşarsın...Ne diyelim Rabbimiz inşallah bu kutlu yolda yürüyen ,mübarek yolcularından eylesin ...Amin... Buraya kadar, yazılanlar Marifetin 1. bölümüdür , yani "Tıfl Mana" Manalar çocuğu ile ilgili bölümüdür. Daha arifetteki ; "Şeb-i Aruz’u açmadık…"

Şeb-i Aruz’un , altı-yedi kadar, kelime olarak ; açıklaması var… En doğrusunu yine ilk elden , yani Rabbinden alarak ve dolayısıyla "yaşayıp" öğreneceksin…Anlayacaksın ki ; bu kelime üzerinde tartışmaya girmeyecek kadar , " kesin bilgiye " sahip olacaksın…

Şeb-i Aruz’u anlatmayı çok istiyorum , ama Manalar Çocuğu olarak yaşayacaklarımız "bu kadar mı?" derseniz ; elbette ki "hayır" deriz. Biter mi hiç ?

Üzerinizde ; geçmişten gelen hatalardan-günahlardan dolayı veya bilerek , bir başkası tarafından musallat kılınan cinliler varsa ; onların kaçışlarını veya size zaman içinde zarar verdilerse " yanışlarını" - öldürülüşünü mutlaka görürsünüz. İşte , ilk elden yardım. İşte Fatiha’nın hayata uygulanışı…"Yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz’in" senin hayatında gerçekleşmesi… Bir kez daha anladın mı ? Allah’tan başkasından yardım dilenmeyeceğini… Sen Rabbin olan Allah’a teslim oldun, tevekkül ettin , yardım da geldi. Bir daha sen ,dosdoğru olan bu yoldan ayrılmadığın sürece sana ne yardımlar gelecek , şaşar kalırsın…

Bu , daha başlangıç… Kaderinde ne güzellikler gerçekleşecek… Yaşadıkça mest olacaksın… Hayatta hiç bir şeyden korkmayacaksın. Neden mi? Ayet açık " Onlar , korkmayacaklar ve mahsun da olmayacaklar" Sen ,sadece Rabbin olan Allah’dan ; O’nun emirlerine uymamaktan korkacaksın , başka şeylerden değil… Yani tam bir takva insanı olacaksın… Anladın mı ? hayatın " Kur’an ve sünnetler içinde geçecek" dememizi…

Bu arada Kur’an-ı Kerim’i mutlaka , ama mutlaka okuyacaksın. Kur’an-ın ilk gelen Ayeti " Oku" sende mutlaka okuyacaksın. Dur , hemen itiraz etme de , dinle… Kur-an’ın diliyle okumayı biliyorsan da bir ayet Arabça ve hemen devamında da Türkçe Mealinden okuyacaksın… Ayetin ne dediğini meal olarak mutlaka bileceksin… Kur’an güzel sesle okumak için indirilmedi… Okuyacaksın ; okuduğunu anlayacaksın; anladığını hayatında uygulayacaksın; uyguladıklarınla başkalarına da örnek öğretmen olup, öğreteceksin… Arabca okumayı bilmiyorsan ,öğrenmeye çalışacaksın… Buna muvaffak olamayacağına kesin inanıyorsan , tamamen meal olarak, okuyacaksın.. Sen Kur’an-ı meal olarak okumaya ve ayetler üzerinde düşünmeye başla yardım Rabbimizden gelir. Ne diyor Rabbimiz Kur’an-da " Kur’an-ı biz öğretiriz." Öğretiyor.O’na zorluk mu var ? Unutmayın ki , yarın Ahirette sadece yaptıklarımızdan hesaba çekilmeyeceğiz… Yapmadıklarımızdan da hesaba çekileceğiz… Bunun başında Kur’an-ı okumamak ve anlamamak var…Hiç aklınıza getirdiniz mi? Hangi Kur’an-ı Kerim’i derseniz " Elmalı’lı Muhammed Hamdi Yazır’ın deriz…Amman Vahhabilerin ücretsiz verdiklerinden uzak durun , deriz…

Zikir ederek , yattığınızda uyku halinde iken , Evliyalardan ders alma devam eder… Bu dersler ölümlü akıla değil ; ruhuna verilir. Bir gün arifleri – hatibleri kıskandıracak kadar güzel ve doğru konuşmaya başlarsın, yine şaşarsın… Şaşma… Dedik ya hayatında ne güzellikler başlayacak… Bu güzel konuşma da onlardan biri… Sen artık Peygambere varis olmuşsun , O’nun davetine ; davetçi olmuşsun… Bundan , daha güzel ne olabilir ki? Elbette ki ; doğru yoldasın ki ,sana yardım ediyorlar ve sende müslümanlara yardım ediyorsun…

Bu arada sana, öyle sırlar verilir ; öyle kerametler yaşarsın ki ; anlatılamaz… Bizlerin yaşadıklarını , bizlerden önceki Üveyslerin yaşadıklarını , sende yaşayacaksın… Yeter ki , öğretilen şekilde zikir et, devam et. Mutlaka , ama mutlaka kerametleri yaşatırlar. Sakın ha ! Keramet yaşayacağım diye bu yola düşme… Kerametler hep hediyedir, senin dilemenle olmaz. Sen doğru olduğun sürece sana " hediye olarak" verilir. Niyetin , Allah ve Resülunü sevme ; tam bir sadakatla sevme olmalıdır… Bunun dışında kalan yollar hep kapalıdır. Bu sevgi sonunda , namaz başta olmak üzere ; tüm ibadetlerin tam ihlasla olmaya başlar. Namaz vaktin geçecek diye üzülür, koşarak gelirsin yüce davete… Her ibadetini " İhlasla" yaparsın ve tarifi yapılamayan bir huzur çöker üstüne… Bu şekilde ibadetine devam ederken sana ; ibadetlerinde Rabbinden "ihsan " verilir… Rabbini adeta "görüyormuşcasına" ibadet etme zevki verilir ve bu senden ; sen kendini , Kur’an ve sünnetler dışında tutmadığın sürece senden alınmaz… Ne saadet , ne saadet… Bir gün bakarsın Kabe karşında, bir gün bakarsın kimlerle namazdasın… Bir gün sevdiğin ve çok uzaklarda bulunan biri seni yakınında görür… Daha neler , neler… Çok açtık, kapatalım…Bunlar hep Marifetin başı sayılan birinci bölümünde yaşananlar… Ya Şeb-i Aruz’da yaşanacaklar ? Ya Marifet bittiğinde, Ya Hakikat Makamında yaşanacaklar ? İşte burada kesin yasak var. Hakikat Makamının yaşanışı hiç bir şekilde kimseye açıklanamaz…! Kaldı ki ; bu yazılanların - bu kadar açıklanmış - halinde " ne bu güne kadar bir benzeri var, ne de bu kadar açık olanı var. " "Bu dünyada bir ilk…" Rabbimiz niyetimizi biliyor. Amacımız baş olmak değil, "bir müslümanı mümin eylemek, ibadetlerini nefs sahibi kullara değil, Allah’a yapmasını sağlamak ve Allah’a giden dosdoğru caddeyi gösterebilmek ve bu yolculuk esnasında karşılaşacaklarını önceden haber vermektir. Niyet bu olunca , yardım da Bir olan ve eşi benzeri bulunmayan Allah’ımızdan gelir.

Bir hadisi veya Kur’an-dan bir ayeti veya karşılaştığın , ama çözümünde zorluklarla karşılaştığın bir sorunun cevabını sana birinci elden , doğrusunu mutlaka öğretirler. Ama sen öğrenmek için çaba göster , araştır ; bulamazsan sana hemen yardım gelir. Ankebut Suresi 69. Ayet hemen hayata geçirilir ve sen hayatını tarifi imkansız bir huzur içinde sürdürmeye devam edersin.

Bu arada, hep güzelliklerden , kolaylıklardan ,verilecek sevinç ve müjdelerden bahsettik… Hiç mi sınav yok? Olmaz olur mu ? Ne diyor Yüce Kitabımız :" Siz hiç imtihan edilmeden mi , cennete gireceğinizi zannediyorsunuz ?" Bir başka Ayette ise " Sizler mallarınızla , canlarınızla ve çocuklarınızla imtihan edileceksiniz " diyor. Mutlaka ama mutlaka sizler ve bizler zikir etsek de , etmesek de ; bu dünyada belirtilen üç şekilde imtihan edileceğiz… Bu sınavları bir tek şekilde , başarı ile geçebiliriz :"Sabırla"

Zikir ehline sabır da Allah’tan bir lutuf olarak gelmektedir. İşte fark burada… Çünkü bizlerden istenen " Verilen nimetlere şükür etmek , imtihanlara ise sabretmektir." Hayatını buna uyarlarsan , yani yukarıdaki hal üzerinde olursan hayatın kolaylaşır , güzelleşir…

Marifetin ilk bölümünde mutlaka , ama mutlaka ; senin üzerinde İnşirah Suresini gerçekleştirirler … "Biz , senin sırtında ; sana eziyet veren yükünü almadık mı?" Zikire başlayıncaya kadar , sende var olan ve sana –ailene eziyet veren yükü- zorluğu-kötülüğü senin üstünden kesin olarak , mutlaka alırlar… Oyuna veya kumara düşkün isen , oyunu; içkiye müptela isen içkiyi ; zinaya meyilli isen zinayı ; yalancı isen yalanı mutlaka ama mutlaka sana bıraktırırlar. Nasıl bu kötü ahlaktan – davranıştan kurtulduğuna şaşarsın… Ayet , kesin olarak " emiri - gerçekleşeceğini " işaret etmekte… Bu da gerçekleştiriliyor… Daha neler neler , yaşayacaksın… Daha fazla bilgi için , sorulara cevap için bizi arayabilirsiniz… Ne kadar çok yazarsam , yazayım ; yaşayacak olduğun güzelliklerden sizlere , ancak başlıklar altında yazdım. Size tek bir cümle yazıp , noktalayacağım… "YAŞA VE GÖR."

Şeb-i Aruz’ u çok ama çok kısa yazacağım… Hele siz , Allah’ımızın izniyle zikire ; Üveys Veysel Karane Zikrine bir başlayın ve bu yazıyı da saklayın , saklayın ki ; yeri geldikçe bir bir yaşayın ve görün… Görün , anlatılanların az bile olduğunu…

Şeb_i Aruz’un başlamasının ilk ve kesin hali "Resulullah’ımızı bir toplantıda – kalabalık içinde ;daha doğrusu , düğün başlamadan önce " görülmesi " ile başlar. Sizden artık körlük de gittiğinden milyonlarca insanın yaşamadığını yaşamış ; görülmeyenleri görmüş oldunuz… Bundan , büyük saadet olur mu? Artık bu andan itibaren , yazılarıma kilit vuruyorum… Hele siz bir kere Manalar Çocuğu olmaya başlayın , sonra yaşayın ve görün… Bunları da Allah’ımızın izni ile geçin , size devamını ama biz yaşayanlar , ama melekler , evliyalar mutlaka öğreteceklerdir… Hiç öğrenci öğretmensiz olur mu? Hiç Allah’a giden bu yolda , yolcu yarı yolda bırakılır mı? Elbette bırakılmaz… Hiç bu kadar ( şimdiye kadar ) açıklanmamış güzel Marifet Sofrası yarıda kalır mı ? demeyin… Sizler " Marifet Sofrasından " nasibinizi almaya bakın…Önce sofraya oturun , rızkınız kolayca önünüze gelir…

Bu yazılarda hatalar varsa ve sizlere itiraz etme cesareti veriyorsa , bilin ki; benim nefsimin kötülüğündedir… Eğer okuduklarınızdan feyz ve bereket aldıysanız ; bu da size Rabbinizin hediyesidir .

Sizler, bu yazılanları okuyanlar ; bu yazıyı insanlara ulaştırmak için çaba gösterip, hazırlayanlar ; bana olan hakkınızı helal ediniz. Allah’ımıza emanet olunuz. Ne yaparsanız ,yapınız ; hep "Allah’a kul , Peygamberimize ümmet olmaya çalışınız."

"YALNIZ SANA İBADET EDERİZ , VE YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ." (Fatiha Suresi – 4. Ayet)

YANLIZ SANA İBADET EDEN ve YANLIZ SENDEN YARDIM DİLEYEN KULLARINDAN EYLE BİZİ ALLAHIM. Amin.

Kaynak: Muharrem Hoca




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Devrimci 00:32 11.04.16
MaşaALLAH.Allah'a ulaştıran yollardan biri de üveysilik.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Birkul 23:49 31.08.16
o guzel yureyine saglik ALLAH razi olsun




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
PARADOX 00:09 01.09.16
Havasokulu 12:20 31.07.18
Sayın Adalet, konu paylaşımınız için teşekkür ederiz.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
ByBuRaK 14:40 31.07.18
ALLAH razı olsun




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Ahsen 19:29 07.08.18
Allah binlerce razı olsun...




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Zikr 12:37 04.09.18
çok faydalı olmuş, Allah razı olsun




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
ssozdemirr 23:29 04.09.18
Uveys zikri hakkinda site de olumsuz gorusler vardi.




Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Nun 23:57 04.09.18
1 2 3